ICISD Hakem Kararlarının Tashihi ve Ek Karar

ICISD Hakem Kararlarının Tashihi ve Ek Karar

Genel Olarak

 

Ek karar veya karar tashihi yöntemi Sözleşmenin 49‘uncu maddesinde düzenlenmiş olan bir hukuki başvuru yoludur. ICSID Sözleşmesi 49’uncu maddeye göre:

1. Genel Sekreter taraflara kararın tasdik edilmiş örneklerini tebliğ eder. Karar tebliği tarihinde yürürlüğe girer.

Heyet, kararın verilmesini izleyen 45 gün içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde diğer tarafı da haberdar ederek, kararda atladığı bir sorun hakkında karar verebilir ve karardaki yazım, aritmetik veya benzeri hataları düzeltebilir. Heyetin kararı asli kararın bir parçası olacak ve asıl karar gibi tebliğ edilecektir. 51. maddenin 2. paragrafında ve 52. maddenin 2. paragrafında sağlanan zaman dilimleri kararın verildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.”

Karar tashihi, kararda mevcut bulanan küçük hataların düzeltilmesine olanak sağlayan bir hukuki başvuru yoludur.[1] Karar verildikten sonra 45 gün içerisinde taraflardan birisinin talebi üzerine, hakem heyeti yazıma, aritmetik hatalara veya benzeri hususlara ilişkin olarak kararda meydana gelmiş hataları düzeltecektir. Tashih kararı vermeden önce heyet, tashih  talep eden taraf dışındaki diğer tarafı da bilgilendirecek ve  bu konuya ilişkin bir talebi olup olmadığı konusun da uyaracaktır. Karar tashihi daha çok, dikkatsizce yazılan kararın veya kararda yapılan küçük teknik hataların düzeltilmesine ilişkindir. Bu çare hakem heyetine kararda oluşmuş küçük hataları düzeltme olanağı sağlamaktadır. Eğer yukarıda bahsedilen türden, yazıma, aritmetik hata veya benzeri hususlara ilişkin bir hata  hakem heyetinin önüne getirilirse, heyet bu konuda bir karar vermek zorundadır. Hakem heyeti kendiliğinden böyle bir yönteme başvuramayacaktır.

Aynı maddede düzenlenen ek karar usulü ise, karara dahil edilmeyen veya atlanan hususlara ilişkindir. ICSID Sözleşmesinin 48‘inci maddesi, kararın, heyete sunulan bütün sorunların çözümüne ilişkin hususları kapsaması gerektiğini ifade etmektedir. Ek karar, özellikle mahkeme heyetinin dikkati çekildiğinde derhal ilave edeceği ve dikkatsizliği nedeniyle gözden kaçırmış olduğu hususların, karara dahil edilmesine ilişkindir. Ek karar, heyetin kasten ve bilerek kararın dışında bıraktığı hususlara ilişkin olamaz. Böyle durumlarda başvurulacak yöntem ek karar usulü olmayacak, kararın iptali usulü olacaktır[2].

Ek karar veya karar tashihi yöntemi sadece verilen nihai kararlara ilişkin başvurulabilecek bir yöntemdir. Ara kararlar için ek karar veya: karar tashihi talebinde bulunmak mümkün değildir. Özellikle heyetin kendisinin yargılama yetkisinin mevcudiyetine ilişkin verdiği ara kararlar için bu talepte bulunmak mümkün olmayacaktır. Ayrıca bu hukuki başvuru yolu kararın tamamen elden geçirilmesine veya değiştirilmesine olanak sağlamaz. ICSID Sözleşmesi 49’uncu maddesinde düzenlenen bu hukuki başvuru yolu diğer milletlerarası tahkim usullerinde de mevcuttur[3].

Ek karar veya kararın tashihi talebi ICSID Genel Sekreterine yapılmalıdır. Hakem heyeti kendiliğinden böyle bir talep olmaksızın, ek karar veremez veya kararı tashih edemez. Talep hangi konularda ek karar talep edildiğini veya kararın neresinin tashih edilmesi gerektiğini içermelidir.

Ek karar veya karar tashihi talebi kararın taraflara gönderilmesinden itibaren 45 içinde yapılmalıdır. Nihai kararlara karşı başvurulacak iptal usulünden farklı olarak,  ek karar veya kararın tashihi konusunda görevli hakem heyeti, sadece kararı veren hakem heyetidir. Eğer ilk heyetin oluşturulması artık mümkün değilse, bu durumlarda ek karar veya karar tashihi talebinde bulunulamayacaktır. Böyle bir durumda kararın yorumlanması veya düzeltilmesi talep edilebilir[4].

CDSE ve Costa Rika (Compañia del Desarrollo de Santa Elena S.A. v. Republic of Costa Rica) davasında[5] karar, 17 Şubat 2000 tarihinde yayınlanmış, davacı 30 Mart 2000 tarihinde kararın tashihi talebinde bulunmuştur. Davalıya talep üzerine yazılı cevaplarını bildirme fırsatı verilmiş ve 8 Haziran 2000’de heyet kararını vermiştir. Heyet bu kararında, tanığın kimlik tespitine ilişkin hatanın yanında, iki küçük yazım hatasını daha düzeltmiştir. Fakat hakem heyeti davacının yanlış anladığını iddia ettiği, uyuşmazlıkta uygulanan hukuka ilişkin bir husus hakkındaki karar tashihi talebini reddetmiştir. Heyet kararın davalının ifade ettiği durumun doğru bir açıklamasını içerdiğini belirtmiştir.

Genin ve Estonya (Alex Genin and others v. Republic of Estonia) davasında[6] davacının talebi üzerine heyet ek bir karar vermiştir. Ek kararda nihai karada gözden kaçmış olan İki Taraflı Yatırım Sözleşmesinin (İTYS) kamulaştırmaya ilişkin hükümleri tekrar ele alınmış ve ek karar verilmiştir[7].

Ek karar veya karar tashihi talebi sonrası heyetin vereceği karar, hem usule hem de esasa ilişkin sonuçlar doğurmaktadır. Kararın içeriğinin tashih edilmesi veya ek karar verilmesi durumunda kararın içeriğinin değişeceği muhakkaktır. Karar tashihi talebi üzerine verilen tashih kararı veya ek karar talep edildiğinde verilecek bir ek karar,  tahkimi neticelendiren kararın yani nihai kararın bir parçası olacaktır. Bu nedenle nihai karara uygulanan ve ICSID Sözleşmesinin 48’inci maddesinde bulunan kararların oluşturulmasına ilişkin usul, 50’inci maddesinde belirlenen hukuki başvuru yollarının müracaatına ilişkin usul, 51’inci maddesinde kararın yürütmesinin durdurulmasına ilişkin usul, ek karar ve tashihi karar neticesinde oluşan kararlara da uygulanacaktır.  Dahası, aşağıda da detaylı olarak izah edileceği gibi, kararın iptali için 52’inci maddede belirlenen hak düşürücü süreler karar tashihi talep edildiğinde, bu taleplere ilişkin bir karar verilinceye kadar işlemeye başlamayacaktır.

Av. Yalçın TORUN

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Meryem KILIÇ’a ve Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ICSID Sözleşmesinin 49’uncu maddesinin birinci fıkrası nihai kararın tebliği ve yürürlüğe girmesi ile ilgilidir. Bu fıkrada “Genel Sekreter taraflara kararın tasdik edilmiş örneklerini tebliğ eder. Karar tebliği tarihinde yürürlüğe girer” ifadesi mevcuttur. Aynı maddenin 2’inci fıkrasına göre kararın verilmesini izleyen 45 gün içerisinde kararın tashihi veya kararda atlanılan hususlarla ilgili ek karar talebinde bulunulmalıdır. Genel olarak tahkim usulünde tebliğ için uygulanan iki yöntem mevcuttur. Bunlar sözlü tebliğ ve yazılı tebliğdir. ICSID Sözleşmesi yazılı tebliğ usulünü benimsemiştir. Bu usul ayrıca Tahkim Kuralları[8] 48’de de detaylı olarak düzenlenmiştir. Son hakem de kararı imzaladıktan sonra Genel Sekreter kararı taraflara tebliğ edecek ve kararın bir suretini arşivde saklayacaktır. Genel Sekreter kararda bulunan hakem imzalarından en sonuncusundan itibaren 6 ile 25 gün içerisinde taraflara imzalatarak kararı tebliğ etmek zorundadır. Kararın tebliğ tarihi karar tarihi olarak kabul edilecektir. Talep halinde Genel Sekreter taraflara kararın bir suretini verecektir. Genel Sekreter kararı tebliğ ederken karara karşı olan hakem görüşlerini içeren muhalefet şerhlerini de tebliğ edecektir. Tebliğ tarihi orijinal kopyaya yazılacaktır. Nihai karara ilave metinlere aslının aynıdır damgası vurulacak ve imzalanıp tarih atıldıktan sonra taraflara verilecektir [9].

 

Kararın tam tarihi sürelerin hesaplanması açısından önemlidir. Kararın tarihi kararın taraflara tebliğ edildiği tarihtir. Süreler bu zamandan itibaren başlar. Eğer karar sonradan düzeltilmişse,  süre yeniden tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacaktır.

 

Karar tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilirken, usul işlemlerine ilişkin diğer önemli tarihler de vardır. Bunlar içerisinde önemli bir tarih, delillerin ikâmesinin sona erdiği tarihtir. Taraflarca davaya ilişkin bütün deliller sunulduktan sonra delillerin ikâmesi safhası sona ermiş olarak kabul edilir. İstisna olarak hakem heyeti, karar vermeden önce yeni delillerin ortaya çıkması ve bazı konuların açığa kavuşturulmasının zorunlu olması nedeniyle delillerin ikâmesi safhasını tekrar açabilir. Delillerin ikâmesi safhasının bitiş tarihinin önemi bu tarihten itibaren 120 gün içerisinde hakem heyetinin kararını vermek zorunda olmasıdır.[10].

 

MINE ve Gine davasında ilk duruşma 4 Kasım 1986’da yapılmış, uzayan duruşmalar neticesinde heyet 10 Ağustos 1987’ de delillerin ikâmesi safhasını sonlandırmış ve  9  Ekim 1987 de,  altmış günlük süreden sonra  Tahkim Kuralları 46’ıncı maddeye göre  otuz günlük uzatmada bulunmuş ve aynı gün taraflardan 31 Aralık 1987’ye kadar hazırlıklar için karar tarihinin  uzatılması talebinde bulunmuştur. Tarafların rızasıyla karar 30 Aralıkta hazırlanmış ve 6 Ocak 1988’de Genel Sekreterlikçe taraflara tebliğ edilmiştir[11].

 

Yukarıdan da anlaşıldığı gibi kararın tebliği tarihi, kararın tamamlandığı tarih değildir. Kararın tebliğine ilişkin usul kararın yorumu, düzeltilmesi (revizyon) ve iptali usullerinde de aynıdır. Tahkim Kuralları 48’inci maddesi 1’inci fıkradaki düzenleme kararın tebliği tarihinin orijinal metne ve diğer kopyalara yazılması gerektiğine ilişkindir. Bu açık hükme rağmen bazen kararların imzalandığı ve tebliğ edildiği tarihler karara yazılmamaktadır. Kararlarda mevcut imza tarihi ile tebliğ tarihi çoğunluğunda aynı değildir. Bu zaman aralığı 6 ila 25 gün arasında değişmektedir. Karar tarihi ile ilgili hususlar ara kararlarda uygulanmaz. Çünkü bu kararlar kendi başlarına yoruma, düzeltmeye (revizyona), iptale, tashihe ve ek karar taleplerine konu olmazlar.

 

 

[1] Schreuer,age,s.829.

[2] Course On Dıspute Settlement – Module 2.8. ICSID: Post-Award Remedies and Procedures,
UNCTAD/EDM/Misc.232/Add.7, s.7.

http://www.unctad.org/Templates/Search.asp?intItemID=2068&lang=1&frmSearchStr= ICSID&frmCategory=all&section=whole, (31.10.2009)

[3] Schreuer,age,s.849-853.

[4] Schreuer,age,s.843.

[5] CDSE ve Costa Rika ICSID davası için Bkz. (ICSID Case No. ARB/96/1)

 

[6] Genin ve Estonya ICSID Hakem Kararı için Bkz.  (Supplementary Decision ICSID Case No. ARB/99/2)

http://icsid.worldbank.org/ICSID/FrontServlet, (31.10.2009)

[7] Dost, S.:Yabancı Yatırım Uyuşmazlıkları ve ICSID Tahkimi, Ankara 2006.s.171-172.

[8] Bkz.http://icsid.worldbank.org/ICSID/StaticFiles/basicdoc/main-eng.htm,(31.10.2009)

[9] Schreuer,age,s.839.

[10] Schreuer,age,s.840.

[11] MINE ve Gine Davası süreci için Bkz.  (ICSID Case No. ARB/84/4)     http://icsid.worldbank.org/ICSID/FrontServlet (10.04.2010)

Scroll to Top
Danışma ve Randevu
İçin Tıklayınız
');w.document.close();w.print();});$(document).ready(function(){init();});})(jQuery);