Hazırlayan: Avukat Yalçın TORUN | Bülten Tarihi: 4 Kasım 2026
İçindekiler
- Dönemin Öne Çıkanları
- Bölüm 1 — AYM Bireysel Başvuru Kararları
- Genel Değerlendirme: Dönemde Yayımlanan 16 Bireysel Başvuru Kararının 13’ünde İhlal Bulundu
- Resmî Gazete 22 Ekim 2026, Sayı 33408
- Davası Süren Polis Meslek Yüksekokulu Öğrencisinin Belirsiz Kanun Hükmüne Dayanılarak Okuldan İlişiğinin Kesilmesi Eğitim Hakkını İhlal Eder
- Astsubay Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünde Gerekçeli Karar Hakkı İhlal Edilmedi; Tarafsızlık Şikâyeti Kabul Edilemez Bulundu
- Mahkûmiyette Belirleyici Olan Tanıkların Duruşmada Sorgulanamaması Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkını İhlal Eder
- Hükümlüye Verilen ve Sonradan Kaldırılan Disiplin Cezasının Zararını Gidermeye Yarayan Bir Yolun Bulunmaması Yapısal Sorundur
- Resmî Gazete 30 Ekim 2026, Sayı 33415
- Belediye Memurlarının Eksik Maaş Davalarında Dava Açma Süresinin Her Ay İçin Ayrı Başlatılması Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Eder
- Kanuni Dayanağı Bulunmayan Yönetmelik Hükmüyle Öğrenciye Okul Değiştirme Cezası Verilmesi Eğitim Hakkını İhlal Eder
- Tapu Tahsis Belgesinin İptaline Karşı Açılan Davanın Süre Aşımından Reddi Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Etti
- Sonuca Etkili İddianın Karşılanmaması Gerekçeli Karar Hakkını İhlal Eder
- Yargı Kararıyla İade Edilen Verginin Faizsiz Ödenmesi Mülkiyet Hakkını İhlal Eder
- ByLock Kullanımı Gerekçesiyle Özel Sektörde İş Sözleşmesinin Feshi Özel Hayata Saygı Hakkını İhlal Etmedi
- Resmî Gazete 4 Kasım 2026, Sayı 33420
- Fiil ile Yaptırım Arasında Bağ Kurmayan Kanun Hükmüne Dayalı Meslekten Men Cezası İfade Özgürlüğünü İhlal Eder
- Kesinlik Sınırını Aşan İdari Para Cezasına Karşı İtirazın Kesin Olarak Reddedilmesi Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Eder
- Engellilik Raporunun Arşivde Bulunamaması Gerekçesiyle Vergi İstisnasının Kaldırılması Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkını İhlal Etti
- Geçit Hakkı Bedelinin Dava Tarihindeki Değere Göre Belirlenmesi Mülkiyet Hakkını İhlal Eder
- Silahlı Saldırıya İlişkin Kamu Davasının On Yıl Sonra Açılması Yaşam Hakkının Usul Boyutunu İhlal Eder
- Tutuklu Davacının Duruşmaya Katılmaması Nedeniyle Davanın Açılmamış Sayılması Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Etmedi
- AYM Bireysel Başvuru Kararları — Özet Tablo
- Bölüm 2 — AYM İptal ve İtiraz Kararları
- Sözleşmeli Sağlık Personelinin Eşi Sözleşmeli Çalıştığında Aile Birliği Mazeretiyle Yer Değiştirememesi Anayasa’ya Aykırı Bulunmadı
- AYM İtiraz Kararı — Özet Tablo
- Bölüm 3 — Diğer Hukuki Gelişmeler
- Bölge İdare Mahkemesi, Kara Harp Okulu Mezuniyet Törenindeki Eylem Nedeniyle İhraç Edilen Teğmen Hakkındaki İptal Kararını Kaldırdı
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu: Kolluk Görevlilerine “Çakal” Denilmesi Hakarettir
- Sigorta Suistimal Kaydının Düzeltilmesi Davasında Görevli Mahkeme Tüketici Mahkemesidir
- Danıştay 8. Daire: Öğrenci Disiplin Cezası Sicilde Süresiz Tutulamaz
- Danıştay 12. Daire: Okul Sorumlusu Öğretmenlere Ek Ders Ücreti Ödenmemesine İlişkin Düzenlemenin Yürütmesi Durduruldu
- Yargıtay Kararlarından Seçmeler: İş, Aile ve Kira Hukuku
- HSK, Başsavcı ve Başsavcı Vekillerinin Adli İşlere Katılım Oranlarını Belirledi
- TBMM Gündemi: Yatırım Fonları Kanunu Kabul Edildi, 13. Yargı Paketi Henüz Meclise Sunulmadı
- Bölüm 4 — Mevzuat Değişiklikleri
- Kanun
- 7596 Sayılı Kanun: Tasfiye Edilen Yatırım Fonlarında Yatırımcılara 1.000.000 TL’ye Kadar Ara Ödeme ve TMSF Eliyle Tahsil Rejimi
- Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve Kararları
- 201, 202 ve 203 Numaralı Kararnamelerle İçişleri Bakanlığında 112 Acil Çağrı Genel Müdürlüğü Kuruldu
- Polis Meslek Yüksekokulunun Adı Değiştirildi; BM Yaptırım Listesinde Malvarlığı Dondurma Güncellemesi Yapıldı
- Personel Mevzuatı
- Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olmayan Yöneticiler İçin Sınavsız Müdür Atamasına Üç Yıl Kesintisiz Fiilî Görev Şartı Getirildi
- Kurumlar Arası Geçici Görevlendirmede Aday ve Stajyer Kariyer Personeli Kapsam Dışına Alındı
- Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinde Çoklu Enstitü Yapısına Geçildi; Lisansüstü Kabul Ölçütleri Yeniden Düzenlendi
- Avukatlık ve Yargı Mevzuatı
- 2026-2027 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Yürürlüğe Girdi: Askerî Disiplin Kurulu Davaları 34.000 TL, İdare Mahkemesi Davaları 40.000 TL
- TMMOB Bilirkişilik ve Hakemlik Yönetmeliğinde Tek Taraflı Hakem Başvurusu Mümkün Hâle Geldi
- Tıbbi Müdahalelerde Bilgilendirilmiş Rıza Artık Elektronik Ortamda Alınabilecek
- Diğer Düzenlemeler
- Bölüm 5 — Kaynaklar
Dönemin Öne Çıkanları
Bu bülten, 22 Ekim 2026 ile 4 Kasım 2026 arasındaki on dört günlük dönemde Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeleri, Anayasa Mahkemesi kararlarını ve kamuoyuna duyurulan Yargıtay ve Danıştay kararlarını incelemektedir. Dönem içinde 33408 ile 33420 arasındaki sayılar yayımlanmıştır. 29 Ekim 2026 tarihinde, Resmî Gazete Hakkında 10 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Resmî Gazete yayımlanmamıştır.
Dönemin askerî ve kolluk personel hukuku bakımından en önemli gelişmeleri şunlardır. Birincisi, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, hakkında devam eden ceza yargılaması bulunduğu gerekçesiyle ilişiği kesilen polis meslek yüksekokulu öğrencisinin eğitim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. İkincisi, Anayasa Mahkemesi, meslek kuruluşunun verdiği disiplin cezasını, fiil ile yaptırım arasında öngörülebilir bağ kurmayan kanun hükmüne dayandığı için ifade özgürlüğünü ihlal eden bir müdahale saymıştır. Üçüncüsü, 2026-2027 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi yürürlüğe girmiş ve Askerlik Kanunu uyarınca disiplin kurullarında takip edilen davalar için 34.000 TL ücret belirlenmiştir. Dördüncüsü, Görevde Yükselme Genel Yönetmeliği ile Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği’nde memurları doğrudan etkileyen değişiklikler yapılmıştır.
• Kanun: 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun (RG 27.10.2026, S.33413).
• Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri: 201, 202 ve 203 numaralı Kararnameler (RG 31.10.2026, S.33416); İçişleri Bakanlığı bünyesinde 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
• AYM: 16 bireysel başvuru kararı (13 ihlal, 3 ihlal yok) ve 1 itiraz yolu kararı (ret) yayımlanmıştır.
• Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi: 3.11.2026 tarihli ve 33419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
• Yargıtay: Ceza Genel Kurulu, kolluk görevlisine yöneltilen “çakal” sözünü hakaret saymıştır (E.2025/178, K.2026/138).
Bölüm 1 — AYM Bireysel Başvuru Kararları
Genel Değerlendirme: Dönemde Yayımlanan 16 Bireysel Başvuru Kararının 13’ünde İhlal Bulundu
RG 22.10.2026 S.33408 (4 karar) | RG 30.10.2026 S.33415 (6 karar) | RG 4.11.2026 S.33420 (6 karar)
Anayasa Mahkemesi, dönem içinde Resmî Gazete’de yayımlanan on altı bireysel başvuru kararının on üçünde en az bir temel hakkın ihlal edildiğine hükmetmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası, “Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.” şeklinde düzenlemektedir. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi ise ihlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere, özellikle yeniden yargılamaya ve tazminata hükmedilmesini öngörmektedir.
Kararların ağırlık merkezi adil yargılanma hakkıdır. Sekiz kararda Anayasa’nın 36. maddesi kapsamındaki güvenceler (mahkemeye erişim, gerekçeli karar, tanık sorgulama, hakkaniyete uygun yargılanma) incelenmiştir. İki kararda mülkiyet hakkı (m.35), iki kararda eğitim hakkı (m.42), birer kararda ifade özgürlüğü (m.26), etkili başvuru hakkı (m.40), yaşam hakkı (m.17) ve özel hayata saygı hakkı (m.20) incelenmiştir. Bu dağılım, ilk derece ve kanun yolu mercilerinin usul kurallarını katı ve öngörülemez biçimde yorumlamasının bireysel başvuruların temel kaynağı olmaya devam ettiğini göstermektedir. Sonuç olarak dönem kararları, uygulayıcıya özellikle süre, kesinlik sınırı ve kanunilik denetimi konularında somut ölçütler sunmaktadır.
Resmî Gazete 22 Ekim 2026, Sayı 33408
Davası Süren Polis Meslek Yüksekokulu Öğrencisinin Belirsiz Kanun Hükmüne Dayanılarak Okuldan İlişiğinin Kesilmesi Eğitim Hakkını İhlal Eder
AYM Genel Kurul, B.No:2023/59815, 5/3/2026 — Emre Köse | Eğitim hakkı | Oyçokluğu
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, öğrencilik şartlarını kanunda çerçevesi çizilmeden yönetmeliğe bırakan bir düzenlemeye dayanılarak öğrencinin okuldan ilişiğinin kesilmesini eğitim hakkının ihlali saymıştır. Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrası, “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” şeklinde düzenlemektedir. Anayasa’nın 13. maddesi ise temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceğini öngörmektedir. Kanunilik şartı, yalnızca şeklî bir kanunun varlığını değil, kuralın erişilebilir, belirli ve öngörülebilir olmasını da gerektirir.
Başvurucu İstanbul Adile Sadullah Mermerci Polis Meslek Yüksekokulunda aday öğrenciydi. Güvenlik soruşturmasında hakkında karşılıksız çek ve dolandırıcılık suçlarından devam eden iki ceza yargılaması tespit edilmiş ve okulla ilişiği 16/7/2020 tarihinde kesilmiştir. Ankara 16. İdare Mahkemesi davayı reddetmiş, karar istinaf ve Danıştay 8. Dairesi incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Anayasa Mahkemesi, işlemin dayanağı olan 4652 sayılı Kanun’un 15. maddesinin altıncı fıkrası ile 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendini daha önce norm denetiminde iptal ettiğini hatırlatmıştır (AYM, E.2023/25, K.2024/139, 23/7/2024; AYM, E.2025/194, K.2026/15, 15/1/2026). Mahkemeye göre bu hükümler, öğrenci adaylarında aranacak şartları hiçbir çerçeve çizmeden idareye bırakmaktadır. Bu nedenle müdahale belirlilik ve öngörülebilirlik ölçütlerini karşılamamaktadır.
Karar, askerî ve kolluk eğitim kurumlarından ilişik kesme işlemlerine karşı açılacak davalarda doğrudan kullanılabilecek bir ölçüt getirmektedir. Ceza yargılaması henüz sonuçlanmamış bir öğrencinin ilişiğinin, kanunda açıkça düzenlenmemiş bir şarta dayanılarak kesilmesi kanunilik denetiminden geçemeyecektir. Beş üye (İ. Fidan, M. İnce, Y. Akçil, Ö. Çınar, M. Kıratlı) ihlal bulunmadığı görüşüyle karşıoy kullanmıştır. Giderim olarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosya Ankara 16. İdare Mahkemesine (E.2020/2029, K.2021/1023) gönderilmiş, 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Sonuç olarak öğrencilik statüsünü sona erdiren işlemin dayanağı kanunda belirli ve öngörülebilir değilse, bu işlem eğitim hakkını ihlal eder.
Astsubay Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünde Gerekçeli Karar Hakkı İhlal Edilmedi; Tarafsızlık Şikâyeti Kabul Edilemez Bulundu
AYM Genel Kurul, B.No:2021/7687, 5/3/2026 — M.Y. | Gerekçeli karar hakkı, tarafsız mahkeme | Oyçokluğu
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında komando birliğinde görevli astsubay hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün gerekçesini yeterli bulmuştur. Anayasa’nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde düzenlemektedir. 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesi de mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılmasını ve suçun unsurlarının gösterilmesini zorunlu kılmaktadır.
Başvurucu Denizli 11. Komando Tugayı Lojistik Destek Taburunda görevliydi. İlk derece mahkemesi başvurucunun beraatine karar vermiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi istinaf talebini 27/12/2018 tarihinde esastan reddetmiştir. Kapatılan Yargıtay 16. Ceza Dairesi 6/11/2019 tarihinde eylemi Anayasa’yı ihlal suçuna yardım (TCK m.39/2-c) olarak nitelendirip bozmuş, yeniden yargılamada başvurucu 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmış ve hüküm 7/10/2020 tarihinde onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının CMK’nın 308. maddesine dayalı itirazı Ceza Genel Kurulunca 21/3/2023 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu, temyiz heyetinde yer alan daire başkanının itirazı inceleyen Ceza Genel Kurulunda da bulunmasının tarafsızlığı zedelediğini ileri sürmüştür. Mahkeme bu iddiayı açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.
Dört üye (E. Yıldırım, Y.Ş. Hakyemez, S. Menteş, K. Yaşar) her iki sonuca da karşıoy yazmıştır. Karşıoy gerekçeleri, beraat hükmünü bozan heyet üyelerinin itiraz incelemesine katılmasının görünüşte tarafsızlık bakımından tartışmalı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle benzer dosyalarda itiraz aşamasındaki heyet oluşumu, reddi hâkim talebi ve CMK’nın 23. maddesi bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Sonuç olarak Genel Kurul çoğunluğu, darbe teşebbüsü yargılamalarında Yargıtay’ın suç vasfına ilişkin gerekçesini Anayasa’nın 36. maddesi bakımından yeterli kabul etmiştir.
Mahkûmiyette Belirleyici Olan Tanıkların Duruşmada Sorgulanamaması Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkını İhlal Eder
AYM Genel Kurul, B.No:2020/9807, 24/2/2026 — İ.L. (2023/10094 ile birlikte) | Tanık sorgulama hakkı
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, sanığın aleyhine tanıklık eden ve mahkûmiyette belirleyici olan tanıkları sorgulama imkânı bulamamasını adil yargılanma hakkının ihlali saymıştır. AİHS’in 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, sanığa iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme hakkı tanımaktadır. Anayasa’nın 36. maddesi bu güvenceyi adil yargılanma hakkının unsuru olarak korumaktadır.
Mahkeme iki ayrı mahkûmiyeti ayrı ayrı incelemiştir. Çocukların cinsel istismarı suçuna ilişkin mahkûmiyet (Yargıtay’ın 2/11/2022 tarihli kararı) yönünden ihlal bulunmadığına oybirliğiyle karar vermiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin mahkûmiyet (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12/12/2019 tarihli kararı) yönünden ise ihlal bulmuştur. Bu farklılık, Mahkemenin her mahkûmiyet bakımından tanık beyanının belirleyiciliğini ve telafi edici usul güvencelerinin bulunup bulunmadığını ayrı ayrı tarttığını göstermektedir.
Giderim olarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosya İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2019/346, K.2019/382) gönderilmiştir. Karara bir üye (Y. Seferinoğlu) karşıoy yazmıştır. Sonuç olarak belirleyici tanığın duruşmada sorgulanamaması, telafi edici güvenceler yoksa hükmün hukuki dayanağını zayıflatır ve ihlal sonucunu doğurur.
Hükümlüye Verilen ve Sonradan Kaldırılan Disiplin Cezasının Zararını Gidermeye Yarayan Bir Yolun Bulunmaması Yapısal Sorundur
AYM Genel Kurul, B.No:2021/40650, 2/4/2026 — Metin Yamalak (5) | Etkili başvuru hakkı | Oybirliği | TBMM’ye bildirim
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, kanun yararına bozma yoluyla kaldırılan ama infaz edilmiş olan disiplin cezasının zararını gidermeye yarayan bir yolun mevzuatta bulunmamasını yapısal bir ihlal olarak tespit etmiştir. Anayasa’nın 40. maddesinin birinci fıkrası, “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.” şeklinde düzenlemektedir.
Hükümlü başvurucuya dilekçesindeki bir ifade nedeniyle 2007 yılında ceza infaz kurumunda disiplin cezası verilmiş ve ceza infaz edilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 5/3/2021 tarihinde kanun yararına bozma kararı vererek cezayı kaldırmıştır. Ancak 4675 sayılı Kanun’un 6. maddesinde ve diğer mevzuatta bu durumda zararın giderilmesini sağlayan açık bir hüküm yoktur. Mahkeme bu boşluğu ifade özgürlüğü ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlali saymıştır.
Mahkeme ihlalin yapısal bir sorundan kaynaklandığını belirlemiş ve kararı TBMM’ye bildirmiştir. Benzer başvurular kararın Resmî Gazete’de yayımından itibaren dört ay sonra yeniden değerlendirilecektir. Başvurucuya 40.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. Sonuç olarak kaldırılmış bir disiplin cezasının sonuçlarını gidermeye yarayan bir hukuk yolu öngörülmedikçe etkili başvuru hakkı ihlal edilmiş olur.
Resmî Gazete 30 Ekim 2026, Sayı 33415
Belediye Memurlarının Eksik Maaş Davalarında Dava Açma Süresinin Her Ay İçin Ayrı Başlatılması Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Eder
AYM 1. Bölüm, B.No:2021/1112, 16/9/2026 — Ali Ergül ve Diğerleri | Mahkemeye erişim hakkı | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, eksik ödenen maaşlar için açılan davalarda dava açma süresinin her ayın ödeme tarihinden başlatılmasını öngörülemez ve katı bir yorum olarak nitelendirmiştir. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” şeklinde düzenlemektedir. 2577 sayılı İYUK’un 7. maddesi dava açma süresini, 13. maddesi ise idari eylemden doğan zararlar için idareye başvuru yolunu düzenlemektedir.
Başvurucular, 6360 sayılı Kanun ile kapatılan Haymana Çalış Belediyesinin memurlarıdır. 2002-2014 yılları arasında eksik ödenen maaşları için önce ilamsız icra takibi başlatmışlar, takipler düşünce idari dava açmışlardır. Ankara 1., 5., 6. ve 11. İdare Mahkemeleri, her eksik ödemenin ilgili ayda öğrenildiğini kabul ederek davaları süre aşımından reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi bu yorumun başvuruculara orantısız bir külfet yüklediğine karar vermiştir.
Karar, memur ve askerî personelin eksik ödenen tazminat, ek ödeme ve maaş farkı davalarında süre itirazına karşı güçlü bir dayanaktır. Dosyalar yeniden yargılama için ilgili idare mahkemelerine gönderilmiş, tazminat talepleri reddedilmiştir. Sonuç olarak mali hak alacaklarında dava açma süresinin her ay için ayrı başlatılması, mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz biçimde sınırlar.
Kanuni Dayanağı Bulunmayan Yönetmelik Hükmüyle Öğrenciye Okul Değiştirme Cezası Verilmesi Eğitim Hakkını İhlal Eder
AYM 1. Bölüm, B.No:2024/68293, 16/9/2026 — Mahammad Rzayev ve Roberto Nejat Dilmen | Eğitim hakkı | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, kanuni dayanağı bulunmayan bir yönetmelik hükmüne dayanılarak öğrencilere disiplin cezası verilmesini eğitim hakkının ihlali saymıştır. Anayasa’nın 13. maddesi temel hakların ancak kanunla sınırlanabileceğini öngörmektedir. Disiplin cezası da eğitim hakkına yapılan bir müdahaledir ve kanuni dayanak taşımalıdır.
Başvurucular özel lisede öğrenciyken MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 163. maddesine dayanılarak “okul değiştirme” cezası almıştır. Mahkeme, müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığını tespit etmiş ve ayrımcılık iddiasını açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur. Dosyalar yeniden yargılama için Ankara 14. İdare Mahkemesine ve İstanbul 8. İdare Mahkemesine gönderilmiş, her başvurucuya ayrı ayrı net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.
Bu karar, aynı dönemde yayımlanan Emre Köse kararıyla birlikte değerlendirildiğinde, disiplin yaptırımlarının yalnızca yönetmelikle düzenlenmesine karşı anayasal denetimin sıkılaştığını göstermektedir. Sonuç olarak kanuni dayanağı bulunmayan disiplin cezası, eğitim hakkına hukuka aykırı bir müdahaledir.
Tapu Tahsis Belgesinin İptaline Karşı Açılan Davanın Süre Aşımından Reddi Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Etti
AYM 2. Bölüm, B.No:2021/22462, 18/6/2026 — Gülşen Dülgar ve Diğerleri | Mahkemeye erişim hakkı | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, tapu tahsis belgesinin iptaline ilişkin işleme karşı açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır. İYUK’un 7. maddesi dava açma süresinin yazılı bildirim tarihinden başlayacağını düzenlemektedir; sürenin başlangıcının belirlenmesinde katı yorum, hakkın özünü zedeleyebilir.
Mahkeme, başvurucuların dava açma süresini öğrenme ve hesaplama imkânını somut olayın koşullarıyla birlikte değerlendirmiş ve ret kararını orantısız bulmuştur. Dosya yeniden yargılama için Manisa 1. İdare Mahkemesine (E.2020/909, K.2021/3) gönderilmiş, 50.000 TL manevi tazminat talebi reddedilmiştir. Sonuç olarak dava açma süresinin başlangıcına ilişkin katı yorum, mahkemeye erişim hakkını ihlal eder.
Sonuca Etkili İddianın Karşılanmaması Gerekçeli Karar Hakkını İhlal Eder
AYM 2. Bölüm, B.No:2021/32883, 5/5/2026 — Kadriye Şendir | Gerekçeli karar hakkı | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, sigorta başlangıcının tespiti davasında sonuca etkili bir iddianın kararda karşılanmamasını gerekçeli karar hakkının ihlali saymıştır. 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi, hükmün tarafların iddia ve savunmalarının özetini, uyuşmazlık konularını ve bunlara ilişkin gerekçeyi içermesini zorunlu kılmaktadır.
Başvurucu, Kırklareli İş Mahkemesinde SGK aleyhine açtığı davada sonuca etkili bir iddia ileri sürmüş, ancak mahkeme bu iddiayı tartışmamıştır. Dosya yeniden yargılama için Kırklareli İş Mahkemesine (E.2020/74, K.2020/80) gönderilmiştir. Sonuç olarak sonuca etkili iddiaya cevap vermeyen karar, Anayasa’nın 36. maddesindeki gerekçeli karar güvencesini karşılamaz.
Yargı Kararıyla İade Edilen Verginin Faizsiz Ödenmesi Mülkiyet Hakkını İhlal Eder
AYM 2. Bölüm, B.No:2021/22795, 18/5/2026 — Emine Oya Yüksel | Mülkiyet hakkı | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, hukuka aykırı biçimde kesilen ve yargı kararıyla iade edilen verginin kesinti tarihinden iade tarihine kadar faiz uygulanmadan ödenmesini mülkiyet hakkına orantısız bir müdahale saymıştır. Anayasa’nın 35. maddesinin birinci fıkrası, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.” şeklinde düzenlemektedir.
Başvurucunun iş sözleşmesi ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermiş ve ödenen iş sonu tazminatından gelir vergisi kesilmiştir. Vergi yargısı kesintiyi hukuka aykırı bulmuş ve vergi iade edilmiştir; ancak aradan geçen süre içindeki değer kaybı karşılanmamıştır. Dosya, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesine iletilmek üzere İstanbul 9. Vergi Mahkemesine (E.2019/2565, K.2020/1195) gönderilmiştir. Sonuç olarak değer kaybı gözetilmeden yapılan vergi iadesi, mülkiyet hakkını ihlal eder.
ByLock Kullanımı Gerekçesiyle Özel Sektörde İş Sözleşmesinin Feshi Özel Hayata Saygı Hakkını İhlal Etmedi
AYM 1. Bölüm, B.No:2020/7753, 16/9/2026 — Mehmet Demir | Özel hayata saygı hakkı | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, ByLock kullanımı ve FETÖ/PDY ile irtibat gerekçesiyle özel sektörde iş sözleşmesinin feshini özel hayata saygı hakkına ölçülü bir müdahale olarak kabul etmiştir. Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrası, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.” şeklinde düzenlemektedir.
Başvurucu TGS Yer Hizmetleri A.Ş.’de hareket koordinasyon müdürüydü ve sözleşmesi 13/6/2017 tarihinde 673 sayılı KHK’nın 7. maddesine dayanılarak feshedilmiştir. Mahkeme, başvurucunun mesleğini icradan alıkonulmadığını, özel sektörde çalışmasını engelleyen ek bir kısıtlama bulunmadığını ve usul güvencelerinin sağlandığını tespit etmiştir. Sonuç olarak özel sektördeki fesih, kariyer yasağı içermediği ve usul güvenceleri sağlandığı için ihlal oluşturmamıştır.
Resmî Gazete 4 Kasım 2026, Sayı 33420
Fiil ile Yaptırım Arasında Bağ Kurmayan Kanun Hükmüne Dayalı Meslekten Men Cezası İfade Özgürlüğünü İhlal Eder
AYM 1. Bölüm, B.No:2022/92607, 21/4/2026 — Mutia Canan Karatay (4) | İfade özgürlüğü | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, hangi eyleme hangi disiplin cezasının uygulanacağını belirlemeyen bir kanun hükmüne dayanılarak verilen meslekten men cezasını kanunilik şartını taşımayan bir müdahale saymıştır. Anayasa’nın 26. maddesinin birinci fıkrası, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.” şeklinde düzenlemektedir. Anayasa’nın 13. maddesi bu hakkın ancak kanunla sınırlanabileceğini öngörmektedir.
İstanbul Tabip Odası Onur Kurulu, başvurucunun medyada aşı uygulamaları hakkında yaptığı açıklamalar nedeniyle 4/12/2018 tarihinde bir ay geçici olarak meslekten alıkoyma cezası vermiştir. Ankara 14. İdare Mahkemesi davayı reddetmiş, istinaf başvurusu reddedilmiş ve Danıştay temyiz yolu kapalı olduğu için talebi incelemeden reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi, norm denetiminde 6023 sayılı Kanun’un 39. maddesini Anayasa’nın 2. maddesine aykırı bularak iptal ettiğini hatırlatmıştır (AYM, E.2024/177, K.2025/40, 14/2/2025). Bu kararda Mahkeme, Eczacılar Birliği Kanunu’nun benzer hükmünü iptal eden önceki kararına da atıf yapmıştır (AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021). Mahkemeye göre disiplin kurulu, sıra gözetmeksizin geniş takdir yetkisine sahip kılınmış ve fiil ile yaptırım arasında adil dengeyi sağlayacak bir mekanizma kurulmamıştır.
Karar, disiplin hukukunda “fiil-yaptırım eşleşmesi” ilkesinin anayasal bir zorunluluk olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Askerî personel bakımından 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu, disiplinsizlik fiillerini ve karşılık gelen cezaları tek tek saymaktadır; kolluk personeli bakımından da benzer belirlilik ölçütü uygulanır. Bu nedenle, genel ve kapsamı belirsiz bir hükme dayanılarak verilen disiplin cezalarına karşı açılacak davalarda bu karar etkili bir dayanaktır. Dosya yeniden yargılama için Ankara 14. İdare Mahkemesine (E.2020/562, K.2021/795) gönderilmiştir. Sonuç olarak fiil ile ceza arasında öngörülebilir bağ kurmayan bir kanuna dayalı disiplin cezası, ifade özgürlüğünü ihlal eder.
Kesinlik Sınırını Aşan İdari Para Cezasına Karşı İtirazın Kesin Olarak Reddedilmesi Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Eder
AYM 1. Bölüm, B.No:2023/4554, 17/6/2026 — Fevzi Budak | Mahkemeye erişim hakkı | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, kesinlik sınırını aşan bir idari para cezasına ilişkin kararın kesin olduğu belirtilerek kanun yolunun kapatılmasını mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 29. maddesi, sulh ceza hâkimliğinin idari yaptırım kararına karşı başvuru üzerine verdiği kararlara itiraz yolunu düzenlemektedir.
Başvurucuya aşırı yükleme nedeniyle KTK’nın 65. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 20.072 TL idari para cezası verilmiştir. Erzincan Sulh Ceza Hâkimliği, cezanın kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle başvuruyu kesin olarak reddetmiş, Tunceli Sulh Ceza Hâkimliği de itiraz yolu kapalı olduğu için karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Anayasa Mahkemesi, ceza miktarı kesinlik sınırının üzerinde olduğundan itiraz yolunun açık olduğunu ve kesin ret kararının kanuni dayanağı bulunmadığını tespit etmiştir. Dosya yeniden yargılama için Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğine (D.İş 2022/1340) gönderilmiştir. Sonuç olarak kanunun açık bıraktığı itiraz yolunun yanlış hesaplanan kesinlik sınırı nedeniyle kapatılması, mahkemeye erişim hakkını ihlal eder.
Engellilik Raporunun Arşivde Bulunamaması Gerekçesiyle Vergi İstisnasının Kaldırılması Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkını İhlal Etti
AYM 2. Bölüm, B.No:2021/42538, 18/6/2026 — Emine Baykara | Hakkaniyete uygun yargılanma | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, aynı teşhisi içeren sonraki engellilik raporunu dikkate almayan vergi mahkemesi yorumunu öngörülemez bularak hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. 4760 sayılı ÖTV Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrası, ağır engelli kişilerin belirli şartlarla araç alımında ÖTV istisnasından yararlanmasını düzenlemektedir.
Başvurucu, Siirt Devlet Hastanesinin 22/6/2016 tarihli %90 engellilik raporuyla istisnadan yararlanarak araç satın almıştır. Rapor hastane arşivinde ve Ulusal Veri Bankasında bulunamayınca vergi ziyaı cezalı ÖTV, KDV ve MTV tarh edilmiştir. Diyarbakır Vergi Mahkemesi, 8/5/2019 tarihli ve aynı teşhisi içeren %91 oranlı yeni raporun eski raporun yerine geçmişe etkili olarak kabul edilemeyeceğini belirterek ÖTV davasını reddetmiştir; oysa MTV davası başka bir mahkemece kabul edilmiştir. Dosyalar yeniden yargılama için Diyarbakır Vergi Mahkemesine gönderilmiştir. Sonuç olarak somut olayın açık koşullarını gözetmeyen öngörülemez yorum, hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ihlal eder.
Geçit Hakkı Bedelinin Dava Tarihindeki Değere Göre Belirlenmesi Mülkiyet Hakkını İhlal Eder
AYM 2. Bölüm, B.No:2020/22340, 5/5/2026 — Saner Ergili | Mülkiyet hakkı | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, geçit hakkı karşılığı bedelin yaklaşık yedi yıllık değer artışı gözetilmeden dava tarihine göre belirlenmesini mülkiyet hakkının ihlali saymıştır. TMK’nın 747. maddesi, zorunlu geçit hakkının tam bir bedel karşılığında kurulmasını öngörmektedir.
Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinde 2010 yılında açılan dava 2016 yılında sonuçlanmış, bedel dava tarihine göre 4.169,98 TL olarak belirlenmiştir. Mahkeme, aradan geçen yaklaşık 6 yıl 10 aylık değer artışının dikkate alınmamasının taşınmaz malikine aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini, devletin pozitif yükümlülüğünün yerine getirilmediğini tespit etmiştir. Dosya yeniden yargılama için Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesine (E.2016/422, K.2016/611) gönderilmiştir. Sonuç olarak uzun süren davalarda bedelin dava tarihine sabitlenmesi mülkiyet hakkını ihlal eder.
Silahlı Saldırıya İlişkin Kamu Davasının On Yıl Sonra Açılması Yaşam Hakkının Usul Boyutunu İhlal Eder
AYM 2. Bölüm, B.No:2021/8412, 18/6/2026 — Sinan Diler | Yaşam hakkı (usul boyutu) | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, ağır yaralanmaya yol açan silahlı saldırıda kamu davasının olaydan on yılı aşkın süre sonra açılabilmesini etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlali saymıştır. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası, “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” şeklinde düzenlemektedir. Bu hak, devlete etkili ve makul sürede soruşturma yürütme yükümlülüğü de yüklemektedir.
Başvurucu, müzisyen olarak çalıştığı restoranda 27/10/2013 tarihinde çıkan silahlı çatışmada ağzından vurulmuştur. Kamu davası on yılı aşkın süre sonra açılabilmiş ve yargılama yaklaşık on üç yıl sürmüştür. Mahkeme yeniden yargılamada hukuki yarar görmemiş, net 200.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Sonuç olarak makul sürede tamamlanmayan soruşturma ve yargılama, yaşam hakkının usul boyutunu ihlal eder.
Tutuklu Davacının Duruşmaya Katılmaması Nedeniyle Davanın Açılmamış Sayılması Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Etmedi
AYM 2. Bölüm, B.No:2021/6977, 5/5/2026 — Hidayet Karaca (5) | Mahkemeye erişim hakkı | Oybirliği
Anayasa Mahkemesi, tutuklu davacının duruşmaya katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasını ve yenilenmeyince davanın açılmamış sayılmasını orantısız bir külfet olarak görmemiştir. HMK’nın 150. maddesi, taraflar duruşmaya gelmezse dosyanın işlemden kaldırılmasını ve süresinde yenilenmezse davanın açılmamış sayılmasını düzenlemektedir.
Mahkeme, başvurucunun tebligattaki ihtarı bildiğini, SEGBİS ile katılma talebinde bulunmadığını ve HMK’nın 335. maddesi kapsamında adli yardımla vekil de istemediğini tespit etmiştir. Mülkiyet hakkı şikâyeti başvuru yolları tüketilmediği için kabul edilemez bulunmuştur. Sonuç olarak usul imkânlarını kullanmayan tutuklu davacı yönünden davanın açılmamış sayılması ihlal oluşturmamıştır.
AYM Bireysel Başvuru Kararları — Özet Tablo
Aşağıdaki tablo, dönem içinde Resmî Gazete’de yayımlanan on altı bireysel başvuru kararını özetlemektedir.
| Başvuru No / Tarih | Başvurucu | Konu Özeti | Sonuç |
|---|---|---|---|
| 2023/59815 GK, 5/3/2026 | Emre Köse | PMYO öğrencisinin devam eden ceza yargılaması nedeniyle ilişiğinin kesilmesi. | EĞİTİM HAKKI — İHLAL | 50.000 TL manevi tazminat, yeniden yargılama |
| 2021/7687 GK, 5/3/2026 | M.Y. | Darbe teşebbüsüne yardımdan mahkûm astsubay; gerekçe ve tarafsızlık şikâyeti. | İhlal edilmedi / Kabul edilemez |
| 2020/9807 GK, 24/2/2026 | İ.L. | Belirleyici tanıkların duruşmada sorgulanamaması. | TANIK SORGULAMA — KISMEN İHLAL | Yeniden yargılama |
| 2021/40650 GK, 2/4/2026 | Metin Yamalak (5) | Kaldırılan infaz disiplin cezasının zararını giderecek yolun yokluğu. | ETKİLİ BAŞVURU — İHLAL | 40.000 TL, TBMM’ye bildirim |
| 2021/1112 1. Bölüm, 16/9/2026 | Ali Ergül ve Diğ. | Eksik maaş davalarının süre aşımından reddi. | MAHKEMEYE ERİŞİM — İHLAL | Yeniden yargılama |
| 2024/68293 1. Bölüm, 16/9/2026 | M. Rzayev ve R.N. Dilmen | Kanuni dayanağı olmayan okul değiştirme cezası. | EĞİTİM HAKKI — İHLAL | Kişi başı 50.000 TL |
| 2021/22462 2. Bölüm, 18/6/2026 | Gülşen Dülgar ve Diğ. | Tapu tahsis belgesi iptali davasının süre aşımından reddi. | MAHKEMEYE ERİŞİM — İHLAL | Yeniden yargılama |
| 2021/32883 2. Bölüm, 5/5/2026 | Kadriye Şendir | Sigorta başlangıcı davasında sonuca etkili iddianın karşılanmaması. | GEREKÇELİ KARAR — İHLAL | Yeniden yargılama |
| 2021/22795 2. Bölüm, 18/5/2026 | Emine Oya Yüksel | İade edilen verginin faizsiz ödenmesi. | MÜLKİYET HAKKI — İHLAL | Yeniden yargılama |
| 2020/7753 1. Bölüm, 16/9/2026 | Mehmet Demir | ByLock gerekçesiyle özel sektörde fesih. | Özel hayata saygı — İhlal edilmedi |
| 2022/92607 1. Bölüm, 21/4/2026 | Mutia Canan Karatay (4) | Aşı açıklamaları nedeniyle meslekten men cezası. | İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ — İHLAL | Yeniden yargılama |
| 2023/4554 1. Bölüm, 17/6/2026 | Fevzi Budak | Kesinlik sınırını aşan idari para cezasında itiraz yolunun kapatılması. | MAHKEMEYE ERİŞİM — İHLAL | Yeniden yargılama |
| 2021/42538 2. Bölüm, 18/6/2026 | Emine Baykara | Engellilik raporu bulunamadığı için ÖTV istisnasının kaldırılması. | HAKKANİYETE UYGUN YARGILANMA — İHLAL |
| 2020/22340 2. Bölüm, 5/5/2026 | Saner Ergili | Geçit hakkı bedelinin dava tarihine göre belirlenmesi. | MÜLKİYET HAKKI — İHLAL | Yeniden yargılama |
| 2021/8412 2. Bölüm, 18/6/2026 | Sinan Diler | Silahlı saldırıda kamu davasının on yıl sonra açılması. | YAŞAM HAKKI (USUL) — İHLAL | 200.000 TL |
| 2021/6977 2. Bölüm, 5/5/2026 | Hidayet Karaca (5) | Tutuklu davacı yönünden davanın açılmamış sayılması. | Mahkemeye erişim — İhlal edilmedi |
Bölüm 2 — AYM İptal ve İtiraz Kararları
Sözleşmeli Sağlık Personelinin Eşi Sözleşmeli Çalıştığında Aile Birliği Mazeretiyle Yer Değiştirememesi Anayasa’ya Aykırı Bulunmadı
AYM, E.2026/46, K.2026/145, 25/6/2026 — İtiraz yolu (Hakkâri 2. İdare Mahkemesi) | RG 22.10.2026 S.33408 | Oyçokluğu
Anayasa Mahkemesi, sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretiyle yer değiştirmesini eşin “kadrolu statüde” çalışmasına bağlayan kuralı Anayasa’ya uygun bulmuştur. Anayasa’nın 152. maddesi, bir davaya bakan mahkemenin uygulanacak kuralı Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde konuyu Anayasa Mahkemesine götürmesini düzenlemektedir. Anayasa’nın 41. maddesi ise ailenin korunmasını devlete bir yükümlülük olarak yüklemektedir.
Hakkâri 2. İdare Mahkemesi, nakil talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada 663 sayılı KHK’nın 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesindeki “…kadrolu statüde…” ibaresinin iptalini istemiştir. Mahkeme çoğunluğu, sözleşmeli personel istihdamının hizmet gereklerine bağlı özel niteliğini dikkate alarak itirazı reddetmiştir. Üç üye (E. Yıldırım, S. Menteş, K. Yaşar), ibarenin Anayasa’nın 10., 13., 20. ve 41. maddelerine aykırı olduğu görüşüyle karşıoy kullanmıştır.
Karar, sözleşmeli statüde çalışan kamu görevlilerinin eş durumu tayinlerinde statü farkına dayalı sınırlamaların anayasal denetimden geçtiğini göstermektedir; karşıoy gerekçeleri ise aile birliği argümanının ileride yeniden gündeme gelebileceğine işaret etmektedir. Sonuç olarak kural yürürlükte kalmış ve itiraz reddedilmiştir.
AYM İtiraz Kararı — Özet Tablo
| Esas / Karar No | Tür | Konu Özeti | Hüküm |
|---|---|---|---|
| E:2026/46 K:2026/145 25/6/2026 | İtiraz | 663 sayılı KHK m.45/A-(3) — sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretiyle yer değiştirmesinde “kadrolu statüde” şartı. | RED (oyçokluğu) |
Bölüm 3 — Diğer Hukuki Gelişmeler
Bölge İdare Mahkemesi, Kara Harp Okulu Mezuniyet Törenindeki Eylem Nedeniyle İhraç Edilen Teğmen Hakkındaki İptal Kararını Kaldırdı
Bölge İdare Mahkemesi (daire ve esas/karar numarası kamuoyuna açıklanmamıştır) — Haber tarihi: 4/11/2026 | MSB K.K.K. Yüksek Disiplin Kurulu, 16/1/2025, 2025/23
İstinaf mercii, 30 Ağustos 2024 tarihli Kara Harp Okulu mezuniyet törenindeki eylem nedeniyle ihraç edilen Teğmen Deniz Demirtaş hakkında idare mahkemesinin verdiği iptal kararını kaldırmıştır. 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’nun 20. maddesi, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren fiilleri sınırlı olarak saymaktadır. Anayasa’nın 38. maddesinde güvence altına alınan suç ve cezaların kanuniliği ilkesi, disiplin hukukunda da fiilin somut ve açık biçimde ortaya konulmasını gerektirir.
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu, 16/1/2025 tarihli ve 2025/23 sayılı kararla teğmeni ihraç etmiştir. İlk derece idare mahkemesi, “hizmete engel davranışlarda bulunmak” fiilinin somut ve açık biçimde ortaya konulamadığı gerekçesiyle işlemi oybirliğiyle iptal etmiş ve teğmen göreve dönmüştür. Millî Savunma Bakanlığının istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemesi iptal kararını kaldırmış, eylemi ağır disiplinsizlik olarak nitelendirmiş ve davacı aleyhine 30.000 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. Bölge idare mahkemesi kararının esas ve karar numarası ile ayrıntılı gerekçesi henüz kamuoyuna açıklanmamıştır; bu nedenle gerekçeli karar edinilmeden kesin bir değerlendirme yapılmamalıdır.
Uygulama bakımından iki husus önemlidir. Birincisi, kararın kesin olup olmadığı ve temyiz yolunun açık bulunup bulunmadığı, gerekçeli kararın tebliğiyle birlikte İYUK’un 46. maddesi bakımından incelenmelidir. İkincisi, ilk derece kararı ile istinaf kararı arasındaki farklı nitelendirme, “hizmete engel davranış” kavramının belirliliği sorununu ve Anayasa Mahkemesinin Karatay kararında vurguladığı fiil-yaptırım eşleşmesi ilkesini tekrar gündeme taşımaktadır. Sonuç olarak dosya, askerî disiplin hukukunda ayırma cezalarının yargısal denetim ölçütleri bakımından izlenmesi gereken bir emsal niteliğindedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu: Kolluk Görevlilerine “Çakal” Denilmesi Hakarettir
Yargıtay CGK, E.2025/178, K.2026/138, 11/3/2026 (oyçokluğu) | Bağlantılı: Yargıtay 4. CD, E.2024/9566, K.2026/11025, 10/6/2026
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, görevi nedeniyle kolluk görevlilerine yöneltilen “çakal” sözünü nezaket dışı kaba söz değil, onur ve saygınlığı rencide eden hakaret olarak nitelendirmiştir. TCK’nın 125. maddesinin birinci fıkrası, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişinin cezalandırılmasını öngörmektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, suçun kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenlemektedir.
Küçükçekmece’deki olayda sanık polislere “Biz terörist miyiz lan, çakallar!” demiştir. İlk derece mahkemesi 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası vermiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 3/12/2024 tarihinde sözü nezaket dışı kaba söz sayarak hükmü bozmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının CMK’nın 308. maddesine dayalı itirazı üzerine Ceza Genel Kurulu, sözün kamusal bir tartışmaya katkı sunmadığını ve muhatabın onurunu rencide ettiğini belirterek bozma kararını kaldırmıştır. Karara beş üye karşıoy yazmıştır.
Karar, kolluk ve askerî personele yönelik sözlü saldırılarda “kaba söz-hakaret” ayrımının nasıl yapılacağı bakımından yol göstericidir. Aynı konuda Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10/6/2026 tarihli E.2024/9566, K.2026/11025 sayılı kararıyla verdiği farklı yöndeki bozma kararı, içtihat birliği sorununun Daire düzeyinde sürdüğünü göstermektedir. Sonuç olarak Ceza Genel Kurulu, kamu görevlisine görevi nedeniyle yöneltilen aşağılayıcı hayvan benzetmesini TCK’nın 125. maddesi kapsamında hakaret kabul etmiştir.
Sigorta Suistimal Kaydının Düzeltilmesi Davasında Görevli Mahkeme Tüketici Mahkemesidir
Yargıtay 4. HD, E.2025/12146, K.2026/3403, 30/3/2026 — Kanun yararına bozma | RG 23.10.2026 S.33409
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, sigorta şirketinin hatalı sigorta suistimali (SİSBİS) kaydının terkini istemiyle açılan davada tüketici mahkemesinin görevli olduğunu belirleyerek asliye ticaret mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur. 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesi, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerini görevli kılmaktadır. HMK’nın 363. maddesinin birinci fıkrası, istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşen kararlara karşı Adalet Bakanlığına kanun yararına temyiz yetkisi tanımaktadır.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi davaya esastan bakarak 26/2/2025 tarihinde kesin karar vermiştir (E.2023/624, K.2025/126). Daire, görev kuralının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve davanın görev yönünden usulden reddedilmesi gerektiğini belirterek kararı sonuca etkili olmamak üzere bozmuştur. Sonuç olarak sigortalı ile sigorta şirketi arasındaki kayıt düzeltme uyuşmazlıkları tüketici mahkemesinin görev alanındadır.
Danıştay 8. Daire: Öğrenci Disiplin Cezası Sicilde Süresiz Tutulamaz
Danıştay 8. Daire (esas/karar numarası kamuoyuna açıklanmamıştır) — Haber tarihi: 26/10/2026 | Oyçokluğu
Danıştay 8. Dairesi, disiplin cezalarının sicilde ne kadar süreyle tutulacağını düzenlemeyen mevzuat boşluğunun öğrenci aleyhine yorumlanamayacağını kabul etmiştir. Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini içerir. 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesi öğrenci disiplin cezalarını düzenlemekte, ancak sicilden silinme süresine ilişkin bir hüküm içermemektedir.
Bir vakıf üniversitesindeki hukuk öğrencisine kopya nedeniyle 28/6/2019 tarihinde uyarma cezası verilmiştir. Rektörlük cezanın silinmesi talebini reddetmiş, Kamu Denetçiliği Kurumu öğrenci lehine tavsiye kararı vermiş, YÖK ise talebi zımnen reddetmiştir. Daire, adli sicil kayıtlarının dahi belli şartlarla silinebildiğini vurgulayarak her iki işlemi iptal etmiştir. Kararın künyesi henüz yayımlanmadığından, dilekçelerde kullanılmadan önce UYAP emsal kararlar veya Lexpera üzerinden esas ve karar numarası teyit edilmelidir. Sonuç olarak süre sınırı öngörülmeyen disiplin sicil kaydı, hukuki güvenlik ilkesine aykırıdır ve bu yaklaşım memur disiplin sicili tartışmalarında da kullanılabilir.
Danıştay 12. Daire: Okul Sorumlusu Öğretmenlere Ek Ders Ücreti Ödenmemesine İlişkin Düzenlemenin Yürütmesi Durduruldu
Danıştay 12. Daire (esas numarası kamuoyuna açıklanmamıştır) — Haber tarihi: 29-30/10/2026 | YEĞİTEK Okul Sorumlusu Görevlendirme Esasları m.11
Danıştay 12. Dairesi, okul sorumlusu öğretmenlere asli görevleri için ek ders ücreti ödenmeyeceğini öngören düzenlemenin yürütmesini durdurmuştur. Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrası, memurların atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödeneklerinin kanunla düzenleneceğini öngörmektedir. İYUK’un 27. maddesinin ikinci fıkrası, idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceğini düzenlemektedir.
Hürriyetçi Eğitim Sendikasının açtığı davada 29/8/2025 tarihli Esasların 11. maddesinin yürütmesi durdurulmuştur. Ağustos 2026’da Eğitim-İş’in açtığı davada da İkinci ve Onikinci Daireler müşterek heyeti aynı madde hakkında oyçokluğuyla yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Sonuç olarak kamu görevlilerinin mali hakları, kanuna dayanmayan alt düzenleyici işlemlerle sınırlandırılamaz.
Yargıtay Kararlarından Seçmeler: İş, Aile ve Kira Hukuku
Yargıtay 9. HD, 2. HD ve 3. HD kararları — Haber tarihleri: 25/10/2026-3/11/2026 (esas/karar numaraları kamuoyuna açıklanmamıştır)
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, doğum izninden dönen kadın çalışanın uzmanlık alanı dışında bir işe kaydırılmasını ayrımcılık saymıştır. Anayasa’nın 10. maddesi kanun önünde eşitliği güvence altına almakta, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi ise işverene cinsiyet ve gebelik nedeniyle farklı işlem yasağı getirmekte ve son fıkrasında işçinin ihlalin varlığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyması hâlinde ispat yükünü işverene yüklemektedir. Daire, işverenin görev değişikliğinin nedenini somut olgularla gösteremediğini belirterek ayrımcılık tazminatı talebinin reddini bozmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babaanne ve dedeye torunla yatılı kişisel ilişki kurulmasına hükmetmiştir. TMK’nın 325. maddesi, olağanüstü durumlarda çocuğun yararına uygun düşmek koşuluyla kişisel ilişki kurma hakkının diğer kişilere, özellikle hısımlara da tanınabileceğini düzenlemektedir. Daire, Eskişehir 8. Aile Mahkemesinin belirlediği gündüz görüşmesini yetersiz bularak her ayın ilk hafta sonu yatılı görüşme, dini bayramların ikinci günü, yarıyıl tatilinin son cumartesisi ve her yıl 1-7 Ağustos arası görüşme düzeni kurmuş ve kararı düzelterek onamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi iki önemli kira kararı vermiştir. Birinci kararda, kiralananın alıcı adaylarına gösterilmesine ilişkin davalar da dâhil olmak üzere kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkların dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğuna oybirliğiyle hükmetmiştir. İkinci kararda, kiracının yeni kira dönemi başlamadan tahliye etmesiyle konusuz kalan kira tespit davasında yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin kiraya verene bırakılması gerektiğini kabul etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise minibüs durağında çalışan kahyanın işvereninin ücreti fiilen ödeyen minibüs işletmecileri olduğunu belirterek durak işletmesine yöneltilen kıdem tazminatı davasının husumet yokluğundan reddini onamıştır.
Bu kararların esas ve karar numaraları basında yer almamıştır; dilekçe veya mütalaada kullanılmadan önce künyeleri resmî kaynaklardan teyit edilmelidir. Sonuç olarak bu kararlar, ispat yükü, çocuğun üstün yararı ve dava şartı arabuluculuk konularında uygulamaya yön veren içtihat niteliğindedir.
HSK, Başsavcı ve Başsavcı Vekillerinin Adli İşlere Katılım Oranlarını Belirledi
HSK Genel Kurulu, 21/10/2026, 1157-1158 sayılı İlke Kararları (RG 23.10.2026 S.33409) | 1160 sayılı Karar (RG 22.10.2026 S.33408)
Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Cumhuriyet başsavcıları ile başsavcı vekillerinin bizzat soruşturma dosyası almasını zorunlu kılan oransal bir sistem getirmiştir. Anayasa’nın 159. maddesi, HSK’ya hâkim ve savcıların mesleğe kabul, atama, nakil ve özlük işleri ile mahkemelerin kurulması ve yargı çevrelerinin belirlenmesi görevlerini vermektedir.
1157 sayılı İlke Kararı, başsavcı vekillerine UYAP’taki ortalama tevzi puanının savcı sayısına göre %25, %20 veya %15 oranında iş verilmesini öngörmektedir. 1158 sayılı İlke Kararı, asliye ceza mahkemesi nezdindeki başsavcılar için %40, %35 ve %30 oranlarını belirlemektedir. 1160 sayılı Karar ile Malkara, Gelibolu ve Eceabat ilçeleri Keşan Ağır Ceza Mahkemesinin yargı çevresine bağlanmıştır. Sonuç olarak bu kararlar, soruşturma iş yükünün dağılımını ve bazı ilçelerde ağır ceza yargı çevresini doğrudan değiştirmektedir.
TBMM Gündemi: Yatırım Fonları Kanunu Kabul Edildi, 13. Yargı Paketi Henüz Meclise Sunulmadı
TBMM Genel Kurulu, 22/10/2026 | 7596 sayılı Kanun, RG 27.10.2026 S.33413
TBMM Genel Kurulu, 22 Ekim 2026 tarihinde Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifini kabul etmiş ve Kanun 7596 sayısıyla yayımlanmıştır (ayrıntısı Bölüm 4’tedir). Türk Kızılay Kanunu Teklifinin görüşmeleri devam etmekte, 2027 yılı bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmektedir.
Basında 13. Yargı Paketi olarak anılan düzenleme, 28 Ekim 2026 itibarıyla TBMM’ye sunulmamıştır ve resmî bir metni bulunmamaktadır. Basında yer alan taslak başlıklarının (boşanma usulü, mal rejimi tasfiyesinde zamanaşımı) resmî metin yayımlanmadan uygulamaya esas alınmaması gerekir. Sonuç olarak dönem içinde personel hukukunu doğrudan değiştiren yeni bir kanun kabul edilmemiştir.
Bölüm 4 — Mevzuat Değişiklikleri
Kanun
7596 Sayılı Kanun: Tasfiye Edilen Yatırım Fonlarında Yatırımcılara 1.000.000 TL’ye Kadar Ara Ödeme ve TMSF Eliyle Tahsil Rejimi
7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, Kabul: 22/10/2026 — RG 27.10.2026 S.33413
7596 sayılı Kanun, SPK’nın 17/9/2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlara özgü, genel ve sürekli olmayan bir tasfiye ve tazmin rejimi kurmuştur. Anayasa’nın 167. maddesi, devlete para, kredi ve sermaye piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlayıcı tedbirleri alma görevini vermektedir. Anayasa’nın 35. maddesi ise yatırımcıların fon paylarından doğan haklarını mülkiyet güvencesi altına almaktadır.
Kanuna göre tasfiye SPK’nın gözetiminde yürütülecektir. Nakit yetersizse pay sahibine ödenecek net yatırım tutarı, TÜFE ve Yİ-ÜFE ortalamasıyla endekslenerek MKK tarafından hesaplanacak ve pay sahibi başına en fazla 1.000.000 TL ara ödeme yapılabilecektir. Fondan hukuka aykırı çıkarılan değerlerden önce portföy yönetim şirketi, tahsil edilemezse SPK’nın belirlediği kişiler şahsen sorumlu olacaktır. Bu alacaklar TMSF tarafından 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilecek ve bu davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacaktır. CMK’nın 128. maddesi uyarınca el koyma yapılabilecek ve TMSF kayyım olarak atanabilecektir. Müsadere edilen değerler fona veya TMSF nezdindeki haczedilemez geri kazanım hesabına aktarılacaktır.
Kanun, 17/9/2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Geriye yürüme etkisi ve şahsi sorumluluk rejimi, ileride Anayasa’nın 35. ve 38. maddeleri bakımından tartışma konusu olabilecektir. Sonuç olarak Kanun, mağdur yatırımcılara hızlı ara ödeme imkânı tanırken sorumlulardan tahsil yetkisini TMSF’de toplamaktadır.
Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve Kararları
201, 202 ve 203 Numaralı Kararnamelerle İçişleri Bakanlığında 112 Acil Çağrı Genel Müdürlüğü Kuruldu
CBK No.201, 202, 203 — RG 31.10.2026 S.33416
Cumhurbaşkanlığı, üç kararname ile merkezî idare teşkilatında önemli değişiklikler yapmıştır. Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrası, bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri ile teşkilat yapısının Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleneceğini öngörmektedir.
201 numaralı Kararname ile İçişleri Bakanlığında “112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü” (1 sayılı CBK m.258/A) ve illerde “İl 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Müdürlükleri” kurulmuş, mevcut müdürler yeni kadrolara atanmış sayılmıştır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlükleri oluşturulmuş, 6384 sayılı Kanun uyarınca Tazminat Komisyonunun kararlaştırdığı tazminatların ödenmesine ilişkin işlemler 48. maddedeki görevler arasına eklenmiştir. 202 numaralı Kararname, 4 sayılı CBK’da bağlı kuruluş teşkilatlarını ve TİKA hizmet birimlerini yeniden düzenlemiştir. 203 numaralı Kararname ise Siber Güvenlik Başkanlığına şirket kurma ve devralma imkânı tanımış ve İletişim Sistemleri Genel Müdürlüğünü kurmuştur.
112 hizmetlerinin İçişleri Bakanlığı bünyesinde genel müdürlük düzeyinde yeniden örgütlenmesi, kolluk ve acil durum koordinasyonunda görev ve sorumluluk dağılımını değiştirecektir. Sonuç olarak dönem kararnameleri, özellikle güvenlik ve acil çağrı hizmetlerinde merkezî koordinasyonu güçlendirmektedir.
Polis Meslek Yüksekokulunun Adı Değiştirildi; BM Yaptırım Listesinde Malvarlığı Dondurma Güncellemesi Yapıldı
Cumhurbaşkanı Kararı 11920 (RG 24.10.2026 S.33410) | Cumhurbaşkanı Kararı 11936 (RG 31.10.2026 S.33416)
11920 sayılı Karar ile A. Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğünün adı “Şehit Ali Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü” olarak değiştirilmiştir; Kararın dayanağı 4652 sayılı Kanun’un 10. maddesidir.
11936 sayılı Karar ile BM Güvenlik Konseyinin 1267, 1988, 1989 ve 2253 sayılı kararlarıyla listelenen kişilere ilişkin listeden üç kişi çıkarılmış, üç kişinin bilgileri güncellenmiştir. 6415 sayılı Kanun’un 5. maddesine dayanan bu Karara karşı Resmî Gazete’de yayımını izleyen 60 gün içinde Danıştay’da dava açılabilir. Sonuç olarak malvarlığı dondurma kararlarına karşı yargı yolu açıktır ve dava süresi yayım tarihinden itibaren işlemektedir.
Personel Mevzuatı
Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olmayan Yöneticiler İçin Sınavsız Müdür Atamasına Üç Yıl Kesintisiz Fiilî Görev Şartı Getirildi
Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik (Karar Sayısı: 11947) — RG 31.10.2026 S.33416, Ek Madde 5
Genel Yönetmeliğe eklenen Ek Madde 5, sınavsız müdür ve müdür yardımcısı atamasını üç yıllık kesintisiz asaleten ve fiilî görev şartına bağlamıştır. Anayasa’nın 70. maddesi kamu hizmetine girmede görevin gerektirdiği niteliklerden başka ayırım gözetilemeyeceğini düzenlemektedir. 657 sayılı Kanun’un ek 9. maddesi ise görevde yükselme ve unvan değişikliğinin esaslarını Genel Yönetmeliğe bırakmaktadır.
Değişikliğe göre görevde yükselme sınavına tabi olmayan müdür veya müdür yardımcısı unvanlı (ya da denk veya daha üst yönetici) kadrolarda bulunmuş kişiler, Yönetmelik kapsamındaki müdür veya müdür yardımcısı kadrolarına sınavsız atanabilmek için ilgili şartları taşımalı ve bu görevlerde kesintisiz en az üç yıl asaleten ve fiilen çalışmış olmalıdır. Alt görevlerdeki süreler bu hesaba dâhil edilmemektedir. Düzenleme yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Değişiklik, vekâleten veya kısa süreli yöneticilik yapan personelin sınavsız atanmasını engellemektedir. Yürürlük tarihinden önce başlamış atama süreçlerinde kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkesi tartışmaları gündeme gelebilecektir. Sonuç olarak sınavsız yönetici atamasında fiilî ve kesintisiz üç yıllık deneyim artık zorunlu şarttır.
Kurumlar Arası Geçici Görevlendirmede Aday ve Stajyer Kariyer Personeli Kapsam Dışına Alındı
Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinde Değişiklik (Karar Sayısı: 11927) — RG 24.10.2026 S.33410
Yönetmelik değişikliği, yetişme ve yeterlik dönemindeki kariyer meslek personelinin kurumlar arası geçici görevlendirilmesini yasaklamıştır. Anayasa’nın 128. maddesi memurların görev ve yetkileri ile özlük işlerinin kanunla düzenleneceğini öngörmekte; geçici görevlendirme de bu özlük rejiminin bir parçasıdır.
Değişiklikle 8. maddenin dördüncü fıkrasındaki atıf, 652 sayılı KHK ek 4. maddesi yerine 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun 15. maddesi ve 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine göre güncellenmiştir. Yeni beşinci fıkra ile adaylık, stajyerlik ve yardımcılık gibi yetişme dönemindeki kariyer meslek personelinin geçici görevlendirilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca DPB e-Uygulama yerine “kamu personeli bilgi sistemi” esas alınmış ve bu sisteme bildirilmeyen geçici görevlendirmelerin iptal edilmiş sayılacağı öngörülmüştür. Sonuç olarak geçici görevlendirme işlemlerinde sisteme bildirim artık kurucu bir şarttır.
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinde Çoklu Enstitü Yapısına Geçildi; Lisansüstü Kabul Ölçütleri Yeniden Düzenlendi
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü … Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik (İçişleri Bakanlığı) — RG 27.10.2026 S.33413
İçişleri Bakanlığı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinde tek enstitü yapısından birden çok enstitülü yapıya geçmiştir. Anayasa’nın 42. maddesi eğitim ve öğrenim hakkını, 130. maddesi ise yükseköğretim kurumlarının akademik yapısını güvence altına almaktadır.
Yönetmeliğin adı “Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Lisansüstü Enstitüleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları ile Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği” olarak değiştirilmiştir; Jandarma Yüksek Sevk ve İdare Enstitüsü kapsam dışında tutulmuştur. Tezli yüksek lisansa kabulde ALES en az 60 puan şartı aranacak; değerlendirmede ALES %50, yabancı dil %10, lisans not ortalaması %10 ve değerlendirme sınavı %30 ağırlıkla hesaplanacak ve toplamda en az 60 puan gerekecektir. ALES yerine GRE/GMAT ve eşdeğer sınavlar da kabul edilecektir. Sonuç olarak jandarma ve sahil güvenlik personelinin lisansüstü eğitime kabulü daha ölçülebilir ve yazılı ölçütlere bağlanmıştır.
Avukatlık ve Yargı Mevzuatı
2026-2027 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Yürürlüğe Girdi: Askerî Disiplin Kurulu Davaları 34.000 TL, İdare Mahkemesi Davaları 40.000 TL
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (Türkiye Barolar Birliği) — RG 3.11.2026 S.33419 | Yürürlük: 3/11/2026 (m.24)
Türkiye Barolar Birliğinin hazırladığı yeni Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi, avukatlık asgari ücret tarifesinin barolar ve Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanmasını düzenlemektedir. Aynı Kanun’un 164. maddesi, tarifede yazılı ücretin altında ücret kararlaştırılamayacağını ve yargılama sonunda karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücretinin tarifeye göre belirleneceğini öngörmektedir.
Tarifenin 21. maddesine göre ücretin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya hükmün verildiği tarihteki Tarife uygulanacaktır; bozma veya kaldırma sonrası verilen hükümlerde de hüküm tarihindeki Tarife esas alınacaktır. Seri davalarda (m.22) ilk 10 dosyada tam ücret, 11-50. dosyalarda %50, 51-100. dosyalarda %40 ve 100’ü aşan dosyalarda %25 uygulanacaktır. Nispi ücret, ilk 800.000 TL için %16’dan başlayıp 24.800.000 TL’yi aşan kısım için %1’e inen dilimlerle hesaplanacaktır.
Askerî ve kolluk personel hukuku uygulaması bakımından öne çıkan maktu ücretler şunlardır: Askerlik Kanunu uyarınca disiplin kurullarında takip edilen davalar 34.000 TL; idare ve vergi mahkemelerinde duruşmasız davalar 40.000 TL, duruşmalı davalar 52.000 TL; bölge idare mahkemelerinde istinaf yoluyla görülen tek duruşmalı işler 28.000 TL, birden fazla duruşmalı işler 55.000 TL; Danıştay’da ilk derecede görülen davalar duruşmasız 50.000 TL, duruşmalı 80.000 TL; Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay’da temyiz duruşması 50.000 TL; Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru duruşmasız 55.000 TL, duruşmalı 100.000 TL; ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar 86.000 TL; ceza soruşturma evresi 15.000 TL. Sonuç olarak 3 Kasım 2026’dan sonra verilen hükümlerde vekâlet ücreti yeni Tarifeye göre belirlenecektir.
| İş / Yargı Yeri | Ücret (TL) |
|---|---|
| Büroda sözlü danışma (ilk saat) | 5.500 |
| Dilekçe, ihtarname, ihbarname, protesto | 7.500 |
| Ceza soruşturma evresi | 15.000 |
| Sulh ceza ve infaz hâkimlikleri | 23.000 |
| Askerlik Kanunu uyarınca Disiplin Kurullarında takip edilen davalar | 34.000 |
| Sulh hukuk mahkemeleri | 40.000 |
| İdare ve vergi mahkemeleri — duruşmasız / duruşmalı | 40.000 / 52.000 |
| BAM/BİM — ilk derece / istinaf tek duruşma / istinaf çok duruşma | 45.000 / 28.000 / 55.000 |
| Asliye mahkemeleri | 62.000 |
| Ağır ceza mahkemeleri | 86.000 |
| Danıştay ilk derece — duruşmasız / duruşmalı | 50.000 / 80.000 |
| Yargıtay ilk derece | 85.000 |
| Yargıtay, Danıştay, Sayıştay temyiz duruşması | 50.000 |
| Uyuşmazlık Mahkemesi | 50.000 |
| AYM bireysel başvuru — duruşmasız / duruşmalı | 55.000 / 100.000 |
| AYM Yüce Divan / diğer dava ve işler | 150.000 / 115.000 |
TMMOB Bilirkişilik ve Hakemlik Yönetmeliğinde Tek Taraflı Hakem Başvurusu Mümkün Hâle Geldi
TMMOB Bilirkişilik-Eksperlik-Hakemlik ve Teknik Müşavirlik Yönetmeliğinde Değişiklik — RG 31.10.2026 S.33416
Değişiklik, TMMOB bünyesindeki bilirkişilik ve hakemlik hizmetlerinin kapsamını genişletmiş ve usulünü sadeleştirmiştir. Kapsama şehir planlama alanı eklenmiş, valiliklere liste gönderme usulü kaldırılmış, tahkim hizmeti tanımı yeniden düzenlenmiş ve hakem başvurusunun taraflardan yalnızca biri tarafından da yapılabilmesi kabul edilmiştir (m.12). Sonuç olarak teknik uyuşmazlıklarda meslek kuruluşu tahkimine erişim kolaylaşmıştır; ancak tahkimin dayanağı her durumda tarafların tahkim anlaşmasıdır.
Tıbbi Müdahalelerde Bilgilendirilmiş Rıza Artık Elektronik Ortamda Alınabilecek
Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik (Sağlık Bakanlığı) — RG 27.10.2026 S.33413
Yeni Yönetmelik, tıbbi müdahale öncesinde alınması zorunlu bilgilendirilmiş rızanın e-Nabız veya sağlık tesisinin elektronik aracı üzerinden alınmasına imkân tanımaktadır. Anayasa’nın 17. maddesinin ikinci fıkrası, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı hâller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağını düzenlemektedir.
Hastanın ve sağlık meslek mensubunun kimliği doğrulanacak, hastanın cep telefonuna tek kullanımlık şifre gönderilecek ve kayıtlar zaman damgası ile özet değer (hash) kullanılarak korunacaktır. Düzenleme, malpraktis ve tazminat davalarında rızanın varlığı ve kapsamının ispatı bakımından yeni bir delil türü yaratmaktadır. Sonuç olarak elektronik rıza kayıtları, sağlık hukuku uyuşmazlıklarında ispat yükünün dağılımını doğrudan etkileyecektir.
Diğer Düzenlemeler
Dönem içinde yayımlanan diğer önemli düzenlemeler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
| RG Tarih / Sayı | Düzenleme | Özü |
|---|---|---|
| 23.10.2026 / 33409 | Cumhurbaşkanı Kararı 11919 | 29 Ekim 2026’da belirli raylı sistem hatları ücretsiz. |
| 24.10.2026 / 33410 | Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinde Değişiklik (11928) | 22-29. maddeler yürürlükten kaldırıldı. |
| 27.10.2026 / 33413 Mük. | 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı (11934) | 2027 yılı makro hedefleri ve politika öncelikleri onaylandı. |
| 27.10.2026 / 33413 | Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Yönetmeliğinde Değişiklik | Kısa süreli kiralama izin rejiminde değişiklik. |
| 30.10.2026 / 33415 | Yapı Denetim Kuruluşlarının Elektronik Belirlenmesi Tebliğinde Değişiklik | Antalya ili yapı denetim görevlendirmesinde bölgeleme. |
| 31.10.2026 / 33416 | Aile ve Gençlik Fonu Yönetmeliğinde Değişiklik (11946) | Yönetim kurulu toplantı ve karar nisapları yeniden düzenlendi. |
| 31.10.2026 / 33416 | TÜRKPATENT 2026 Ücret Tarifesi Tebliğinde Değişiklik (2026/2) | Sınai mülkiyet işlem ücretlerinde güncelleme. |
| 2.11.2026 / 33418 | Cumhurbaşkanlığına Vekâlet Tezkeresi | 2-4 Kasım 2026’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz vekâlet eder (Anayasa m.106). |
| 3.11.2026 / 33419 | Orman Köylülerine Ayni veya Nakdi Dağıtım Yönetmeliği | Odun ürünleri net satış gelirinin %10’u orman köylülerine dağıtılır. |
| 4.11.2026 / 33420 | KGK Kararı — Finansal Tablo Örnekleri ve Kullanım Rehberi | TFRS 18 değişikliklerine uygun finansal tablo örnekleri. |
| 22.10.2026 / 33408 | KGK Kararları (TSRS) | Sürdürülebilirlik raporlamasında geçiş muafiyetleri uzatıldı. |
Bölüm 5 — Kaynaklar
1. Resmî Gazete, 22.10.2026, S.33408 (fihrist)
2. AYM, E.2026/46, K.2026/145 (RG 22.10.2026)
3. AYM, İ.L. Başvurusu, B.No:2020/9807
4. AYM, M.Y. Başvurusu, B.No:2021/7687
5. AYM, Emre Köse Başvurusu, B.No:2023/59815
6. AYM, Metin Yamalak (5) Başvurusu, B.No:2021/40650
7. Resmî Gazete, 23.10.2026, S.33409 (HSK İlke Kararları; Yargıtay 4. HD kanun yararına bozma)
8. Resmî Gazete, 24.10.2026, S.33410 (Geçici Görevlendirme Yönetmeliği; CB Kararı 11920)
9. Resmî Gazete, 27.10.2026, S.33413 (7596 sayılı Kanun; JSGA Yönetmeliği; e-Rıza Yönetmeliği)
11. Resmî Gazete, 29.10.2026 (yayımlanmadı)
12. Resmî Gazete, 30.10.2026, S.33415 (6 AYM bireysel başvuru kararı)
13. Resmî Gazete, 31.10.2026, S.33416 (CBK 201-203; Görevde Yükselme Genel Yönetmeliği)
14. Resmî Gazete, 1.11.2026, S.33417
15. Resmî Gazete, 2.11.2026, S.33418
16. Resmî Gazete, 3.11.2026, S.33419 (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi)
17. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi — Tablolar
18. Resmî Gazete, 4.11.2026, S.33420 (6 AYM bireysel başvuru kararı)
19. AYM, Mutia Canan Karatay (4) Başvurusu, B.No:2022/92607
20. Cumhuriyet — Teğmen Deniz Demirtaş ikinci kez ihraç edildi (4.11.2026)
21. Memurlar.net — Yargıtay CGK “çakal” kararı (3.11.2026)
22. Memurlar.net — AYM: Davası süren PMYO öğrencisi okuldan atılamaz
23. Memurlar.net — AYM’den Canan Karatay kararı
24. Memurlar.net — Danıştay: Öğrenci disiplin cezası sicilde süresiz kalamaz
25. Memurlar.net — Danıştay’dan YEĞİTEK okul sorumlularına ek ders kararı
26. Memurlar.net — Yargıtay’dan çalışan anneler için emsal karar
27. Memurlar.net — Yargıtay’dan torun ile kişisel ilişki kararı
28. Memurlar.net — Yargıtay’dan minibüs değnekçisi kararı
29. Yeni Şafak — Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk kararı
30. Takvim — Kira tespit davalarında yargılama gideri kararı (28.10.2026)
31. Memurlar.net — Fon kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi
32. Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası (Resmî)
Dipnot: Bu bülten, 22 Ekim 2026–4 Kasım 2026 döneminde Türk hukuk sistemindeki önemli gelişmeleri akademik standarda göre analiz etmektedir. Anayasa Mahkemesi ve Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay kararlarının künyeleri Resmî Gazete metinlerinden alınmıştır. Yalnızca basında yer alan Yargıtay, Danıştay ve bölge idare mahkemesi kararlarında esas ve karar numarası kaynakta yazılı değilse künye verilmemiş, bu durum ilgili başlıkta açıkça belirtilmiştir. Bu kararlar dilekçelerde kullanılmadan önce resmî kaynaklardan teyit edilmelidir.
