Avukatların Görevleri Nedeniyle İşledikleri Suçlar

Avukatların Görevleri Nedeniyle İşledikleri Suçlar

1. Giriş

Avukatlık mesleği, yargının kurucu unsurlarından biri olan savunma makamının temsil edilmesi bakımından kamu hizmeti niteliğinde bir faaliyettir. Bu nedenle avukatların mesleki faaliyetleri sırasında uymaları gereken etik ve hukuki yükümlülükler, gerek Türk Ceza Kanunu gerekse Avukatlık Kanunu kapsamında ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Avukatların görevleri nedeniyle işleyebilecekleri suçlar, hem kamu hizmetinin güvenilirliği hem de bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunması açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada, Türk Ceza Kanunu ve Avukatlık Kanunu çerçevesinde avukatların görevleriyle bağlantılı olarak işleyebilecekleri suç tipleri, ilgili mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda incelenmektedir.

Avukatların görevleri nedeniyle cezai sorumlulukları temelde şu iki mevzuatta düzenlenmiştir:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

1136 sayılı Avukatlık Kanunu

2.Türk Ceza Kanunu’nda Düzenlenen Suçlar

2.1. Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257)

Madde 257- “Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Maddeden anlaşılacağı üzere suç;

İcrai davranışla: Görevin gereklerine aykırı hareket etmek (m.257/1),

İhmali davranışla: Görevin gereklerini yapmada ihmal veya gecikme göstermek (m.257/2),

şeklinde gerçekleşebilir.

Bu davranışlar sonucunda kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız kazanç sağlanması halinde suç oluşacaktır.

Görevi kötüye kullanma suçu ancak kamu görevlisi tarafından işlenebilir.

TCK m.6/1-c’ye göre kamu görevlisi; “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım, avukatların hangi durumlarda kamu görevlisi sayılacağı konusunda belirleyici bir ölçüttür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun içtihadına göre; avukatın, sadece avukatlara özgülenmiş ve kamu hukuku ilişkisi niteliği taşıyan görevleri kapsamında işlediği eylemler kamu görevlisi sıfatı ile değerlendirilebilir. Ancak müvekkil ile arasındaki özel hukuk ilişkisine dayanan işlemler bakımından avukat kamu görevlisi kabul edilmez.
(Y.C.G.K., E. 2021/43, K. 2021/287, 17.06.2021)

Avukatlık Kanunu m.62 hükmü de bu durumu pekiştirmekte olup; avukatın, kanun gereği kendisine verilmiş görev ve yetkiyi kötüye kullanması durumunda doğrudan TCK m.257 hükümlerine göre cezalandırılacağı düzenlenmiştir.

2.2. Güveni Kötüye Kullanma (TCK m.155)

Madde 155- “ Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

 Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”

Güveni kötüye kullanma suçunun faili, bir sözleşme ilişkisi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş eşya üzerinde zilyetlik amacına aykırı şekilde tasarrufta bulunan kişidir.

Avukatlar bakımından bu suç müvekkilden alınan harç, masraf, paranın öngörülen amaç dışında kullanılması, müvekkil adına tahsil edilen paranın müvekkile verilmemesi vb şekilde ortaya çıkabilir.

Yargıtay CGK, E. 2021/43, K. 2021/287, 17.06.2021

“…Avukat olan sanık…ın,…Asliye Hukuk Mahkemesi’nin…kamulaştırma bedelinin artırılması davasında alacaklı olan katılan …’nın vekil sıfatı ile davayı takip ettiği, davanın kısmen kabulüne karar verildikten sonra faizi ile birlikte 748.660,54 TL’lk alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, bu takibe ilişkin toplam 792.284,76 TL alacağı 31.07.2000 tarihli vekâletnamede bulunan ahzu kabz yetkisine dayanarak 10.05.2010 tarihinde iki adet reddiyat makbuzu ile tahsil ettiği hâlde yaklaşık üç yıl boyunca bu parayı müvekkili olan katılan …’ya vermediği ve uhdesinde tuttuğu, katılanın sanık hakkında şikâyetçi olduktan sonra sanık aleyhine icra takibi başlattığı ve sanığın eyleminin zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilen olayda;… sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.”

3.Avukatlık Kanunu’nda Düzenlenen Suçlar

3.1. Avukatlık Yetkilerinin Başkaları Tarafından Kullanılması

Avukatlık Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca, baro levhasına kayıtlı olmayan ve işten yasaklanmış olan avukatlar, avukatlık yetkilerini kullanamaz. Baro levhasına kayıtlı olmayanlar avukatlık unvanını da taşıyamaz.

İstisna olarak; baroya kayıtlı olup 20 yılını dolduran ve bürosunu kapatan avukatlar, baroya bilgi vermek ve yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla sadece “avukat unvanını” kullanabilirler.

Avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılması durumunda olayın şartlarına göre kişi hakkında idari para cezası ya da hapis ve adli para cezasına hükmolunabilecektir.

3.2. Aracı Kullanmak

Madde 48 – “Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir ücret yahut da herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukatlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu eylemi yapanlar memur iseler, verilecek hapis cezası bir yıldan aşağı olamaz.”

Bu maddedeki eylem hem avukatlar için hem de diğer kişiler için suç oluşturur. Maddeye göre bir kimsenin herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmesi suç oluşturduğu gibi avukatın da iş almak amacıyla aracı kullanması suç olarak düzenlenmiştir. Söz konusu fiilleri işlyenler hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu suçu işleyen kimselerin memur olması ağırlaştırı neden olarak düzenlenmiş ve verilecek hapis cezasının 1 yıldan az olamayacağı hükme bağlanmıştır.

3.3. Elinde Bulunmayan Belgeye Dayanarak “Aslı Gibidir” İşlemi Yapmak

Avukatlık Kanunu madde 56/3’e göreAslı olmayan vekâletname veya diğer kâğıt ve belgelerin örneğini onaylayan yahut aslına aykırı örnek veren avukat, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Maddeye göre suç sayılan fiiller;

  • Aslı olmayan vekaletname veya diğer kağıt ve belgelerin örneğini onaylamak
  • Vekaletname veya diğer kağıt ve belgelerin aslına aykırı örnek vermek

Bu düzenleme, avukatın güvene dayalı meslek icrasının korunması bakımından önemlidir.

4.Avukatın Mahkumiyet Nedeniyle Mesleğe Kabul Şartlarını Kaybetmesi

Avukatlık Kanununun 5. Maddesinde avukatlık mesleğine kabule engel durumlar düzenlenmiştir:

 Madde 5/1(a)’ya göre;  “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)3 zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,” avukatlığa engel durumlardır.

Yasa, avukatlık yapacak kişinin saygın bir kişi olmasını, hapis cezası ile mahkum edilmemiş olmasını istemektedir. Söz konusu düzenlemeyle ikili bir ayrım yapılmış, kimi suçlarda ceza süresi, kimi suçlarda da ceza süresi ne olursa olsun suçun niteliği önem arz etmektedir. Buna göre avukatın kasten işlenen bir suçtan dolayı 2 yıldan fazla hapis cezasına mahkum olması ya da madde metninde yer alan sayılı suçlardan mahkum olması avukatlık yapmaya engel durumlardır.

Aynı maddenin 2. Fıkrasında “Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler” ifadelerine yer verilmiştir. Anlaşılacağı üzere bentte tek tek sayılan suçlardan birinden avukatın hüküm giymesi durumunda ceza ertelense, paraya çevrilse veya affa uğrasa da dahi avukatlık yapmaya engel kabul edilecektir.

Avukat hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi halinde ise, avukatlık yapmaya engel bir durum söz konusu olmayacaktır. Zira HAGB kararı, niteliği gereği sanık hakkında mahkumiyet hükmünün hukuki sonuçlarını doğurmamaktadır.

5.Sonuç

Avukatların hukuki temsil görevini yerine getirirken hukukun üstünlüğü ve meslek etiğine uygun davranması zorunludur. Bu çerçevede, Türk Ceza Kanunu ve Avukatlık Kanunu’nda avukatların görevleri sırasında işleyebilecekleri suçlara ilişkin özel düzenlemeler öngörülmüş, mesleğin gerektirdiği güven ilişkisinin korunması amaçlanmıştır. Görevi kötüye kullanma, güveni kötüye kullanma, avukatlık yetkisinin başkaları tarafından kullanılması veya meslek yetkisinin kötüye kullanılması gibi fiillerin cezai yaptırıma bağlanması, avukatlık mesleğinin itibarının ve kamu güveninin korunması bakımından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, bazı suçlardan mahkumiyetin avukatlığa kabulü engellemesi, mesleğe erişim bakımından seçiciliğin sağlanmasına yöneliktir. Sonuç olarak, avukatların hem cezai hem de mesleki sorumluluklarının bilincinde olması, hukuk devleti ilkesinin yaşatılması bakımından zorunlu bir gerekliliktir.

Stj.Av.Şirin ÇAKIR

Av.Yalçın TORUN

Uyarı; Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Stj.Av.Şirin ÇAKIR,  ve Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top
'); w.document.close(); w.print(); });$(document).ready(function() { init(); });})(jQuery);