İlişiği Kesilen ASTASAK /SUTASAK Mağdurlarının Durumunun Yeniden İncelenmesine İlişkin Mahkeme Kararı 

GİRİŞ

Ankara İdare Mahkemesinde açılan dava; davacının, Ankara …. İdare Mahkemesinin …..2025 tarihli kararının uygulanması talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, Olağanüstü Hal döneminde 669 sayılı KHK kapsamında subaylığa nasbedilmeme işlemine ve bu işleme ilişkin yargı kararının idare tarafından uygulanmamasına dayanmaktadır.

OLAYIN ARKA PLANI

Davacı, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından açılan sözleşmeli subay yazılı sınavını kazanarak eğitime başlamıştır.

669 sayılı KHK kapsamında birliğine sevk edilerek 30.08.2016 tarihinde subaylığa nasbedilmemiştir.

Tarafımızca bu işleme karşı dava açılmış, Ankara …. İdare Mahkemesi 2017 yılında davayı incelenmeksizin reddetmiştir.

Bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi …..2024 tarihli kararıyla mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Bunun üzerine yeniden yargılama yapılmış, İdare Mahkemesi ….2025 tarihli kararıyla dosyanın 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığına gönderilmesine karar vermiştir.

Tarafımızca, bu kararın uygulanmasını istenmiş ancak idare başvurumuzu zımnen reddetmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasa’nın 2. maddesi hukuk devleti ilkesini, 138. maddesi mahkeme kararlarına uyma zorunluluğunu düzenler.

2577 sayılı İYUK’un 28. maddesi uyarınca idare, mahkeme kararlarını 30 gün içinde yerine getirmek zorundadır.

7075 sayılı Kanun’un Geçici 5. maddesi Komisyonun görev süresi sona erdikten sonra bu konudaki işlemlerin ilgili kurumlarca yürütüleceğini açıkça düzenlemektedir.

Dolayısıyla idarenin, yargı kararını uygulamama yönünde takdir yetkisi bulunmamaktadır.

MAHKEMENİN GEREKÇELİ KARARI

İdarenin “Komisyon kurulmadığı için işlem yapılamaz” savunması hukuka uygun değildir.

7075 sayılı Kanun’un Geçici 5. maddesi uyarınca, Komisyonun görev süresi sonrasında da ilgili kurumlar kararları uygulamakla yükümlüdür.

Ankara İdare Mahkemesi kararında açıkça, davacının durumunun İçişleri Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

İdarenin yargı kararını uygulamaması, hukuka aykırıdır.

KARARIN HUKUK DÜZENİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Karar, idarelerin Anayasa Mahkemesi veya idari yargı kararlarını uygulamama yönünde bir takdir yetkisine sahip olmadığını vurgulamaktadır.

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kapatıldıktan sonra dahi, ilgili kurumların kararları yerine getirme sorumluluğunun devam ettiği netleştirilmiştir.

Bu durum, benzer statüde olan kişilerin başvurularında emsal teşkil edebilecek niteliktedir.

SONUÇ

Davalı idarenin zımni ret işlemi hukuka aykırı bulunmuş ve iptal edilmiştir.

İdarenin, mahkeme kararını 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi uyarınca yerine getirmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

                T.C.
           ANKARA
 …..İDARE MAHKEMESİ

ESAS  NO     : 2025/…

KARAR NO : 2025/…

 

DAVACI         :

VEKİLİ         : AV. YALÇIN TORUN

 

DAVALI         : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

VEKİLİ         : AV…..

 

DAVANIN ÖZETİ          : Davacı tarafından, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından açılan sözleşmeli subay yazılı sınavında başarılı olarak eğitim dönemine başlayan ve  eğitim dönemi içinde 669 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi sonucu birliğine sevk edilen davacının ……2016 tarihinde  subaylığa nasbedilmeme işleminin iptali istemiyle açılan davada yapılan yargılama sonucunda verilen Ankara …. İdare Mahkemesinin ………2025 tarih ve E:2025/…, K:20225/… sayılı kararının uygulanması talebiyle yapılan ……2025 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ      : Usul bakımından, idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığı ve davanın incelenmeksizin reddi gerektiği; esas bakımından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu” kurulması ile çalışma usul ve esaslarına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmaması nedeniyle davacı hakkında tesis edilecek bir işlem bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Ankara ….. İdare Mahkemesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

Davalı idarenin usul itirazları yerinde görülmeyerek esasa geçildi.

Dava, Ankara ….. İdare Mahkemesinin ……..2025 tarih ve E:2025/…, K:2025/… sayılı kararının uygulanması talebiyle yapılan …..2025 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

T.C. Anayasasının 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olduğu” belirtilmiş, 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 153’üncü maddesinin son fıkrasında ise; “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükümlerine yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 1. fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez…” hükmü yer almıştır.

1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılı Kanun’a 22/12/2022 tarihli ve 7429 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle eklenen “Komisyonun görev süresi sonrasına dair işlemler” kenar başlıklı geçici 5. maddesinde, “(1) Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile belirlenen Komisyonun görev süresinin sona ermesinden sonra Komisyon kararlarına ilişkin iş ve işlemler, bilgi ve belge talepleri ile sair yazışmalar;  a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi işlemleri için ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluş, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi işlemi için Millî Eğitim Bakanlığı, c) Emekli personelin rütbelerinin alınması işlemi için ilgisine göre İçişleri Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı, ç) Kapatılan dernekler için İçişleri Bakanlığı, d) Kapatılan vakıflar için Vakıflar Genel Müdürlüğü, e) Kapatılan sendika, federasyon ve konfederasyonlar için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, f) Kapatılan özel sağlık kuruluşları için Sağlık Bakanlığı, g) Kapatılan özel öğretim kurumları, özel öğrenci yurtları, vakıf yükseköğretim kurumları için Millî Eğitim Bakanlığı, ğ) Kapatılan özel radyo ve televizyon kuruluşları için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, h) Kapatılan gazete, dergi, yayınevi, dağıtım kanalı ve haber ajansları için İletişim Başkanlığı, ı) Diğer işlemler için ilgili kurum veya kuruluş, tarafından yürütülür.”   (2) Görev süresinin sona ermesinden sonra Komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılması gerekli iş ve işlemler birinci fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından bu Kanun ve ilgili mevzuatta belirtilen hükümler uyarınca yürütülür. (3) Komisyonun görev süresinin sona ermesine dair iş ve işlemler Cumhurbaşkanlığı tarafından yerine getirilir.” hükmü yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından açılan sözleşmeli subay yazılı sınavında başarılı olarak eğitim dönemine başlayan ve  eğitim dönemi içinde 669 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi sonucu birliğine sevk edilen davacının …….2016 tarihinde  subaylığa nasbedilmeme işleminin iptali istemiyle açılan davada davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen Ankara …. İdare Mahkemesinin …/…/2017 tarih ve E:2016/…, K:2017/… sayılı kararının istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine davacı tarafından yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi’nin …….2024 tarihli ve 2019/…. başvuru numaralı kararıyla, davacının Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılamada Ankara …. İdare Mahkemesinin …….2025 tarih ve E:2025/…, K:2025/… sayılı karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın uygulanması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda aktarımı yapılan Anayasa ve Kanun hükmü ile, yargı kararlarının uygulanması konusunda idarelere herhangi bir takdir yetkisi tanınmadığı açıktır. Bir başka anlatımla idarelerin yargı kararlarının doğruluğunu tartışma ve buna göre uygulama yapma yetkisi bulunmadığı gibi aksine gecikmeksizin Kanunda öngörülen süre içerisinde işlem tesis etme zorunluluğu getirilmiştir.

Yargı kararı üzerine tesis edilen bir işlemin yargısal denetiminde yargı organlarının hareket noktasını da, kararların tam ve gereğince uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi oluşturur. Buradaki denetimin amacı yine hukukun üstünlüğünün sağlanmasıdır. Kararın uygulanması konusunda farklı seçeneklerin varlığı hâlinde idarenin kullanacağı takdir hakkı ile tercih edilen bu seçeneğin de yargı kararının gereğinden hareketle hukuksal denetimi yapılacaktır.

Uyuşmazlıkta; Ankara …. İdare Mahkemesinin ……2025 tarih ve E:2025/…, K:2025/… sayılı kararında özetle “…Uyuşmazlıkta, davacının, subaylığa nasbının yapılmamasının doğrudan, kanun niteliğini taşıyan bir hukuki düzenleme olan, ilgili Kanun Hükmünde Kararname ile varlık kazandığı dikkate alındığında, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirme hususunda 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun kurulması ve aynı Kararname ile Komisyonun görev alanına giren konularda daha önceden herhangi bir yargı merciine başvurulmuş olması halinde bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına karar verileceğinin hükme bağlanması karşısında, bakılan dava hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı ve dosyanın incelenmek üzere 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. Maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığına gönderilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 1. maddesinin 3. fıkrası ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Komisyonun görev süresi sonrasına dair işlemler” başlıklı Geçici 5. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmesine,…” şeklinde karar verildiği görülmektedir.

Olayda; gerek davanın incelenmeksizin reddine ilişkin karara karşı yapılan bireysel başvuru sonucunda verilen Anayasa Mahkemesi’nin …….2024 tarihli ve 2019/….. başvuru numaralı kararı gerekse Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine verilen Ankara …… İdare Mahkemesinin …….2025 tarih ve E:2025/…, K:2025/… sayılı kararı uyarınca davacının durumunun 7075 sayılı Kanunun 5. maddesi kapsamında davalı idarece incelenmesi gerektiği açıktır.

Bu durumda; davalı idarece her ne kadar mahkeme kararının, idareleri bünyesinde “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu” kurulması ile çalışma usul ve esaslarına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından bahisle uygulanamadığı iddiasında bulunulmuş ise de 7075 sayılı Kanunun Geçici 5. maddesinde Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun kapatılmasından sonra yapılacak iş ve işlemlerin ilgili kurum tarafından yürütüleceğinin açık olduğu, anılan madde uyarınca ve mahkeme kararı gereği davacının durumunun değerlendirilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle;

1-Dava konusu işlemin iptaline,

2-…

3-…

4-….

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere …/…/2025 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.

Stj.Av.Şirin ÇAKIR

Av.Yalçın TORUN

Uyarı; Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Stj.Av.Şirin ÇAKIR,  ve Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top