Anayasa Mahkemesinde Derdest Bulunan Bazı Bireysel Başvurulara İlişkin Adil Yargılanma Hakkı Kapsamında Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği Gerekçesiyle Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu Başkanlığına Müracaat Edilmesi
a.Adil Yargılanma Hakkı Kapsamında Yargılamanın Makul Sürede Tamamlanması
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasamızda güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel güvencelerinden birisi de yargılamaların makul sürede tamamlanmasıdır. Makul sürede yargılanma hakkı uyarınca; yargılama sürecinin uzun sürmesi nedeniyle meydana gelebilecek maddi ve manevi zararlara karşı tedbirler alınması ve aynı zamanda meydana gelen maddi ve manevi zararların giderilmesine ilişkin gerek uluslararası hukuk gerekse iç hukukumuzda bir takım düzenlemeler bulunmaktadır.
Adil yargılanma hakkı Anayasa madde 36’da “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” şeklinde düzenlenmiştir. Makul sürede yargılanma hakkı ise Anayasa madde 141’de “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” Şeklinde düzenlenmiştir.
b.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yaklaşımı ve 6384 Sayılı Kanun
Bu bağlamda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ümmühan Kaplan/Türkiye kararında bu konuda yapısal bir sorun olduğunu ve etkili bir başvuru yolunun bulunmadığını belirterek pilot karar usulünün uygulanmasına karar vermiştir. Bu karar üzerine 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun ile makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla AİHM’e yapılmış başvuruları inceleme yetkisi ve görevi Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu Başkanlığına (Tazminat Komisyonu) verilmiştir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvurularda da benzer bir durum söz konusu olduğu üzere 6384 sayılı Kanun’a eklenen geçici maddeyle yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi/edilmemesi şikayetiyle 9/3/2023 tarihine kadar Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruların da Tazminat Komisyonu tarafından incelenmesi öngörülmüştür. Yapılan düzenlemelerin ardından Anayasa Mahkemesi makul sürede yargılanma hakkına ilişkin olarak yapısal bir sorun bulunduğunu vurgulamış ve bu yapısal sorunun giderilmesi amacıyla Nevriye Kuruç kararında makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle ortaya çıkacak zararların tazmin edilmesi için Anayasa’nın 40. maddesi gereğince bireysel başvurudan önce etkili bir başvuru yolunun kurulması gerektiğini belirtmiştir.
c.6384 Sayılı Kanuna Eklenen geçici 2’inci Madde
Nevriye Kuruç kararının yayımlanmasından sonra 6384 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinde 7445 sayılı Kanun’un 40. maddesi ile değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik sonucunda 6384 sayılı Kanun geçici madde 2 “Kanunun 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında olup, münhasıran 9/3/2023 tarihi itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan bireysel başvurular, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine Komisyon tarafından incelenir.” hükmüyle 9/3/2023 tarihi itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan başvurulara ilişkin Tazminat Komisyonuna başvuru imkânı getirilmiştir.
Ancak 9/3/2023 tarihinden sonra yapılan başvurulara ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anayasa Mahkemesi de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla 9/3/2023 tarihinden sonra yapılmış olan başvurulara ilişkin olarak 10/10/2023 tarihli Keser Altıntaş kararında başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmediğinden düşmesine karar vermiştir.
d.09.03.2023 Tarihinden Önce Anayasa Mahkemesine Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlali Nedeniyle Yapılan Başvurularda Uygulanacak Yöntem
Bahse konu tarihten önce AYM’ye yapılan başvurularda, AYM’ye başvuru tarih ve numarasını içeren dilekçe, müracaat sonrası AYM tarafından verilen kabul edilemezlik kararı, kararın tebliğ edildiğine dair belge, müracaat edenin kimlik bilgileri ve ihlal iddiasını temellendiren diğer belgelerle birlikte, 6384 sayılı Kanuna göre kurulan komisyona üç ay içerisinde müracaat edilecektir. Müracaat Cumhuriyet Başsavcılıkları aracılığıyla da yapılabilecektir. Komisyon kararını 16 ay içerisinde verecektir. Uygulama bu şekilde yürütülecektir. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından başvuruculara tazminat ödenmesi yönelik verilen birçok karar bulunmaktadır. Davasının uzun sürdüğünü ve bu nedenle maddi ve manevi olarak yıprandığını düşünen gerçek veya tüzel kişilerin bireysel başvuru yolu ile Anayasa Mahkemesine 09.03.2023 tarihinden önce yapmış olduğu başvurular Tazminat Komisyonu tarafından incelenerek bir karara bağlanacaktır. Ancak bu tarihten sonra yapılan başvurular için Anayasa Mahkemesi tarafından düşme kararı verilecektir.
e. 2024 Yılı İçerisinde Meclis Tarafından Onaylanması Beklenen 8. Yargı Paketiyle Gelecek Olan Yeni Düzenlemeler Neticesinde Son Durum
Belirtilmelidir ki Anayasa Mahkemesi her ne kadar Keser Altıntaş kararıyla birlikte makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle 09.03.2023 tarihinden sonra Tazminat Komisyonuna yapılan başvuruların düşmesi yönünde karar vereceğini hükme bağlamış olsa da 8. yargı paketiyle birlikte 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanunda yer alan bazı hükümler yeniden düzenlenmiştir ve başvurunun önü açılmıştır.
8. yargı paketiyle getirilen düzenlemeler neticesinde uzun süren yargılama sebebiyle Adil Yargılanma hakkının ihlali durumunda oluşan zararın karşılanması için Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudan önce komisyona müracaat imkanı tanınmıştır. Adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasından mağdur olan kişilere tutuklamada olduğu gibi tazminat ödenmesinin yolu da açılmıştır.
Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenler hakkında 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu fıkra uyarınca 6384 sayılı Kanun kapsamında olmasına rağmen ağır ceza mahkemesine yapılan istemler, Komisyona gönderilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise ağır ceza mahkemesi görev alanına girmeyen istemleri ayırmak suretiyle Komisyona gönderir. Bu hallerde ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır.
6384 sayılı Kanunun kapsamı Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat, ile Ceza Muhakemesi Kanununun 142 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koruma tedbirlerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla 6384 sayılı Kanun kapsamında komisyona yapılacak müracaat, soruşturma, kovuşturma veya yargılama sürecinde ve en geç bunların kesin bir kararla sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılır. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde müracaat edemeyenler, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte müracaat edebileceklerdir.
Müracaatın ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve verilecek tazminat miktarının saptanmasında Komisyon, bilirkişi incelemesi dâhil gerekli gördüğü araştırmayı yapmaya veya üyelerinden birine yaptırmaya yetkili olacaktır.
Müracaat, elektronik ortamda da yapılabilir. Müracaatların elektronik ortamda yapılmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenir
Komisyon, 2 nci maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında yapılan müracaatlar hakkında dokuz ay içinde karar vermek zorundadır.
Sonuç olarak 8. yargı paketiyle getirilen düzenlemeler neticesinde makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle Tazminat Komisyonuna başvurma imkanı geri getirilmiş ve bu imkan CMK madde 142/2 kapsamındaki koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edilebilmesini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
Av. Yalçın TORUN
UYARI
Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.
