Kardeşi Hakkında Elde Edilen İstihbari Bilgi Şahsın Güvenlik Soruşturmasının Menfi Sonuçlandırılması İçin Yeterli Değildir.

T.C

ANKARA

10. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/…

KARAR NO: 2021/385

DAVACI                                    :

VEKİLİ                                      : Av. Yalçın TORUN

DAVALILAR                            : 1-İçişleri Bakanlığı / ANKARA

                                                      2-Jandarma Genel Komutanlığı / ANKARA

VEKİLİ                                     :

DAVANIN ÖZETİ                   : Jandarma Genel Komutanlığınca sözleşmeli uzman erbaş temini kapsamında yapılan sınavlarda başarılı olan davacı tarafından, atamasının yapılmaması üzerine, atamasının yapılması istemiyle yapılan başvuruya cevaben  Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin ” Personelde aranacak nitelikler ” başlıklı 6. maddesinde yer alan şartları taşımadığından bahisle, atamasının yapılmayarak  uzman erbaş alımı işleminin iptal edilmesine ilişkin olarak  tesis olunan  işlemin ; haksız ve hukuka aykırı olduğu, bu durumun mağduriyetine neden olacağı, hakkında menfi herhangi bir kaydın bulunmadığı  ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ    :Davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu elde edilen bilgilerin olumsuz olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

KARARIN ÖZETİ               : Dava konusu uyuşmazlıkta, her ne kadar kamu hizmetine alınmada, görevin gerektirdiği niteliklere uygun olarak genel şartlar yanında özel şartlar aranmasında ve bu kapsamda görevin önem ve özelliği de göz önünde bulundurularak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu olması şartı getirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamakta ise de, yapılan güvenlik soruşturması kapsamında elde edilen bilgi notunda, davacıya ilişkin herhangi bir bilgi sunulmamakta birlikte davacının kardeşine ilişkin tespitlere yer verildiği,  davacı tarafından da, ” abisinin kolluk görevlileri nezaretinde, Suriye’de  istihbari bilgi toplamak maksadıyla bulunduğu, suç oluşturacak bir olaya karışmadığı ”nın ileri sürüldüğü, davacı hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz olması sonucunu doğuracak bir işlem ya da hakkında açılmış bir kamu davası sonucunda verilmiş bir mahkumiyet kararının olduğuna ilişkin davalı idarece herhangi bir bilgiye yer verilmediği, Mahkememizce  yapılan sorgulamalarda davacı ve kardeşi hakkında yapılan herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığı, davacının kardeşi açısından yapılan tespitlere ilişkin ilgili bilgi notunun, başkaca somut  bilgi yada belgeler ile desteklenmediği sürece, tek başına davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak sonuçlandırılmasına dayanak teşkil edemeyeceği, diğer bir ifade ile  bu haliyle kardeşi hakkındaki istihbari bilginin de tek başına davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli olmadığı, ilgili tespitler bakımından davacının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakta olup, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle

tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce,  Mahkememizin  ../../2018 tarih ve E:2018/…,  K:2018/….  sayılı ” Davanın reddi ” dair kararına karşı yapılan bireysel başvuru sonucunda verilen, ” Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı içinde yer alan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine, yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkememize gönderilmesine ” ilişkin Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün ../../2020 tarihli 2019/… Başvuru numaralı kararı üzerine ; dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

Dava, Jandarma Genel Komutanlığınca sözleşmeli uzman erbaş temini kapsamında yapılan sınavlarda başarılı olan davacı tarafından, atamasının yapılmaması üzerine, atamasının yapılması istemiyle yapılan başvuruya cevaben  Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin “Personelde aranacak nitelikler” başlıklı 6. maddesinde yer alan şartları taşımadığından bahisle, atamasının yapılmayarak  uzman erbaş alımı işleminin iptal edilmesine ilişkin olarak  tesis olunan  işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin erbaş kadrolarında devamlılık arz eden teknik ve kritik görevlerde, yetişmiş personel ihtiyacını karşılamak maksadıyla istihdam edilecek uzman onbaşı ve uzman çavuşların temini, hizmet şartları, görev ve hakları, yükümlülükleri, astsubay sınıfına geçirilmeleri ile ilgili esas ve usulleri düzenlemek olduğu belirtilmiş, 2. maddesinde, bu Kanunun Türk Silahlı Kuvvetleri erbaş kadrolarında istihdam edilecek uzman erbaşlarla, bunları istihdam edecek ve bunların istihdamı ile ilgili birlik, kurum ve kuruluşları kapsayacağı hüküm altına alınmış, 681 sayılı KHK ile değişik 4.maddesinde ; ” Kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından hazırlanan ve ilgisine göre Milli Savunma veya İçişleri Bakanlıklarınca onaylanan uzman onbaşı ve uzman çavuş kadrolarına göre her yıl alınacak uzman erbaşlarla ilgili kadro görev yerleri yayımlanarak duyurulur. İstekli olan ve yönetmelikte belirtilen niteliklere sahip; Muvazzaflık hizmetini yapmakta olan çavuş, onbaşı ve erler ile bunlardan terhislerinin üzerinden beş yıldan fazla süre geçmemiş olanlar, müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmi yedi yaşını bitirmemiş olmak şartıyla, istenilen belgelerle müracaat ederler. Uygun görülenler yönetmelikle belirtilen esaslara göre çalıştırılırlar. ” , 19. maddesinde ise ; “Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi,

sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanacak esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar kanunun yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir. ” hükmü öngörülmüştür.

20.09.2005 tarih ve 25942 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin ” Personelde Aranacak Nitelikler ” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, ” İcra edilen temel askerlik eğitimini başarıyla tamamlayanlardan güvenlik soruşturması uygun olmak veya ilk atamaları doğrudan doğruya kıt’a veya birliklere yapılan uzman erbaşlar için güvenlik soruşturması uygun olmak. ” personelde aranacak nitelikler arasında sayılmıştır.

4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli İle Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1.maddesinde; “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. (…) Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir. ” denilmiş, bu kapsamda hazırlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin  ” Tanımlar ” başlıklı 4.maddesinde”  Arşiv araştırması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının mevcut kayıtlardan saptanmasını,” , ” g) Güvenlik soruşturması : Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun, yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteneğinin mevcut kayıtlardan ve yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesini, … ifade eder. ”  , 9.maddesinde ;  ” Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin talepler

Milli Savunma Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığına iletilir. Bunlar hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması,  Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı  ve/veya Emniyet  Genel Müdürlüğüne yaptırılır. ” , ” Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında Araştırılacak Hususlar ” başlıklı 11. maddesinde de ; ” Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak, kişinin kayıtlı ikamet adresi ile fiilen ikamet ettiği adres esas alınmak suretiyle;

a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,

b) Genel kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat birimlerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında arama kaydı veya herhangi bir tahdidin olup olmadığı,

c) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakının bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,

ç) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,

d) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni, araştırılır.  ”  düzenlemelerine yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, Jandarma Genel Komutanlığının uzman erbaş alımları kapsamında yaptığı sınava başvuruda bulunarak yazılı sınav ile mülakatta başarılı olan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasında, ” Kardeşi T.Ş. hakkında ; DEAŞ bağlantılı olarak  2014 yılı itibariyle Suriye’de bulunduğunun belirtildiği ” şeklinde istihbari mahiyette bilgi notu olduğu, bu tespite dayalı olarak Aday Değerlendirme Kurulu Kararı doğrultusunda Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 6. maddesinin (g) fıkrasında yer alan şartları taşımadığından bahisle atamasının yapılamaması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıya alınan mevzuat uyarınca,  davalı idarenin muvazzaf ya da sözleşmeli uzman erbaş alımı sırasında, başvuruda bulunan adayları sadece, terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olup olmadığı yönünden değil, aynı zamanda, hem kendisinin, hem de kendisini etkileyebilecek yakın çevresinin, bu örgütlerle sıkı işbirliği içinde bulunup bulunmadığı, bunları destekleyip desteklemediği, sempatizanı olup olmadığı yönünden de titizlikle araştırması, bu yönde bir tespit olması halinde ise bunları teşkilatına

kabul etmemesi gerektiği açıktır. Silahlı Kuvvetler mensubu olmak isteyenlerle ilgili güvenlik araştırması yapılırken ulaşılan bilgi ve kanaatin ; somut, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olması ; tahmine, tasavvura ve önyargıya dayalı olmaması ; aynı yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle de desteklenmesi, bu inceleme ve değerlendirmenin hukuken denetlenebilir nitelikte olması gerekir. Aksi durumda soyut ve gerçek dışı ithamlarla bazı kişilerin önemli hak kayıplarına yol açılabileceği, bunun idarenin son derece haklı nedenlere dayalı güvenlik tedbirleri hakkında toplumda tereddütlere neden olabileceği, bu durumun ise en çok yine kendisi ile mücadele edilen yasa dışı mihraklarca istismar edilmesinin mümkün olduğu ortadadır.

Dava konusu uyuşmazlıkta, her ne kadar kamu hizmetine alınmada, görevin gerektirdiği niteliklere uygun olarak genel şartlar yanında özel şartlar aranmasında ve bu kapsamda görevin önem ve özelliği de göz önünde bulundurularak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu olması şartı getirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamakta ise de, yapılan güvenlik soruşturması kapsamında elde edilen bilgi notunda, davacıya ilişkin herhangi bir bilgi sunulmamakta birlikte davacının kardeşine ilişkin tespitlere yer verildiği,  davacı tarafından da, ” abisinin kolluk görevlileri nezaretinde, Suriye’de  istihbari bilgi toplamak maksadıyla bulunduğu, suç oluşturacak bir olaya karışmadığı ”nın ileri sürüldüğü, davacı hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz olması sonucunu doğuracak bir işlem ya da hakkında açılmış bir kamu davası sonucunda verilmiş bir mahkumiyet kararının olduğuna ilişkin davalı idarece herhangi bir bilgiye yer verilmediği, Mahkememizce  UYAP üzerinden yapılan sorgulamalarda davacı ve kardeşi hakkında yapılan herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığı, davacının kardeşi açısından yapılan tespitlere ilişkin ilgili bilgi notunun, başkaca somut  bilgi yada belgeler ile desteklenmediği sürece, tek başına davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak sonuçlandırılmasına dayanak teşkil edemeyeceği, diğer bir ifade ile  bu haliyle kardeşi hakkındaki istihbari bilginin de tek başına davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli olmadığı, ilgili tespitler bakımından davacının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakta olup, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Ayrıca, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunmuş olmasının, davacının doğrudan güvenlik soruşturması yönünden sakınca taşımadığı anlamına gelmeyeceği, kendisinin terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olup olmadığı, örgütle sıkı işbirliği içinde bulunup bulunmadığı, bunları destekleyip desteklemediği, sempatizanı olup olmadığı yönünden de idarece araştırma yapılması ancak bu yönden bir sakınca görülmemesi halinde Yönetmelikteki diğer şartlarla birlikte durumunun değerlendirileceği tabidir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak

davacıya verilmesine, fazladan yatırılan harcın istemi halinde, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf yolu açık olmak üzere, tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.

Scroll to Top
');w.document.close();w.print();});$(document).ready(function(){init();});})(jQuery);