OHAL Kapsamında Görevden Alınıp İade Edilenlerin Tazminat Hakkını Engelleyen Düzenleme Anayasa Mahkemesince İptal Edildi
Ankara 22. İdare Mahkemesi, 7150 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan ve OHAL KHK’sıyla görevden çıkarıldıktan sonra başka bir OHAL KHK’sıyla göreve iade edilen kişilerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı tazminat talep edemeyeceklerini öngören hükmün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.
Dava konusu olayda, davacı kamu görevinden çıkarıldıktan sonra göreve iade edilmiş ve uğradığı manevi zararın tazmini amacıyla dava açmıştır. Mahkeme, itiraz konusu kuralın hukuka aykırı olarak uygulanan işlemler nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlar bakımından yargısal ve idari başvuru yollarını tamamen kapattığını, bunun da Anayasa’da güvence altına alınan hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğini belirtmiştir.
Anayasa Mahkemesi, kuralın OHAL süresiyle sınırlı olmayıp olağan dönemde de uygulanabileceğini, bu nedenle olağan dönem hükümlerine göre incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Daha önce E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararında, hukuka aykırı olarak görevden çıkarıldığı tespit edilen kişilere tazminat talebini yasaklayan benzer bir düzenlemenin, Anayasa’nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle iptal edildiğini hatırlatmıştır.
Mahkeme, göreve iade edilen kişilerin hukuka aykırı tedbir nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların giderilmesi için idari ve yargısal mercilere başvurma hakkının tanınması gerektiğini, ancak itiraz konusu kuralın bu imkânı tamamen ortadan kaldırdığını belirlemiştir. Bu durumun, devletin etkili giderim mekanizması sağlama yükümlülüğüyle bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi 3/6/2025 tarihinde oybirliğiyle, kuralın Anayasa’nın 40. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2025/134
Karar Sayısı : 2025/114
Karar Tarihi : 3/6/2025
R.G. Tarih – Sayı : 11/8/2025 – 32983
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 22. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 31/10/2018 tarihli ve 7150 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin Anayasa’nın 2., 36., 40. ve 125. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Kamu görevinden çıkarıldıktan sonra görevine iade edilen davacının kamu görevinden çıkarılması nedeniyle uğradığı manevi zararın tazmini talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 2. maddesi şöyledir:
“İade hükümleri
MADDE 2- (1) Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler, ilgili kanun hükmünde kararnamenin kabulüne ilişkin kanunun eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır. İlgili kanun hükmünde kararnamenin kabulüne ilişkin kanunun hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Bu personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilir. Bu maddeye ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür.
(2) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler, ilgili kanun hükmünde kararnamenin kabulüne ilişkin kanunun eki listenin ilgili sıralarından çıkarılmıştır. İlgili kanun hükmünde kararnamenin kabulüne ilişkin kanunun hükümleri, bu kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Bu fıkraya ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür.”
İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ,Recai AKYEL,Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nın katılımlarıyla 3/6/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ömer MENCİK tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
İtirazın Gerekçesi
Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla birolağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi (OHAL KHK’sı) ile doğrudan kamu görevinden çıkarılıp başka bir OHAL KHK’sı ile kamu görevine iade edilenlerin herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklarının öngörüldüğü, kişilerin kamu görevine iade edilmesinin bu kişilerin hukuka aykırı olarak kamu görevinden çıkarıldıkları anlamına geldiği, kuralla olağanüstü hâl kapsamında hakkında hukuka aykırı bir şekilde tedbir uygulananlara, uğrayabilecekleri maddi ya da manevi zararlarının giderilmesine yönelik idari ve yargısal yollara başvurma imkânının ortadan kaldırıldığı belirtilerek kuralınAnayasa’nın 2., 36., 40. ve 125. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
İtiraz konusu kural, OHAL KHK’sıyla doğrudan kamu görevinden çıkarılıp başka bir OHAL KHK’sı ile görevine iade edilenlerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklarını hükme bağlamaktadır.
Kural, OHAL süresini aşacak biçimde uygulanmaya imkân vermektedir. Başka bir ifadeyle kural, olağanüstü hâl süresiyle sınırlı bir düzenleme öngörmemektedir. Bu nedenle kurala ilişkin incelemenin Anayasa’nın olağan dönem kuralları yönünden öngördüğü denetim rejimine göre yapılması gerekir.
Anayasa Mahkemesi 30/6/2022 tarihli ve E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararındaOHAL KHK’sıyla doğrudan kamu görevinden çıkarılıp Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu (Komisyon) tarafından görevine iade edilenlerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklarını öngören hükmü iptal etmiştir.
Anılan kararda söz konusu hükmün,temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini iddia eden kişilerin yetkili makamlara başvurmasını güvence altına alan Anayasa’nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkı çerçevesinde incelenmesi gerektiği belirtildikten sonra kamu makamlarının hukuka aykırı fiilleri nedeniyle maddi ve manevi yönden zarara uğradığını iddia eden bireylere zararlarının giderilmesi için idari ve yargısal mercilere başvurma imkânının tanınmasının Anayasa’nın 40. maddesinin bir gereği olduğu ifade edilmiştir.
Anılan kararın devamında olağanüstü hâl tedbirleri kapsamındadevletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı oldukları değerlendirilen kişilerin liste usulüyle kamu görevinden çıkarıldıkları, Komisyonca tedbire ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verilerek kişilerin göreve iade edilmesinin, tedbirin sebep unsurunun gerçekleşmediğinin, başka bir deyişle bu kişilerin herhangi bir örgüt ya da yapıya aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatlarının belirlenemediğinin ve hukuka aykırı olarak kamu görevinden çıkarıldıklarının idare tarafından tespit edildiği anlamına geldiği belirtilmiştir (AYM, E.2018/137, K.2022/86, 30/6/2022, §§ 453, 456, 457).
Söz konusu değerlendirmeler sonrasında Anayasa Mahkemesi,Komisyon kararıyla kamu görevine iade edilen kişilerin tedbir süreci nedeniyle maddi ve manevi yönden zarara uğrayabileceklerini ve OHAL kapsamında hukuka aykırı bir şekilde haklarında tedbir uygulanan kişilerin uğrayabilecekleri maddi ya da manevi zararların giderilmesi için gerekli idari ve yargısal yollara başvurma imkânının tanınması gerektiğini vurgulamıştır(AYM, E.2018/137, K.2022/86, 30/6/2022, § 458).
Ayrıca Anayasa Mahkemesi, göreve iade edilenlerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklarının öngörülmesiyle bu kişilerin tedbir işleminin haksız uygulanmasından dolayı uğrayabilecekleri maddi ve manevi zararları giderme imkânının ortadan kaldırıldığı, kamu makamlarının hukuka aykırı uygulamaları nedeniyle zarara uğradığını iddia eden kişilere dava açma imkânı tanınmamasının, devletin kişinin maddi ve manevi varlığına yönelik müdahalelere karşı etkili giderim mekanizmasını sağlama yükümlülüğüyle bağdaşmadığını ifade ederekhükmün Anayasa’nın 40. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir (AYM, E.2018/137, K.2022/86, 30/6/2022, §§ 459, 460; ayrıca bkz.E.2024/191, K.2024/191, 4/12/2024, § 10).
İtiraz konusu kural bakımından da sözkonusu karardan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 40. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 40. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 36. ve 125. maddeleri yönünden incelenmemiştir.
HÜKÜM
31/10/2018 tarihli ve 7150 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE 3/6/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Stj.Av.Şirin ÇAKIR
Av.Yalçın TORUN
Uyarı; Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Stj.Av.Şirin ÇAKIR, ve Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.
