Kiraya Verenin Reşit Olan Çocuğunun Kiralanan Taşınmaza İhtiyaç Duyması Halinde Kiralanan Taşınmazın Tahliyesine Karar Verilir
1.Giriş
Bu çalışma, tarafımızca takip edilen dosyada Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin E.2023/949, K.2023/1672 sayılı kararının hukuki incelemesini konu almaktadır. Karar, yeni malikin konut ihtiyacına dayalı olarak açtığı tahliye davasında, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığı çerçevesinde değerlendirilmiştir.
2.Davanın Konusu
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesi uyarınca, kiralananı sonradan edinen malikin konut ihtiyacı sebebiyle kira sözleşmesini sona erdirerek kiracının tahliyesini talep etmesine ilişkindir.
3.Olayın Arka Planı
Davacı, dava konusu taşınmazı 13.01.2023 tarihinde satın almıştır. Taşınmaz, önceki malik ile davalı arasında 25.04.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak kiralanmıştır.
Davacı, oğlunun boşanmış olması ve küçük çocuğuyla birlikte ayrı bir konuta ihtiyaç duyması nedeniyle dava konusu taşınmaza zorunlu ve samimi ihtiyacı bulunduğunu ileri sürmüştür. Hâlihazırda ikamet edilen konutun davacı ve kızları için yeterli olduğu, ancak oğlunun ayrı bir yaşam alanına ihtiyaç duyduğu belirtilmiştir.
Davalı ise davacının emlak işiyle uğraştığını, başka taşınmazlarının bulunduğunu ve gerçek amacın taşınmazı daha yüksek bedelle kiraya vermek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Hukuki Sorun
Kiralananı sonradan edinen malikin, altsoyu için ileri sürdüğü konut ihtiyacı, Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesi kapsamında gerçek, samimi ve zorunlu bir ihtiyaç olarak kabul edilebilir mi?
5.Hukuk Kuralı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 310. maddesi uyarınca, kiralananın el değiştirmesi halinde yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur.
Aynı Kanun’un 351. maddesine göre, kiralananı sonradan edinen kişi, kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ihtiyacı bulunması hâlinde, belirli süre ve usule uygun olarak dava açmak suretiyle sözleşmeyi sona erdirebilir.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması; geçici veya henüz doğmamış bir ihtiyaca dayanmaması ve yargılama süresince devam etmesi gerekmektedir.
6.Mahkemenin Gerekçeli Kararı
Mahkeme, davacının dava konusu taşınmazı usulüne uygun şekilde edindiğini ve süresi içinde dava açtığını tespit etmiştir.
Yapılan incelemede, davacının oğlunun boşanmış olduğu, küçük çocuğu bulunduğu ve ayrı bir konuta ihtiyaç duyduğu; davacının hâlihazırda ikamet ettiği taşınmazın yalnızca kendisi ve kızları için yeterli olduğu anlaşılmıştır. Tapu kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davacının ve oğlunun dava konusu taşınmaz dışında ihtiyaç iddiasını ortadan kaldıracak nitelikte başka bir taşınmazının bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu değerlendirmeler ışığında mahkeme, ileri sürülen ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğu kanaatine vararak davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar vermiştir
7.Kararın Hukuk Düzeni Üzerindeki Etkileri
Karar, yeni malikin ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilmesi için kanunda öngörülen şekli ve süre şartlarının yanı sıra, ihtiyacın objektif ölçütlerle ispatlanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Özellikle altsoyun konut ihtiyacının, ailevi durum ve mevcut konut koşulları çerçevesinde somut verilerle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu yönüyle karar, ihtiyaç kavramının soyut beyanlarla değil, somut ve denetlenebilir olgularla ispatlanması gerektiğine ilişkin yerleşik uygulamayı yansıtmaktadır.
8.Sonuç
Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi, yeni malikin altsoyu için ileri sürdüğü konut ihtiyacını gerçek ve samimi bularak davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar vermiştir.
Karar, ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında “gerçeklik, samimiyet ve zorunluluk” kriterlerinin somut olayın özellikleri çerçevesinde titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyan örnek bir uygulamadır.
Av. Yalçın TORUN
Uyarı; Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.
