ICSID Hakem Kararlarının Düzeltmesi

 

Genel

ICSID Sözleşmesinin 51‘inci maddesinde belirtilen karar düzeltmesi usulü ise karar aşamasında bilinmeyen ve mevcut olan, fakat yeni keşfedilmiş vakıalara (fact) ilişkin başvurulabilecek bir çaredir. Karar düzeltmesi ICSID Sözleşmesinin 51‘inci maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir;

“(1) Taraflardan biri Genel Sekretere yazılı başvuruda bulunarak karar verildiğinde hakem heyetince ve başvuruda bulunan tarafça bilinmeyen, başvuruda bulunanın ihmali nedeni ile bilmezlik etmediği, bilinmesi kararı etkileyecek nitelikte bir vakıanın (gerçeğin) ortaya çıkması nedeni ile kararın düzeltilmesini talep edebilir.

(2) Başvuru bu vakıanın (gerçeğin)  ortaya çıkmasından sonraki 90 gün içinde ve her halükarda kararın verilmesinden sonraki 3 yıl içinde yapılmalıdır. 

(3) Talep, mümkün olursa, kararı veren heyete yapılmalıdır. Aksi halde bu bölümün 2’nci kısmına göre yeni bir heyet oluşturulacaktır.

(4) Heyet, şartların böyle gerektirdiğini düşünerek, yeni karar aşamasında, eski kararın uygulanmasını durdurabilir. Başvuruda bulunan, başvurusunda kararın ertelenmesini talep ederse, heyet talebi hükme bağlayana kadar ihtiyari olarak kararın  tenfizini erteleyebilir.”

Karar düzelmesi (revizyon) nihai karar verildiğinde, bilinmeyen vakıaların sonradan ortaya çıkması durumunda,  nihai kararın değişikliğine olanak sağlayan  bir hukuki başvuru yoludur. Milletlerarası Adalet  Divanının Statüsünün 61(2) maddesi model alınarak karar düzeltmesi (revizyon) ICSID Sözleşmesine dahil edilmiştir. Milletlerarası yargıda çok kullanılan bir hukuki başvuru yolu değildir. Milletlerarası tahkime ilişkin diğer düzenlemeler nadir olarak karar düzeltmesini içermektedir. ICSID Sözleşmesi taslağı hazırlanırken yapılan düzenleme görüşmeler esnasında değişikliğe uğramadan kabul edilerek Sözleşmede 51‘inci maddeye alınmıştır. Sözleşme oluşturulurken kararın düzeltilmesinin  (revizyon)  Sözleşmeye dahil edilmesine ilişkin herhangi bir eleştiri getirilmemiştir. Eleştiriler karar düzeltmesi  (revizyon)  talep edilirken hak düşümüne sebep olacak zamanın belirlenmesi ve yürütmenin durdurulması konusu üzerinde olmuştur. Madde 51(3)’e göre, tıpkı 50‘inci maddede belirlenen hukuki başvuru yollarında olduğu gibi karar düzeltmesi de  (revizyon) nihai kararı veren heyet tarafından yapılacaktır. 52‘inci maddede belirlenen nihai kararın iptali ise 50 ve 51 ‘inci maddelerde yapılan düzenlemelerden farklı olarak ayrı bir ad hoc komite tarafından yapılacaktır. 51‘inci madde hak düşürücü bir süre belirlemektedir. Nihai kararın iptaline ilişkin düzenlemeyi içeren 52 inci madde de bir hak düşürücü süre belirlemiştir. 50, 51 ve 52 inci maddeler hakem heyeti veya ad hoc komitenin takdirine bağlı bir yürütmenin durdurulması müessesi içermektedirler. Fakat sadece 51 ve 52’nci maddeler eğer dilekçede talep edilmişse derhal ve otomatik bir yürütmeyi durdurma müessesi içermektedir. ICSID  uygulamaları kapsamında 51’inci maddenin  uygulamasına  Kongo ile AMT davası örnek olarak gösterilebilir[1].

Karar Düzeltmesine Konu Olacak Kararlar

Karar düzeltmesi nihai kararın, karar verildiği zaman bilinmeyen ve yenice keşfedilen bir vakıa sebebiyle esaslı bir değişikliğini içerir. Karar düzeltmesi (revizyon)  talebi nihai karara ilişkin olmalıdır. Ara karara veya heyetin yetkili olduğuna ilişkin kararlarına karşı, nihai kararla ilişkili olmadıkça karar düzeltilmesi talebinde bulunulamaz. Heyetin kendisinin yetkisiz olduğuna karar vermesi durumunda verdiği karar, heyetin davadan el çekmesi ile sonuçlanan  nihai karar olduğu için, bu kararlara karşı da karar düzeltmesi (revizyon) talebinde bulunulabilir. Sözleşmenin 51’inci maddesinde düzenlenen karar düzeltme hukuki başvuru yolu, hakem heyetinin kendi faaliyetlerini sonlandırdığı, diğer bir ifade ile heyetin yargılamadan el çekmesi ile sonuçlanan kararlara karşı düşünülmüş bir hukuki başvuru yoludur. Yargılamaya devam eden bir heyet ara kararını her zaman düzeltebilecektir. Ayrıca 52’inci madde kapsamında bir nihai karar iptal edildikten sonra, 52(6)’inci maddeye göre yeni heyetin vereceği nihai kararlara karşı da karar düzeltmesi (revizyon)   talebinde bulunulabilir[2].

Kararın iptali talebine ilişkin 52’inci madde kapsamında ad hoc komite tarafından verilen karara karşı kararın düzeltilmesi (revizyon)  talep edilemez.  Sözleşmenin 52(4) fıkrası ad hoc komite önüne gelen iptal taleplerinde, komitenin icabı halinde (mutatis mutandis) uygulayacağı maddeleri sayarak madde madde belirlemiştir. 52(4)’inci maddedeki düzenleme, ek karar ve kararın tashihini düzenleyen 49’uncu maddeyi ve nihai kararların bağlayıcılığını düzenleyen 53’üncü maddeyi kapsamaktadır. Fakat kararın yorumunu düzenleyen 50’nci maddeyi ve kararın düzeltilmesini içeren 51’inci maddeleri kapsamamaktadır. Ad hoc komitenin vermiş olduğu kararlara karşı, karar düzeltmesi ve kararın yorumu hukuki başvuru yollarına gidilemeyecektir. Bu nedenle ad hoc komitenin vermiş olduğu karar, karar düzeltmesine konu olamayacaktır[3].

Karar Düzeltmesinde Uygulanacak Usul

Karar düzeltmesi (revizyon) usulünün uygulanmasına ilişkin usul işlemlerinin nasıl olacağı Tahkim Kuralları 50 inci madde ile düzenlenmiştir. 

“Tahkim Kuralları Madde 50 [4].

 Müracaat

  1. Nihai kararın yorumu, düzeltmesi (revizyonu) ve iptali için başvuru yazılı olarak Genel Sekreterliğe yapılacaktır. Dilekçe;
    • İlgili olduğu nihai kararın hangi karar olduğunu ifade edecek,
    • Müracaat tarihini içerecek,
    • Detaylı olarak aşağıdaki hususu ifade edecektir.
      • …….
      • Sözleşmenin 51(1) fıkrasına ilişkin olarak yapılacak düzeltme müracaatı doğası gereği nihai kararı kesin olarak etkileyecek vakıaların (gerçeklerin) keşfedilmesi ve nihai karar verildiğinde hakem heyeti tarafından bu vakıanın (gerçeğin) bilinmediğinin delilini ve vakıanın (gerçeğin) müracaat eden tarafından bilinmemesinin müracaat edenin kusurundan kaynaklanmadığını,

(d) Müracaatla birlikte  harç ta ödenecektir.

  1. Üçüncü paragraftaki kurallara uygun olarak Genel Sekreter derhal,
  • Müracaatı kaydedecek,
  • Tarafları kayıtla ilgili bilgilendirecek,
  • Dilekçenin ve eklerinin birer suretini karşı tarafa gönderecektir.

3.Genel Sekreter aşağıdaki gerekçelerle dilekçeyi kaydetmeyi reddedecektir.

 (a)  Sözleşmenin 51(2) fıkrasıyla alakalı olarak müracaat nihai kararın verildiği tarihten itibaren üç yıl içerisinde ve yeni gerçeğin keşfinden itibaren (90) gün içerisinde yapılmamışsa,”

Müracaat sadece ilgili olduğu kararı yeterince belirtmiş olmakla kalmayıp, aynı zamanda kararı kesin olarak etkileyecek vakıaları ve bu vakıalar nedeni ile nihai kararda değiştirilmesi gereken hususları da içermelidir. Müracaata belirtilen yeni vakıaların hakem heyeti ve müracaat eden tarafından bilinmeyen vakıalar olduğunun ve bu vakıaların bilinmemesinde müracaat edenin ihmali olmadığının delilleri de müracaat dilekçesinde bulunmalıdır.

Tahkim Kuralları  50 (1)(c ) (ii)’ye göre Genel Sekreter müracaatın detaylı olarak  nihai kararda yapılması talep edilen düzeltmeyi içerdiğini ve tespit edilen vakıanın nihai kararı etkileyecek kesinlikte olduğunu, karar verildiğinde vakıanın heyet ve müracaatta bulunan  tarafından bilinmediğinin delillerinin mevcut olduğunu ve müracaat edenin  bu vakıayı bilmemesinin kendi ihmalinden kaynaklanmadığına emin olacaktır. Bir müracaatı kaydetmeden önce Genel Sekreter müracaatta ileri sürülen vakıaların sonradan öğrenilmesine ilişkin hususlarda ve müracaatçının karar verildiği zaman bilmediğini belirttiği hususlara ilişkin konularda müracaatta bulunandan daha fazla bilgi talep edebilecektir[5].

ICSID  Sözleşmesinde kararın düzeltilmesi talebine ilişkin iki tür hak düşürücü süre mevcuttur. Bu hak düşürücü sürelerden ilki karar düzeltmesi (revizyon)  talep edecek tarafın karar düzeltmesine ilişkin vakıayı öğrendikten sonra 90 gün içerisinde müracaatta bulunmasına ilişkin süredir. Diğer hak düşürücü süre ise karar tebliğ edildikten sonra üç yıl içerisinde karar düzeltmesi talebinde bulunulabileceğine ilişkin süredir. Müracaatın her iki  hak düşürücü süre içerisinde yapılması gerekmektedir. Bu süreler hak düşürücü süreler olduğundan, Genel Sekreter veya heyet tarafından kendiliğinden dikkate alınacak sürelerdir.

Karar düzeltmesinin (revizyon)  uygulanması için taraflar arasında uyuşmazlık olması gerekmemektedir. Kararın yorumu hukuki başvuru yolunda olduğu gibi, taraflar arasında farklı fikirler bulunduğuna ilişkin bir iletişimin olmasına ihtiyaç yoktur.  Nihai kararın, kesin hüküm (res judicata) etkisi gereği, taraflardan her biri sonradan öğrenilen vakıaların varlığına ve konuyla ilintili olduğuna ilişkin aralarında uyuşmazlık olmasa bile kararın düzeltilmesini  (revizyon )  talep etme hakkına sahiptir.

Taraflardan birinin karar düzeltmesi (revizyon) talebi aynen dava yeni açılıyormuş gibi usul işlemleri ile ileri sürülmelidir. Hakem heyeti kendiliğinden nihai karar üzerinde karar düzeltmesi (revizyon) işlemlerini başlatamaz. Aynı şekilde Genel Sekreterinde revizyon işlemlerini kendiliğinden başlatmak gibi bir yetkisi yoktur[6]. Karar düzeltme talebi taraflardan birisi tarafından yapılmalıdır. Karar düzeltmesini talep eden taraf, kararda düzeltilmesini istediği esaslı noktaları talebinde belirtmelidir. Aynı zamanda  kendisini hataya düşüren ve sonradan yeni öğrendiği vakıayı da belirtmelidir. Ayrıca başvuru,  başvuranca bilinmeyen ve sonradan öğrenilen vakıalara ilişkin deliller ile bilmemenin başvuranın hatasından kaynaklanmadığını ispat eden delilleri de   içermelidir [7].

Birden Fazla Hukuki Yola Başvurma

ICSID  Sözleşmesinde belirlenen bütün hukuki yollara başvurabilmek için talep gereklidir. Tarafların talebi olmadan kendiliğinden işleyen bir hukuki  yol mevcut değildir. Eğer taraflardan biri karar düzeltmesi (revizyon) ile birlikte ek karar ve kararın tashihi, veya kararın iptali gibi diğer hukuki yollara da başvuracaksa, bunların her biri için  ayrı müracaatlarda bulunmalıdır (Madde 49, 52). ICSID  Sözleşmesinde bu hukuki yolların her birisi için ayrı hak düşürücü süreler düzenlenmiştir. Kararın yorumlanmasını talep etmek için uyulması gereken bir süre mevcut değilken, ek karar ve karar tashihi, karar düzeltmesi ve iptal talebinde bulunmak için farklı süreler mevcuttur. Genel Sekreter Sözleşmenin 49(2)’inci maddesinde belirtilen  kırk beş günlük hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle ek karar veya kararın tashihi müracaatını reddedecekken, madde 51(2) anlamındaki kararın düzeltilmesi (revizyon) talebini doksan gün ve üç yıllık sürelerin aşılmaması nedeniyle kabul edebilecektir. ICSID Sözleşmesinin 50’nci maddesi kapsamındaki kararın yorumu herhangi bir zaman sınırlamasına tabi olmadığı için her zaman talep edilebilecekken, 52’inci madde kapsamındaki iptal talebi, rüşvet sebebi dışındaki iptal talepleri için kararı izleyen yüz yirmi gün ve her halükarda üç yıl içerisinde yapılmadığından reddedilebilecektir. Diğer taraftan 52’inci madde kapsamındaki iptal talebi kabul edilirken, 51’inci madde  kapsamında bir karar düzeltmesi (revizyon) talebi farklı zaman sınırlamaları nedeniyle reddedilebilecektir[8].

Kararın düzeltilmesi (revizyon) talebine ilişkin usul işlemleri, kararın yorumlanması talebindeki usul işlemleri ile aynıdır. Karar düzeltmesi (revizyon) ve kararın yorumu taleplerinin değerlendirilmesi mümkünse kararı veren ilk heyet tarafından yapılacaktır. Çünkü kararın yorumunu en iyi yapabilecek olan heyet kararı veren ilk heyettir. Ayrıca başvuran tarafından ileri sürülen vakıanın önceden bilinebilir olup olmadığını, en iyi ilk heyet değerlendirecektir. Eğer ilk heyet, bir bütün olarak kurulamıyorsa o zaman yeni bir heyet oluşturulacaktır. Karar düzeltilmesi talebinde bulunan taraf, kararın yürütmesinin de durdurulmasını da talep edebilecektir[9].

Yukarıda açıklanan ve kararlara karşı  başvurulabilecek  hukuki yollar ICSID Ek Mekanizma Tahkimi (additional facility rules)  uygulandığı durumlar için geçerli değildir. ICSID İlave İmkan Kurallarına uygun yürütülen tahkim ulusal hukuktan soyutlanmış değildir[10].

Vakıaların Sonradan Tespiti

ICSID Sözleşmesinin 51’inci maddesi hakem heyetinin karar verdiği anda bilmediği bir “vakıanın” (fact) varlığının, sonradan taraflardan birisince öğrenilmesi durumunda, karar düzeltmesi talep edilebileceğine ilişkin düzenlemedir. Karar düzeltmesi, nihai kararı kesinlikle etkileyecek bir vakıanın mevcudiyetinin sonradan öğrenilmesi şartına bağlıdır. Burada sonradan öğrenme durumu vakıaya ilişkin olmalıdır, hukuka İlişkin olmamalıdır.  Sözleşmenin taslağında mevcut bulunan ve “kararın açıkça hatalı olması durumunda” karar düzeltmesine (revizyona) olanak sağlayan teklif kabul görmemiştir. Kabul görmeyen diğer bir teklif ise “heyetin kendisine sunulan uyuşmazlıklardan bazılarına ilişkin karar vermemesi durumunda”, karar düzeltmesinin (revizyonun) kullanılabileceğine ilişkin düzenlemedir.

Kararın düzeltilmesi vakıaların sonradan öğrenilmesi ile alakalıdır. Sonradan öğrenilen vakıa yargılamaya veya davanın esasına ilişkin nihai kararı “kesin” (decisive) olarak etkileyecek bir vakıa olmalıdır. Bu vakıalar kararı etkilemelidir ve eğer hakem heyetince bilinseydi, hakem heyetinin farklı bir karar vermesine sebep olacak “kesin” vakıalar olmalıdır. O halde ne tür vakıalar kesin vakıalar olarak kabul edilecektir. Tarafların hukuksal durumlarını önemli bir şekilde etkileyen bir vakıa kesin vakıa olarak kabul edilebilir. Tarafların eylemini hukuksal veya hukuka uygun olmayan bir pozisyona  götüren bir vakıa “kesin” vakıadır[11]. Vakıanın, hükmün farklı oluşturulmasına sebep olması durumunda örneğin, taraflardan birisinin sorumlu tutulduğu yasal olmayan bir işlemi yapmadığının tespiti gibi durumunda, vakıanın kesin bir vakıa olduğu kabul edilecektir. Zararın hesaplanmasını etkileyecek vakıalar da kesin vakıalardır. Yasal bir yükümlülüğün ihlâlinin milletlerarası bir hakem heyeti veya mahkeme tarafından tespiti durumunda nihai kararı etkileyecek kesin bir vakıanın mevcut olduğu kabul edilecektir. Bu sebeple tarafların hukuki durumlarını önemli ölçüde etkileyen vakıalar kesin vakıalar olarak kabul edilebilirler[12] .

Vakıanın mevcudiyeti, müracaatı yapan taraf ve hakem heyeti tarafından yeni öğrenilmiş olmalıdır. Normal olarak bu vakıa,  nihai kararın verildiği zamanda objektif olarak mevcut olacaktır. Çok nadir olarak nihai karardan sonra meydana gelen vakıalar da nihai kararın düzeltilmesine (revizyonuna) temel teşkil edebilir. Örneğin Merkeze  nihai kararın tamamlanmasından sonra  yapılan yargılama ödemeleri veya  karar imzalandıktan sonra  hesaplanan  ve fatura edilen  ve ödenen hukuki  harçlar  nihai kararın fiyat tespiti içinde yansıtılamayacaktır. Böyle durumlarda nihai karardan sonra meydana gelen vakıalar için de karar düzeltilmesi talebinde bulunulabilecektir.

Kesin vakıa müracaatı yapan ve kararı veren heyet tarafından, kararın verilmesinden önce bilinmeyen bir vakıa olmalıdır. Hakem heyeti için burada belirleyici zaman heyetin nihai kararını değiştirme yetkisini kaybettiği andır. Bu zaman nihai kararın imzalandığı ve Genel Sekretere onay ve tebliğ  için teslim edildiği zamandır. Müracaatı yapan taraf için kritik zaman prensip olarak Tahkim Kuralları 38 kapsamında delillerin ikamesinin sona erdiği zamandır. Bu zaman tarafların davaya ilişkin arzlarını ve sunumlarını tamamladıkları ve bütün delilleri ileri sürdükleri zamanı ifade eder. Delillerin ikâmesi safhasının ne zaman sona erdiğini heyet açıklar. Fakat Tahkim Kuralları 38(2) kapsamında heyet nihai karar verilinceye kadar kesin delil teşkil edebilecek, davanın sonucunu etkileyecek yeni deliller nedeniyle bu safhaya yeniden dönebilecektir. Böylelikle taraflar yeni keşfettikleri vakıalar ve bu vakıalara ilişkin delilleri nihai kararın imzalanacağı son zamana kadar heyete sunulabilir. Taraflardan birinin elinde imkân varken, nihai karar imzalanmadan önce kesin vakıaları heyetin dikkatine sunmaktaki başarısızlığı,  karar düzeltme (revizyon) talebinin kabul edilmesini engelleyebilecektir[13].

Sadece karar düzeltmesi (revizyon) talep eden tarafın vakıayı bilmemesi ve karar verildikten sonra öğrenmesi karar düzeltme talebi için yeterlidir.  Diğer tarafın bilip bilmemesi önemli değildir. Karşı taraf vakıayı bilebilir ve kasten saklayabilir.  Böyle bir hareket tarzı masum tarafın karar düzeltmesi (revizyon) için müracaat hakkını etkilemez.

Müracaat edenin vakıalara ilişkin bilgisizliği kendi ihmalinin sonucu olmamalıdır. Taraflardan birinin kasten bildiği bir vakıaya ilişkin delilleri gizli tutmasının veya sunmamasının onun revizyon (kararın düzeltilmesini) talep etme hakkını elinden alacağı aşikardır. Vakıaların ihmal ile dışarıda bırakılması veya sunulmaması da aynı sonucu doğuracaktır. Karar düzeltmesi (revizyon) davada ileri sürülecek hususların dikkatsizce ileri sürülmemesi neticesinde oluşacak durumun telafisine olanak sağlayan bir hukuki başvuru yolu değildir.

Müracaat eden tarafın vakıanın varlığına ilişkin bilgisizliğinin kendi ihmalinden ileri gelip gelmediğini araştıracak olan hakem heyetidir. Bu konu, taslak sözleşmenin hükümleri incelenirken tartışılmıştır. Eğer karşı taraf müracaatta bulunanın vakıaları önceden bildiğini ileri sürmesi durumunda, bu konuda müracaatta bulunanın vakıayı bilmediğinin bir karine olarak kabul edileceği ve aksini iddia eden tarafın iddiasını ispat etmesi gerektiği ve ispat yükünün aksini iddia eden tarafta olacağı ifade edilmiştir[14].

Karar Düzeltmesi (Revizyonun ) Müracaatında Süreler

ICSID Sözleşmesi 51’inci maddeye göre “müracaat  bir gerçeğin keşfinden itibaren 90 gün içerisinde ve her halükarda kararın verildiği tarihten itibaren  üç yıl içerisinde yapılacaktır.”  Bir taraf kararın düzeltilmesini gerektiren vakıayı öğrenirse  bu vakıayı öğrendiği tarihten itibaren 90 gün içerisinde  talebini ileri sürmelidir. Ayrıca ikinci bir kesin hak düşürücü süre vardır. Bu ilave hak düşürücü süre hükmün verildiği tarihten itibaren üç yılı içeren süredir. Her iki süre de beraber uygulanacaktır. Vakıanın öğrenilmesinden itibaren doksan gün içerisinde yapılmayan yani doksan gün geçtikten sonra yapılan müracaatlar kararın verilmesinden itibaren üç yıl içerisinde yapılmış olsa bile,  Genel Sekreterlikçe reddedilecektir. Kararın verilmesinden itibaren üç yıl geçtikten sonra öğrenilen bir vakıaya ilişkin müracaatlarda 90 gün içerisinde yapılsa bile reddedilecektir. Karar düzeltmesi müracaatını geçersiz kılan hak düşürücü sürelere ilişkin düzenlemeler sözleşmenin hazırlanmasından önce ortaya konan bütün taslaklarda mevcuttur. İlk taslak sözleşmede bu süreler altı ay ve on yıl olarak belirlenmiştir. Bu sürelerin çok uzun olacağı daha sonra değerlendirilerek süreler kısaltılmıştır.

Üç yıllık hak düşürücü süre kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren başlayacaktır. Sözleşmenin 49’uncu maddesinin son cümlesine göre, ek karar veya karar tashihine karşı revizyon talebi için işleyecek hak düşürücü sürenin başlangıcı da kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren başlayacaktır.

Doksan günlük hak düşürücü süre vakıanın öğrenilme tarihinden itibaren hesaplanılacaktır. Vakıanın öğrenilmesinden itibaren geçen doksanıncı günde yapılan müracaatlarda kabul edilecektir. Bu hak düşürücü sürenin önemi nedeniyle müracaat eden taraf müracaatında gerçeği ne zaman keşfettiğini mutlaka bildirmelidir.

Tahkim Kuralları 50(3)’a ya göre Genel Sekreterliğin bu inceleme ve süzgeçten geçirme yetkisi her iki hak düşürücü süreyi de kapsar. Genel Sekreterlik müracaatın doksan gün içerisinde yapılıp yapılmadığını sadece  müracaattaki iddiayı dikkate alarak belirleyecektir. Eğer heyet sonradan delillerle müracaat eden tarafın gerçeği öğrendiği günden itibaren geçen zamanın doksan günden fazla olduğunu tespit ederse  talebi kabul edilmez  bulacak ve talebi reddedecektir[15].

Talep mümkünse nihai kararı veren heyete sunulacaktır. Eğer bu mümkün değilse yeni bir heyet kurulacaktır. Revizyon Talebinin kararı veren heyete sunulması en güzel çözüm yöntemidir. İlk heyet dava ile yeterince ilgilidir ve gerçeğin kendisi tarafından önceden bilinip bilinmediğine karar verecek durumdadır. Amt ve Zaire davasında[16]  (American Manufacturing & Trading, Inc. v. Democratic Republic of the Congo) revizyon talebi kararı veren heyete sunulmuştur. Fakat üç yıllık süre kararı veren heyetin tekrar bir bütün olarak oluşturulmasını engelleyebilir. Eğer durum böyleyse yeni bir heyet kurulacaktır.  Yeni heyet oluşturulurken en azından bir hakemin eski heyette görev alan hakem olması sağlanmalıdır. Böylelikle yeni hakemler eski heyetin yaklaşımına bağlı kalabileceklerdir.

Yürütmenin Durdurulması

ICSID Sözleşmesinin 51(4)’ün ilk cümlesi “Heyet, şartların böyle gerektirdiğini düşünerek, yeni karar aşamasında, eski kararın uygulanmasını durdurabilir.” düzenlemesini içermektedir. Bu düzenlemeye göre Hakem heyeti şartlar gerekli kılıyorsa kararın yürütmesini yeni kararını verinceye kadar bekletebilir, yani yürütmeyi durdurabilir. ICSID Sözleşmesinin 51(4)’ün ilk cümlesi  ise “Başvuruda bulunan, başvurusunda kararın ertelenmesini talep ederse, heyet talebi hükme bağlayana kadar ihtiyari olarak kararın  tenfizini erteler.” düzenlemesini içermektedir. Eğer müracaat eden taraf yürütmenin durdurulması talebinde bulunmuşsa, bu talebe ilişkin heyet karar verinceye kadar yürütme durdurulacaktır.

Sözleşmenin taslak düzenlemesi karar düzeltmesi (revizyon) talebine karşı yürütmenin durdurulup durdurulmayacağı konusunda heyete takdir yetkisi vermişti. Bazı tartışmalar sonrası heyetin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin zorunlu olduğu teklifi galip gelmiştir. Karar düzeltmesi (revizyon) talebi karşısında kararın tanınma ve tenfizinin reddine ilişkin teklif ise reddedilmiştir. Görüşmeler sonunda şu anda sözleşmenin 51’inci madde 4’üncü fıkrasındaki düzenleme kabul görmüştür. Eğer revizyon talebinde bulunan taraf talep ederse yürütme kendiliğinden ve otomatik olarak duracak, böylelikle heyetin incelemeye başlayacağı zamana kadar geçecek süre içerisinde telafisi mümkün olmayan zararlar önlenmiş olacaktır. Tekrardan yargılamaya başlamak ve heyeti oluşturmak zaman alabilecektir. Yürütmenin durdurulması talebinde bulunan tarafın bu talebi değerlendirilene kadar yürütme durdurulacak ve heyet bu talebe ilişkin karar verecektir[17].

Sözleşmenin 51’inci maddesi iki çeşit yürütmenin durdurulması talebini içermektedir. Bunlardan birincisi hakem heyetinin sağduyusuna veya taktiri ile gerçekleşecek bir yürütmenin durdurulmasıdır. Diğeri ise şarta bağlıdır ve otomatiktir. Karar düzeltmesi talebinde bulunan tarafın yürütmeyi durdurma talebi ile yürürlüğe geçer. Şarta bağlı yürütmenin durdurulması ICSID Sözleşmesinin 51(4)’ün son cümlesinde düzenlenmiştir. ICSID Sözleşmesi 51(4)’ün son cümlesi “Başvuruda bulunan, başvurusunda kararın ertelenmesini talep ederse, heyet talebi hükme bağlayana kadar ihtiyari olarak kararın  tenfizini erteler.” düzenlemesini içermektedir. Bu düzenlemeye göre karar düzeltmesi müracaatında bulunan tarafın yürütmenin durdurulmasını talep etmesi durumunda otomatik olarak kendiliğinden kararın yürütülmesi duracaktır. Kararın yorumu talep edildiğinde uygulanacak yürütmeyi durdurma usulünü düzenleyen 50(2)’nin son cümlesi ise “Heyet şartların böyle gerektirdiğini düşünerek, yeni karar aşamasında, eski kararın uygulanmasını durdurabilir.” düzenlemesini içermektedir. İki düzenleme karşılaştırıldığında birbirinden farklı oldukları görülmektedir. Yani kararın yorumu usulünde heyet, sadece şartların kararın yürütülmesinin durdurulmasını gerektirdiği yönünde bir düşünceye sahip olursa, yürütmenin durdurulmasına karar verebilecektir. Bu durumda taraflardan birinin talebi, kararın yorumu talep edildiğinde doğrudan kararın yürütülmesinin durdurulması sonucunu doğurmayacaktır.

Karar düzeltmesi usulünde geçerli olan ve iki çeşit yürütmenin durdurulmasını da kapsayan Sözleşmenin 51(4) maddesi, iptal usulünde geçerli olan yürütmenin durdurulmasını düzenleyen 52(5) maddesi ile aynıdır. Burada yürütmenin durdurulmasına ilişkin karar düzeltmesi usulünde açıklanan bütün hususlar, kararın iptali talep edildiğinde de geçerlidir.

 Tahkim Kuralları 54’üncü madde yürütmenin durdurulması hususunu düzenlemiştir. Tahkim Kuralları 54’üncü madde iki çeşit yürütmenin durdurulmasına ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır.

 “Tahkim Kuralları Madde 54

Kararların  Yürütmesinin Durdurulması,

  • Bir kararın yorumu, düzeltmesi (revizyonu) ve iptali için başvuran taraf dilekçesinde veya son müracaat zamanına kadar herhangi bir zaman içerisinde, müracaatı ile ilgili kararın tamamının veya bir kısmının yürütülmesinin durdurulmasını talep edebilir. Böyle bir talebi, hakem heyeti veya komite  öncelikle dikkate alacaktır. 
  • Eğer bir kararın düzeltmesi (revizyonu) veya iptaline ilişkin müracaat kararın yürütülmesinin durdurulmasını içeriyorsa Genel Sekreter  müracaatın kaydedildiğini ihbar ederken kayıt ihbarıyla birlikte  hükmün yürütülmesinin sözleşme gereği durdurulduğunu iki tarafa da bildirir. Heyet veya komite oluşturulur oluşturulmaz, eğer taraflardan herhangi birisi talep ederse 30 gün içerisinde kararın yürütülmesinin durdurulmasının devam edip etmeyeceğine karar verecektir. Eğer yürütülmesinin durdurulmasının devam edeceğine karar verilmezse  kararın yürütülmesinin otomatik olarak son bulacaktır.
  • Eğer kararın yürütülmesinin durdurulması (1) fıkraya göre gerçekleşirse veya  (2) fıkraya göre devam ederse,  heyet veya komite her zaman taraflardan birisinin talebiyle kararın yürütülmesinin durdurulmasını tadil edebilir veya kaldırabilir. Bütün kararların yürütülmesinin  durdurulmaları otomatik olarak son kararın verilmesi ile kendiliğinden son bulur.
  • (1) inci paragraf ve (2) inci paragrafın ikinci cümlesi veya (3) üncü paragrafa göre iletilen bir talep hükmün yürütülmesinin durdurulacağı veya tadil edileceği veya kaldırılacağı durumları kesinlikle belirler. Hakem heyeti veya komite her iki tarafa da kendi görüşlerini sunma fırsatı verdikten sonra karar verir. 
  • Genel Sekreter kararın yürütülmesinin durdurulduğunu veya kaldırıldığını veya tadil edildiğini her iki tarafa da derhal bildirir. Kararın yürütülmesinin durdurulması bu durdurmanın kaldırılması veya tadili bildirim tarihinden itibaren geçerlidir[18].”

Karar düzeltmesi (revizyon) müracaatında bulunan taraf dilekçesinde kararın yürütülmesinin durdurulmasını talep edebilir. Böyle bir talep kendiliğinden müracaatın kaydıyla birlikte hüküm doğurur, Genel Sekreterin bu talebi reddetmek yönünde bir takdir hakkı yoktur. Genel Sekreter  bu durdurma ile ilgili olarak taraflara ihbarda bulunur. Eğer karar düzeltme talebi hak düşürücü sürelerin içerisinde yapılmadığı için reddedilirse ve kayda geçirilmezse kararın yürütülmesinin durdurulması mümkün olmayacaktır. Önceki heyetin oluşturulması mümkün değilse, yeni bir heyet kurulacaksa, heyet yeniden kuruluncaya kadar, sadece revizyon talebinde bulunan taraf  kararın yürütülmesinin durdurulmasını talep edebilecektir. Bu aşamada kararın yürütülmesinin durdurulması kararın tamamına ilişkindir. Eğer yeni bir heyet kurulmayacaksa, önceki heyet karar düzeltmesi talebini incelemekle görevli olacaksa, revizyon talep eden taraf kararın kendi çıkarları ile uyuşmayan tarafının yürütülmesinin  durdurulmasını seçebilecektir[19].

Heyet bir defa oluşturulduktan sonra durum önemli derecede değişir. Bu andan itibaren kararın yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin karar heyetin takdirine geçer. Fakat bu durumda da heyet taraflardan birinin talebi ile harekete geçecektir. Heyet kendiliğinden bu konuda harekete geçip karar veremez. Taraflardan her biri karar düzeltmesi (revizyon) ile ilgili nihai karar verilmeden önce kararın yürütülmesinin durdurulmasını veya devam etmesini veya kaldırılmasını veya mevcut bir kararın yürütülmesinin durdurulmasının yeniden düzenlenmesini talep edebilir. Kararın yürütülmesinin durdurulması talebi heyetin her iki tarafı dinlemesi sonrasında değerlendirilir. Heyet bu tür talepleri öncelikle görüşür. Karar düzeltmesi (revizyon) talebinde bulunanın başlangıçtaki talebine uygun olarak gerçekleşen kararın yürütülmesinin durdurulması, heyetin oluşturulmasından itibaren 30 gün içerisinde onaylanmazsa hükümsüz hale gelir. Heyet tarafından belirlenen kararın yürütülmesinin durdurulması, heyetin uygun göreceği şekilde kararın tamamına veya bir kısmına ilişkin olabilir. Heyet karar düzeltmesi (revizyon) ile ilgili nihai kararını verdikten sonra Kararın yürütülmesinin durdurulması kendiliğinden hükümsüz hale gelecektir.

AMK ve Zaire  davasında,  Kongo Demokratik Cumhuriyetinin  revizyon talebi aynı zamanda  karar verilinceye kadar hükmün yürütülmesinin geri bırakılması talebini de içeriyordu.[20] Bu sebeple Tahkim Kuralları 54(2) ye göre Genel Sekreter müracaatı kaydederken tarafları da 51(4)’e göre bilgilendirdi. Kararın geriye bırakılması heyetin belirtilen talebi incelemesine kadar devam etti. Heyet kararın yürütülmesinin durdurulmasının nihai kararını verinceye kadar devam etmesine karar verdi. Bu davada yürütmenin durdurulması talebinin değerlendirilmesi öncesi heyet iki tarafa da görüşlerini sunma fırsatı vermiştir.

[1] Schreuer,age,s. 869-871.

[2] Course On Dıspute Settlement – Module 2.8. ICSID: Post-Award Remedies and Procedures,
UNCTAD/EDM/Misc.232/Add.7, s.12.

http://www.unctad.org/Templates/Search.asp?intItemID=2068&lang=1&frmSearchStr= ICSID&frmCategory=all&section=whole, (31.10.2009)

[3] Schreuer,age,s.870

[4] Bkz. http://icsid.worldbank.org/ICSID/ICSID/RulesMain.jsp,(31.10.2009)

[5]  Schreuer,age,s.873.

[6] Schreuer,age,s.871.

[7] Course On Dıspute Settlement – Module 2.8. ICSID: Post-Award Remedies and Procedures,
UNCTAD/EDM/Misc.232/Add.7, s.11-13.

http://www.unctad.org/Templates/Search.asp?intItemID=2068&lang=1&frmSearchStr= ICSID&frmCategory=all&section=whole, (31.10.2009)

[8]  Schreuer,age,s.872.

[9] Bkz. http://www.unctad.org/en/docs/edmmisc232add7_en.pdf,(31.10.2009)

[10]  Yılmaz, İ.:Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıklarının Tahkim Yoluyla Çözümü ve ICSID, İstanbul 2004.s.31.

[11] Schreuer,age,s.876.

[12] Schreuer,age,s.874.

[13]  Schreuer,age,s.875.

[14] Schreuer,age,s.875

[15] Schreuer,age,s.876.

[16] Helgeson, E./Lauterpacht,E.: ICSID Reports, Cambridge University Pres, 2002, Vol 5, s.14.

[17] Schreuer,age,s.878.

[18] Bkz. http://icsid.worldbank.org/ICSID/ICSID/RulesMain.jsp,(31.10.2009)

[19] Schreuer,age,s.878.

[20] Helgeson, E./Lauterpacht,E.: ICSID Reports, Cambridge University Pres, 2002, Vol 5, s.14.

Av. Yalçın TORUN

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları  Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top
'); w.document.close(); w.print(); });$(document).ready(function() { init(); });})(jQuery);