Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Disiplin Cezası

         

                    SİLAHLI KUVVETLERDEN AYIRMA DİSİPLİN CEZASI

ÖNEMİ

TSK’dan çıkarılan personel  bu statünün kendisine ve ailesine  sağladığı sosyal ve ekonomik olanaklardan mahrum kalmaktadır. Mesleki yaşamının tamamını askerlik hizmetini görmeye adamış ve bu mesleğin kendisine sağladığı düzenli gelir dışında başka bir geliri olmayan, istisnalar dışında meslekten ayrıldığında yapabilecek profesyonel bir mesleği de bulunmayan personelin kendisi ve ailesi için silahlı kuvvetlerden ayırma disiplin cezasının sonuçları çok ağır olabilecektir. Bu kapsamda ailede eğitim gören şahısların eğitiminden sağlıklı beslenmesine kadar bir çok hakkı zarar görecektir. İşsizlik sorunu bulunan ve asgari yaşam standartları düşük olan ülkemizde bu tür disiplin cezasının sonuçlarının çok ağır olacağı muhakkaktır.  Diğer taraftan TSK’dan ayırma disiplin cezası sonucunda TSK çıkardığı personelin  yerine yenisini atayabilmekteyse de, çoğu zaman tecrübeli bir personelini kaybetmekte ayırdığı personelin eğitim ve yetişmesi için uzun bir zaman harcandığı dikkate alındığında idare açısından da bu durum kayba sebep olmaktadır.

İŞLEVİ

TSK’dan ayırma disiplin cezasının amacı kişileri cezalandırmak olmayıp,  kurumun saygınlığını korumaktır. Ayırma disiplin cezası ile asker personelin görevindeki başarı ya da başarısızlığı değil kurum düzeninin sağlanması amaçlanmaktadır. TSK’nın kurumsal yapısının kabul ettiği ve vazgeçemeyeceği, ayrıca toplumun da üzerinde genelde mutabık kaldığı değerleri vardır. Bu değerler İç Hizmet Yönetmeliğinin  86.maddesinde her askerde bulunması lazım gelen ahlaki ve manevi vasıflar şeklinde tanımlanmıştır. Bunlar  iyi ahlak sahibi olmak, sır saklamak, Cumhuriyete, Yurda ve Millete karşı sevgi ve bağlılık,  İtaat  Sebat ve mukavemet, cesaret ve şecaat, canını esirgememek, emel ve fikir birliği vb. değerlerdir. Bu değerlerin her asker personelde bulunması gerektiğine inanılır. Bu değerler kurumun saygınlığını muhafaza eden değerlerdir.  Bu değerlere aykırı davranışların sergilendiği durumlarda TSK ayırma disiplin cezasını uygulamaktadır.  Disiplin cezalarının benzer  disiplinsizliklerin gerçekleşmesini belirli ölçüde engellediği caydırıcılık fonksiyonunun bulunduğu da bilinen bir gerçektir. Diğer taraftan TSK’lerinde görevli asker kişilerden, meslek ahlakına TSK’nın değerlerine ve düzenine aykırı davranan personelin TSK ile ilişkisini keserek temizleme görevi gördüğü açıktır. Disiplin kuralları ile  TSK’da  belirli bir düzen işler hale getirilir, disiplin cezaları hiyerarşi içerisinde astı üste karşı hukuk güvenliği gereği korurken, disiplin amirine karşı altındaki personelinde davranışlarını belirleyerek üstü asta karşı korur.

TSK’DAN AYIRMA DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİ GEREKEN DİSİPLİNSİZLİKLER

TSKDK  tanımlar başlıklı 3. maddesinde disiplinsizliğin tanımı ‘’Bu kanuna göre disiplin cezası ile cezalandırılan fiil ve haller olarak tanımlanmıştır.’’Bir filin disiplinsizlik olarak değerlendirilebilmesi için TSKDK’da o eylemin disiplinsizlik olarak sayılan fiiller ve haller içerisinde bulunması gerekmektedir. Kanunda sayılmayan fiiller ve haller disiplinsizlik olarak değerlendirilemeyecektir. Fakat TSKDK ‘da disiplinsizlik olarak görülen eylemlere ilişkin düzenlemeler  çok geniş ve idarenin takdir hakkını genişleten ifadeler içermektedir. TSK’dan ayırma disiplin cezası gerektiren disiplinsizlikler TSKDK (TSK  Disiplin Kanunu) 20. maddesinde sayma yöntemi ile belirlenmiştir.  TSKDK 20. maddesinde düzenlenen ve TSK’dan ayırma disiplinsizlik cezasını gerektiren disiplinsizlik fiillerini ve hallerini  genişletecek şekilde bir yorum tarzı TSK personelinin temel hak ve özgürlüklerinin ihlali ile ayırmanın son çare olması ilkesini zedeleyebilecek bir yorum tarzı olacaktır. Burada açıklığa kavuşturulması gereken diğer bir konu bu cezanın verilmesinin zorunlu olup olmadığı ve Yüksek disiplin kurulunun bu cezayı uygulanmada takdir hakkının bulunup bulunmadığıdır. Madde başlığına baktığımızda TSK’dan ayırma cezası gerektiren disiplinsizlikler şeklinde düzenlenmiş olduğunu görmekteyiz. Bu durumda  maddede düzenlenen disiplinsizlik fiillerinin mevcut olduğu durumlarda TSK’dan ayırma disiplin cezasını verilmesinin gerekli olduğu veya zorunlu olduğu gibi bir anlam çıkmaktadır. Bu durumda maddede belirlenen fiillerin kapsamını dar yorumlamak gerekmektedir.

Aşırı borçlanmak ve borçlarını ödeyememek

TSKDK 20.madde 1. fıkrada TSK’dan ayırma disiplin cezasının uygulanmasını zorunlu kılan disiplin cezası aşırı borçlanmak ve borçlarını ödeyememek olarak düzenlenmiştir.  TSKDK kapsamındaki bir personele bu cezanın verilebilmesi için personelin Nafaka, trafik kazası, doğal afet ülkede yaşanan ekonomik dalgalanmalar, ani devalüasyon, sağlık ve tedavi giderleri ile kefillik ve benzeri zorunluluk durumları  dışında  borç altına girmesi, borcunun aşırı olması ve borcunu ödeyememesi şartlarının birlikte olması gerektiğini görmekteyiz. Maddedeki düzenleme ve benzeri zorunluluk halleri hariç ifadesiyle bu zorunluluk hallerine ilişkin istisnaların idarenin takdir yetkisiyle genişletilebileceğini göstermektedir. Bu durumda her tek olay idarece kendi şartları içerisinde ayrı ayrı  değerlendirilecek ve bu değerlendire yapılırken personelin  borcunun aşırı olup, olmadığı ve borçlanmayı alışkanlık haline getirip getirmediği de özellikle dikkate alınacaktır.  Trafik kazası, doğal afet, ülkede yaşanan ekonomik dalgalanmalar, ani devalüasyon, sağlık ve tedavi giderleri gibi durumlar tamamen personelin iradesi dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ve beklenmeyen durumlardır. Bu durumların oluşmasında personelin isteği ve talebi (kasıt içeren kusurlu bir davranışı) olmadığı, gibi çoğu zaman bunların oluşmasını önleyecek yeteneği ve gücüde bulunmamaktadır. Bu durumları kanun örnekseme yöntemi ile belirlerken ve benzeri zorunluluk halleri ifadesiyle  sınırlandırmamıştır.  İdare her somut olayı ayrı ayrı değerlendirirken  zorunluluk hallerinin kapsamını genişletebilecek takdir yetkisini kullanarak zorunluluk hallerinin sınırlarını genişletebilecektir. Örneğin maddede sağlık ve tedavi giderleri ifadesi için personelin kimlerin tedavi ve sağlık giderleri nedeniyle borç altına girdiğine ilişkin bir sınırlama mevcut değildir. Personelin eşinin çocuklarının anne baba eşinin annesi ve babası kendisinin ve eşinin kardeşleri gibi aralarında hısımlık ilişkisi  bulunan şahısların sağlık ve tedavi giderleri nedeniyle oluşan borçların  bu kapsamda olacağına şüphe yoktur. Kefillik personelin kendi iradesiyle ve  boşanma ise personelin bazen kendi iradesiyle meydana gelebilecek zorunluluk halleri kapsamındadır. Toplumsal yapımız dikkate alındığında sabit bir maaşı olan devlet memurları ve asker personel gibi şahısların kefaleti bankalar  ve diğer ticaretle uğraşan şahıslar açısından güven verici bir teminat olarak görülmektedir.  Aynı aileden olanlarla yakın arkadaşlar arasında kefillik sözleşmesine sıkça rastlanmaktadır. Çünkü oğul babaya veya samimi arkadaşlar birbirlerine kefillik için kolayca hayır diyememektedirler.  Asıl borçlunun herhangi bir sebeple borcunu ödeyememesi durumunda kefilin borcu ödemek zorunda kalması ve kefil olmak dışında hiçbir kusuru olmayan asker personelin  borç miktarına göre aşırı bir borç altına girmesi söz konusu olabilecektir. Borçlanmanın aşırı olması gerekmektedir. Bu aşırılığın miktarının ne olacağı her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilecektir. Günümüz koşullarında konut sahibi olmak isteyen ailelerin kredi sözleşmeleriyle bankalara karşı borçlandıkları veya kredi kartlarıyla yaptıkları harcamalar nedeniyle kredi sözleşmeleri kapsamında borç  yükümlülüğü altına girdikleri bir gerçektir. Asker personelin toplumda yaşayan diğer insanlar gibi makul bir borç altına girdikleri bilinmektedir.  Söz konusu bu borç burada bahsettiğimiz makul miktardaki borç değildir.  Zorunluluk halleri dışında aşırı borçlanmanın olması yeterli olmamaktadır. Ayırma cezasının verilebilmesi için personelin borçlarını ödememeyi alışkanlık haline getirmesi de gerekmektedir. Örneğin konut kredisi borcu altına giren bir personelin , yapmış olduğu yanlış hesaplar neticesinde bir iki ay ödemelerinde aksaklık meydana gelmesi ve bunu sonradan telafi etmesinin alışkanlık kapsamında değerlendirilemeyeceğini düşünmekteyiz. Burada önemli kıstaslardan bir tanesi de personel hakkında icra takiplerinin başlaması personelin maaşına haciz konulması personelin durumunu düzeltmesi ve tedbir alması idare tarafından uyarılmasına rağmen bu durumun düzelmemesi ve devam etmesi   hallerin birlikte oluştuğunda  personelin borçlanmayı alışkanlık haline getirdiği sonucuna varılabileceğini değerlendirmekteyiz.

Ahlaki Zayıflık

TSKDK 20. Maddesinin b fıkrasında düzenlenen diğer bir ayırma sebebi ise ahlaki zayıflıktır. Kanunun 20. maddesi b fıkrası içerisindeki düzenleme de ahlaki zayıflık kavramını sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine içkiye kumara düşkün olmak veya TSK’nın itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmak olarak ifade edilmiştir.  Madenin ilk fıkrasında düzenlenen menfaatine içkiye ve kumara düşkünlük fiilleri süreklilik gerektiren fiillerdir. Bir veya birkaç defa bu fiillerde bulunmak bu disiplinsizliğin oluşması için yeterli değildir. Menfaatine içkiye ve kumara düşkünlük halinin mevcut olduğuna hükmedebilmek için içki açısında bağımlılığın ortaya çıkması ve bunun  tedavi edilmesi gereken düzeye varması gerektiğini değerlendirmekteyiz.   Personelin menfaatine içkiye ve kumara düşkünlüğü yalnız başına bu disiplinsizliğin oluşması için yeterli değildir. Menfaatine içkiye ve kumara düşkünlüğün ağırlığı da önemlidir. Çünkü düşkünlüğün personelin hem ailesi hem sosyal yaşantısı hem de görevini etkileyecek ve zarar verecek boyutta olması gerekmektedir.  Alkol bağımlılığı nedeniyle eşine ve çocuklarına şiddet uygulaması ve mesai de bir önceki akşam alınan alkolün etkisiyle hizmetin gereklerinin yerine getirilmemesi, kumar nedeniyle ailesinin bakım ve ihtiyaçları için yapılacak harcamaların kumar için kullanılması ve kumar borçları nedeniyle personelin hizmetine kendini adayamaması örnek olarak gösterilebilir.  Yüz kızartıcı davranışlar açısından Anayasamızda Askeri Ceza Kanunu  ve  TCK’da düzenlenmiş bulunan ve yüz kızartıcı suçlar olarak tanımlanan suçlar nedeniyle disiplinsizlik fiilinin işlenmiş olacağı açıktır. Anayasamızın 76. Maddesinde ‘’zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi’’ suçlar  yüz kızartıcı suç kabul edilirken, Askeri Ceza Kanunu  30 maddesine göre de  ‘’.. basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi suçlar yüz kızartıcı suç olarak sayılmıştır.   Fakat  yüz kızartıcı davranış içerisine anayasamızda ve kanunlarımızda yüz kızartıcı suç olarak tanımlanan suçlar dışında kalan ve suç oluşturmayan fakat yüz kızartıcı davranış olarak dikkate alınabilecek fiiller de  girmektedir. Ayrıca burada zadece yüz kızartıcı değil utanç verici davranışlarında bu kapsamda değerlendirileceği görülmektedir. Hangi davranışların yüzkızartıcı hangi davranışların utanç verici olduğunun belirlenebilmesi için genel ifadeler yerine kriterlerin ortaya konulmasının yararlı olacağını değerlendirmekteyiz. Madde içerisinde bulunan toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmak  düzenlemesinin TSKDK 3. maddesinde bulunan ‘’Bu kanuna göre disiplin cezası ile cezalandırılan fiil ve haller’’ olarak tanımlanan disiplinsizlik tanımıyla beraber ele alındığında disiplinsizlik olarak değerlendirilebilecek fiillerin sınırlarını çok genişletebileceğini söylemek yanlış olmayacaktır.  Bu durumda toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerin neler olabileceği konusunda kriterler ihtiyaç duyulacağı da açıktır. Aksi taktirde toplumun genel ahlak yapısı kavramına verilecek anlamlar değişik olabileceğinden disiplinsizlik olarak kabul edilebilecek eylemlerin sınırları da farklı olabilecektir.

Hizmete engel davranışlarda bulunmak

Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunmak, kanunda hizmete engel davranışlarda bulunmak olarak tanımlanmıştır. TSK’nın itibarına zarar verecek davranışların ne tür davranışlar olduğu kanunda açık bir şekilde belirtilmemiş olup, bu husus Yüksek Disiplin Kurulunun takdirine bırakılmıştır.  Aynı şekilde hangi suçların ağır ve hangi disiplinsizliklerin ağır olacağı konusunda da yasada açık bir düzenleme mevcut değildir. Bu hususta da  takdir yetkisi idareye bırakılmıştır.  Erata karşı ırza tasaddi ve sarkıntılık gibi bir eylem medeniyle TSK’nın itibarını bozan davacı hakkında verilen disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemini AYİM 1. DAİRESİ  17.04.2001 Tarih ve 923/519  kararı ile hukuka uygun bulmuştur.

 Gizli bilgileri açıklamak

 TSK İç Hizmet  Yönetmeliğinin 86.maddesinde her askerde bulunması lazım gelen ahlaki ve manevi vasıflar belirlenmiştir. Bu vasıflardan maddenin (i) fıkrasında düzenlenen vasıf sır saklamaktır. Bu fıkraya göre sır saklamak yükümlülüğü altında bulunan asker şahıslar, hiç bir kimseye sır vermemeli, her hangi şeyi büyüterek ve ekleyerek yayıp dağıtmaktan sakınmalı hiç bir zaman doğruluktan ayrılmamalıdır. Asker şahıslar açısından sır saklama yükümlülüğünün önemi çok açık olduğundan ve herkesçe kabul edildiğinden burada açıklama yapılmaya ihtiyaç yoktur. TCK 258 (Göreve ilişkin sırrın açıklanması), 329 (Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgilerin açıklanması) ve  330. (Gizli Kalması gereken bilgilerin açıklanması) maddelerinde ayrıca personelin suç oluşturabilecek bu tür eylemleri düzenlenmiştir. Bu eylemler nedeniyle yargılanan asker personel için bu yargılamanın sonucunu beklemeksizin yürütülecek disiplin soruşturması ve tahkikatı neticesinde, disiplin soruşturmalarının adli yargılamalardan bağımsızlığı ilkesi gereği  TSK’dan ayırma disiplin cezası verilebilecektir. Gizli bilgileri veren, ulaştıran veya açıklayan TSK personelinin bu bilgileri verme, ulaştırma ve açıklama yetkisinin olmaması gerekmektedir. Görev gereği bazı bilgilerin yetkili organlara ve kurumlara karşı açıklanması ve paylaşılması bu disiplinsizlik kapsamına girmeyecektir. Bilgilerin hem gizli bilgiler olması hem de devletin güvenliği ile iç ve dış siyasi yararlarına ilişkin bilgiler olması gerekmektedir.  Bilgilerin gizli bilgi olup olmadığı belirlenirken mevzuat hükümlerine göre bu belirlemenin yapılması gerekmektedir. İlgili yönergelerde  bilgilerin ve bu bilgileri içeren belgelerin hangi gizlilik derecesine sahip olması gerektiği hususu düzenlenmiştir. Bu durumda bilginin içeriği ve gizlilik derecesi gizli olmasını gerekli kılıyorsa ya da  bu bilgiyi içeren belge gizli ve üstü bir gizlilik derecesini içeriyorsa bu bilginin gizli bilgi veya belgenin gizli belge olarak kabul edilmesi gerekecektir. Bu gizli bilgilerin aynı zamanda devletin güvenliği, iç ve dış siyasi yararlarına ilişkin bilgiler olması gerekmektedir. Her türlü gizli belge bu niteliklere sahip gizli belgeler değildir.

İdeolojik veya siyasi amaçlı faaliyetlere karışmak

Fıkra kapsamındaki disiplinsizlik fiilinin oluşabilmesi için siyasi partilere girmek, ideolojik veya siyasi faaliyetlere karışmak, ideolojik veya siyasi amaçlarla disiplini bozucu tavır ve davranışlarda bulunmak seçimlik hareketlerden birisinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu hareketler sınırlı sayıda olup, bunların TSKDK madde 8’in verdiği takdir yetkisiyle kıyasen artırılamayacağını değerlendirmekteyiz. Bu seçimlik hareketler siyasi partilere girmek veya ideolojik veya siyasi faaliyetlerde bulunmak veya ideolojik veya siyasi amaçlarla disiplin bozucu davranışlarda bulunmaktır. Maddenin düzenlenmesinde yukarıda sayılan her bir hareketi içeren ifadeden sonra madde metninde virgül kullanılmış olması bu maddede düzenlenen hareketlerin hepsinin bu disiplinsizliğin oluşması için mevcut olması anlamına gelmeyeceğini değerlendirmekteyiz. Anayasamızın 68. ve TSK İç Hizmet Kanunun 43. maddesi gereği Silahlı Kuvvetler Mensuplarının Siyasi Partilere üye olmaları yasaklanmıştır. Fakat bu konunun ideolojik veya siyasi faaliyetlerde bulunmak yönünün  özellikle askerlik mesleğini icra ederken disiplini bozucu tavır ve davranışlarda bulunmayan ve ideoloji ve siyasi görüşleri ile faaliyetlerini günlük  çalışma ve mesaisi içerisinde açıklamayan ve belli etmeyen fakat görevi dışında bu tür faaliyetlerde bulunan asker personel açısından verilecek ayırma cezasının doğuracağı sonuçların düşünce özgürlüğünün ihlaline sebep olup olmayacağı konusunun AİHM içtihatları da dikkate alınarak  detaylı olarak irdelenmesi ve didiklenmesi gerektiğini düşünüyoruz..

Uzun süreli firar etmek

Bu disiplinsizliğin oluşması için kesintisiz olarak bir yıldan fazla süre ile göreve gelmemek ve göreve gelinmemesinin geçerli bir mazeretinin bulunmaması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Madde metninden bir yıllık sürenin takvim günü olduğu iş günü olmadığı anlaşılmaktadır. Bu süre hesaplanırken izin tecavüzü suçu için iznin bittiği tarihten firar süresine ilişkin suç için ise firar suçunun başlangıç tarihi olan 7 günlük sürenin dolması tarihinden itibaren hesaplanmalıdır.  Bir yıllık süre kesintisiz olarak dolmalıdır. Firar eden şahsın birliğine bu bir yıllık süre içerisinde katılması veya yakalanması sonrasında tekrar firar veya izin tecavüzü suçu işlediğinde süre ikinci suçun başladığı tarihten itibaren tekrar başlayacaktır. Birden fazla izin tecavüzü veya firar suçlarının ardı ardına ,işlenmesi durumunda bu süreler birbirine eklenerek hesap edilmeyecektir.

Disiplinsizliği alışkanlık haline getirmek, İffetsiz bir kimse ile evlenmek veya böyle bir kimse ile yaşamak, Gayri tabii mukarenette bulunmak eylemlerinin karşılığı olan disiplin yaptırımı da TSK’dan ayırma disiplin yaptırımıdır. Bu kapsamda ilgili düzenlemeler yeterince açık olduğu için ayrıca açıklama yapılmayacaktır.

Av. Yalçın TORUN

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları  Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top
');w.document.close();w.print();});$(document).ready(function(){init();});})(jQuery);