Dış Kaynaktan Astsubay Temininde Psikiyatrik Tanıların Hukuki Niteliği: Ankara 19. İdare Mahkemesi’nin Emsal Niteliğindeki Kararının İncelenmesi
Özet
Bu çalışma, Ankara 19. İdare Mahkemesi’nin 2024/933 Esas, 2025/287 Karar sayılı hükmü doğrultusunda, kamu görevine girişte sağlık değerlendirmelerinde geçmiş psikiyatrik tanıların hukuki etkisini incelemektedir. Karar, “anksiyete bozukluğu” tanısı nedeniyle astsubay adaylığı reddedilen bir bireyin idari işlemin iptali talebiyle açtığı davada verilmiştir. Mahkeme, güncellenen Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’ne atıfla, reaktif ve tekrarlamayan psikiyatrik durumların tek başına elenme gerekçesi olamayacağını vurgulamıştır. Bu karar, sağlık verilerinin kamu görevine girişte kullanımı bakımından önemli emsal niteliği taşımaktadır.
Giriş
Kamu görevine giriş süreçlerinde sağlık yeterliliği, özellikle güvenlik birimlerine personel temininde kritik bir ölçüt olarak değerlendirilmektedir. Ancak bireylerin geçmiş tıbbi kayıtlarının, özellikle ruh sağlığına ilişkin tanıların, nasıl ele alınacağı konusu hem etik hem de hukuki boyutlarıyla tartışmalıdır. Bu çalışmada, Ankara 19. İdare Mahkemesi tarafından verilen ve dış kaynaktan astsubay adaylığı sürecinde anksiyete bozukluğu tanısı nedeniyle başvurusu reddedilen bir bireye ilişkin karar incelenmektedir.
Olayın Arka Planı
Dava, 2023 yılı “Dış Kaynaktan Astsubay Temin Faaliyetleri” kapsamında başvuran bir adayın, geçmişte konulduğu belirtilen anksiyete bozukluğu tanısı sebebiyle “Muvazzaf Astsubay Olamaz” kararı verilerek sürecin dışına itilmesi üzerine açılmıştır. Davacı, bu tanının sehven konulduğunu, tedavi almadığını ve e-Nabız sisteminden silindiğini, 2021 yılında ise aynı şartlarla olumlu sağlık raporu aldığını ileri sürmüştür.
Hukuki Değerlendirme
Dava konusu olayda, Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin EK-C bölümünde yer alan 16. maddeye göre, “geçirilmiş nevrotik bozukluklar” kategorisine giren anksiyete bozukluğu tanılarında değerlendirme yapılırken, olayın reaktif olup olmadığı, tedavi süresi ve güncel psikiyatrik durum dikkate alınmalıdır. Yönetmeliğe göre üç ayı geçmeyen tedaviler, aktif psikopatoloji bulunmaması ve son üç yılda herhangi bir tedavi kaydı olmaması halinde birey “sağlam” kabul edilmektedir. Mahkeme, bu kriterlerin davacının lehine olduğunu, buna rağmen sadece eski kayıtlarla işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır.
Mahkemenin Gerekçeli Kararı
Mahkeme, sağlık değerlendirmesinde yalnızca e-Nabız sisteminde yer alan geçmiş tanılara dayanılmasının, güncel ve bilimsel değerlendirme yükümlülüğünü karşılamadığını belirtmiştir. Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yapılan son değerlendirmede “aktif psikopatoloji saptanmadığı” yönünde bulguya rağmen davacının adaylığının sonlandırılmasının, güncellenmiş sağlık yönetmeliğine açıkça aykırı olduğuna kanaat getirmiştir. Bu bağlamda, ilgili işlemin iptali yönünde hüküm kurulmuştur.
Kararın Hukuk Düzeni Üzerindeki Etkileri
Karar, özellikle güvenlik güçlerine personel temininde psikiyatrik geçmişin değerlendirilmesinde yeni bir emsal teşkil etmektedir. İdarenin, sadece geçmiş tanılara dayanarak bireyleri kamu görevinden dışlamasının, hem Anayasa’da güvence altına alınan çalışma hakkı hem de idari işlemlerde ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığı ortaya konulmuştur. Ayrıca, kişisel sağlık verilerinin hukuka uygun şekilde kullanılması gereği, veri koruma hukuku çerçevesinde de değerlendirmeye açıktır.
Sonuç
Ankara 19. İdare Mahkemesi’nin bu kararı, kamu hizmetine girişte sağlık raporlarının değerlendirilmesinde objektiflik ve güncellik ilkelerinin ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Reaktif ve izole nitelikteki geçmiş psikiyatrik tanıların, adayın bugünkü ruhsal durumuna bakılmaksızın elenme gerekçesi yapılması, hem hukuk devleti hem de birey hakları açısından kabul edilemezdir. Bu karar, benzer durumlarla karşılaşan bireyler ve uygulayıcı kurumlar için önemli bir referans noktasıdır.
Av.Yalçın TORUN
Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.
