Anayasa Mahkemesi Ceza Yargılamasında Basit Yargılama Usulünde Verilen Karara Karşı İtiraz Usulünü Düzenleyen Normların İptaline Karar Verdi

(AYM, E.2020/79, K.2023/113, 22/06/2023)

 

Özet; Anayasa Mahkemesi tarafından, basit yargılama usulünde verilen karara itiraz edilmesi halinde aynı mahkemenin yeniden yargılama yapmasını Anayasal ilkelere aykırı bulmuş ve iptal etmiştir. Mahkeme hukuk boşluğu doğmaması adına yasama organının yeni bir yasal düzenleme yapmasına imkân sağlayabilmek için söz konusu iptal kararının yürürlüğünü 9 ay sonraya bırakmıştır. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi aşağıdadır.

 

1.Basit Yargılama Usulü

 

Ceza Muhakemesi Kanunu madde 251’de “Basit Yargılama Usulü” düzenleme altına alınmıştır. Bu usul, madde gerekçesinde de belirtildiği üzere; dosya kapsamı itibarıyla karmaşık olmayan, çözümünde hukuki ve olgusal herhangi bir sorunla karşılaşılmayacak, tanık dinlemenin, keşif yapmanın ya da bilirkişi raporu almanın zorunlu olmayacağı olaylarda uygulanmaktadır. Söz konusu usulde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Mahkemece, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtildikten sonra, beyan ve savunma için verilen süre dolduğunda duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın dosyada karar verilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Bu karara karşı taraflar yedi gün içinde itiraz kanun yoluna başvurabilir. İtiraz kanun yoluna başvurulduğu takdirde hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Hakim genel hükümlere göre yeniden yargılama yaparken  basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde mahkumiyet hükmünde yapılan 1/4 indirim korunur.

2.Anayasaya Aykırılık

 

Yukarıda kısaca özetlenen yargılama usulünün Anayasa’ya aykırı olduğunu değerlendiren 12 ayrı Asliye Ceza Mahkemesi ve 1 Bölge Adliye Mahkemesi Anayasa Mahkemesine başvuru yapmıştır. Anayasa Mahkemesi fıkraları ayrı ayrı incelemiştir. İnceleme neticesinde verdiği kararında basit yargılama usulüne ilişkin anayasaya aykırılık iddialarını reddetmiştir. Ancak basit yargılama usulünün uygulandığı bir ceza yargılamasında itiraz üzerine aynı mahkemenin bu defa genel hükümlere göre yargılama yaparak karar vermesini Anayasanın birden fazla hükmüne aykırı bulmuştur. Şöyle ki;

a.Adil Yargılanma Hakkına Aykırı Bulunmuştur.

 

İptal kararının gerekçesinde; karara karşı yapılan itiraz üzerine hükmü veren mahkeme tarafından duruşma açılarak yargılamaya devam edilmesinin öngörülmesini, davanın esasına dair görüşünü açıklayan bir hâkim tarafından yeniden yargılama yapılması anlamına geleceğine, itiraz sonrası yapılan yargılamaya görüşünü açıklayan bir hâkimle devam edilmesinin basit yargılama usulünün ikinci aşamasının uygulanmasını gereksiz kılacağına, verdiği kararla uyuşmazlık hakkında ne tür bir kanaate sahip olduğu anlaşılan hâkimin kural kapsamında itiraz üzerine yeniden yapacağı yargılamanın taraflar açısından sonucu değiştirmeyecek usule ilişkin bir işlem olmaktan öteye geçmeyeceğine ve adil yargılanma hakkını ihlal edeceğine dikkat çekilmiştir.

b.Tarafsız Mahkemede Yargılanma Hakkına Aykırı Bulunmuştur.

 

 Basit yargılama usulünde verilmiş karara itiraz üzerine hükmü veren mahkemece yargılamaya devam edilerek karar verilmesinin, davanın esasına dair görüşünü açıklayan bir hâkim tarafından yeniden yargılama yapılmasına, mahkemenin tarafsızlığına gölge düşüreceğine ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkına aykırılık oluşturacağına karar verilmiştir.

c.Yargılamanın Makul Sürede Sonuçlandırılması İlkesine Aykırı Bulunmuştur.

 

Söz konusu hükümde sanık, mağdur ya da şikâyetçi tarafından basit yargılama usulüne göre verilen karara hangi nedenle itiraz edildiğine bakılmaksızın her durumda duruşma açılarak yargılama yapılmasını zorunlu hâle getirdiğine dikkat çekilmiştir. Bu durumun ise basit yargılama usulünün ihdas edilmesinde temel amaç olan yargılama sürecinin hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasını olumsuz etkileyeceği belirtilmiştir. Dolayısıyla Kanun’un 251. maddesine göre verilen karara itiraz üzerine mahkemenin dosya üzerinden sonuçlandırılabilecek itirazlarda dahi yargısal sürecinin uzamasına neden olacak şekilde her durumda duruşma açarak yargılamaya devam etmek zorunda bırakılması Anayasa’nın 141. maddesinde düzenlenen yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmasına ilkesine aykırı bulunmuştur.

d.Hukuk Devleti İlkesine Aykırı Bulunmuştur.

 

Mahkemenin itiraz üzerine yapacağı yargılamada ilk aşamada verdiği kararla bağlı olmaması ve sanığın itirazı hâlinde indirim oranının korunmamasının, vekâlet ücreti, yargılama giderinin yanlış hesaplanması gibi usule yönelik basit nedenlerle karara itiraz edilmesi durumunda, beraat eden sanığın cezalandırılmasına ya da önceki cezaya göre daha ağır cezaya hükmedilmesi gibi aleyhe sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekilmiştir.

Usule ilişkin basit hatalar nedeniyle yapılan itirazın sanık dışındaki kişiler (Cumhuriyet savcısı, şikâyetçi, mağdur) tarafından ileri sürülmesi hâlinde ise basit yargılama usulü kapsamında verilen hükümde sanık hakkında öngörülen indirimin korunmaması durumunun ortaya çıkabileceği belirtilmiştir. Çünkü sanık hakkında suçluluk tespitinin yapılmadığı hâllerde yani beraat kararı verilmesi halinde indirim uygulanmadığından itiraz üzerine yapılan yargılamada verilecek mahkûmiyet kararında dörtte birlik indirimin uygulanmaması sonucu ortaya çıkacaktır. Başka bir ifadeyle basit yargılama usulünün ilk aşamasında suçluluk tespiti yapılmayan kararlar açısından, itirazın sanık dışındaki yargılama süjeleri tarafından ileri sürüldüğü hâllerde ilk aşamada verilen hükümde dörtte bir oranında indirimin uygulanmadığı için itiraz üzerine verilen mahkûmiyet kararında anılan indirimin korunması da söz konusu olmayacaktır.

Dolayısıyla kural kapsamında basit nitelikte usule ilişkin itirazlarda dahi yeniden yapılan yargılamanın sanık açısından adalet ve hakkaniyet ölçütleriyle bağdaşmayan sonuçlar doğuracağı ortadadır. Anayasa Mahkemesince bu yönüyle kural, hukuk devleti ilkesine aykırı bulunmuştur.

3.İptal Kararının Yürürlüğe Girmesi

 

Anayasa Mahkemesi basit yargılama usulünün uygulandığı bir ceza yargılamasında itiraz üzerine aynı mahkemenin bu defa genel hükümlere göre yargılama yaparak karar vermesini, Anayasa’nın 2., 9., 36., 138., 140. ve 141. maddelerine aykırı bulmuş ve iptal etmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 252. maddesinin (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı fıkralarının iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

Söz konusu karar 11/10/2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İptal kararı 11.07.2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

 

Av. Yalçın TORUN

Uyarı

 

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a  aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

 

Scroll to Top