Göreve İade Edilen Jandarma/TSK Personelinin OYAK Birikiminde Meydana Gelen Zararı İdare(JGK/MSB) Karşılamalıdır
Özet; Jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken sözleşmesi feshedilen ve buna karşı açtığı dava sonucunda sözleşme feshine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine kamu görevine iade edilen davacının, görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin üyelik aidatlarının kuruma aktarılmaması nedeniyle OYAK birikimlerinin nemalarından ve kar payından mahrum kalmıştır. Davacının göreve dönüşünden sonra görevde bulunmadığı dönemi kapsayacak şekilde OYAK aidatlarının OYAK’a aktarılması ve personelin OYAK birikimi ile emsallerinin OYAK birikimi arasında fark oluşması nedeniyle meydana gelen zararı idare karşılamalıdır.
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN (DAVACI) :
VEKİLİ : AV. YALÇIN TORUN
KARŞI TARAF (DAVALI) : JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI
VEKİLİ :
İSTEMİN ÖZETİ : ………… İl Jandarma ………. Komutanlığında jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken sözleşmesi feshedilen ve buna karşı açtığı dava sonucunda sözleşme feshine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine kamu görevine iade edilen davacının, sözleşmesinin feshedilmesi sebebiyle görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin toplu ödeme yapılan maaşlarına ait faizlerin ödenmemesi ve üyelik aidatlarının kuruma aktarılmaması nedeniyle OYAK birikimlerinin nemalarından ve kar payından mahrum kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlarına karşılık fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve yaşadığı üzüntü nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; “Uyuşmazlıkta davacının, sözleşmesinin feshedilmesi sebebiyle görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin toplu ödeme yapılan maaşlarına ait faizlerin ödenmesine ilişkin şimdilik 1.000,00-TL’lik kısmı yönünden; Davacının görevinden ayrı kaldığı ………………tarihleri arasında kendisine maaş olarak toplam……………TL ödeme yapıldığı, yapılan toplu ödeminin anılan döneme ilişkin olarak faizin …………. olarak hesaplandığı ve yasal kesintiler yapılarak …………..tarihinde davacının kayıtlı banka hesabına yatırıldığı dosya kapsamından anlaşıldığından davacının faiz talebinin kabulüne olanak bulunmadığı, Davacının, sözleşmesinin feshedilmesi sebebiyle görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin üyelik aidatlarının kuruma aktarılmaması nedeniyle OYAK birikimlerinin nemalarından ve kar payı yönünden yapılan değerlendirmede ise; Davacının ilk OYAK üyelik aidatının ………itibaren kesilmeye başlandığı, sonrasında ilişiğinin kesildiği ……………tarihinde tahakkuk eden aidat iadesi tutarının toplam ………….-TL olduğu ve bu tutarın …………-TL’sinin davacının borcu sebebiyle mahsup edilerek kalan miktarının davacının kayıtlı bulunan hesabına aktarıldığı, davacının göreve dönüşünden sonra ……….. tarihleri arasındaki görevde bulunmadığı dönemi kapsayacak şekilde ………….TL OYAK aidatının idare tarafından kuruma aktarıldığı anlaşıldığından davacının talebinin bu yönüyle de kabulüne olanak bulunmadığı, Uyuşmazlığın yaşadığı üzüntü nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin kısmı yönünden; olayda, …………İl Jandarma ………. Komutanlığı emrinde jandarma uzman çavuş rütbesiyle …………olarak görev yapan davacının, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesi, Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesi ve Jandarma Genel Komutanlığı Uzman Erbaş Yönergesi’nin [JGY:51-3 (Ç)] 39. ve 55. maddeleri gereğince, taahhüt ettiği sözleşme süresinin bitimi olan ……….. tarihinden itibaren müteakip sözleşmesinin yenilenmeyerek ilişiğinin kesildiği, ancak bu işlemin yargı kararıyla iptal edildiği anlaşılmış olup, idarenin iptal edilen her işleminin tazminat sorumluluğu doğurmadığı, manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, davacının uğradığını ileri sürdüğü zarara karşılık 50.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen ………. İdare Mahkemesinin ………. gün ve E:2023/…….. K:2025/………..sayılı kararının; davacı tarafından, OYAK üye aidatlarının zamanında aktarılmaması nedeniyle nemalandırılamadığı, bu nedenle emsalleri ile arasında fark oluştuğu, OYAK ile yapılan yazışmada …………TL’nin aktarılması halinde emsalleri ile aynı seviyeye geleceğinin anlaşıldığı, öte yandan haksız işlem nedeniyle manevi zararı bulunduğu, manevi zararının tazmine edilmesi gerektiği ileri sürülerek manevi tazminat ile OYAK zararı (emsal farkı) yönünden davanın reddine ilişkin kısmının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren ………….Bölge İdare Mahkemesi …………… İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, …………. İl Jandarma …………….. Komutanlığında jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken sözleşmesi feshedilen ve buna karşı açtığı dava sonucunda sözleşme feshine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine kamu görevine iade edilen davacının, sözleşmesinin feshedilmesi sebebiyle görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin toplu ödeme yapılan maaşlarına ait faizlerin ödenmemesi ve üyelik aidatlarının kuruma aktarılmaması nedeniyle OYAK birikimlerinin nemalarından ve kar payından mahrum kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlarına karşılık fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve yaşadığı üzüntü nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararların, idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmesi gerektiği açıktır. Anayasa’nın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş ve idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu da vurgulanmıştır.
Ayrıca, OHAL kararlarıyla görevlerinden çıkarılan kamu görevlilerinin yine OHAL komisyonu kararı ile görevlerine iade edilmeleri üzerine mahrum kaldıkları, başka bir ifade ile ihraç işlemi nedeniyle alamadıkları mali ve sosyal haklarıyla ilgili kendilerine yapılacak ödemelere ilişkin düzenleme 7075 sayılı Kanun’un 10.maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiş olup; anılan düzenlemede; ilgililere, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından, göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği, yani kamu görevlilerinin ihraç işlemi olmasaydı görev yaptıkları kurumda elde edecekleri mali ve sosyal haklarının kendilerine iadesi öngörülmüştür.
205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu’nun ilgili hükümlerinin, dosyanın ve aynı konuda açılmış bulunan çok sayıda dosyada ara kararlar üzerine OYAK tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; OYAK’ın, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına belli sosyal yardımları sağlamak üzere, Millî Savunma Bakanlığı’na bağlı olarak kanunla kurulduğu; özellikle daimi üye statüsündekilerin üyeliklerinin kanun gereği gerçekleştiği ve göreve bitişik bir statü olduğu, görevin bir şekilde son bulmasıyla OYAK üyeliğinin de sona erdiği; üyelerin maaşlarından kesilen aidatların nemalandırılması sonucunda üyelerine, emeklilik yardımı, maluliyet yardımı, ölüm yardımı, konut edindirme yardımı gibi sosyal yardımlarda bulunulduğu; bu yardımların miktarının belirlenmesinde üyelerinin üyelik süreleri ve ödedikleri aidat miktarının esas olduğu; üyelerinin birikimlerine aidat ödedikleri sürece kar payı işletildiği ve mevzuatında öngörülen şartlar gerçekleştiğinde üyelere birikimlerinin bu kâr payıyla birlikte “emeklilik yardımı” ve “konut ön birikim fonu” adı altında ödemede bulunulduğu; kamu görevinden çıkarılmış olan OYAK üyelerine çıkarılma tarihleri itibarıyla birikmiş olan bu aidatlarının nemalandırılmış haliyle ödendiği; bunlardan daha sonra göreve iade edilenlerin OYAK üyeliklerinin kanun gereği yeniden gerçekleştiği ancak kamu görevinden çıkarıldıkları dönem için kendilerine iade edilmiş olan birikimlerine ve davalı idare tarafından söz konusu döneme ilişkin olarak Kurum’a intikal ettirilmiş olan aidatlarına nemalandırma ve kâr payı uygulaması yapılmaması nedeniyle ilgililer ile emsallerinin Kurum nezdindeki rezervleri arasında bir farklılığın ortaya çıktığı; bu durum nedeniyle Kurum tarafından bu durumda olanlara yazılı bir bildirim yapılarak, ihraç sonrası kendilerine ödenen birikimi nemasıyla birlikte Kuruma geri getirenlerin üyeliklerinin hiçbir emsal kaybı olmadan devam ettirilmesi, geri getirmeyenlerin ise ilk üyelikleri ile göreve iade sonrası başlayan üyeliklerinin sadece süre yönünden birleştirilmesi (bunların Kurum nezdindeki birikimlerinin emsallerine nazaran eksik kalması) şeklinde iki seçenek sunulduğu; başka bir ifadeyle, kamu görevine iade edilen igililerden, kamu görevinden çıkarılması sonrasında kendilerine ödenen meblağın iadesi istenirken rezervlerinin emsalleri ile aynı seviyeye getirilebilmesi için söz konusu emsal farkının da ilgili üye tarafından karşılanmasının istenildiği; ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları döneme ilişkin aidatlarının ve önceki birikimlerinin söz konusu dönem bakımından nemalandırılmamış olması nedeniyle ortaya çıkan bu rezerv farkının kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin işlemden kaynaklanan bir zarar olduğu ileri sürülerek bu zararın davalı idare tarafından karşılanması gerektiği iddiasıyla başvuru yapıldığı ve dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu bilgiler ışığında davacının bir zararının bulunup bulunmadığı hususu değerlendirildiğinde; Kanun gereği zorunlu olarak OYAK üyesi olan davacının, OYAK nezdindeki birikiminin sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlem nedeniyle emsallerine nazaran daha düşük kaldığı ve bu farklılığı giderebilmek adına bir miktar fazladan ödeme yapmak durumunda kalacağı anlaşılmakta olup, bu durumun davacının malvarlığında bir azalma meydana getireceği, bu azalmanın davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemden kaynaklandığı açıktır.
Bu duruma göre; sözleşme feshedilmesine ilişkin işlem nedeniyle davacının OYAK birikimleri bakımından zarara uğradığının kabulü zorunlu olup, bu zararın davalı idarece karşılanması gerekmektedir.
Davalı idarece davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının hesaplanmasına gelince; tazminat hukuku ilkelerine göre, gerçek zarar hesabında, idarenin eylem veya işlemi sonucu kişinin maruz kaldığı menfi zararlar (harcama, azalma, değer kaybı, zayiat gibi mal varlığındaki azalışlar) ile müspet zararların (mahrum kalınan hak, menfaat veya gelirler) toplamından aynı işlem veya eylem sonucu elde edilen hak, menfaat ve gelirlerin mahsubu sonucu ortaya çıkan müspet farkın dikkate alınması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Manisa İl Jandarma Cezaevi Tabur Komutanlığında jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken sözleşmesi feshedilen ve buna karşı açtığı dava sonucunda sözleşme feshine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine kamu görevine iade edilen davacının, sözleşmesinin feshedilmesi sebebiyle görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin toplu ödeme yapılan maaşlarına ait faizlerin ödenmemesi ve üyelik aidatlarının kuruma aktarılmaması nedeniyle OYAK birikimlerinin nemalarından ve kar payından mahrum kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlarına karşılık fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve yaşadığı üzüntü nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; İdare Mahkemesince davacının OYAK zararı hesaplanırken emsalleri ile arasında oluşan farkın, yani nemalandırmanın tespit edilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacıya kamu görevinden çıkarılması sonrasında OYAK tarafından aidatı ödemesi yapıldığı anlaşılmakla, davacının gerçek OYAK zararı (emsalleri ile arasında oluşan fark) hesaplanırken, davacıya yapılan toplu ödeme miktarı, kamu görevine iadesi sonrasında kendisinden istenilen veya ödenen tutar ile bu ödemelerin tarihleri ve OYAK tarafından davacıya ödenen tutarın davacının uhdesinde kaldığı süre dikkate alınarak hesaplama yapılması ve davacı lehine oluşan yasal faiz dikkate alınarak menfaat miktarı belirlenmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, davacıya kamu görevinden çıkarılması sonrasında OYAK tarafından yapılan ödeme tutarının, yasal faiz oranlarıyla güncelleştirilmiş tutarı dikkate alınarak, davacının kamu görevine iadesi sonrasında OYAK birikimlerinin emsalleriyle eşitlenebilmesi için ödemesi gereken tutar ile kamu görevinden çıkarılması sonrasında kendisine ödenen tutarın güncellenmiş miktarı arasındaki farkın davacının gerçek zararını oluşturduğu hususu dikkate alınarak İdare Mahkemesince işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/10/2024 gün ve E:2024/50; K:2024/46 sayılı “Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi Hakkında Kararı” da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu ……… İdare Mahkemesinin ……….. gün ve E:2023/………., K:2025/………… sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davanın esası hakkında yeniden karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmamasına, kesin olarak,……….. tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Av.Yalçın TORUN
Uyarı; Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.
