TABLOLAR
VASİYETNAME
Vasiyetname Türleri
Resmi Vasiyetname: Noter, sulh hakimi veya yetkili resmi memur + iki tanık
El Yazılı Vasiyetname: Vasiyetçinin el yazısı + tarih + imza
Sözlü Vasiyetname: Olağanüstü durum + iki tanık
VASİYETNAMENİN AÇILMASI
Süreç
Hakime Teslim
İlgili Kişilere Bildirim
Vasiyetnamenin Açılması ve Okunması
Karar
Kesinleşme
VASİYETNAMENİN İPTALİ
İptal Sebepleri
Mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmaması
Yanılma, aldatma,korkutma veya zorlama halleri
Vasiyetnamede yer verilen koşul veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırılığı
Şekil şartlarına aykırılık
Taraflar
Davacı: Vasiyetnamenin iptalinde menfaati olan mirasçı veya vasiyet alacaklısı
Davalı: Vasiyet alacaklıları veya yasal mirasçılar gibi vasiyetnameyle menfaat sağlayan kişiler
Görev ve Yetki
Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi
Yetkili Mahkeme: Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi

Dava açma süresi (TMK 559)
1, 10 ve 20 yıllık süreler (Kesinleşmeden itibaren)
TENKİS DAVASI
Taraflar
Davacı: Saklı payı zedelenen mirasçılar. İstisna: saklı paylı mirasçıların alacaklıları
Davalı: Lehine haksız kazandırma yapılan kişi
Görev ve Yetki
Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi
Yetkili Mahkeme: Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi
Dava açma süresi (TMK 571)
1 ve 10 yıllık süreler (Kesinleşmeden itibaren)
TENFİZ DAVASI
Tenfiz Davasının Şartları
Geçerli ve infazı mümkün bir vasiyetnamenin varlığı
Vasiyetnamenin açılması ve okunması
Vasiyetnamenin Kesinleşmesi
Vasiyet konusu mal veya hakkın terekede mevcut olması
Taraflar
Davacı: Vasiyet alacaklısı
Davalı: Vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılar
Görev ve Yetki
Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi
Yetkili Mahkeme: Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi

VASİYETNAME
Vasiyetname Türleri
Resmi Vasiyetname: Noter, sulh hakimi veya yetkili resmi memur + iki tanık
El Yazılı Vasiyetname: Vasiyetçinin el yazısı + tarih + imza
Sözlü Vasiyetname: Olağanüstü durum + iki tanık
VASİYETNAMENİN AÇILMASI
Süreç
Hakime Teslim
İlgili Kişilere Bildirim
Vasiyetnamenin Açılması ve Okunması
Karar
Kesinleşme
VASİYETNAMENİN İPTALİ
İptal Sebepleri
Mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmaması
Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama halleri
Vasiyetnamede yer verilen koşul veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırılığı
Şekil şartlarına aykırılık
Taraflar
Davacı: Vasiyetnamenin iptalinde menfaati olan mirasçı veya vasiyet alacaklısı
Davalı: Vasiyet alacaklıları veya yasal mirasçılar gibi vasiyetnameyle menfaat sağlayan kişiler
Görev ve Yetki
Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi
Yetkili Mahkeme: Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi

Dava açma süresi (TMK 559): 1, 10 ve 20 yıllık süreler (Kesinleşmeden itibaren)
TENKİS DAVASI
Taraflar
Davacı: Saklı payı zedelenen mirasçılar. İstisna: saklı paylı mirasçıların alacaklıları
Davalı: Lehine haksız kazandırma yapılan kişi
Görev ve Yetki
Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi
Yetkili Mahkeme: Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi
Dava açma süresi (TMK 571)
1 ve 10 yıllık süreler (Kesinleşmeden itibaren)
TENFİZ DAVASI
Tenfiz Davasının Şartları
Geçerli ve infazı mümkün bir vasiyetnamenin varlığı
Vasiyetnamenin açılması ve okunması
Vasiyetnamenin Kesinleşmesi
Vasiyet konusu mal veya hakkın terekede mevcut olması
Taraflar
Davacı: Vasiyet alacaklısı
Davalı: Vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılar
Görev ve Yetki
Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi
Yetkili Mahkeme: Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi


Mirasbırakanın Vasiyetnamesi Olması Durumunda İzlenecek Hukuki Süreç

A-Giriş

Mirasbırakanın vasiyetnamesi, ölümünden sonra malvarlığının paylaşımı ve tasfiyesi açısından hukuki bağlayıcılığı olan en önemli belgedir. Türk Medeni Kanunu, vasiyetnameleri resmi, el yazılı ve sözlü olmak üzere üç farklı şekilde düzenlemiştir. Vasiyetnamenin varlığı, mirasçılar ve ilgili kişiler açısından mirasın adil ve hukuka uygun şekilde dağıtılmasını sağlamak için özel hukuki süreçleri gerektirir. Bu süreç, vasiyetnamenin teslimi, mahkeme tarafından açılması ve okunması, ilgililere bildirim yapılması, tenfizi, iptali veya tenkisi gibi aşamaları kapsar. Ayrıca, geçerliliği kesinleşmiş vasiyetnamelerin uygulanabilmesi için tenfiz davaları açılabilir; taşınmazlar söz konusu olduğunda ise tapu iptal ve tescil işlemleri ile birlikte yürütülür. Makale, vasiyetnamenin tanımı, türleri, açılması, tenfizi iptali ve tenkisi konularını güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında detaylı bir biçimde açıklayarak, miras hukuku uygulamalarında izlenmesi gereken adımları kapsamlı şekilde özetlemektedir.

B-Vasiyetname Nedir?

Türk hukukunda vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra malvarlığının paylaşımı ve mirasın tasfiyesi bakımından hukuki bağlayıcılığı olan bir irade beyanıdır.

C-Vasiyetname Türleri

Vasiyetnameler, Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen şekil ve usul kurallarına göre üç ana türde düzenlenir: resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname.
Resmî Vasiyetname:
Bu tür vasiyetnameler, noter, sulh hakimi veya yetkili resmi memur önünde, iki tanığın huzurunda yapılır. Resmî vasiyetname, vasiyetçinin iradesinin güvence altında olmasını sağlar ve hukuken en güçlü vasiyetname türü olarak kabul edilir. Noter veya sulh hâkimi tarafından düzenlenmesi, belgenin saklanması ve resmi kayıtlara geçirilmesi suretiyle kaybolma ve tahrif risklerini de en aza indirir.
El Yazılı Vasiyetname:
Vasiyetçi, vasiyetini tamamen kendi el yazısıyla yazar ve imzalar. Bu tür vasiyetnamede noter veya tanık zorunluluğu yoktur, ancak tarih ve imza şartları esastır. El yazılı vasiyetname, vasiyetçinin kendi iradesini doğrudan ortaya koyduğu bir yöntem olup, resmi vasiyetnameye göre daha az resmi bir güvenceye sahiptir. Kaybolma veya teslim edilmeme riskleri bu tür vasiyetnamelerde daha fazladır.
Sözlü Vasiyetname:
Bu vasiyet türü, olağanüstü durumlarda, örneğin ölüm tehlikesi altında olan kişinin, son arzularını sözlü olarak iki tanığa iletmesi ile gerçekleştirilir. Sözlü vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için, vasiyetçinin el yazısıyla vasiyetname yazamayacak durumda olması veya noter önünde düzenleme yapamayacak bir konumda bulunması gerekir. Tanıklar, vasiyetçinin beyanlarını derhal mahkemeye iletir veya yazılı hale getirir. Sözlü vasiyetname, istisnai bir durum için öngörülmüş olup, diğer türlere göre çok daha sınırlı bir uygulama alanına sahiptir.
Bu üç tür, vasiyetçinin iradesinin ölüm sonrası doğru ve güvenli bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla belirlenmiştir. Resmî vasiyetname yüksek güvence sağlarken, el yazılı ve sözlü vasiyetnameler, vasiyetçinin özel koşullarına göre esneklik sunar.


D-Vasiyetnamenin Açılması (Okunması) Süreci

Vasiyetnamenin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için belirli usul kurallarına uygun olarak açılması ve okunması gerekir. Bu süreç, Türk Medenî Kanunu’nun 595 ve devamı maddeleri ile Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük’ün 36. maddesi ve devamında düzenlenmiştir.
Aşağıda, vasiyetnamenin açılmasına ilişkin sürecin aşamaları ayrıntılı şekilde açıklanmaktadır.
Vasiyetnamenin Hakime Teslimi
Mirasbırakanın vefatı üzerine vasiyetnamenin varlığını bilen, elinde bulunduran veya düzenlenmesine aracılık eden herkes, vasiyetnamenin geçerliliği ne olursa olsun vakit kaybetmeden yetkili sulh hukuk hâkimine teslim etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, TMK m. 595’te açıkça düzenlenmiştir.
Hakim Tarafından İnceleme
Sulh hukuk hâkimi, kendisine teslim edilen vasiyetnameyi alır almaz öncelikle şu işlemleri yapar:
Mirasbırakanın ölümünün tespiti
Nüfus kayıtları veya resmi belgelerden ölüm tarihi kesin olarak belirlenir.

Yetki incelemesi
Vasiyetnamenin açılması için yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidir. Yetkisiz mahkemeye başvurulmuşsa dosya yetkili mahkemeye gönderilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Esas: 2018/8002 – Karar: 2019/342 “Kesin yetki kuralı içeren Türk Medeni Kanununun 596. maddesinde açıkça, vasiyetnamenin, ‘mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakimi’ tarafından açılacağı belirtilmiştir. Kesin yetki kuralı, ilgili tarafından ileri sürülmese bile, davanın her aşamasında mahkemece gözetilmelidir. Hal böyle olunca; mahkemece, müteveffa Mehmet D’nin vefat tarihindeki yerleşim yeri Suşehri/Sivas olduğu gözetilerek, öncelikle yetkisizlik kararı verilip, dosyanın yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi kararı verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
Şekil şartlarının değerlendirilmesi
Vasiyetnamenin türüne göre (resmî, el yazılı, sözlü) yasal şekil şartlarına uyulup uyulmadığı kontrol edilir.
Koruma önlemleri
Gerekli görüldüğünde terekenin resmî yönetimi veya geçici teslimi gibi tedbirler alınır.
İlgili Kişilere Bildirim
Vasiyetnamenin açılışı öncesinde davetiyeler, bilinen tüm mirasçılara ve ilgili diğer kişilere usulüne uygun olarak tebliğ edilir. Bu kişiler arasında şunlar yer alır:
Kanuni mirasçılar: Vasiyetname olmasaydı mirası kanunen kazanacak kişiler.
Atanmış mirasçılar: Vasiyetname ile mirasçı olarak belirlenen kişiler.
Vasiyet alacaklıları: Vasiyetnamede belirli mal veya hak bırakılan kişiler.
Vasiyet konusu mal üzerinde ayni hak sahipleri: İntifa, ipotek gibi haklara sahip kişiler.
Vasiyetnameyi muhafaza eden kişi veya kurumlar.
Adresleri tespit edilemeyen ilgililere ise vasiyetnamenin kendilerini ilgilendiren bölümleri ilanen tebliğ edilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Esas: 2018/1805 – Karar: 2018/12699 “Somut olayda; mahkemece vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tespitine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde yer alan nüfus kayıt örneğinden vasiyet edenin bekâr ve çocuksuz olarak vefat ettiği, kendisinden önce vefat eden kardeşinin çocukları Şirvan Ü… ve Mustafa K…’ın hayatta olduğu, ancak yargılama sırasında davaya dâhil edilmemiş oldukları anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, Türk Medeni Kanunu’nun 596/2. maddesi uyarınca mirasçılara usulüne uygun tebligat yapılarak davaya dâhil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme sonucu taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.”
Vasiyetnamenin Açılması ve Okunması
Belirlenen günde, davet edilen kişilerin hazır bulunması hâlinde vasiyetname açıkça okunur. Hiç kimse gelmese dahi hâkim, vasiyetnamenin açılışını yapmakla yükümlüdür.
Açılış sırasında şu hususlar yerine getirilir:
Hakim, vasiyetnamenin içeriğini okur ve duruşma tutanağına geçirir.
Hazır bulunan kişilerin beyanları alınır; vasiyetnameye karşı kabul veya itiraz yönündeki görüşleri tutanağa yazılır.
Tutanağın altı, hâkim, zabıt kâtibi ve hazır bulunan ilgililerce imzalanır.
TMK m. 597 uyarınca, açılış sonrasında vasiyetnamenin yasal mirasçı olmayan ilgililerine yalnızca kendileriyle ilgili bölümler tebliğ edilir; yasal mirasçılara ve vasiyeti yerine getirme görevlisine ise vasiyetnamenin tamamı gönderilir.
Mahkemenin Verebileceği Kararlar
Açılış süreci sonunda mahkeme şu kararlardan birini verir:
Vasiyetnamenin açılmasına karar verilmesi: Tüm usul ve şekil şartları sağlanmışsa, vasiyetnamenin açılıp okunduğu tespit edilir ve esas dosya kapatılır.
Davayı reddetme: Açılış için gerekli koşullar yoksa veya haklı sebep bulunmuyorsa vasiyetname açılmaz.
Usulden ret: Belgelerin eksikliği gibi usul hataları varsa, dava reddedilir; eksiklikler giderildikten sonra yeniden başvuru yapılabilir.

Kesinleşme ve Sonraki Süreç
Vasiyetnamenin açılması ve okunmasına ilişkin işlemler, gerekçeli karar haline getirilerek taraflara tebliğ edilir. Tebligatların tamamlanmasının ardından taraflarca istinaf yoluna başvurulmazsa karar kesinleşir.
Bu noktada önemle belirtilmelidir ki, açılma davasında vasiyetin içeriği değil, yalnızca usul incelenir. Vasiyetin hükümlerine yönelik itirazlar, sonraki aşama olan vasiyetnamenin tenfizi veya iptali davalarında gündeme gelir.
Kesinleşme ile birlikte vasiyetnamede yer alan talimatların yerine getirilmesi, mirasın paylaşımı ve vasiyet alacaklarının ifası gibi işlemler başlatılabilir.

E-Vasiyetnamenin Tenfizi Davası
Kavram ve Hukuki Nitelik
Vasiyetnamenin tenfizi terimi, her ne kadar Türk Medeni Kanunu’nda doğrudan tanımlanmamış olsa da, doktrin ve Yargıtay içtihatlarıyla yerleşmiş bir kavramdır. Uygulamada bu dava, vasiyetnamenin açılıp okunmasının ardından, itiraz edilmediğinin veya itiraz edilmişse bu itirazların sonuçsuz kaldığının tespit edilmesi ve vasiyette yer alan tasarrufların yerine getirilmesinin sağlanması amacıyla açılır.
Bu yönüyle vasiyetnamenin tenfizi davası, ayni bir hakkın doğrudan tesisine yönelik olmayıp, vasiyetnamenin uygulanabilirliğini tespit eden ve infazını sağlayan bir dava türüdür. Ancak, uygulamada vasiyetin tenfizi talepleri çoğunlukla vasiyet edilen malın devri veya teslimi gibi ifa talepleriyle birlikte ileri sürüldüğünden, bir nevi ifa davası niteliği de taşır.
Tenfiz Davasının Şartları
Vasiyetnamenin tenfizi davasının açılabilmesi için şu şartların varlığı aranır:
Geçerli ve infazı mümkün bir vasiyetnamenin varlığı – Vasiyetname, kanuni şekil şartlarına uygun düzenlenmiş olmalıdır.
Vasiyetnamenin açılması ve okunması – TMK m. 595 uyarınca vasiyetname, sulh hakimi tarafından açılır ve ilgililere tebliğ edilir.
Vasiyetnamenin kesinleşmesi – Açılma ve tebliğ sonrası, TMK m. 557’de öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde iptal davası açılmamış olması veya açılmışsa davanın kesinleşmiş şekilde reddedilmiş olması gerekir.

Vasiyet konusu mal veya hakkın terekede mevcut olması – Tenfiz talebi, ancak vasiyet edilen mal halen tereke içinde bulunuyorsa ileri sürülebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Vasiyetnamenin tenfizi davasında görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.
Yetkili mahkeme ise, TMK m. 576 gereğince mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yer, hem vasiyetnamenin açılması hem de tenfizine ilişkin davalarda yetki bakımından esastır. Dolayısıyla vasiyetnamenin tenfizi davası, mirasbırakanın ölüm tarihinde yerleşim yeri hangi yargı çevresinde ise o yer Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmalıdır.
Usul ve Bekletici Mesele
Tenfiz davasında mahkeme, öncelikle vasiyetnamenin açılıp açılmadığını ve açılma kararının kesinleşip kesinleşmediğini araştırır. Vasiyetnamenin iptali veya tenkisi talepli bir dava mevcutsa, bu dava sonucunun kesinleşmesi beklenmeden tenfiz hakkında karar verilemez. Tenfiz davası, yalnızca vasiyetnamenin ayakta kalıp kalmadığını tespit eder; dolayısıyla diğer miras davalarının sonucunu beklemeksizin hüküm kurulamaz. Bu husus, Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarında da açıkça ifade edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, Esas: 2017/125 – Karar: 2017/123 “Vasiyetname ile ilgili olan çekişmeler ait olduğu mahkemede ayrıca dava konusu olacağından vasiyetnamenin açılmasına engel oluşturmaz. Vasiyetnamenin itiraza uğramadığının tespitine vasiyetnamenin açılması davasına bakan mahkeme değil vasiyetnamenin tenfizine bakan mahkeme tarafından karar verilir. Vasiyetnamenin açılması davasında vasiyetin iptali davasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı gibi Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre vasiyetnamenin iptali davasında derdest olan vasiyetnamenin açılması davasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekmektedir.”
Tapu İptal ve Tescil ile İlişkisi
Tenfiz davası, vasiyetin uygulanabilmesi için bir ön koşul olarak işlev görür ve taşınmaz mallar söz konusu olduğunda tapu iptal ve tescil talepleriyle birlikte yürütülür.


F-Vasiyetnamenin İptali Davası

Vasiyetnamelerin geçerliliği sıkı şekil ve içerik şartlarına bağlıdır. Bu şartların ihlali durumunda, ilgililer tarafından vasiyetnamenin iptali davası açılabilir. Vasiyetnamenin iptali, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihteki irade sakatlıkları, hukuka veya ahlaka aykırılık veya şekle ilişkin eksiklikler gibi sebeplerle gerçekleştirilebilir.
Vasiyetnamenin İptal Sebepleri
Türk Medeni Kanunu’nun 557. maddesinde vasiyetnamelerin iptali için öngörülen sebepler açıkça düzenlenmiştir. Bunlar şunlardır:
Mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmaması :Vasiyetnamenin düzenlendiği sırada vasiyetçinin ayırt etme gücüne sahip olmaması, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı durumları, 15 yaşını doldurmamış kişiler açısından tasarruf ehliyeti eksikliği oluşturur. Özellikle 65 yaş üstü bireylerin vasiyetname düzenlemesi durumunda, akıl sağlığı raporu alınmadan yapılan düzenlemeler iptal sebebi sayılabilir. Yargıtay kararlarına göre, bu husus Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edilmelidir.
Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama halleri :Vasiyetçinin iradesinin baskı veya yanıltma yoluyla sakatlanması halinde vasiyetname iptal edilebilir. Maddi veya manevi ikrah unsuru bulunması gerekir. Örneğin, bakıma muhtaç bir bireye kendisine bakılmayacağı tehdidi ile vasiyetname düzenletilmesi, manevi ikrah olarak kabul edilmekte ve iptal sebebi oluşturmaktadır. Bu tür iddialar somut delillerle ispatlanmalıdır; tanık beyanı da geçerlidir.
Vasiyetnamede yer verilen koşul veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırılığı Vasiyetname şarta bağlı düzenlenebilir; ancak bu koşullar hukuka veya ahlaka aykırı olamaz. Örneğin, bir kişinin evlenmemesi şartına bağlanmış vasiyet hukuka aykırı sayılır ve iptale tabidir. TMK 515 ve Borçlar Kanunu 176. maddeleri, hukuka aykırı koşulların geçersizliğini hükme bağlamaktadır.
Şekil şartlarına aykırılık :Vasiyetnamenin geçerliliği, resmi, el yazılı veya sözlü vasiyet şeklinde sıkı kurallara bağlıdır. Resmi vasiyetnamelerde noter veya sulh hâkimi huzurunda düzenleme ve iki tanık zorunluluğu bulunur. El yazılı vasiyetnamelerde ise, tarih ve imza şartı esastır. Sözlü vasiyetler ise ölüm tehlikesi gibi olağanüstü hallerle sınırlıdır. Şekil şartlarına aykırılık, vasiyetnamenin iptali için doğrudan sebep teşkil eder.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/4906 E., 2019/8106 K. sayılı kararı “Dosyada yer alan vasiyetnamenin incelenmesinde; okur yazar olmayan mirasbırakanın arzularını bildirdiği noterin, vasiyetnameyi yazdıktan sonra iki tanık önünde vasiyetnameyi okuması gerekirken sadece vasiyet edene okuduğu, mirasbırakan okuma yazma bilmediği halde vasiyetnameye “yazılan vasiyetnameyi okudum” şeklinde yazıldığı, miras mirakanın beyanının tanıkların önlerinde yapıldığınının yazılması yerine önlerinde okunduğunun belirtilmesi suretiyle vasiyetname düzenlendiği görülmüştür.Buna göre vasiyetnameyi bizzat okuyacak durumda olmayan (okur yazar olmayan) kişilerin vasiyetnamesinin nasıl düzenleneceğinin TMK’nun 535. maddesinde açıkça düzenlenmiş olması karşısında, davaya konu vasiyetnamenin şekil kurallarına uygun olarak usulüne göre yapılmadığı anlaşılmıştır.”
Vasiyetnamenin İptali Davasını Açabilecek Kişiler
Vasiyetnamenin iptali davası, Türk Medeni Kanunu’nun 558. maddesi uyarınca, iptal sonucundan menfaat gören mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Menfaati bulunmayan kişilerin açtığı davalar, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilir.
Vasiyetnamenin İptali Davasında Davalı
İptali istenen vasiyetnamenin dava konusu olması durumunda, davalı sıfatı vasiyet alacaklıları veya yasal mirasçılar gibi vasiyetnameyle menfaat sağlayan kişiler olur. Davanın bu kişilere yöneltilmemesi halinde, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekir.
Görev ve Yetki
Vasiyetnamenin iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise, miras bırakanın son yerleşim yerindeki mahkemedir (TMK 576).
Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre
Vasiyetnamenin iptali davasında süreler Türk Medeni Kanunu’nun 559. maddesine göre belirlenmiştir: “İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.”
Vasiyetnamenin İptal Kararının Sonuçları
Vasiyetnamenin iptali kararı, iptali istenen kısmın veya tamamının geçersizliğini sağlar. Kısmi iptal halinde sadece iptal edilen kısmın hükümleri ortadan kalkar; kalan hükümler geçerliliğini korur. Tamamen iptal edilen bir vasiyetnamenin ardından önceki bir vasiyetname mevcutsa dikkate alınır; yoksa tereke, kanunda öngörülen miras paylaşımı kurallarına göre dağıtılır.


G-Tenkis Davası

Tenkis davası, kural olarak saklı paya sahip mirasçılar; istisnai olarak ise bu mirasçıların alacaklıları tarafından açılabilen, mirasbırakanın tasarruf oranını aşan kazandırmaların, aşan kısım bakımından hükümsüz hale getirilmesini sağlayan yenilik doğuran bir dava türüdür. Tenkis kararı, saklı payı ihlal eden kısmı geçmişe etkili olarak hükümsüz kılar.
Dava, saklı payı zedelenen mirasçı ile lehine haksız kazandırma yapılan kişi arasında görülür. Bu dava ile davacıya, kanunun kendisine tanıdığı saklı payını geri alma imkânı sağlayan nispi nitelikte bir talep hakkı tanınır. Bu talep hakkı mirasçılara intikal edebilir veya üçüncü kişilere devredilebilir.
Davacı:
Saklı payı zedelenen mirasçılar. İstisnai olarak, saklı paylı mirasçıların alacaklıları.
Davalı:
Lehine haksız kazandırma yapılan kişi.
Hak Düşürücü Süre:
Tenkis davasında süre hak düşürücü nitelikte olup (TMK m. 571): Davacı, saklı payının ihlal edildiğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açmalıdır. Her hâlde, vasiyetnamelerde açılma tarihinden; diğer tasarruflarda mirasın açılma tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Yetkili Mahkeme:
Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi.
Görevli Mahkeme:
Asliye hukuk mahkemesi.


H-Sonuç

Vasiyetname, mirasbırakanın son iradesini yansıtan ve ölümünden sonra malvarlığının paylaşımına yön veren en önemli hukuki belgedir. Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen şekil şartları ve usul kuralları, vasiyetnamenin geçerliliğini ve uygulanabilirliğini güvence altına almak amacıyla düzenlenmiştir.

Vasiyetnamenin teslimi, açılması ve okunması, ilgililere bildirim yapılması, tenfiz, iptal ve tenkis davaları gibi aşamalar, mirasın adil, düzenli ve hukuka uygun biçimde intikalini sağlamaya yöneliktir. Bu süreçte, sulh ve asliye hukuk mahkemelerinin görev ve yetkileri belirgin şekilde ayrılmış; ayrıca süreler bakımından hak düşürücü ve zamanaşımı hükümleriyle miras hukukunda öngörülen hukuki güvenlik ilkesi korunmuştur.
Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları, uygulamada ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde yol gösterici nitelik taşımakta ve vasiyetnameye ilişkin süreçlerin nasıl işletileceğini somutlaştırmaktadır. Özellikle tenfiz, iptal ve tenkis davaları, mirasçıların ve vasiyet alacaklılarının haklarının korunması açısından özel önem arz eder.
Sonuç olarak; mirasbırakanın vasiyetname ile ortaya koyduğu iradenin geçerli ve uygulanabilir olabilmesi, yasal şekil şartlarının titizlikle yerine getirilmesine ve sonrasında izlenecek hukuki süreçlerin doğru şekilde işletilmesine bağlıdır. Bu yönüyle vasiyetname, hem bireysel iradenin korunması hem de miras hukukunda düzenin sağlanması açısından temel bir kurum niteliğini taşımaktadır.


Kaynakça

Türk Medeni Kanunu
Türk Özel Hukuku cilt IV: Miras hukuku / Prof. Dr. Mustafa Dural, Prof. Dr. Turgut Öz. – İstanbul: Filiz Kitabevi, [2016].