Mahkemelerin Kategorik Gerekçelerle Detaya Girmeksizin Adli Yardım Talebini Reddetmesi Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Eder

 

Anayasa Mahkemesi’nin  04.12.2025 Tarih ve 2022/60223  Başvuru Nolu Kararı 

  1. Giriş

Bu karar özeti, Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü tarafından verilen 2022/60223 başvuru numaralı kararın anayasal incelemesini konu almaktadır. Başvuru; trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasında adli yardım talebinin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

  1. Olayın Arka Planı 

Başvurucular, geçirdikleri trafik kazası nedeniyle davalı sigorta şirketi aleyhine maddi tazminat davası açmıştır. Yargılama sırasında harç ve giderleri karşılayamayacaklarını belirterek adli yardım talebinde bulunmuşlardır.

Adli yardım talebine ek olarak:

  • Bir başvurucunun hükümlü olması nedeniyle kendisine vasi atandığına ilişkin karar,
  • Bazı başvuruculara ait fakirlik belgeleri mahkemeye sunulmuştur.
  • Ayrıca başvuruculardan ikisinin küçük yaşta olduğu tespit edilmiştir.

Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi, UYAP sorgusunda bazı başvurucular adına taşınmaz bulunduğu, bazı başvurucuların küçük olduğu ve başvurucuların özel vekil ile temsil edildiği gerekçesiyle adli yardım talebini reddetmiştir. İtiraz mercii de kararı, taşınmaz kaydı bulunduğu gerekçesiyle onamıştır.Başvurucular bunun üzerine bireysel başvuruda bulunmuştur.

  1. Hukuki Sorun

Tazminat davasında, başvurucuların mali durumları yeterince araştırılmadan ve kategorik gerekçelerle adli yardım talebinin reddedilmesi, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkını ihlal eder mi?

  1. Hukuki Değerlendirme                          

       a. Müdahalenin Varlığı

Mahkeme, adli yardım talebinin reddedilmesinin başvurucuların harç ve yargılama giderlerini dava başında ödemek zorunda kalmaları sonucunu doğurduğunu ve bunun mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil ettiğini kabul etmiştir.

      b. Kanunilik ve Meşru Amaç

Adli yardım talebinin reddi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesine dayanmaktadır. Yargı harçları ve giderlerinin öngörülmesinin hukuki güvenlik ve gereksiz davaların önlenmesi gibi meşru amaçlara hizmet ettiği belirtilmiştir.

     c. Ölçülülük İncelemesi

Anayasa Mahkemesi özellikle şu hususlara vurgu yapmıştır:

        Avukatla temsil tek başına ret gerekçesi olamaz.
Başvurucuların özel vekil ile temsil edilmesi, mali güçlerinin yeterli olduğu anlamına gelmez. Avukatlık ücretinin ödendiğine dair bir tespit yapılmamıştır.

      Taşınmaz kaydı kategorik biçimde değerlendirilmiştir.
Taşınmaz kaydı bulunan başvurucunun hükümlü olduğu ve kendisine vasi atandığı dikkate alınmamıştır. Tasarruf ehliyeti ve taşınmazların gerçek ekonomik değeri araştırılmamıştır.

         Diğer başvurucular yönünden bireysel değerlendirme yapılmamıştır.
Bazı başvurucular küçük yaştadır; bazıları adına taşınmaz kaydı bulunmamaktadır. Buna rağmen toplu ve kategorik bir değerlendirme yapılmıştır. Mahkeme, başvurucuların gerçek mali durumları somut ve bireysel olarak araştırılmadan adli yardım talebinin reddedilmesinin katı ve şekilci bir yaklaşım olduğunu değerlendirmiştir. Bu nedenle müdahalenin gerekli ve orantılı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

  1. Mahkemenin Kararı 

Anayasa Mahkemesi;

  • Mahkemeye erişim hakkına ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna,
  • Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine,
  • İhlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına,
  • Tazminat taleplerinin reddine,
  • 40.000 TL vekâlet ücretinin başvuruculara müştereken ödenmesine oybirliğiyle karar vermiştir.
  1. Kararın Hukuki Önemi

Bu kararın hukuk düzeni bakımından önemi şu noktalarda toplanmaktadır:

  • Adli yardımın bireysel değerlendirme esasına dayanması: Mahkemelerin kategorik gerekçelerle adli yardım talebini reddedemeyeceği vurgulanmıştır.
  • Avukatla temsilin sınırları: Özel vekille temsil, tek başına ödeme gücünün bulunduğu anlamına gelmez.
  • Gerçek mali durum araştırması zorunluluğu: Taşınmaz kaydı gibi unsurların yüzeysel değil, somut ekonomik koşullar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ortaya konmuştur.
  1. Sonuç 

İncelenen kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucuların mali durumları yeterince araştırılmadan ve kategorik gerekçelerle adli yardım talebinin reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir.

Karar, adli yardım kurumunun anayasal boyutunu güçlendirmekte ve mahkemelerin bireysel ve somut değerlendirme yapma yükümlülüğünü açık biçimde ortaya koymaktadır

Av. Yalçın TORUN

Uyarı; Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları  Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

 

Scroll to Top