Görevi Kötüye Kullanma Suçu

A) Suç Tipine İlişkin Genel Açıklamalar
1. Suçun Düzenlenişi

Görevi kötüye kullanma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde düzenlenmiştir:

TCK m. 257:

“Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Maddeye göre suç, iki şekilde işlenebilir:

İcrai davranış (m. 257/1): Görevin gereklerine aykırı hareket etmek.

İhmali davranış (m. 257/2): Görevin gereklerini yapmada ihmal veya gecikme göstermek.

2. Suçun Niteliği

Görevi kötüye kullanma suçu, genel ve tamamlayıcı norm niteliğindedir. Fiil özel bir suç tipinde ayrıca düzenlenmişse (örneğin zimmet, irtikap, rüşvet), TCK m. 257 değil ilgili özel hüküm uygulanır.

Bunun yanında, suç bir zarar suçu olarak düzenlenmiştir. Yani cezalandırma için yalnızca aykırı davranış yeterli değildir; ayrıca kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına veya kişilere haksız menfaat sağlanmasına yol açılması gerekir.

3. Fail

Suçun faili yalnızca kamu görevlisi olabilir. Kamu görevlisi kavramı TCK m. 6/1-c’de geniş biçimde tanımlanmıştır. Ancak failin davranışının mutlaka görev alanı ile ilgili olması şarttır. Görev kapsamı dışında yapılan fiiller bu suçun değil, başka suç tiplerinin konusunu oluşturur.

4. Manevi Unsur

Görevi kötüye kullanma suçu yalnızca kasten işlenebilir. Failin, görevin gereklerine aykırı hareket ettiğini bilmesi ve bu fiili isteyerek yapması yeterlidir.

5. Fiil Türleri

Görevin gereklerine aykırı hareket (m. 257/1): Kamu görevlisinin görevini mevzuata aykırı şekilde icra etmesi.

Görevi ihmal veya geciktirme (m. 257/2): Kamu görevlisinin görevini hiç yapmaması veya makul süreyi aşarak yapması.

6. Objektif Cezalandırılabilme Şartları

Suçun tamamlanabilmesi için aşağıdaki üç sonuçtan en az birinin ortaya çıkması gerekir:

Kişilerin mağduriyetine sebep olmak (ekonomik zarar veya hak kaybı),

Kamu zararına yol açmak,

Kişilere hukuka aykırı çıkar sağlamak.

7. Soruşturma İzni

Görevi kötüye kullanma suçunda kamu görevlileri hakkında soruşturma yapılabilmesi için 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca yetkili merciden soruşturma izni alınması gerekir.

Soruşturma izni, ceza muhakemesinde “soruşturma şartı” niteliğindedir. Savcılık, izin olmadan doğrudan soruşturma işlemlerine başlayamaz; sadece delil kaybını önlemeye yönelik sınırlı tedbirler alabilir.

8. Cezalar

TCK 257/1: 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası.

TCK 257/2: 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası.

Suç, şikayete tabi değildir; savcılık ve kolluk tarafından re’sen soruşturulur.

9. Şikayet ve Zamanaşımı

Suçun takibi için şikayet şartı yoktur.

Dava zamanaşımı süresi: 8 yıl.

Ceza zamanaşımı süresi: 10 yıl.

10. Ceza Hukuku Kurumları

Adli para cezasına çevirme: Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasının yerine veya hapis cezasıyla birlikte uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Görevi kötüye kullanma suçunda hükmedilen hapis cezası, kanunda öngörülen şartların oluşması hâlinde adli para cezasına çevrilebilir.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması): HAGB, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün belirli bir denetim süresi içinde sonuç doğurmamasını sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur. Denetim süresi boyunca yükümlülüklere uygun davranılması hâlinde hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer. Görevi kötüye kullanma suçundan dolayı hükmedilen cezalar bakımından da HAGB uygulanması mümkündür.

Cezanın ertelenmesi: Cezanın ertelenmesi, verilen hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi anlamına gelir. Sanığın belirlenen denetim süresini toplum içinde iyi halli geçirmesi hâlinde, cezası infaz edilmiş sayılır. Görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezaları için de erteleme kararı verilebilir.

 11. Görevli Mahkeme

Görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçları bakımından yargılama görevi asliye ceza mahkemesine aittir.

B) Suça İlişkin Emsal Kararlar

1) Karar Özeti: Sanıklar hakkında, bir kasten yaralama olayı nedeniyle yürütülen soruşturma evrakının uzun süre ilçe jandarma komutanlığına ve oradan da savcılığa gönderilmemesi sebebiyle TCK 257/2 (görevi ihmal) kapsamında kamu davası açılmıştır.

Sanık Uzman Çavuş, olayla ilgili ifadeleri aldıktan sonra dosyayı teslim ettiğini, kısa süre sonra başka bir birime tayini çıktığını ve sürece dair bilgisi olmadığını savunmuştur.

Sanık Karakol Komutanı ise evrakın kendisine bildirilmediğini, resmi bir işlem yapmadığını, denetimde evrakın sehven çekmecede unutulduğunun anlaşıldığını, kasıtlı bir ihmali olmadığını ifade etmiştir.

Mahkeme; dosya kapsamı, sanık savunmaları ve kurumlardan gelen yazılar ışığında, evrakın gönderilmesindeki gecikmenin unutma ve iş yoğunluğundan kaynaklandığını, sanıkların görevi bilerek ve isteyerek yapmama kastlarının bulunmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle manevi unsur (kast) yokluğu gerekçesiyle sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

 

                          T.C
  ……ASLİYE CEZA MAHKEMESİ

DOSYA NO   : 2014/… Esas

KARAR NO  : 2015/….

 

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A

DAVACI                    : ……

SANIK                      : ……

MÜDAFİİ                : Av. YALÇIN TORUN

SANIK                      : ……

SUÇ                           : Görevi Kötüye Kullanmak

SUÇ TARİHİ            : …/…/2013

SUÇ YERİ                 : ……

KARAR TARİHİ      : …/…/2015

           Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

…… C.Başsavcılığının …/…./2014 tarih ve 2014/….esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan TCK’nun 257/2, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.

DELİLLER VE GEREKÇE:

SANIK ………… SAVUNMASINDA: “Üzerime atılı suçlamaları anladım. …….. ve ………arasında kasten yaralama olayı meydana geldiği ihbarı merkez karakol komutanı olan sanık …………..’a geldiğinde kendisi ilgililerin ifadesini almam için beni görevlendirdi. Ben tarafların ifadelerini aldım ve tahkikat evrakını ………….’a teslim ettim. Olayın gerçekleştiği tarihten 3 gün sonra …/…/2013 tarihinde ……. Jandarma Komutanlığı ile ilişkimi keserek oradan ayrıldım. Biraz önce de dediğim gibi ayrılmadan önce evrakı ………….’a teslim ettim, bundan sonraki süreçle ilgili ilişkimin kesilmesi nedeniyle herhangi bir bilgim bulunmamaktadır. Bir gecikme olmuşsa sorumlusu ben değilim, orada bulunan diğer personeldir. Bu nedenlerle suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda HAGB hükümlerinin uygulanmasını isterim” şeklinde savunmada bulunmuştur.

SANIK …………..SAVUNMASINDA: “Ben bu konuda daha önce soruşturma aşamasında ifade vermiştim, o ifademi aynen tekrar ediyorum, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, …………………….olayın olduğu tarihten kısa bir süre sonra tayini çıkmıştır, görev anlamında da yeni bir personelimizdi, evrakın bana bildirilmemiş durumunda benim evrak hakkında bilgim olmaz, evrak hakkında zaten benim resmi olarak yapmış olduğum hiç bir işlem yoktur, denetim yapıldığı esnada evrakın sehven çekmece içerisinde unutulduğu fark edilmiş, soruşturmayı yapan …………… evrakı götürmesi gerekiyordu, kesinlikle ihmalimiz söz konusu değildir, kasıtlı hareket etmemiz söz konusu değildir, davaya konu suçun olduğu zaman diliminde evrak akışı fazlaydı, ilgili evrakla ilgili kati rapor alınması düşünülüp evrak bu sebeple unutulmuş olabilir, kesinlikle suçsuzum, beraatimi isterim, ancak mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda kurulacak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini  istiyorum” şeklinde savunmada bulunmuştur.

Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar sanıklar hakkında atılı …/…/2013 günü ….. ilçesinde …………..ile……………arasında kasten yaralama olayının meydana geldiği, bu olayla ilgili soruşturmanın sanık Uzman Çavuş …………….tarafından yapıldığı, suç tarihinde ……………..Jandarma Karakol Komutanı olarak diğer sanık ……………….görev yaptığı, bahsedilen soruşturma evrakının ……..2014 tarihine kadar ilçe Jandarma Komutanlığına gönderilmediği, bu tarihte yazılan üst yazıyla İlçe Jandarma Komutanlığına intikal ettirildiği, buradan ise …………..2014 tarihinde suçun işlenmesinden yaklaşık 1 yıl sonra …………….C.Başsavcılığına intikal ettirildiği gerekçesiyle görevi kötüye kullanmak suçundan kamu davası açılmış ise de, 5237 sayılı TCK’nun 257/2 maddesinde düzenlenen ihmali hareketle işlenen suçun oluşması için manevi unsur olan kastın bulunması gerekmekte olup, görevi yapmama irade ve bilinci ile işlenmesinin gerekli olması nedeniyle, fiilin görevi bilmeme, yanlış bilme veya unutmaktan kaynaklandığı durumlarda suç oluşmayacaktır. Çünkü bu durumda ihmali davranışın kaynağının kast olmayıp, taksir olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davada ………. İlçe Jandarma Komutanlığının ………2015 tarihli cevabi yazısından sanık ……………….   …/…/2013 tarihinde, soruşturma evrakından kısa zaman sonra ……. İlçe Jandarma Komutanlığından ilişiğini kestiğinin belirtildiği, sanık ……………………iş bu davaya konu evrakla ilgili bilgisinin olmadığını, denetim esnasında sehven çekmece içerisinde unutulduğunun fark edildiğini belirtmesi, soruşturma evrakında geçici raporun bulunuyor olması, kesin raporun alınması için unutmadan kaynaklı iş bu davaya konu ihmali davranıştan manevi unsur olan kast yokluğundan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

TÜRK MİLLETİ ADINA:

1-Sanık …………….üzerine atılı Görevi Kötüye Kullanma suçundan hakkında açılan iş bu kamu davasından 5271 sayılı CMK.nun 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE,

2-…………………üzerine atılı Görevi Kötüye Kullanma suçundan hakkında açılan iş bu kamu davasından 5271 sayılı CMK.nun 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE,

3-…………

4-…………

Dair, sanıkların yokluklarından Sanık ……………….müdafii Av……………..yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı…/…/2015

2) Karar özeti: Sanıklar hakkında, bir kişi hakkında verilen yakalama kararını zamanında yerine getirmedikleri gerekçesiyle “görevi kötüye kullanma” suçundan dava açılmıştır.

Ancak yapılan yargılamada şu hususlar ortaya çıkmıştır:

Olay tarihinde sanıkların görev yaptığı karakolda UYAP sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla yakalama kararlarının karakol ekranına düşmesi gibi bir durum söz konusu değildir.

Dosyada incelenen kayıt defterlerinde, sanıklara ulaştırılmış herhangi bir yakalama evrakı bulunmamaktadır. Yani fiilen yerine getirilmemiş bir yakalama kararı sanıklara tebliğ edilmemiştir.

Şahıs hakkında karakola herhangi bir ihbar yapılmamıştır. İhbar yapıldığında ise karakol personeli yakalamayı 24 saat içinde gerçekleştirmiştir.

Bu tespitler ışığında, sanıkların yakalama kararını bilerek yerine getirmeme yönünde bir kastları olmadığı, olası bir gecikmenin ise sistemsel ve idari nedenlerden kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, TCK m.257/2’de düzenlenen görevi ihmal suçu, kasten işlenebilecek bir suç olduğundan, kast unsuru bulunmadığı için sanıkların eylemleri suç teşkil etmemiş ve beraatlerine karar verilmiştir.

 

                       T.C.
….ASLİYE CEZA MAHKEMESİ                                                                           BERAAT

 

DOSYA NO   : 2014/… Esas

KARAR NO  : 2014/…

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A

DAVACI                     : ……..

MAĞDUR                 : ……

SANIK                       : …….

MÜDAFİ                   : Av. YALÇIN TORUN

SANIK                       : ……..

SUÇ                            : Görevi Kötüye Kullanmak

SUÇ TARİHİ / SAAT: ….2013

SUÇ YERİ                 : ………

KARAR TARİHİ      : …/…/2014

Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA:

………Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …/…/2014 tarih, 2014/….. Esas sayılı İddianamesi ile; ……Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/….. Esas sayılı dosyasında …………hakkında üzerine atılı Cinsel istismar ve Tehdit suçundan …….2012 tarihinde yakalama kararı verildiği, aramasının bulunduğu, ………..Ağır Ceza Mahkemesinin ……..2014 tarihinde ………İlçe Jandarma Komutanlığına yazdığı  müzekkere sonucu  ……..2014  tarihinde yakalandığı ve tutuklandığı ,

………..hakkında yakalama kararı verildiği tarihten  sonra ………2013 tarihinde ……… İlçesi ……….Beldesinde bulunduğu ve ……….Belediyesinde çalıştığı, ……….Beldesinde ikamet ettiği, ………..’ın adresi nedeniyle yakalama emrinin infazının …………Jandarma Komutanlığı tarafından yapılması gerektiği ve Jandarma Karakolunda UYAP sisteminin bulunmadığı ve yakalama emri evraklarının yazı ile İl Jandarma Komutanlığı- İlçe Jandarma  Komutanlığından bildirildiği ve İlçe Jandarma Komutanlığından en son yakalama kaydı evraklarının ………..tarafından 2013 yılı  Aralık ayı içerisinde ………Karakolunda görev yapan şüpheli ………….’a verildiği  ,

Şüpheliler ………….’ın …..2014 tarihli, ………….’ın ………2014 tarihli ifadelerinin alındığı,

Tanık ………..’ın …………2014 tarihli beyanının alındığı,

İlçe Jandarma Komutanlığı’nın ………..2014 tarihli cevabi yazısının alındığı,

……..Belediye Başkanlığı’nın ……..2014 tarihli cevabi yazının alındığı,

Şüpheliler  …………., ……………..’ın ………….Jandarma Karakolunda adli kolluk görevlisi olarak görev yaptıkları , şüpheli ……………’ın  yakalama evrakı ile ilgili sorumlu olduğu , yakalama evrakında görevlendirmenin şüpheli ……………..tarafından yapıldığı, şüphelilerin yakalama emri evraklarını kontrol etmedikleri ve gerekli araştırmayı yapmayarak adli görevlerini ihmal ettiği ve yakalamanın ………2014 tarihli müzekkerenin yazılması nedeniyle ……….2014 tarihinde infaz edildiği, şüphelilerin yakalama emrinin infazını yapmakta ihmal göstererek  kovuşturma dosyasındaki mağdur …………’ın mağduriyetine neden olduğu ve şüphelilerin  üzerilerine atılı suçu işledikleri anlaşıldığından,

Şüphelilerin , mahkemenizde yargılamalarının yapılarak, yukarıdaki sevk maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar  verilmesi istemiyle mahkememizde kamu davası açılmıştır.

SAVUNMA:

Sanık……………savunmasında; “2013 yılı ağustos ayından beri ……….Jandarma karakol komutanlığında çalışmaktayım. Adli kolluk görevlisi olarak görev yapmamaktayım. Söz konusu ………..’a ait ben göreve  başladığımda şahsın yakalandığı tarih olan ………2014 tarihine kadar herhangi bir şekilde komutanlığımıza yakalama evrakı gelmemiştir. Karakolumuza UYAP sistemi bulunmamaktadır. Benim bu olaya ilişkin tek görevim karakol komutanımızın gördüğü mahkemeye ilişkin evrakları adli müzekkere kayıt defterine kaydını yapmak ve yine komutanımızın emri doğrultusunda ilgili personele teslim etmektir. Bize araması olan şahıslar KİHBİ ortamında çıktı şeklinde gelmektedir fakat bu evrakın bize silsile halinde gelmesi uzun bir zaman aldığı için ve yakalanan şahısların bu listeden düşürülmesinin mümkün olmaması nedeni ile hak kaybına neden olmamak adına bize gelen bu listeleri sadece istatistiksel anlamda göz önüne alıyoruz. Bu listelere dayanarak hiç bir zaman yakalama işlemi yapmıyoruz. Zira yakalaması düşen şahıslar bu listelerdeki gecikmeler nedeni ile yakalamalı olarak göründüğünden kişilerin hak mahrumiyetine engel olmamak amacı ile listeleri dikkate almıyoruz. Ayrıca HSYK’nın 1 temmuz 2011 tarihli bu konuya ilişkin genelgesinde 1 ekim 2011’den önceki yakalamaların KİHBİ’deki listeler ile UYAP sistemi arasında koordinasyonunun sağlanacağı ve bu tarihten sonra çıkartılacak yakalamaların ise fiziki yapılmayıp UYAP sisteminden yapılmasının gerektiğinden bahsedilmiş ve bu tarihten sonra da yapılacak fiziki evrakların değil UYAP sistemindeki bilgilerin esas alınması bildirilmiştir. Ancak daha önce de belirttiğim gibi komutanlığımızda UYAP sistemi bulunmamaktadır. Komutanlığımızda UYAP sistemi olmadığından bize bakanlık tarafından bir cep telefonu verildi. Bu cep telefonunda UYAP sistemi yüklü olup bu sistemde sadece TC Kimlik no ile yakalamalı şahısları görebilmekteyiz ve yakalamaları bu şekilde yerine getirmekteyiz. Benim üzerime atılı suç ise kurumumuz açısında sadece istatistiksel veri olarak kabul edilen KİHBİ ortamındaki yazıyı işleme koymamamdır. Bu nedenle üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Şahsın arandığını ……..Ağır Ceza Mahkemesi’nin komutanlığımıza yapmış olduğu telefon araması sonucu öğrendim. ……….. tarihinde gelen telefon üzerine biz evraklarımızı kontrol ettiğimizde elimizde herhangi bir evrak olmadığını öğrendik ve hemen ………Ağır Ceza’yı arayarak evrakları bize ivedi bir şekilde göndermelerini ve işleme hemen başlayacağımızı belirttik. Bunun üzerine de ……….2014 tarihinde söz konusu telefonun gelmesinden 24 saat bile geçmeden yakalamasını yaptık. Beraatımı talep ederim. Hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul etmiyorum” şeklinde savunmada bulunmuştur.

Sanık …………….müdafisi Av. Yalçın Torun Savunmasında; “Öncelikle sanık müdafii olarak dava ve duruşmalara kabulümüze karar verilsin. Biz müvekkilin üzerine atılı suçlamaları kabul etmiyoruz. Müvekkile isnat olunan suç müvekkilin de bahsettiği gibi KİHBİ kayıtları olup her ne kadar soruşturma dosyasında temmuz ayında KİHBİ kayıtlarının karakola geldiği belirtilmiş ise de karakolda böyle bir kaydın geldiği görünmemektedir. Komutanlıkta komutanlığa gelen her türlü evrakı idari yönden kaydeden bir personel vardır. Bu personel adli, idari hiç farketmez gelen her türlü evrakı gelen evrak kayıt defterine kaydeder ve karakol komutanına teslim eder. Karakol komutanı da bu evrakları ilgisine göre dağıtır. En başta bu evrakın karakola geldiğine dair bir kayıt bu defterde bulunmamaktadır. Kaldı ki böyle bir kayıt olsa dahi müvekkil …….. ayında göreve başlamıştır. Ayrıca komutanlıkta kullanılan bilgisayarlarda kurumsal yapı gereği herhangi bir şekilde flash yahut cd’nin çalışması mümkün olmayıp karakollara gönderilen cd’lerinde ıslak imzalı bir şekilde çıktısı alınmadan gönderilmesi durumunda karakolu bağlayan bir belge olması mümkün değildir.. Zira kurumsal yapı gereği karakolda çalışan tüm personel bu cd’leri çalıştıramamakta ve başka bir bilgisayarda da bu cd’leri açamamaktadır. Açması halinde de kişisel verilerin paylaşılması suçu gündeme geldiğinden hiç bir personel bu sorumluluğu almamaktadır. Ayrıca askeri suç ta gündeme gelecektir. Bu nedenle müvekkil üzerine atılı suç yönünden herhangi bir kusuru bulunmamaktadır ve zaten kendisine bilgi geldiği andan itibaren 24 saat geçmeden de şahıs yakalanmıştır. Ayrıca kolluk görevlisi olarak komutanlıkta çalışmayıp kendisinin bu olay ile ilgisi de bulunmamaktadır. Müvekkilin öncelikle beraatını eğer hakkında ceza verilecek olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hariç lehe olan diğer hükümlerin uygulanmasını talep ederiz” şeklinde savunmada bulunmuştur.

Sanık …………savunmasında özetle; “Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Karakolumuzda hiç bir şekilde şahsın arandığına dair evrak gelmemiş olup karakolumuza gönderildiği iddia olunan ve kayıtlarımıza bulunmayan ………..2013 tarihli KİHBİ kayıtları ise kurumumuz bünyesi gereğince sadece istatistiki veri olarak kabul edilmekte ve bu verilerek dayanılarak herhangi bir şekilde yakalama yapılmamaktadır. Zaten bu KİHBİ kayıtları bize silsile yolu ile gelmekte, yakalaması olan bir şahsın arandığına dair bizim haberimiz olana kadar bazen 3-4 ay geçmekte ve bu kayıtlar güncelliğini bu şekilde kaybettiğinden hak kaybını doğuracağı için kurumumuz bünyesinde işleme alınmamaktadır. Zaten temmuz ayındaki KİHBİ kayıtları da karakolumuza kesinlikle gelmemiştir. Söz konusu aranan şahısa ilişkin tahkikat komutanlığımız tarafından yapılmış olup eğer……….Ceza Mahkemesi’nin yakalamayı çıkardığı tarih olan ……2012 tarihinde karakolumuza herhangi bir fiziki evrak gelseydi tahkikatı yapan arkadaşlar tarafından şahıs yakalanırdı. Çünkü bu şahısı biz göreve başlamadan önceki arkadaşlar şahsı çok daha iyi bilmekte ve bizzat ta tanıdıkları için yakalamayı kesinlikle yerine getireceklerdi. 2011 yılından önceki kayıtlar arkadaşın belirttiği HSYK genelgesinden sonra offline olarak kurumumuzca kabul edilmekte ve 1 ekim 2011 tarihinden sonra ise fiziki evraklar dikkate alınmayarak UYAP sisteminden yapılan sorgulamalar baz alınmaktadır. Ancak komutanlığımızda UYAP sistemi bulunmayıp arkadaşın bahsettiği bakanlığın vermiş olduğu telefonda ise herhangi bir şekilde şüphelenip yahut arama yaparken karşılaştığımız veya herhangi bir neden ile karşılaştığımız şahısların sorgulamasını yaptığımızda görmekteyiz. Hakkında arama olduğunu bilmediğimiz bir şahıs hakkında bu şekilde bir sorgulama yapmamız da düşünülemez. Kurumumuz bünyesinde bir çok yerde dış karakollarda UYAP sistemi olmayıp merkez karakollarda bulunmakta. Merkez karakollar da sistemlerine düşen yakalamaları kendilerine bağlı olan dış karakolluklara fiziken göndermek zorundadırlar. Bize herhangi bir şekilde böyle bir evrak gelmemiştir. İlçe jandarma komutanlığından bu konu ile ilgili görevli olan şahıslardan hangisinin sisteme düşen yakalamayı açtığının sorulmasını talep ediyorum. Ayrıca …………..sadece kendisine gelen evraklar üzerinde işlem yapar ve adli kolluk olarak ta görev yapmamaktadır. Ayrıca kendisine bu konu ile ilgili herhangi bir personele emir vermedim ve görevlendirme yapmadım çünkü tarafımızda bilinmeyen bir yakalama söz konusudur ve bunun için de görevlendirme yapmam mümkün değildir. Öncelikle beraatımı, eğer hakkımda ceza verilecek olursa verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim” şeklinde savunmada bulunmuştur.

DELİLLER:

Dosyada mevcut …………Jandarma Komutanlığı’na ait gelen evrak kayıt defteri ile adli müzekkere kayıt defteri tetkik edilmiştir.

Dosyada mevcut …………İlçe Jandarma Komutanlığı’na ait gelen evrak kayıt defteri ile adli müzekkere kayıt defteri tetkik edilmiş ve gelen evrak kayıt defterinin incelenmesinde, …/…/2012 tarihinde …..Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/… esas sayılı yakalama evrakı İlçe Jandarma Komutanlığı’na dağıtımı yapılarak gelen evrak defterine kaydedildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut 22 Ekim 2011 tarihli Uyap mobil sorgulama sistemi konulu jandarma genel komutanlığının yazısında Ocak ayı 2012 tarihinden sonra yakalama ve gıyabi tutuklama kararlarında sadece Uyap sisteminin esas alınacağı cep telefonu sorgulaması sonucu yakalanan şahısların adli makamlara teslimine müteakip uyap sisteminden düşüm işlemleri için gerekli takibin yapılacağı, Ocak 2012 tarihinden önce çıkartılan yakalama emirleri için ise Kihbi kayıtlarının esas alınacağının belirtildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut HSYK’nın 01/07/2011 tarihli genelgesinde 01 Ekim 2011 tarihinden sonra Uyap bilişim sistemindeki sorgulamaların esas alınacağı ve bu belgelerin adli kolluğa fiziki olarak gönderilmesi uygulamasından vazgeçilmesinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut …/…/2014 tarihli ……..İl Jandarma Komutanlığı’nın yazısında aranan şahısların yakalanmasında Uyap ve sorgu sistemi gibi online verilen kullanılmasının esas olduğu birimlere CD, flash bellek gibi dijital ortamlarda gönderilen kayıtların ise istatistiki veri olarak bilgi amaçlı kullanıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut …/…/2013 tarihli arananlar listesi CD’sinin bilgisayarda bir çıktısının alınarak dosya kapsamına kazandırıldığı anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut ……..Belediye Başkanlığı’nın …/…/2014 tarihli yazısında ………..’ın …/…/2012 – …/…/2013 tarihleri ile …/…/2013 – …/…/2014 tarihleri arasında belediyelerinde çalıştığının bildirildiği anlaşılmıştır.

Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı celp ve tetkik edilmiştir.

MÜTALAA:

Cumhuriyet Savcısı ………esas hakkındaki mütalaasında; “Her ne kadar sanıklar hakkında görevleri olduğu halde ……………..adına çıkarılan yakalama emrinin infazını yapmakta ihmal göstererek üzerilerine atılı görevi kötüye kullanmak suçunu işlediklerine ilişkin yeterli şüphe bulunması nedeniyle kamu davası açılmış ise de yapılan açık yargılama sonucunda toplanan delillerden sanıkların görevli oldukları karakol komutanlığında sürekli güncellenen yakalama listesinin bulunmadığı, hakkında yakalama kararı olan kişi hakkında karakola daha öncesinde yapılan herhangi bir ihbarın bulunmadığı, ihbar alındığında ise gecikmeksizin yakalama kararının infaz edildiği, bu itibarla sanıkların görevlerini ihmal ettiklerine dair ve üzerlerine atılı suçları işlediklerini gösterir her türlü şüpheden uzak kesin nitelikte delil  elde edilemediği anlaşılmakla sanıkların üzerilerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.” şeklinde mütalaada bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL VE GEREKÇE:

……….Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/… esas sayılı dosyasında …………..hakkında yakalama emri düzenlendiği ve yakalama emrinden sonraki tarihlerde söz konusu şahsın …………Belediyesi’nde çalışması nedeniyle …………Beldesi’nde ikamet ettiği, bu nedenle yakalama emrinin infazının ………..Jandarma Komutanlığı tarafından yapılması gerektiği ancak yakalama emrinin infazının yapılmayarak adli kolluk görevlisi olan sanıkların üzerilerine atılı görevi kötüye kullanmak suçunu işledikleri iddiası ile mahkememizde kamu davası açılmıştır. Sanık ……….., şahsın yakalandığı tarihe kadar herhangi bir şekilde komutanlıklarına yakalama emrinin gelmediğini, karakollarında uyap sisteminini bulunmadığını, şahsın arandığını …….Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kendilerine telefon ile haber verilmesi sonucu öğrendiklerini, bunun üzerine evrakları kontrol ettiklerinde şahsa ilişkin herhangi bir evrakın karakollarında olmadığını gördüklerini ve hemen ……Ağır Ceza Mahkemesi’ni geri arayarak kendilerine evrakları ivedi bir şekilde göndermelerini istediklerini ve bunun üzerine de aradan 24 saat dahi geçmeden …/…/2014 tarihinde şahsı yakaladıklarını, herhangi bir ihmalinin bulunmadığını savunmuştur. Sanık …….müdafi, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunmuştur. Sanık …….., şahsın yakalandığı tarihe kadar herhangi bir şekilde komutanlıklarına yakalama emrinin gelmediğini, karakollarında uyap sisteminini bulunmadığını, şahsın arandığını ……..Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kendilerine telefon ile haber verilmesi sonucu öğrendiklerini, bunun üzerine evrakları kontrol ettiklerinde şahsa ilişkin herhangi bir evrakın karakollarında olmadığını gördüklerini ve hemen ……..Ağır Ceza Mahkemesi’ni geri arayarak kendilerine evrakları ivedi bir şekilde göndermelerini istediklerini ve bunun üzerine de aradan 24 saat dahi geçmeden …/…/2014 tarihinde şahsı yakaladıklarını, herhangi bir ihmalinin bulunmadığını savunmuştur.  Cumhuriyet savcısı mütalaasından sanıkların beraatını talep etmiştir. Dosyada mevcut …….Jandarma Komutanlığı’na ait gelen evrak kayıt defteri ile adli müzekkere kayıt defteri tetkik edilmiştir.  Dosyada mevcut ………….İlçe Jandarma Komutanlığı’na ait gelen evrak kayıt defteri ile adli müzekkere kayıt defteri tetkik edilmiş ve gelen evrak kayıt defterinin incelenmesinde, …/…/2012 tarihinde ……Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/…… esas sayılı yakalama evrakı İlçe Jandarma Komutanlığı’na dağıtımı yapılarak gelen evrak defterine kaydedildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 22 Ekim 2011 tarihli Uyap mobil sorgulama sistemi konulu jandarma genel komutanlığının yazısında Ocak ayı 2012 tarihinden sonra yakalama ve gıyabi tutuklama kararlarında sadece Uyap sisteminin esas alınacağı cep telefonu sorgulaması sonucu yakalanan şahısların adli makamlara teslimine müteakip uyap sisteminden düşüm işlemleri için gerekli takibin yapılacağı, Ocak 2012 tarihinden önce çıkartılan yakalama emirleri için ise Kihbi kayıtlarının esas alınacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut HSYK’nın 01/07/2011 tarihli genelgesinde 01 Ekim 2011 tarihinden sonra Uyap bilişim sistemindeki sorgulamaların esas alınacağı ve bu belgelerin adli kolluğa fiziki olarak gönderilmesi uygulamasından vazgeçilmesinin belirtildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut …/…/2014 tarihli ………İl Jandarma Komutanlığı’nın yazısında aranan şahısların yakalanmasında Uyap ve sorgu sistemi gibi online verilen kullanılmasının esas olduğu birimlere CD, flash bellek gibi dijital ortamlarda gönderilen kayıtların ise istatistiki veri olarak bilgi amaçlı kullanıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut …/…/2013 tarihli arananlar listesi CD’sinin bilgisayarda bir çıktısının alınarak dosya kapsamına kazandırıldığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut …….. Belediye Başkanlığı’nın …/…/2014 tarihli yazısında ……….’ın …/…/2012 – …/…/2013 tarihleri ile …/…/2013 – …/…/2014 tarihleri arasında belediyelerinde çalıştığının bildirildiği anlaşılmıştır. Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı celp ve tetkik edilmiştir.

Yukarıda açıklanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sanıkların üzerilerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiası ile mahkememizde kamu davası açılmış ise de ülke genelinde yargılama işlemlerinin daha hızlı ve güvenli bir şekilde yürütülmesi amacı ile adli kolluk görevleri bulunan emniyet ve jandarmanın UYAP sistemine dahil edildiği ancak …………Jandarma Komutanlığında UYAP sisteminin bulunmaması nedeni ile söz konusu karakola mobil sorgulama sistemi kapsamında cep telefonu verildiği ve bu telefon ile yakalamalı ve tutuklamalı şahısların sorgulamalarının yapıldığı sabittir. Türkiye genelinde tüm komutanlıklara gönderilen KİHBİ kayıtları bakımından ise gerek HSYK’nın 01/07/2011 tarihli genelgesi gerek Jandarma Genel Komutanlığı’nın 22/10/2011 tarihli UYAP mobil sorgu sistemi konulu yazısı ile 2012 yılı Ocak ayından sonra yakalamalı şahıslar hakkında sadece UYAP sitemindeki kayıtların esas alınacağının fiziki ortamdan sorgulama yapılamayacağının belirtilmesi ve gerekse ………İl Jandarma Komutanlığı’nın …/…./2014 tarihli yazasından  KİHBİ kayıtların sadece istatistiki veri olarak kullanıldığının belirtilmesi de göz önüne alındığında fiziki ortamdan gönderilen ve dağıtımı sırasında gecikmelerin olabildiği bu nedenle güncelliği bakımından tereddütlerin bulunduğu bu kayıtlara istinaden yapılacak işlemlerde hak kayıplarına neden olunabileceği de göz önüne alındığında görevli adli kolluk personelince KİHBİ kayıtlarına istinaden işlem yapılmamasının görevli adli kolluk personeli açısından herhangi bir hukuki sorumluluk doğurmaması temel hukuk mantığına uygun olup hal böyle iken her ne kadar iddianamede İlçe Jandarma Komutanlığınca  UYAP güncel yakalamalı şahıslar listesinin belirli aralıklarla …….. Jandarma Komutanlığına gönderildiği iddia edilmiş ise de söz konusu listelerde sadece ……..Komutanlığının sorumluluk sahasındaki kişilerin değil ……..genelinde yakalaması olan şahısların bildirilmesi nedeni ile bu listelerde fazla sayıda kişinin bulunması, ………..Jandarma Komutanlığının sorumluluk bölgesinin büyüklüğü ve dağınıklığı nedeni ile sorumluluk alanında yaşayan herkesin adli kolluk personelince tek tek bilinmesindeki zorluk ayrıca bu listelerin de ……….Jandarma Komutanlığında UYAP sisteminin olmaması nedeni ile mecburen fiziki olarak gönderilmesi, sistemden alınarak gönderilen listelerin sistemden alındığı tarihten ne kadar süre sonra ………..Jandarma Komutanlığı’na ulaştığının, ulaştıktan sonra tam olarak hangi tarihte işleme alındığının  tespitinin mümkün olmaması nedeni ile bu listelerin de ne kadar güncel kayıtlar olduğunu hususunda mahkememizde tereddütlerin bulunması, dosyamız arasına onaylı suretleri alınan İlçe Jandarma Komutanlığı ve ……..Jandarma Komutanlığına ait gelen evrak kayıt defteri ve adli müzekkere kayıt defterlerinin incelemesinde ………Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/….. esas sayılı yakalama evrakının İlçe Jandarma Komutanlığı’na gönderilmesi üzerine İlçe Jandarma Komutanlığınca evrakın dağıtıldığı makamın İlçe Jandarma Komutanlığı olarak belirtilip …/…/2012 tarihinde kaydının yapılması ve sonrasında bu evrakın ………Jandarma Komutanlığına gönderildiğine dair bir kayda rastlanılmaması, ……….Jandarma Komutanlığına ait gerek gelen evrak kayıt defteri gerekse adli müzzekkere defterinin incelenmesinde ……..Ağır Ceza Mahkemesinden gelen söz konusu yakalama evrakına ilişkin herhangi kaydın bulunmaması bu hali ile yakalaması olan şahsa ait ……Jandarma Komutanlığında mahkememizde günceliği hususunda tereddütlerin bulunduğu UYAP sisteminden alınan genel listeler dışında yakalamalı şahsa ait özel olarak düzenlenmiş herhangi bir evrakın bulup bulunmadığının tespit edilememesi ve söz konusu yakalamalı şahsa ilişkin …………. Jandarma Komutanlığına yapılmış herhangi bir ihbarın da bulunmaması, ……….Ağır Ceza Mahkemesince ……………tarihinde ………..Jandarma Komutanlığına yazılan müzekkere sonucu yakalamalı şahsın …/…/2014 günü yakalanması da göz önüne alındığında sanıkların üzerilerine atılı görevi kötüye kullanma suçu bakımından kasıtları ve ihmalleri olup olmadığı hususunda sanıkların mahkumiyetine yetecek soruşturma ve kovuşturma sırasında mutlak bir delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesi gereğince sanıkların üzerilerine atılı suçlar bakımından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlarına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A-1- Sanık …………üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçundan eylemine uyan TCK’nin 257/2 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olmaması sebebiyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın BERAATINA,

2- ……………

B-1- Sanık …………üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçundan eylemine uyan TCK’nin 257/2 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olmaması sebebiyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın BERAATINA,

2- ……………..

3- …………….

Dair; sanıkların yüzüne karşı mütalaaya uygun olarak huzurda bulunanlar için tefhim; yokluğunda karar verilenler için gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 1 (bir) hafta içerisinde mahkememize veya herhangi bir Asliye Ceza Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile Yargıtay’da temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı…/…/2014

Stj.Av.Şirin ÇAKIR

Av.Yalçın TORUN

Uyarı; Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Stj.Av.Şirin ÇAKIR,  ve Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top