Geçirilmiş Nevrotik Bozukluk (16/A)Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığına Atanmaya Engel midir? Hatalı Kayıtlarla Mücadele Nasıl Olmalıdır?

 

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev alacak olan memurlar, uzman erbaşlar,  astsubay ve subaylar göreve alınmadan önce kendileriyle ilgili mevzuatın  gerekli kıldığı sağlık koşullarını taşımak zorundadırlar.  Alınacak personelin/adayların  sağlık durumlarının nasıl olması gerektiğini belirleyen Türk Silahlı Kuvvetleri,  Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği bulunmaktadır.  Bu yönetmeliğe göre adayların ruh sağlığı açısından tam sağlıklı olmaları gerekmektedir. Zira  göreve alınan personele silah verilerek görev yaptırılacaktır. Maalesef son günlerde  adayların  sınav kaygısı, anksiyete,   depresyon vbg sebeplerle geçmişte ruh sağlığı uzmanına başvurmaları neticesinde geçirilmiş nevrotik bozukluk   teşhisiyle  Yönetmelikte belirtilen 16/A engeli ile karşılaştıkları,  göreve alınmak için gerekli sağlık kurulu raporu alamadıkları görülmektedir. Yönetmeliğin ekinde  hastalıklar belirlenmiş ve bu hastalıklar kapsamında ruh sağlığı açısından yönetmeliğin eki 16. maddesi A fıkrasında geçirilmiş nevrotik bozukluğun  göreve kabulde engel olacağı düzenlenmiştir. Oysa bu kayıtların bazıları  hatalı kayıt bazıları ise hatalı teşhis neticesinde konulmuş kişisel verileri içermektedir. Bazı kayıtlar ise  çocukluk döneminde anne ve babanın etkisiyle ruh sağlığı uzmanına götürülen çocuğa ilişkin kayıtlar olmaktadır. Bazen  kayıtta bulunan teşhise rağmen reçete edilen ilacın alınmadığı kullanılmadığı da görülmektedir. Bu kayıtların bir kısmını ise özellikle Üniversiteye giriş sınavı öncesi sınav kaygısı nedeniyle ruh sağlığı uzmanına başvuran  gençler için  oluşturulan kayıtlardır.  Kayıtlarda anksiyete,  depresyon,  yeme bozukluğu vbg. kayıtlar da bulunmaktadır. Özellikle çocukluk döneminde  anne babanın isteği ile hekime götürülen çocuğun  e nabız sisteminde bu kaydın bulunması anne ve babanın da aşırı üzülmesine ve ruh sağlığı uzmanına  götürdüğüne pişman olmasına sebep olmaktadır. Böyle bir sağlık engeliyle karşılaşıldığında ne yapılması gerekecektir.   Adayların  hastaneye sevk edildiklerinde önceden  haklarında böyle bir kayıt olup olmadığını e nabız sisteminden kontrol etmeleri gerekmektedir.  Böyle bir kayıt veya özel nitelikli kişisel veri varsa ve bu kayıt hatalı  bir kayıt ise  aynı hekime başvuruda bulunarak bu hekimden kaydın hatalı olduğunu bildiren resmi bir yazı almalı, bu yazının  sağlık tesisinin  başhekiminin onayı ile İl Sağlık Müdürlüğü aracılığı ile  Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğüne ulaştırılması sağlanmalıdır. E-nabız sisteminde yapılacak düzeltme ancak ilgili genel müdürlükçe yapılmalıdır.    Eğer  e-nabız sistemindeki kayıt/verinin hatalı olduğu kanıtlanamamış ise ,  İl Sağlık Müdürlüğüne müracaat edilerek  öncelikle teşhisi koyan hekime müracaatı sağlanmalı bu mümkün değilse  İl Sağlık Müdürlüğünde kurulacak Komisyon ve ya hekimler vasıtasıyla yapılacak araştırma neticesinde kaydın düzeltilmesi yoluna gidilmelidir. Tüm bunlara rağmen başarılı olunamıyorsa da  ilk alınan sağlık raporuna itiraz edilmeli rapor değişmez ise raporun iptaline yönelik dava açılmalıdır. Bazı mahkemeler raporu  idare hukuku anlamında hazırlık işlemi olarak görebileceklerinden davanın reddi durumuna düşmemek için idareye müracat edilerek kesin işlem tesisi sağlanmalı ve sonrasında bahse konu kesin işleme karşı dava açılmalıdır.  Tüm bu süreçte unutulmaması gereken husus  kişisel verilerimizin silinmesini düzeltilmesini isteme hakkımızın bulunduğu ve özellikle çocuklara ilişkin kişisel verilerin işlenmesinin özel kurallara bağlı olduğu, rıza ve hukuki düzenlemeler mevcut olmadığında işlenemeyeceği  hususu, yargı sürecinde  asla gözardı edilmemelidir. Açılacak davalarda mahkemeler teşhisin ve kaydın doğruluğuna ilişkin   davacıyı  hastanelere sevk etmekte ve  ilk kaydın tutulduğu dönemde belirtilen hastalığın davacıda bulunup bulunmadığının tespitini de istemektedirler.

Av. Yalçın Torun

  

UYARI

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top