Kargo Firmaları Taşıma Esnasında Kaybettikleri Kargolardaki Eşyaların Bedelini Tüketiciye Ödemekle Yükümlüdür
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/6032 Esas, 2025/6819 Karar Sayılı ve 18.11.2025 Tarihli Kararı
1. Giriş
Bu karar, Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkin bir davada verilen hükmün, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince incelenmesine ilişkindir. Uyuşmazlık, kargo taşıma sözleşmesi kapsamında kaybolan bir ürün nedeniyle taşıyıcının sorumluluğunun hangi mevzuat hükümlerine göre belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
2. Olayın Arka Planı
Davacı kargo şirketi, davalıya ait gönderinin taşınması sırasında kaybolduğunu; davalının Tüketici Hakem Heyetine başvurarak ürün bedelinin karşılanmasını talep ettiğini belirtmiştir.
Hakem Heyeti, kaybolan dizüstü bilgisayarın yenisinin alınarak tüketiciye teslimine karar vermiştir.
Davacı şirket, taşıyıcının malın yenisini teslim etme yükümlülüğü bulunmadığını ve tazminatın parasal olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek hakem heyeti kararının iptalini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, 6098 sayılı TBK m.112 kapsamında değerlendirme yaparak davayı reddetmiş ve Hakem Heyeti kararını yerinde bulmuştur. Karar kesin nitelikte verilmiştir.
Adalet Bakanlığı, kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle HMK m.363 uyarınca kanun yararına temyiz yoluna başvurmuştur.
3. Hukuki Sorun
Kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklanan eşya ziyaı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ayıplı hizmet hükümlerine göre mi,
yoksa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun taşıma hükümlerine göre mi belirlenmelidir?
4. Hukuki Değerlendirme
Yargıtay, uyuşmazlığın niteliğinin taşıma sözleşmesine dayandığını tespit etmiştir. Bu nedenle uygulanması gereken hükümlerin TTK’nın taşıma hükümleri olduğunu vurgulamıştır.
Kararda özellikle şu hususlar belirtilmiştir:
TTK m.875 uyarınca taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar geçen sürede ziya, hasar ve gecikmeden sorumludur.
Tazminat, TTK m.880’e göre eşyanın teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanmalıdır.
TTK m.882 uyarınca sorumluluk, kilogram başına 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır.
Taşıyıcı ancak TTK m.876 kapsamında kaçınılmaz sebep hâlinde sorumluluktan kurtulabilir.
Kasten veya pervasızca davranış hâlinde sorumluluk sınırlamasından yararlanılamaz (TTK m.886).
Yargıtay’a göre, Hakem Heyeti ve İlk Derece Mahkemesi, uyuşmazlığı hatalı şekilde 6502 sayılı Kanun’un ayıplı hizmet hükümlerine göre değerlendirmiştir. Oysa davacı şirket satıcı/üretici değil, taşıyıcı konumundadır.
Bu nedenle hukuki nitelendirme yanlıştır.
5. Hüküm
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi;
Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebini kabul etmiş,
İlk Derece Mahkemesi kararını sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.
Karar, oy birliğiyle verilmiştir.
6. Kararın Hukuki Önemi
Bu kararın önemi şu noktalarda toplanmaktadır:
Hukuki nitelendirme ilkesi: Uyuşmazlığın niteliği doğru belirlenmeli; taşıma sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıklar TTK hükümlerine göre çözülmelidir.
Taşıyıcının sorumluluk rejimi: Taşıyıcının sorumluluğu aynen ifa (malın yenisinin teslimi) şeklinde değil, TTK’daki tazminat esaslarına göre belirlenir.
Kanun yararına bozma kurumu: Kesinleşmiş kararların hukuka aykırılığı hâlinde, uygulama birliğini sağlamak amacıyla Yargıtay denetimi mümkündür.
7. Sonuç
İncelenen kararda Yargıtay, kargo taşımacılığından doğan sorumluluğun tüketici hukuku kapsamında “ayıplı hizmet” olarak değil, ticaret hukuku çerçevesinde taşıma hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.
Karar, taşıma sözleşmelerinde sorumluluk rejiminin doğru hukuki temele oturtulması bakımından içtihat birliğine katkı sağlayan önemli bir emsal niteliğindedir.
Av. Yalçın TORUN
Uyarı; Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.
