GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN KAPSAMINDA, KUMAR OYNAMAK VE OYNATMAK NEDENİYLE MESLEKTEN ÇIKARMA VE YASA DIŞI BAHİS NEDENİYLE 20 AY UZUN SÜRELİ DURDURMA DİSİPLİN CEZASI
1.GENEL
7068 Sayılı Kanun’un 8. maddesinde disiplin cezası gerektiren fiiller, işlenmesi durumunda hangi disiplin cezasının verilmesine vücut vereceğine göre, başlıklar altında toplamıştır. Disiplin cezasını içeren fıkralar, bu madde içeriğinde, kamu personeli için doğurduğu sonuç bakımından hafiften en ağıra doğru sıralanmıştır. Kişi üzerinde etkisi, devlet memurluğundan çıkarmadan sonra en ağır ceza biçimi olan meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler; 8.madde kapsamında 37 bent şeklinde düzenlenmiştir. Bu fiillerden bir tanesi de “kumar oynamak ve oynatmak“tır.
2.AÇIKLAMALAR
Kumar, belirli bir miktar para veya benzeri kazanç getiren değerlerin ortaya konulması ile oynanan şansa bağlı oyundur. Türk Ceza Kanunu’nda da “kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.” şeklinde tanımlaması yapılmıştır.
Kumar, doğası gereği, çok çeşitli şekillerde oynanabilmektedir. İskambil oyunu, zar atma, rulet, bahis, piyango, sayısal loto, para üzerine oynanması koşuluyla tavla, okey gibi oyunlar da kumara örnek teşkil etmektedir. Mahiyeti itibariyle, sayısal olarak sınırlandırılamayacak kadar türü bulunmakta olup yaygın olmayan veya ilk kez denenen bir oyun da bu tanıma girebilecektir.
Yukarıda sayılmakla birlikte; devlet kontrolünde olan veya devlet tarafından meşru sayılan sayısal loto, piyango, at yarışı, iddia gibi oyunlar kumar oynamak disiplinsizliği olarak sayılmamaktadır.
Özellikler belirtmek gerekir ki; yasa dışı statüsünde bulunan bir internet sitesinde bahis oynanması eylemi gerçekleştirildiğinde, bu eylem için, yazımızın konusu olan, 7068 sayılı Kanun’un “kumar oynamak, oynatmak, oynatanlarla ilişkili olmak” maddesi uygulanmayacaktır. Bu durumda, ilgili Kanun’a 18/10/2018 tarihinde eklenen “Kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynamak” disiplinsizliği vücut bulacaktır. Bu disiplinsizliğin müeyyidesi “meslekten çıkarma” olmayıp “20 ay uzun süreli durdurma” cezasıdır.
Genel Kolluk Disiplin Hükümleri’nde ilgili disiplinsizlik tipinin gerçekleştirilebilmesi için üç şekil öngörülmüştür. Bunlar; “kamu personelinin kumar oynaması, oynatması ya da oynayanlarla ilişki kurması”dır. Sayılı disiplinsizlik şekilleri, düzenlenişinden de anlaşılacağı üzere, bağlı işlenebilen disiplinsizliklerden değildir ve içlerinden herhangi birinin dahi işlenmiş olması meslekten çıkarma cezası ile müeyyidelendirilen disiplinsizliğe vücut vermektedir.
Disiplinsizliğin gerçekleşebilmesi için kişinin kastı aranmaktadır. Kişi, oynadığı ya da oynanan oyunun; kazanç amacıyla, şansa bağlı olan bir oyun olduğunu bilmelidir. İlgili hüküm incelendiğinde; sayılı fiillerin, doğası gereği icrai hareketle işlenebilen eylemlerden olduğu görülmektedir.
Olayın gerçekleştiği yere de değinmekte fayda bulunmaktadır. Kumar oynama, oynatma fiillerinin mutlaka kumarhane gibi kapalı mekanlarda gerçekleşmesine gerek yoktur. Birçok varyasyonu bulunan kumar oyunu için herhangi belirli bir mekanın varlığı aranmamaktadır. İlgili hüküm kapsamında; kişinin açık havada, umuma açık veya kapalı herhangi bir mekanda kumar oynaması, oynatması arasında fark yoktur.
TCK hükümleri incelendiğinde; salt kumar oynama eylemi için herhangi bir ceza öngörülmediği görülmektedir. Fakat Kanun’da “kumar oynanması için yer ve imkan sağlama” bir suç olarak düzenlenmiş olup işbu suç, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri kapsamında düzenlenen kumar oynatma disiplinsizliğine eş değer bir eylemdir. Bu nedenden dolayı, ilgili kamu personelinin TCK md. 228 kapsamında da yargılamasının yapılması gerekmektedir.
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama
Madde 228- (1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.
(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md.)
Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi halinde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md.) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(6) Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.
Kumar oynama eylemi, Ceza Kanunu’nda bir suç tipi olarak öngörülmemiş olsa dahi 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda bir kabahat olarak düzenlenme alanına sahiptir.
Kumar
Madde 34 – (1) Kumar oynayan kişiye, bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, kumardan elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir.[6]
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir karar verir.
İlgili madde incelendiğinde; kumardan elde edilen gelire el konulması ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesi adına karar verileceği de ilgili Kanun kapsamında hükme bağlanmıştır. İdari para cezalarına karşı “genel itiraz yolu” Kabahatler Kanunu m. 27 ile düzenlenir. Söz konusu hükme göre, idari para cezasına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine karşı itiraz yoluyla başvurulabilir.
3. MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASINI VERMEYE YETKİLİ MERCİ
Meslekten çıkarma disiplin cezası ancak disiplin kurulları tarafından verilebilen bir cezadır. Ayrıca meslekten çıkarma disiplin cezasını vermeye yetkili disiplin kurulları ilgilinin rütbesine göre değişiklik göstermektedir. Emniyet personelleri bakımından personelin rütbesine göre hangi disiplin kurulu tarafından meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılabileceği 7068 sayılı Kanun’un 17. maddesinde düzenlenmiş iken Jandarma personelleri açısından bu husus Kanun’un 20. maddesinden düzenleme altına alınmıştır.
4. İLGİLİ CEZANIN VERİLMESİNDE ZAMANAŞIMI
Zamanaşımı
MADDE 29- (1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren;
…
b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde,
disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
(2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
7068 sayılı Kanun madde 29’da disiplin cezalarına ilişkin zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Bu zamanaşımı süreleri cezayı verecek merci için belirlenmiştir.
Meslekten çıkarma cezası bakımından; fiilin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde ve herhalde disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramaktadır. Bu süreden sonra, maddede yazılı ilgili şartların varlığı halinde, disiplinsizlik fiilini işlediği düşünülen kişi için meslekten çıkarma cezası verilemeyecektir.
5. GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
Personele verilen meslekten çıkarma disiplin cezası niteliği itibariyle idari işlem mahiyetinde olduğundan, disiplin cezasının iptali için başvurulacak görevli mahkeme idare mahkemeleri olup kişinin dava açması gereken yetkili mahkeme ise görevli olduğu yer idare mahkemesidir.
6. HUKUKİ ÇARE
7068 sayılı Kanun madde 8/6-n’de yer alan “kumar oynamak, oynatmak ve kumar oynatanlarla ilişki kurmak” disiplinsizliği nedeniyle meslekten çıkarma disiplin cezası alan personelin, bu disiplin cezasına itiraz etmesi mümkün olmayıp idari yargı yoluna başvurması gerekmektedir. Çünkü Kanun’un 30/5. maddesinde disiplin kurullarının verdiği disiplin cezalarına karşı ancak idari yargı yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Bu kapsamda; meslekten çıkarma cezası alan personelin, ceza kararı kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde kendisinin görevli bulunduğu yerin idare mahkemelerinde iptal davası açması gerekir. İptal davası ile birlikte işlemin yürütmesinin durdurulması isteminde bulunulması da hak kayıplarının önlenmesi açısından çok önemlidir.
Meslekten çıkarma disiplin cezasının iptali halinde ise ilgili personelin yoksun kaldığı parasal haklarının ve özlük haklarının iadesini talep etme hakkı mevcuttur. İdareye karşı tam yargı davası açılarak manevi tazminat, özlük haklarının iadesi ve yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi istenebilir. Tam yargı davası sonrasında ilgili merciilere idari başvuru yapılarak, mahkeme ilamının yerine getirilmesi ve mahkeme tarafından iptal edilen disiplin cezası neticesinde geçmişe dönük olarak meydana gelen zararların telafisi talep edilebilecektir.
7.EMSAL KARAR
Danıştay Kararı – 5. D., 7.10.2019, 2018/2571E., 2019/5262K.
Dava konusu istem:Niğde İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, “kumar oynamak” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/21. maddesi uyarınca “meslekten çıkarma” cezası ile tecziyesine ilişkin 04/05/2011 tarih ve 2011/253 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine,yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyan Aksaray İdare Mahkemesince verilen 11/04/2018 tarih ve E:2018/294, K:2018/323 sayılı kararda; davacının Türk Ceza Kanunu’nun 228. maddesinde yer alan kumar tanımına uyan şekilde kumar oynama fiilini işlediğinin somut ve her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya konulamadığı, davacıya isnat edilen eylemin sübuta ermediği; Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğundan yargı kararı ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi ve maddi kayıplarının ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı tüm özlük haklarının ve maddi kayıplarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, idari soruşturma sırasında tanıklardan sadece K4 kumar oynandığını beyan etmiş ise de adli soruşturma sırasında ifadesi alınan aynı tanıkların yanık tabir edilen oyunu para karşılığında oynadıkları, davacının da oyuna dahil olduğu yönündeki beyanları ve davacı hakkında kumar oynadığından bahisle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca tesis edilen idari para cezasına davacı tarafından yapılan itirazın Niğde Sulh Ceza Mahkemesinin E:2010/375 sayılı kararıyla reddedildiği hususları birlikte dikkate alındığında davacının kumar oynamak fiilinin sübuta erdiği, verilen meslekten çıkarma cezasının yerinde olduğu, bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
DANIŞTAY 16.D., 5.5.2015, 2015/12969E., 2015/2297K.
“İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kadrosunda polis memuru olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucu, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/21. maddesindeki “Kumar oynamak veya oynatmak, kumar oynatanlarla ilişki kurmak” suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu’nun 17/10/2012 tarih ve 2012/319 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davayı reddeden İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 31.3.2014 tarih ve E:2013/1362, K:2014/575 sayılı kararını Danıştay 16. Dairesi onayarak kesinleşmiştir.”
Stj. Av. Nazlı Yaren KAZANCIOĞLU- Av. Yalçın TORUN
UYARI
Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Stj. Av. Nazlı Yaren KAZANCIOĞLU ve Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.
