Unutulma Hakkı

                                                            UNUTULMA HAKKI

  1. Giriş

İnsan hakları insan onurunu merkeze alarak tanımlanmış ve temellenmiştir. İnsan onuru ise insanın varlıkta ki değerine ve insanın olanaklarının değeri bilgisine dayanmaktadır. İnsanı diğer canlılardan  farklı kılan etkinlikleri  insanın değerini ve onurunu oluşturur.Bu çerçevede, devletin eylem ve işlemlerinde insanın araç değil amaç olduğu, devletin temel amacının ise insanın olanaklarını kullanmasını sağlayacak koşulları yaratmak olduğunu söyleyebiliriz.

Asıl önemli husus ise insan onuru ile unutulma hakkı arasındaki illiyet bağının nasıl kurulacağıdır. Tam da bu noktada bireylerin kimliği ve kişiliği arasındaki ilişkiyi ortaya koymak önemlidir . Kimlik , kişinin kim olduğu yahut kendini nasıl gördüğüyle ilgili olduğu, kimlik belirlemenin kişinin kendisi tarafından ya da başka bir kişi veya grup tarafından gelebilir. Kimlik belirleme  kişinin kendisi dışındaki  birey ya da gruptan geldiği zaman  kişi bu kimliği benimseyebildiği gibi yadsıyabilir de. Kimlik çoğu zaman çatışan değerler dikkate alınarak belirlenir.  Kişi kim olduğunu söyleyerek  ne olduğu, neye inandığını veya ne istediğini de dile getirir  ve bu açıdan bakıldığında kimliğin kişiliğin bir parçası olduğu da açıkça görülmektedir.

Bireyin kişiliğini serbestçe geliştirme hakkı kapsamında insanın olanaklarını kullanırken, kimliğinin  istediği şekilde belirlenmesini ve şekillendirilmesini talep eder. Fakat kişinin kimliğine ilişkin bazı kişisel  veriler özellikle bireyin  kişiliğini serbestçe geliştirmesine ve  insanın olanaklarını kullanmasına  engel olabilmektedir.

Değişen süreç içerisinde , kimliğini belirleyen fakat birey tarafından öğrenilmesini ve paylaşılmasını istemediği  geçmişine yönelik bazı bilgilerin sürekli ve  kolayca erişilebilir olması, bireyin  kayıtlı geçmişine mahkum edilmesine sebep olabilmektedir.  Bu durumda kişinin gelişimini geçmişi adeta engellemektedir. Kişi geçmişte yaşadığı bir olay nedeniyle damgalanmaktan kurtulamamaktadır. Unutulma hakkı kendi geleceğini  belirlemek isteyen ve sürekli gelişim halinde olan bireye geçmişinden kurtularak  kendini geliştirme ve kimliğini yeniden belirleme hakkı verir.

2. Unutulma Hakkının Önemi

Unutulma hakkı, analog ve dijital ortamlarda işlenen kişisel verilerin zararlı etkilerinden bireyleri korumayı amaçlar. Özellikle dijital çağda, kişisel verilerin bilgisayar ortamında depolanması ve internet üzerinden paylaşılması, bireylerin saygınlığına zarar verebilecek eski olayların sürekli gündemde kalmasına neden olabilir. Analog çağda bu hak, özellikle eski hükümlüler için işledikleri suç ile sürekli anılmaları sonrası talep edilebilir bir hak olarak ortaya çıkarken  dijital çağda bilgisayar ve internet kullanımıyla birlikte daha da önem kazanmıştır.

Unutulma hakkı kapsamında bireyler  web siteleri, sosyal ağlar  ve  arama motorları sonuçlarına bakarak  unutulma hakkı taleplerini ileri sürmüşlerdir.  Kişilerin  unutulma hakkı kapsamında ileri sürdükleri talebin konusu olan kişisel verilerin bir kısmı analog dönemde  kayıt altına alınan verilerin  bilgisayar ortamına aktarılmasıyla ortaya çıkan verilerdir. Gazete arşivlerinin ilgili gazete arşivlerinden bilgisayar ortamına aktarılması olayı buna örnektir.  Bazen de başta haber siteleri olmak üzere diğer web sitelerinde kişisel veriler işlenmekte ve paylaşılmaktadır. Bu durumda  unutulma hakkını ileri sürerek kişi bu talebini ilgili web sitesine karşı yöneltmektedir.  Arama motorları ise  kendisine ait bir bilgiyi yaymamakta sadece başka bir dijital ortamda olan bilgiyle link kurarak kişilerin bahse konu bu bilgiye erişimini sağlamaktadır. Bireyler  arama motorlarının  bahse konu bilgiye ulaşımı sağlayan linklerinin de kaldırılmasını bu hak kapsamında talep etmektedirler.

 Sosyal ağlar ile yapılan paylaşımlarda ise kişisel verileri  bazen kişisel verilerinin  unutulmasını isteyen kişi bizzat kendisi ya da başka birisi tarafından  paylaşılması söz konusudur.  Kişisel verilerin  yukarıda bahsettiğimiz yöntemler kullanılmaksızın sadece yeri geldiği zaman kullanılmak maksadıyla depolanma tarzı işlemlere tabi tutulmasının ve bu verilerin kaldırılmasını talep etmenin  sildirme hakkı olarak tanımlayabileceğimiz farklı bir hak olduğunu da burada ifade etmekte yarar vardır. Sildirme hakkı verilerin minimize edilmesine ve tarafların elinde uzun süre tutulmamasına olanak sağlar.

3.Unutulma Hakkının Kapsamı

Unutulma hakkının konusu   olan  kişiyle ilgili bilgi  her şeyden önce doğru bilgi olmalı, en azından başlangıçta doğru bilgi olmalı  ve  hukuka uygun olarak yayılmış olmalıdır.  Konusu suç teşkil eden örneğin hakaret içeren paylaşımlar veya gerçeğe aykırı bilgiler  unutulma hakkının konusunu oluşturamayacaktır. Bu tür paylaşımlar için  başka hukuki çareler mevcuttur.

Unutulma hakkına konu olan bilgi üzerinden  kişisel menfaatlerin kamu menfaatlerinin üzerine çıkması için yeterli bir zamanın geçmesi gerekmektedir.  Zamanın belirli  süresi olmayıp her olayın özelliğine göre ayrı ayrı tespit edilmelidir. Öyle bir zaman geçmeli ki bu zaman sonucunda bilgi güncelliğini yitirmeli veya önemini yitirmelidir.

Unutulma hakkı içtihatlarla ortaya konulmuş olup,  çoğunlukta temelinde  özel hayatın gizliliği hakkı, kişilik hakkı, kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkı gibi haklar bulunmaktadır. Bireylerin şeref ve itibarını etkileyen  sözel saldırılar karşısında  manevi bütünlüklerinin korunmasını ve  özel hayata ve aile yaşantısına saygı gösterilmesini talep ederler. Özel hayata ve aile yaşantısına saygı hakkı, devlete kişilerin  şeref ve itibarlarını  ve  manevi bütünlüklerini korumak anlamında  pozitif bir yükümlülük getirmektedir. Özel hayatına ve aile yaşantısına saygı gösterilmesini, bu kapsamda şeref ve itibarının korunmasını talep eden birey,  bu hakkın uzantısı olan unutulma hakkını ileri sürebilecektir.  Bireyin şeref ve itibarı, dışardan insanların onu nasıl gördüğü ve tanımladığı ve kimliği ve kişiliği  ile ilgili bir husustur.  Özerk olduğu kabul edilen bireyin siyasi otoriteler ve  diğer bireylerin müdahalede bulunamayacağı özgür bir alana sahip olduğu ve bu alanda kişinin kendini geliştirebileceği kabul edilir. Bu alana diğer bireylerin müdahale edebilmeleri sınırlandırılmaktadır. Bu alanda bireyin geçmişine yönelik bilgilerin kullanılarak, kişinin kayıtlı geçmişi nedeniyle mahkum olmasını hukuk korumamaktadır. Aksi takdirde kayıtlı geçmiş kişinin yeni bir başlangıç yapmasına ve kendini geliştirmesine insanın olanaklarını olumlu yönde kullanmasına engel olarak ortaya çıkacaktır.

Unutulma hakkının  bir diğer öncülü ise bireyin kişiliğinden ve kimliğinden ayrı düşünülemeyen ve temelini özel hayat ve kişinin manevi bütünlüğünde bulan kişisel verilerin korunması hakkıdır. Unutulma hakkının konusu her şeyden önce  bireye ait kişisel bilgileri içermektedir. Kişiye ait bahse konu bilgilerin  ne zaman ve ne ölçüde  başkalarıyla paylaşılabileceğini  kişinin özerkliğinin sınırı belirlemektedir. Kişinin özerkliğinin kendisine sağladığı kişisel bilgilerin ne zaman ve ne ölçüde paylaşılabileceği üzerindeki kontrol yetkisi  enformasyonel özerklik (informational self-determination)  olarak da ifade edilmektedir.    Kontrol yetkisi kişiyi  kendi dışında  gelişigüzel işlemlerden  korur ve özerkliğini güçlendirir.

4.Unutulma Hakkının İnsan hakları  İçerisindeki Yeri

A.Özel Hayatın Gizliliğinin Yönüyle Unutulma Hakkı

İnsan haklarının temelinde insanın olanaklarından oluşan değerinin  korunması anlayışı olduğunu dikkate aldığımızda özel hayatın korunması hakkının koruduğu değerin ne olduğu sorusunun cevaplandırılması gerekmektedir. Bu soruya verilecek basit cevap   “kişiliğin dokunulmazlığı” değerinin korunması olduğu söylenebilir. Kişiliğin  kapsamı içerisinde insanın hangi olanaklarının bulunduğu  sorusuna verilecek cevap ise  kişiliğin dokunulmazlığının sınırlarını belirleyecektir.

 Burada  unutulma hakkının  kapsamında  başlangıçta yayımlanan bilginin  hukuka uygun bir şekilde  ifşa edilmiş olduğu ve  ilk anda meşru olduğu dikkate alındığında başlangıçta kişiliğin dokunulmazlığının ihlal edilmemiş olduğu anlaşılacaktır. Oysa belirli bir süre geçtikten sonra unutulma hakkının ileri sürülebilmesi unutulma hakkının kişinin kişilik hakkının bir parçası olan şöhretinin ve itibarının korunmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Kişi itibarının ve şöhretinin korunmasını talep ederken, diğer kişilerden, itibarına ve şöhretine yönelik bir saldırıda bulunmamalarını talep eder. Kişinin şöhreti ve itibarını korunmasına yönelik bu talep  diğer kişilere  negatif bir yükümlülük yükler, fakat kişi diğer taraftan, unutulma hakkını ileri sürerek kendi kişiliğini geliştirirken kendisini tanımlayan kişisel veriler üzerindeki hakimiyetini dile getirerek kişiliğini geliştirmeyi ve bu kapsamda karşı taraftan  unutulma hakkı kapsamında paylaşılan bilgilerin kaldırılmasını talep eder. Kişisel verileri paylaşan kişilerden hakkında paylaşılan verilerin kaldırılmasına ilişkin  pozitif yükümlülükler talep eder. Kişi bu talepleriyle bir yandan  şöhretinin korunmasını, bir yandan kişisel verileri üzerindeki hakimiyetini ileri sürerek mahremiyetinin korunmasını bir yandan da, kendi kişiliğini geliştirmesine ve kimliğini belirlemesine  saygı gösterilmesini talep eder.

 

Dijital çağda kişisel verilerin ciddi boyutlarda işlenmesi, kişinin mahremiyetini ve özerkliğini tehdit altına sokmuştur.  Bu kapsamda yükselen talepler, kişisel verilerin korunması hakkını  gündeme getirmiş ve pozitif hukukta bahse konu hakkın  korunması için ulusal ve uluslararası düzenlemeler yapılmıştır.  Kişisel verilerinin korunmasını talep eden birey aslında  özel yaşamının korunmasını talep etmektedir. Talebin konusu kişisel veriler değil özel yaşamın kendisidir.  Kişisel verilerin korunması kapsamında uyulması gereken temel ilkelere uyulmadığı takdirde özel yaşamın  korunması hakkı ihlal edilebilmektedir.  Bahse konu ilkelerden  verilerin  amacın gerektirdiğinden daha uzun süre tutulmaması,  verilerin doğru  ve güncel olması,  verilerin işlenme amacı bakımından  yeterli olması,  gibi ilkeler doğrudan unutulma hakkı ile ilintili ilkelerdir.  Diğer taraftan kişisel verileri işleme tabi tutulan kişilerin   verilerle ilgili bilgi alma, verilerin düzeltilmesini, silinmesini  ve işlenmesinin engellenmesini isteme haklarını kullanarak işleme sürecine katılabilmesi hakkı  kişisel verilerin korunması hukukunun temel prensiplerindendir.   Unutulma hakkı kapsamında yukarıda belirtilen  ilkeler dikkate alınarak  ilgilinin katılımı ile kişisel verilerin  silinmesini sağlama, sildirme  hakkı ön plana çıkmaktadır.

1.İfade Özgürlüğü Açısından Unutulma Hakkı

İfade özgürlüğü doğası gereği bir taraftan  bilgiyi ve düşünceyi  alma ve yayma özgürlüğünü içermektedir.  İfade özgürlüğü gereği bilgi yayılırken  diğer taraftan unutulma hakkı ise  bilginin sildirilmesi talebini içermektedir. Bu iki hak  arasında bir çatışma yaşanması durumunda sınırın nasıl çizileceği ve dengenin nasıl kurulacağı  sorunu ön plana çıkmaktadır. Bir tarafta  kişinin unutulma hakkı ile ilgili bir menfaati varken diğer taraftan ise başkalarının bu bilgiye ulaşma ve bu bilgiyi yaymaya ilişkin menfaati olabilecektir.  Bu durum bazen menfaatin ötesine geçerek insan onurunun korunması yönünde değerlendirme yapılmasını zorunlu kılar.  Diğer taraftan unutulma hakkının mutlak bir hak olmadığı, ifade özgürlüğünün ise  sınırının çizilirken  her somut olayda ayrı ayrı değerlendirme yapılması zaruretini ön plana çıkarır.

Konuya ilişkin diğer önemli bir sorun ise  unutulma hakkı ile demokratik bir toplum için zorunlu olan basın özgürlüğünün çatışması halidir.  Basının demokratik toplumda  kamu yararı gereği  haber yapmaya ilişkin bir ödevi,  toplumun da  bilgiyi ve haberi almaya ilişkin bir hakkı vardır.   İfade  özgürlüğü ve basın özgürlüğü kapsamında dijital çağda internet  ortamı bahse konu özgürlüklerin kullanılmasına olanak sağlayan bir araçtır.

Unutulma hakkı kapsamında  unutulma hakkına yönelik talebi ileri süren kişinin kimliği önemli olmaktadır.  Sade vatandaşlar ile kamusal figürler ,  siyasetçiler, kamu görevlileri ve toplumsal yaşamda rol oynayan kişiler  arasında bir ayrım yapılmalıdır.  Hatta bu ayrım  siyasetçiler ile diğer  kamusal figürler arasında da yapılmalıdır.  Olayda bir siyasetçi olduğunda unutulma hakkı ile ifade  ve basın özgürlüğü arasında bir değerlendirme yapılırken, değerlerin çatışması durumunda  terazide ifade özgürlüğü lehine bir  değerlendirme yapılmaktadır.  Diğer taraftan  konu kamu görevlilerine geldiğinde, kamu görevlilerinin kişilik haklarına ilişkin saldırılarda  kamu görevlilerine siyasetçilere oranla daha fazla bir koruma sağlanmaktadır. AİHM Lesnik-Slovakya davasında Slovak Hükümeti bölge savcısının itibarın ı korumak için  yaptığı müdahaleyi hak ihlali olarak görmemiştir.  Bunun gereği  kamu görevlisinin kişiliği ve şöhreti olmayıp,  kişinin yerine getirdiği kamusal göreve  kanunun duyduğu güvenin  demokratik toplumdaki önemidir . Medya önünde sürekli bulunan oyuncular sanatçılar vb kamuya mal olmuş kişiler  hakkında değerlendirme yapılırken , AİHM  basın özgürlüğünün ihlali değerlendirmesini yaparken, haberin doğruluğu,  bilginin edinilme yöntemi, hedef alınan kişinin tanınmışlık düzeyi, konunun kamu yararı üzerine katkısı, yayının içeriği biçimi ve sonuçları  hususlarını dikkate almaktadır.

 Unutulma hakkı ile basın özgürlüğü arasındaki ilişkiyi ifade ederken  basındaki ifadelerin bir değer yargısını mı yoksa  olaya dayalı bir bilgilendirmeyi mi içerdiğini de dikkate almak gerekmektedir. Bir olayın olup olmadığı,  kanıtlanabilir bir husus iken  bir değer yargısının  kanıtlanmasının mümkün olmayabileceği açıktır.  Bir değer yargısının basit bir olaya dayanması  kabul edilebilir iken,  hiçbir veriye dayanmayan değer yargısı  aşırı olarak değerlendirilebilecektir.  Feldek Slovakya davasında  bir politikacının  faşist geçmişine ilişkin  bir mülakatta yayımlanmış  bir beyan ifade özgürlüğü kapsamında  korunmuştur.

5. Genel Olarak

Unutulma hakkı gerçek kişiye internet üzerinde bulunan  geçmişi ve özel hayatı ile ilgili itibarına zarar verdiğini düşündüğü  kişisel verilerinin kaldırılmasını talep etme yetkisi verir.  Bu hak,   bireyin kendini geliştirmek  ve insanın sahip olduğu olanakları insanlık yararına  kullanmak  ve gerçekleştirmek için gerekli olan koşulların yaratılmasında katkı sağlar. Zira  geçmişindeki olumsuzluklardan arınan ve geçmişindeki olumsuzluklarla anılmayan bir birey, insanın onurunu olarak kabul ettiğimiz insana ilişkin değerleri gerçekleştirmede daha yüksek motivasyona sahip olur. Unutulma hakkı bireyin internet üzerindeki  doğruluğu ve yanlışlığı sınanabilir  olan fakat değiştirilemeyen  sabıkasından kurtulmasına  ve itibarını yeniden kazanmasına olanak sağlar .

2018 yılında yürürlüğe giren ABGVKT 17. Maddesinde ise  silme/unutulma hakkı (Right to erasure (right to be forgotten) açıkça aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

Silme hakkı (’unutulma hakkı’)

  1. Veri sahibinin kendisi ile ilgili kişisel verilerin herhangi bir gecikmeye mahal verilmeksizin silinmesini kontrolörden talep etme hakkı bulunur ve, aşağıdaki hallerden birinin geçerli olması durumunda, kontrolörün kişisel verileri herhangi bir gecikmeye mahal vermeksizin silme yükümlülüğü bulunur:

(a)       kişisel verilerin toplanma veya işlenme amaçlarıyla ilişkili olarak artık gerekli olmaması;

(b)       veri sahibinin 6(1) maddesinin (a) bendi veya 9(2) maddesinin (a) bendine göre işleme faaliyetinin dayandığı izni geri çekmesi ve işleme faaliyetiyle ilgili başka bir yasal gerekçe bulunmaması;

(c)        veri sahibinin 21(1) maddesi uyarınca işleme faaliyetine itirazda bulunması ve işleme faaliyetine yönelik ağır basan meşru bir gerekçe bulunmaması ya da veri sahibinin 21(2) maddesi uyarınca işleme faaliyetine itirazda bulunması;

(d)       kişisel verilerin yasa dışı biçimde işlenmiş olması;

(e)       kontrolörün tabi olduğu Birlik veya üye devlet hukukundaki bir yasal yükümlülüğe uygunluk sağlanması amacı ile kişisel verilerin silinmesinin zorunlu olması;

(f)        kişisel verilerin 8(1) maddesinde atıfta bulunulan bilgi toplumu hizmetlerinin sağlanması ile ilgili toplanmış olması.

  1. Kontrolörün kişisel verileri kamuya açıklamış olduğu ve 1. paragraf uyarınca kişisel verileri silmek zorunda olduğu hallerde, kontrolör, mevcut teknoloji ve uygulama maliyetini göz önünde bulundurarak, veri sahibinin talep etmiş olduğu kişisel verileri işleyen kontrolörleri söz konusu kişisel verilere yönelik her türlü bağlantı veya bu verilerin her türlü nüshası ya da çoğaltmasının söz konusu kontrolörlerce silinmesi hususunda bilgilendirmek üzere teknik tedbirler de dahil olmak üzere makul adımları atar.

 

Avrupa Adalet Divanı’nın (CJEU) 2014 yılında verdiği önemli bir karar olan Google Spain SL, Google Inc. vs. Agencia Española de Protección de Datos, Mario Costeja González davasının . Kararının içeriği, Avrupa’daki veri koruma hakları ve “unutulma hakkı” ile ilgili önemli noktaları ele alır. İşte bu kararın ana hatları:

Olayın Arka Planı:

Mario Costeja González, La Vanguardia gazetesinin 1998 yılında yayımlanan iki makalesinde kişisel bilgilerinin bulunduğunu ve bu bilgilerin internet aramalarında çıkmasından rahatsız olduğunu belirterek, La Vanguardia ve Google İspanya’ya şikayette bulunmuştur.

Costeja González, La Vanguardia’nın bu makaleleri kaldırmasını veya düzenlemesini ve Google’ın arama sonuçlarından bu bilgileri kaldırmasını talep etmiştir. Divan, kişisel verilerin “unutulma hakkı” çerçevesinde, belirli şartlar altında arama motorlarından kaldırılabileceğine hükmetmiştir.

Arama motorlarının, yasal olarak yayınlanmış bilgileri dizinleme yükümlülüğünün, kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği hakları karşısında sınırlı olabileceğini belirtmiştir.

Bu karar, Avrupa’da kişisel veri koruma hakları konusunda önemli bir dönüm noktası olmuş ve “unutulma hakkı”nın arama motorları üzerindeki etkisini geniş bir şekilde tartışmaya açmıştır.

  Av. Yalçın TORUN

 

 

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları  Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

 

Scroll to Top
Danışma ve Randevu
İçin Tıklayınız
');w.document.close();w.print();});$(document).ready(function(){init();});})(jQuery);