Türk Medeni Kanununun (TMK) Kişiler Hukuku Başlıklı birinci kitabının Gerçek Kişilere ayrılan Birinci Bölümde mevcut Bulunan Kişilik Kısmı içerisinde 24. madde de kişilik hakkı koruma altına alınmıştır. Kişilik hakkının kişinin maddi ve manevi bütünlüğü üzerindeki bütün değerleri içeren geniş kapsamlı bir hak olduğu ve kişisel verilerin de çoğu zaman bu değerle içerisinde yer aldığı detaylı olarak önceki bölümlerde incelenmiştir.
TMK’nın kişilik haklarını korumak için düzenlenmiş 24. maddesi “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.” şeklindedir. Kişisel verilerinin korunması hakkı ihlal edilerek kişilik hakkına saldırıda bulunulan herkes MK 25. Maddesi gereği kendi yerleşim yeri mahkemesinden veya davalının yerleşim yeri mahkemesinden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilecektir. Davacı bununla da kalmayıp, bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini ya da yayımlanmasını da hakimden isteyebilecektir. Kişilik hakları zarar gören kişi maddi ve manevi tazminat istemlerinde de bulunabilecek ayrıca hukuka aykırı saldırı dolayısıyla davalı tarafından elde edilen kazancın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde de bulunabilecektir.
Türk Borçlar Kanununun (TBK) 646. maddesinde TBK’nın 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun Beşinci Kitabı olduğu ve TMK’nun tamalayıcısı olduğu ifade edilmiştir. TBK’nun 49. Maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” düzenlemesini içermektedir. TBK ayrıca 58. Maddesindeki özel bir hükümle kişilik haklarını saldırılara karşı korumaktadır. TBK 58. maddesi “ Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hakim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.” Düzenlemesi içermektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/56 E, 2015/1679 K sayılı kararında da kişinin adını içeren kişisel verinin rızası olmaksızın paylaşılması unutulma hakkını da referans göstererek manevi tazminata hükmedilmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı “4 yıl önce gerçekleşen bir olayın mağduru olan kişinin adının açık bir şekilde yazılarak kitapta yer alması halinde unutulma hakkının bunun sonucunda da davacının özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği kabul edilmelidir. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın “Google Kararı”nda açıkladığı gibi ilgili verinin kamu hayatında oynadığı önemli rol ve halkın ilgili veriye yönelik yoğun ilgisi şeklinde, üstün bir kamu yararını ortaya koyan özel sebepler bulunmadığına göre bilimsel esere alınan kararda kişisel veriler açık bir şekilde yer almamalıdır. Görüşmeler sırasında azınlıkta kalan üyeler mahkeme kararlarında yer alan isimlerin rumuzlanmasına gerek olmadığını, yargılamanın istisnalar haricinde açık bir şekilde yapıldığını hükmün alenen tefhim edildiğini, bu nedenle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmediğini savunmuşlar ise bu görüş “sorunun mahkeme kararlarında isimlerin rumuzlanmadan yer alması değil, kararların kitaba alınması sırasında rumuzlanması gerekip gerekmediği sorunu olduğu” gerekçesi ile kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmemiştir. O halde davacının isminin rumuzlanmadan kitapta yer almasının unutulma hakkını ve bunun neticesinde özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği dikkate alındığında davacı lehine manevi tazminat koşullarının gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.” Şeklindedir.
| UYARI |
| Yayımlanan metinlerin, eser sahipliği hakları Av. Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metinler hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka basılı eserlerde ve web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur. Av. Yalçın TORUN |
