Uluslararası Eşya Taşıma Hukuku ve Uygulamaları

 

  1. Giriş

            Uluslararası ticaretin artan hacmi, sınır ötesi eşya taşımacılığını kritik bir unsur haline getirmiştir. Bu süreç, farklı hukuk sistemleri ve uluslararası düzenlemeler çerçevesinde yürütülmektedir. Uluslararası eşya taşıma hukuku, taşımacılık sözleşmelerinin düzenlenmesi, tarafların hak ve yükümlülükleri, taşıma modlarına göre farklı kurallar ve uyuşmazlık çözüm mekanizmalarını içeren geniş bir alandır. Bu çalışmada, uluslararası eşya taşıma hukukunun temel ilkeleri, ilgili uluslararası konvansiyonlar, uygulamadaki hukuki sorunlar ve çözüm önerileri ele alınacaktır.

  1. Uluslararası Eşya Taşıma Hukukunun Temelleri

            Uluslararası eşya taşıma hukuku, taşıma sözleşmelerinin hukuki çerçevesini çizen ulusal ve uluslararası düzenlemelerden oluşmaktadır. Uluslararası ticaretin ve lojistiğin etkin ve düzenli bir şekilde yürütülebilmesi için belirlenen temeller, uyuşmazlıkların çözümünde ve hukuki düzeni sağlamada kritik bir rol oynar. Taşıma hukukunun temelleri şunlardır:

  • Sözleşme Serbestisi: Uluslararası eşya taşıma hukukunun en önemli ilkelerinden biri sözleşme serbestisidir. Taşıyıcılar ve göndericiler, kendi aralarında serbestçe sözleşme yapabilir ve bu sözleşmenin içeriğini belirleyebilirler. Ancak, bu serbesti kamu düzeni ve zorunlu hukuk kuralları ile sınırlandırılmıştır.
  • Taşıyıcının Sorumluluğu: Taşıyıcılar, yüklerin varış noktasına zamanında ve hasarsız bir şekilde ulaştırılmasından sorumludur. CMR Konvansiyonu gibi uluslararası sözleşmelere göre taşıyıcının sorumluluğu, yükün kaybı, hasarı veya gecikmesi durumunda ortaya çıkar. Ancak, “mücbir sebep” gibi belirli istisnai durumlarda taşıyıcı sorumluluktan muaf tutulabilir.
  • Taşıma Belgeleri ve Kanıtlar: Uluslararası eşya taşımalarda belgelendirme büyük bir önem taşır. Konşimento (Bill of Lading), CMR Taşıma Senedi ve Hava Konşimentosu (sevk fişi) gibi belgeler, taşıma sürecinin kanıtı olarak kullanılır ve tarafların hak ve yükümlülüklerini belirler. Bu belgeler, taşıyıcının yükü teslim aldığını ve teslim edeceğini garanti eder.
  • Zorunlu Hukuk Kuralları: Uluslararası taşımalarda, tarafların sözleşme yapma özgürlüğü bazı zorunlu hukuk kuralları ile sınırlandırılmıştır. Örneğin, taşıma sözleşmesi kapsamında belirlenen sorumluluk sınırları, tarafların keyfi olarak değiştirebileceği hususlar değildir. CMR, Lahey-Visby Kuralları ve Montreal Konvansiyonu gibi uluslararası anlaşmalar, bu konuda yasal çerçeveyi oluşturmaktadır.
  • Sigorta ve Risk Yönetimi: Uluslararası eşya taşımalarda sigorta, risklerin azaltılması ve olası zararların tazmini için kritik bir unsurdur. Kargo sigortası, taşıma sürecinde meydana gelebilecek zararların finansal etkilerini en aza indirir ve taraflara ek bir güvence sunar.
  1. Uluslararası Eşya Taşıma Konvansiyonları

            Taşımacılık alanında uluslararası düzeyde kabul edilen çeşitli düzenlemeler bulunmaktadır. Taşıma modlarına göre başlıca konvansiyonlar şunlardır:

  • Karayolu Taşımacılığı: 1956 tarihli CMR Konvansiyonu (Convention Marchandise Routier), “Uluslararası Karayolu Taşımacılığına İlişkin Sözleşme” anlamına gelmektedir. CMR, Birleşmiş Milletler tarafından 1956 yılında imzalanmış ve kabul edilmiş bir sözleşmedir. CMR, mal taşımacılığına ilişkin hukuki düzenlemeleri kapsamaktadır ve sınır ötesi karayolu taşımacılığına ilişkin standartlar belirlemektedir.

CMR’de sevk belgesi, taşıma işlemi için düzenlenen bir belgedir ve taşımacılık sözleşmesinin kanıtı olarak kullanılabilir. Sevk belgesi, taşıma işlemi sırasında malların ne zaman, nereden ve nereye taşındığını, ne kadar ağırlıkta olduğunu ve taşıma işlemi için ödenen ücreti içermektedir. Sevk belgesi, mal sahibi, taşıyıcı ve diğer tarafların haklarını ve sorumluluklarını belirlemektedir.

CMR, taşıma işlemi sırasında oluşabilecek hasarlar, kayıplar ve diğer sorunlarla ilgili olarak tarafların haklarını ve sorumluluklarını da belirlemektedir. CMR, taşıyıcının malın kaybolması, hasar görmesi veya geç teslim edilmesi gibi durumlarda sorumluluğunu da düzenlemektedir.

CMR’nin Uygulanabilmesi İçin Aranan Şartlar

  • Bir taşıma sözleşmesinin bulunması gerekir.
  • Taşımanın karayolu ile yapılması gerekir.
  • Eşyanın yüklendiği ülke ile teslim edileceği ülkenin farklı ülkeler olması ve bu ülkelerden en az birinin CMR’ye taraf olması gerekir.
  • Taşıma konusunun eşya olması gerekir.
  • Taşımanın ücret karşılığında yapılması da gerekir.

CMR Hangi Durumlarda Uygulanmaz?

  • Uluslararası posta anlaşmaları gereğince yapılan taşımalarda,
  • Cenaze taşımalarında,
  • Ev eşyası taşımalarında,
  • Malın taşınması sırasında sadece bir ülke içinde kalıyorsa,
  • Gemi veya uçakla yapılan taşımalarda.
  • Denizyolu Taşımacılığı: 1924 tarihli Hague Kuralları, 1968 tarihli Visby Protokolü ve BM konvansiyonu uluslararası taşıma hukukunun çok taraflı hukuki düzenlemelerinden deniz yolu taşımacılığının uygulamasında sıklıkla başvurulanlarıdır.
  • Havayolu Taşımacılığı: 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu, bu uluslararası sözleşme ücret karşılığında hava yolu ile yapılan bütün uluslararası yolcu, bagaj ve kargo taşımalarında geçerlidir. Montreal Sözleşmesine göre dava hakkı varış yerine ulaşılmasından, taşımanın durdurulmasından ya da hava aracının ulaşması gereken tarihten itibaren her türlü iki yıl geçmekle düşer.

1929 Varşova Konvansiyonu, uluslararası hava taşımacılığına ilişkin ilk uluslararası anlaşmadır. Konvansiyon, hava taşımacılığı için birçok standart belirlemekte ve taşıma işlemleri için gerekli olan belgeleri ve prosedürleri düzenlemektedir. Varşova Konvansiyonu, hava taşımacılığı için birçok kural ve sınırlama belirlemekte ve havayolu şirketleri için sorumluluklarını düzenlemektedir. Konvansiyon, yolcu ve yük taşımacılığı için ayrı ayrı düzenlemeler içermekte ve taşıma işlemlerinde meydana gelebilecek hasarlar veya kayıplar için havayolu şirketleri için sınırlı bir sorumluluk öngörmektedir.

  • Demiryolu Taşımacılığı: 1980 tarihli COTIF Konvansiyonu, “Uluslararası Demiryolu Taşımacılığına İlişkin Sözleşme” anlamına gelmektedir. COTIF, 1985 yılında imzalanan ve uluslararası demiryolu taşımacılığına ilişkin kuralları ve standartları belirleyen bir anlaşmadır.

COTIF ayrıca, uluslararası demiryolu taşımacılığı için standartlar belirlemekte ve taşıma işlemleri için gerekli olan belgeleri ve prosedürleri düzenlemektedir. Anlaşma, uluslararası ticarette demiryolu taşımacılığı için önemli bir araçtır ve sınır ötesi demiryolu taşımacılığı işlemlerinde kullanılmaktadır.

COTIF, uluslararası demiryolu taşımacılığı için standart bir konşimento olan CIM belgesini de düzenlemektedir. Bu sözleşme aynı zamanda merkezi Bern’de olan OTIF’in uluslararası örgütünün kuruluş sözleşmesidir. Bünyesinde, üye devletler arasında sözleşmenin uygulanmasından ya da yorumundan doğan uyuşmazlıkların çözümü için hakem mahkemesi de bulunmaktadır.

  • Multimodal Taşımacılık: FIATA multimodal taşımacılık kuralları, Multimodal taşıma, tek bir taşıma sözleşmesi ile eşyaları bir yerden bir yere götürmek üzere taşımayı üstlenen taşıyıcının, en az iki farklı taşıma yöntemiyle bu sözleşmeyi ifa etmesidir.
  1. Taşıma Türlerine Göre Sorumluluk Rejimi

            Her taşıma modu için belirlenen uluslararası kurallar, taşıyıcının sorumluluk rejimini ve zararların nasıl karşılanacağını belirler.

  • Karayolu Taşımacılığında Sorumluluk:

CMR Konvansiyonu’na göre taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim edene kadar geçen sürede oluşabilecek zararlardan sorumludur. CMR ‘ye göre taşıma sözleşmesi sevk mektubunun düzenlemesiyle gerçekleşir. Sevk mektubu taşıma sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmenin koşullarını ve eşyanın taşıyıcı tarafından kabul edildiğini aksi ispat edilene kadar ispat etme gücünde olan yazılı belgedir.

CMR ‘ye göre taşıyıcı eşyayı teslim aldığı andan itibaren teslim edinceye kadar kısmen veya tamamen kaybolmasından ve eşya üzerinde meydana gelecek hasardan sorumludur. Ayrıca taşıyıcının sorumluluğu, eşyanın gecikmesine ilişkin olarak ortaya çıkabilir. Sorumluluk, genellikle eşyanın ağırlığına ve zarar gören malın değerine göre belirlenen tazminat miktarı ile sınırlıdır. Ancak, taşıyıcının kasıtlı veya ağır ihmal içeren hareketleri söz konusu olduğunda, sorumluluk sınırları kaldırılabilir ve tam zarar tazmini talep edilebilir. Mücbir sebepler (örneğin doğal afetler), göndericinin kusuru veya üçüncü taraf müdahaleleri gibi durumlarda taşıyıcı sorumluluktan muaf tutulabilir. Taşıyıcının, taşınan malların zarar görmemesi için gerekli tüm önlemleri alması ve taşıma aracının güvenliğini sağlaması beklenir.

  • Denizyolu Taşımacılığında Sorumluluk:

            Hague-Visby Kuralları çerçevesinde taşıyıcı, geminin denize elverişli olmasını sağlamakla yükümlüdür ve yükün zarar görmesi durumunda belirli istisnalar haricinde sorumludur. Sorumluluk genellikle Himalaya Klozu ile genişletilir ve yük sahiplerinin taşıyıcıya dava açma haklarını düzenler. Rotterdam Kuralları, taşıyıcının sorumluluğunu daha da artıran hükümler içermektedir.

  • Havayolu Taşımacılığında Sorumluluk:

            Montreal Konvansiyonu’na göre taşıyıcı, yükte meydana gelen zararlar için belirli limitler dâhilinde sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğu genellikle kilogram başına belirli bir tazminat miktarı ile sınırlanmıştır. Ancak taşıyıcının kasıtlı veya ağır ihmal içeren hareketleri söz konusuysa, sorumluluk sınırları kaldırılabilir.

  • Demiryolu Taşımacılığında Sorumluluk:

            COTIF’e göre taşıyıcı, yükün gecikmesi, kaybolması veya zarar görmesi durumunda belirli sorumluluk yüklenmektedir. Taşıyıcının sorumluluğu, yükün teslim alındığı andan itibaren başlar ve teslim edilene kadar devam eder.

  • Multimodal Taşımacılıkta Sorumluluk:

            Birden fazla taşıma modunun kullanıldığı bu sistemde, taşıyıcının sorumluluğu karmaşık hale gelir. FIATA multimodal taşıma kurallarına göre, taşımacının sorumluluğu hangi taşıma modunda hasarın meydana geldiğine bağlı olarak değişebilir. Örneğin, zarar karayolu aşamasında meydana gelmişse, CMR kuralları uygulanır.

  1. Uluslararası Eşya Taşımacılığında Sık Karşılaşılan Hukuki Sorunlar

            Uluslararası eşya taşımacılığı, karmaşık bir hukuki yapıya sahiptir ve çeşitli hukuki sorunları beraberinde getirmektedir. Sözleşme detaylarının iyi belirlenmesi, gümrük mevzuatlarına uyum, sigorta poliçelerinin doğru düzenlenmesi ve taşıma sürecinde titiz olunması bu tür sorunların önüne geçebilir. Tüm bu faktörler göz önüne alındığında, uluslararası taşımacılığın hukuki risklerini minimize etmek için tarafların dikkatli ve bilinçli hareket etmeleri gerekmektedir.

 

  • Sözleşme ve Taahhütlerle İlgili Sorunlar Uluslararası eşya taşımacılığında taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesi büyük önem taşımaktadır. Ancak bazı durumlarda sözleşmenin eksik ya da hatalı hazırlanması nedeniyle taraflar arasında ihtilaflar ortaya çıkabilmektedir. Sözleşmede taşımanın şartları, teslim süresi, sorumluluklar ve yaptırımlar açıkça belirtilmediğinde, taraflar arasında anlaşmazlıklar yaşanabilir. Bu sorunun önüne geçmek için, tarafların detaylı ve uluslararası standartlara uygun sözleşme hazırlamaları önerilir.
  • Gümrük Mevzuatları ve Vergiler Her ülkenin kendine özgü gümrük mevzuatları bulunmaktadır. Uluslararası eşya taşımacılığında gümrük prosedürlerine uymamak, gecikmelere ve ek maliyetlere neden olabilir. Yanlış beyanda bulunma, eksik evrak sunma veya vergi kaçırma girişimi ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalmaya neden olabilir. Bu tür sorunların önlenmesi için gümrük mevzuatlarının dikkatlice takip edilmesi ve doğru beyanda bulunulması gerekmektedir.

 

  • Taşınan Malların Hasar Görmesi veya Kaybolması Taşıma süresince malların zarar görmesi veya kaybolması, en yaygın hukuki sorunlardan biridir. Bu durumda, taşıyıcı ve gönderici arasında tazminat talepleri doğabilir. CMR Konvansiyonu gibi uluslararası sözleşmeler, taşıyıcının sorumluluklarını belirlemekte ancak bazı durumlarda hukuki uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir. Hasar ve kayıpların minimize edilmesi için sigorta yaptırılması ve taşıyıcı firmaların seçiminde dikkatli olunması önerilmektedir.
  • Sigorta ile İlgili Problemler: Uluslararası taşımacılıkta sigorta büyük bir önem taşımaktadır. Ancak taraflar arasındaki anlaşmazlıklar veya yanlış poliçe kapsamı nedeniyle sigorta talepleri reddedilebilir. Sigorta kapsamının doğru şekilde belirlenmesi ve her ihtimale karşı detaylı bir poliçe hazırlanması bu sorunların önünü geçebilir.
  • Taşıma Gecikmeleri ve Teslimat Sorunları: Lojistik operasyonlarında yaşanabilecek gecikmeler, taraflar arasında hukuki ihtilaflara yol açabilir. Teslimat süresine uyulmaması halinde, alıcılar tazminat talep edebilir veya sözleşme iptalleri yaşanabilir. Bu nedenle, teslimat süresi konusunda net bir mutabakat sağlanmalı ve olağandışı durumlara karşı alternatif lojistik planlar oluşturulmalıdır.
  1. Uluslararası Eşya Taşıma Hukukunda Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri ve Güncel Gelişmeler

            Uluslararası ticaretin gelişmesiyle birlikte, eşya taşıma faaliyetleri de giderek daha karmaşık hale gelmiştir. Bu süreçte, taşıma sözleşmeleri kapsamında doğan uyuşmazlıklar, taşıyıcılar, yükleyiciler, sigorta şirketleri ve diğer ilgili taraflar arasında ciddi hukuki sorunlara yol açabilmektedir. Uluslararası eşya taşıma hukukunda, bu tür uyuşmazlıkların çözümü için çeşitli mekanizmalar geliştirilmiştir. Bu makalede, uluslararası eşya taşıma hukukunda kullanılan başlıca uyuşmazlık çözüm yöntemleri ele alınacaktır.

Tahkim Yolu ile Uyuşmazlık Çözümü

Tahkim, uluslararası eşya taşıma hukukunda en yaygın kullanılan uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biridir. Taraflar, genellikle taşıma sözleşmelerine tahkim şartı koyarak, olası uyuşmazlıkların devlet mahkemeleri yerine tahkim yoluyla çözülmesini sağlamaktadır. Tahkim sürecinde taraflar, bağımsız ve uzman bir hakem heyeti tarafından belirlenen kurallara göre yargılanır.

  • Avantajları: Tahkim süreci genellikle daha hızlı, esnek ve tarafsızdır. Ayrıca, uluslararası tanınabilirliği yüksek olup tarafların belirlediği bir hukuk sistemi çerçevesinde yürütülebilir.
  • Dezavantajları: Tahkim maliyetli olabilir ve kararların icrası bazen devlet mahkemelerine göre daha karmaşık olabilir.
  • Önemli Tahkim Kurumları: ICC (International Chamber of Commerce), LCIA (London Court of International Arbitration) ve SIAC (Singapore International Arbitration Centre) gibi kurumlar, uluslararası taşıma hukukunda önemli tahkim merkezleridir.

Arabuluculuk ve Uzlaşma

Arabuluculuk, tarafların bir araya gelerek bağımsız bir üçüncü kişi gözetiminde uyuşmazlığı çözmeye çalıştıkları bir yöntemdir. Bu yöntem, özellikle ticari ilişkileri sürdürmek isteyen taraflar için büyük avantajlar sunar.

  • Avantajları: Daha düşük maliyetli, hızlı ve gizlilik esası olan bir çözüm sunar.
  • Dezavantajları: Bağlayıcı olmaması nedeniyle taraflardan birinin anlaşmaya uymaması halinde ek hukuki süreçler gerektirebilir.
  • Uygulama Alanları: Deniz taşımacılığı, kara taşımacılığı ve hava taşımacılığına ilişkin anlaşmazlıklarda sıklıkla tercih edilmektedir.

Devlet Mahkemelerinde Uyuşmazlık Çözümü

Uluslararası eşya taşıma sözleşmelerine bağlı olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklar, tarafların kendi ülkelerindeki ya da sözleşmede belirlenen mahkemelerde görülebilir.

  • Avantajları: Mahkeme kararları bağlayıcıdır ve uygulanabilirliği güçlüdür.
  • Dezavantajları: Süreçler uzun ve maliyetli olabilir, ayrıca farklı hukuk sistemleri arasındaki farklılıklar kararların icrasını zorlaştırabilir.
  • Önemli Mahkemeler ve Hukuk Sistemleri: İngiliz Hukuku, Amerikan Hukuku ve Avrupa Birliği’nin taşıma hukukuna ilişkin düzenlemeleri, uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde sıkça referans alınmaktadır.

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, tahkim, arabuluculuk ve mahkeme süreçlerinin dışında kalan, tarafların kendi aralarında veya üçüncü tarafların rehberliğinde çözüm bulmayı amaçlayan yöntemlerdir.

  • Örnekler: Taraflar, uyuşmazlığı özel bilirkişi görüşleri, sigorta şirketleri veya ticaret odaları gibi bağımsız kuruluşların değerlendirmesiyle çözebilir.
  • Avantajları: Daha az zaman ve maliyet gerektiren, esnek bir süreçtir.
  • Dezavantajları: Resmi bağlayıcılığı olmayabilir ve icra süreci zorluklar içerebilir.
  1. Sonuç

            Uluslararası eşya taşıma hukuku, küreselleşen ticaretin güvenli ve düzenli işlemesi için kritik öneme sahiptir. Farklı taşıma modları için belirlenen uluslararası konvansiyonlar, tarafların hak ve yükümlülüklerini çerçevelemekte ve uyuşmazlıkların çözümünü kolaylaştırmaktadır. Ancak taşıma sırasında meydana gelen zararların tazmini, gümrük düzenlemeleri ve taşıma sigortaları gibi konular hâlâ önemli hukuki tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Stj. Av. Ecren Zeynep SAZLI

Av. Yalçın TORUN

 

UYARI

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Stj. Av. Ecren Zeynep SAZLI ve Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top