Disiplin Hukuku Bülteni (Ekim 2026 — 3. Sayı, 19 Ekim – 1 Kasım 2026): Disiplin Yaptırımlarında Kanunilik İlkesi, AYM ve Danıştay Kararları

Haftalık Disiplin Hukuku Bülteni
Hukuk ve Danışmanlık
19 Ekim – 1 Kasım 2026 | Resmî Gazete: 33405–33417 | Odak: Son İki Haftanın Gelişmeleri

Hazırlayan: Avukat Yalçın TORUN | Bülten Tarihi: 2 Kasım 2026

İçindekiler

1. Dönemin Ana Teması: Disiplin Yaptırımlarında Kanunilik İlkesi

↑ İçindekiler

Ekim 2026 ayının son iki haftasında yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararlarının ortak paydası şudur: disiplin yaptırımının ve statüye son veren işlemin dayanağı kanunda gösterilmedikçe, yönetmelik tek başına bu yaptırımı taşıyamaz. 22 Ekim ve 30 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan üç karar, aynı soruyu farklı statüler üzerinden cevaplamıştır: polis meslek yüksekokulu öğrencisi, ortaöğretim öğrencisi ve ceza infaz kurumundaki hükümlü.

Anayasa’nın 13. maddesi, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.” şeklinde düzenlemektedir. Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrası ise suç ve cezaların kanuniliğini güvence altına almaktadır. Anayasa Mahkemesi, disiplin cezalarını da bu güvencenin kapsamında görmektedir. Danıştay 8. Dairesinin güvenlik korucularına ilişkin yerleşik içtihadı da aynı çizgidedir; bu içtihada göre Anayasa Mahkemesinin 442 sayılı Köy Kanunu Ek 18. maddesindeki “uygulanacak disiplin cezaları” ibaresini iptal etmesinden sonra disiplin cezalarında yönetmelik hükümleri esas alınamaz. Ancak Daire, 28.1.2026 tarihli kararında disiplin cezası ile yönetmelikte ayakta kalan “göreve alınma şartları” arasındaki ayrıma dikkat çekmiştir (bkz. 3.6).

Bu tablo, askerî ve kolluk personeli bakımından iki pratik sonuç doğurmaktadır. Birincisi, her disiplin işleminde ilk denetim adımı dayanak normun kanun düzeyinde olup olmadığıdır. İkincisi, kanun düzeyinde dayanak bulunsa bile bu dayanağın belirli ve öngörülebilir olup olmadığı ayrıca sorgulanmalıdır. Kanunilik denetimi, son iki haftanın kararları ışığında disiplin davalarının başlangıç noktası hâline gelmiştir.

2. Anayasa Mahkemesi Kararları

↑ İçindekiler

2.1. Kanun Çerçeve Çizmeden Yönetmeliğe Bırakılan Giriş Şartı, Öğrencinin Okulla İlişiğinin Kesilmesine Dayanak Olamaz

AYM Genel Kurul, Emre Köse Başvurusu, B. No: 2023/59815, K.T. 5.3.2026 — RG 22.10.2026/33408 | Polis meslek yüksekokulu öğrencisinin devam eden ceza yargılaması gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesi

Hukuki Dayanak: Ek 1 No.lu Protokol m.2 (eğitim hakkı) | Anayasa m.13, m.42 | 4652 sayılı Kanun m.15/6 ve m.30/1-f (AYM, E.2023/25, K.2024/139, 23.7.2024 ve E.2025/194, K.2026/15, 15.1.2026 kararlarıyla iptal edilmiştir) | Polis Meslek Yüksekokulları Giriş Yönetmeliği m.8/1-h-2 | Polis Meslek Yüksekokulları Eğitim-Öğretim Yönetmeliği m.12/2-a

Anayasa Mahkemesi, devam eden bir ceza yargılaması nedeniyle polis meslek yüksekokulu öğrencisinin okulla ilişiğinin kesilmesini eğitim hakkının ihlali saymıştır. Başvurucu 2019-2020 eğitim öğretim yılında İstanbul Adile Sadullah Mermerci Polis Meslek Yüksekokuluna aday öğrenci olarak kaydedilmiştir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında başvurucu hakkında Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinde dolandırıcılık suçlarından yargılama yürütüldüğü tespit edilmiştir. Okul yönetimi, Giriş Yönetmeliği’nin 8/1-h-2 maddesindeki niteliğin sağlanmadığı gerekçesiyle 16.7.2020 tarihinde başvurucunun ilişiğini kesmiştir. Başvurucunun açtığı iptal davası reddedilmiştir.

Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrası, “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” şeklinde düzenlemektedir. Bu hakka yapılan her müdahale Anayasa’nın 13. maddesi gereğince kanunla yapılmalıdır. Mahkeme, müdahalenin yasal temelini 4652 sayılı Kanun’un 15. maddesinin altıncı fıkrası ile 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde bulmuştur. Bu hükümler, öğrencilerde aranacak şartların yönetmelikle düzenleneceğini ve düzenleme yetkisinin İçişleri Bakanlığına ait olduğunu öngörmektedir.

Mahkeme, kanun hükümlerinin yalnızca yönetmelikle düzenleme yapılacağını söylediğini, buna karşılık temel ilkeleri, objektif kriterleri ve adaylarda aranacak niteliklerin sınırlarını ortaya koymadığını tespit etmiştir (§ 39). Kanun düzeyinde çerçeve çizilmeden yetkinin bütünüyle idareye bırakılması belirlilik ve öngörülebilirlik ölçütlerini karşılamamaktadır. Mahkeme bu nedenle ihlalin doğrudan kanundan kaynaklandığını belirtmiş; ancak ihlale yol açan hükümlerin norm denetiminde zaten iptal edildiğini not etmiştir (§§ 46-47). Karar oyçokluğuyla verilmiştir; beş üye karşıoy kullanmıştır. Yeniden yargılama için dosya Ankara 16. İdare Mahkemesine (E.2020/2029, K.2021/1023) gönderilmiş ve başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.

Karar, öğrencilikten ilişik kesme işlemlerinde kanunilik denetiminin belirleyici olduğunu açıkça göstermektedir. Kanun çerçeve çizmeden yönetmeliğe bırakılan bir giriş şartı, öğrencinin okulla ilişiğinin kesilmesine anayasal dayanak oluşturamaz.

2.2. Kanunda Dayanağı Bulunmayan, Yalnızca Yönetmelikle Öngörülen Okul Değiştirme Cezası Eğitim Hakkını İhlal Eder

AYM Birinci Bölüm, Mahammad Rzayev ve Roberto Nejat Dilmen Başvurusu, B. No: 2024/68293 (birleşen 2024/69948), K.T. 16.9.2026 — RG 30.10.2026/33415 | MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği m.163 uyarınca verilen okul değiştirme cezası

Hukuki Dayanak: Ek 1 No.lu Protokol m.2 | Anayasa m.13, m.38/1, m.42 | MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği m.3 ve m.163 | Emsal: S.Ü. [1. B.], B. No: 2020/34927, 6.3.2024, §§ 33-34

Anayasa Mahkemesi, kanunda değil yalnızca yönetmelikte öngörülen okul değiştirme disiplin cezasını eğitim hakkına kanuni dayanaktan yoksun bir müdahale saymıştır. Başvurucular özel bir eğitim kurumunda lise öğrencisidir. Başvuruculardan biri okul içinde yönetici ve öğretmenlere yönelik sözlü saldırı ve tehdit gerekçesiyle, diğeri ise sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle Yönetmelik’in 163. maddesi uyarınca okul değiştirme cezası almıştır. Birinci dosyada dava reddedilmiş, ikinci dosyada İdare Mahkemesinin iptal kararı Bölge İdare Mahkemesince kaldırılarak dava reddedilmiştir.

Mahkeme, daha önce S.Ü. kararında Yönetmelik’in dayanak maddesinde gösterilen kanunlarda ortaöğretim öğrencilerine uygulanabilecek disiplin suç ve cezalarına ilişkin hiçbir hüküm bulunmadığını tespit etmiştir. Disiplin suçlarının genel ilkelerini ortaya koyan, suçların çerçevesini çizen ve cezaları gerektiren eylemleri genel hatlarıyla belirleyen bir kanuni düzenleme yoktur. Mahkeme, bu tespiti eldeki başvuruya aynen uygulamıştır (§§ 13-14).

Mahkeme, müdahalenin kanuni dayanağı bulunmadığından meşru amaç ve ölçülülük incelemesine geçmemiştir (§ 15). Bu yaklaşım önemlidir: kanunilik şartı karşılanmadığında idarenin ileri sürdüğü haklı sebepler incelenmeden ihlal sonucuna ulaşılmaktadır. Mahkeme Anayasa’nın 42. maddesinin ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş, ayrımcılık iddiasını açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur. Yeniden yargılama için karar Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi (E.2024/3574, K.2024/3476) aracılığıyla Ankara 14. İdare Mahkemesine (E.2024/139, K.2024/899) ve İstanbul 8. İdare Mahkemesine (E.2024/111, K.2024/1271) gönderilmiş, başvuruculara ayrı ayrı net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.

Kararın disiplin hukukuna mesajı nettir: disiplin cezası kanunda tanımlanmış bir çerçeveye dayanmalıdır. Yalnızca yönetmelikle öngörülen bir disiplin cezası, temel hakka yapılan müdahaleyi meşrulaştıramaz.

2.3. İnfazından Sonra Kaldırılan Disiplin Cezasının Zararını Gideren Etkili Bir Yol Yoktur: Yapısal Sorun TBMM’ye Bildirildi

AYM Genel Kurul, Metin Yamalak Başvurusu (5), B. No: 2021/40650, K.T. 2.4.2026 — RG 22.10.2026/33408 | 5275 sayılı Kanun m.44/3 hücreye koyma cezası; kanun yararına bozma sonrası iptal

Hukuki Dayanak: AİHS m.10 ve m.13 | Anayasa m.26, m.40 | 5275 sayılı Kanun m.37, m.44, m.48, m.52 | 4675 sayılı Kanun m.4 ve m.6 | 5271 sayılı CMK m.141-142 | Uyuşmazlık Mahkemesi E.2021/614, K.2021/600, 29.11.2021 | Yargıtay 4. HD E.2019/1193, K.2019/3014, 22.5.2019

Anayasa Mahkemesi, hukuka aykırı olduğu sonradan anlaşılan ve infaz edilmiş bir disiplin cezasının doğurduğu zararı giderecek etkili bir yolun bulunmadığını tespit etmiş ve sorunu yapısal nitelikte görerek TBMM’ye bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığa yazdığı dilekçedeki ifadeler nedeniyle 2007 yılında 12 gün hücreye koyma cezası almış ve ceza 2008 yılında infaz edilmiştir. Aynı olay nedeniyle ceza alan başka bir hükümlünün talebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesi 5.3.2021 tarihinde kanun yararına bozma kararı vermiş; İnfaz Hâkimliği de 2.7.2021 tarihinde başvurucunun disiplin cezasını iptal etmiştir. Başvurucunun uğradığı zararların giderilmesi talebi ise Ağır Ceza Mahkemesince hiçbir değerlendirme yapılmadan reddedilmiştir.

Anayasa’nın 40. maddesinin üçüncü fıkrası, “Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir.” şeklinde düzenlemektedir. Mahkeme, hücreye koyma cezasının hükümlü üzerinde duyusal, fiziksel ve sosyal izolasyon etkisi doğurduğunu ve açık kuruma ayrılma, denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ile iyi hâl üzerinde ciddi sonuçlar bıraktığını vurgulamıştır (§§ 55-56). Mahkemeye göre bir disiplin cezasının sonradan iptal edilmesi, geçmişte uğranılan mağduriyetin giderilmesi için tek başına yeterli değildir.

Kararın en dikkat çekici yönü yargı yolu karmaşasının açıkça ortaya konulmasıdır. Kararda aktarılan içtihatlara göre Yargıtay 12. Ceza Dairesi bu zararların CMK m.141 kapsamında olmadığını, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ağır ceza mahkemesinin görevli olduğunu, Uyuşmazlık Mahkemesi ise adli yargının görevli olduğunu kabul etmiştir. Mahkeme, Anayasa’nın 26. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddesindeki etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş, başvurucuya net 40.000 TL manevi tazminat ödenmesine ve keyfiyetin TBMM’ye bildirilmesine hükmetmiştir.

Karar, infaz hukukundaki disiplin cezaları bakımından verilmiş olsa da genel bir ilkeyi teyit etmektedir: disiplin cezasının iptali, cezanın infazından doğan zararı kendiliğinden gidermez. Etkili başvuru hakkı, iptalden sonra zararın tazminini de sağlayacak işler bir yolun varlığını gerektirir.

2.4. AYM Kararları Özet Tablosu

Başvuru No / TarihBaşvurucuKonuSonuç
2023/59815
5.3.2026 [GK]
RG 22.10.2026
Emre KösePMYO öğrencisinin devam eden ceza yargılaması nedeniyle ilişiğinin kesilmesi; 4652 s.K. m.15/6 ve 30/1-f belirsizEğitim hakkı İHLAL (oyçokluğu) | Yeniden yargılama | 50.000 TL
2024/68293
16.9.2026 [1. B.]
RG 30.10.2026
M. Rzayev, R. N. DilmenYalnızca yönetmeliğe dayanan okul değiştirme cezasıEğitim hakkı İHLAL (oybirliği) | Yeniden yargılama | 2 × 50.000 TL
2021/40650
2.4.2026 [GK]
RG 22.10.2026
Metin Yamalak (5)İnfazdan sonra kaldırılan hücre cezasının zararının giderilmemesiEtkili başvuru (m.26 ile bağlantılı) İHLAL | TBMM’ye bildirim | 40.000 TL
Askerî Personel İçin Uygulama Notu: Bu kararlar polis ve ortaöğretim öğrencileri hakkında verilmiştir. Askerî öğrenciler bakımından durum farklıdır; çünkü 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 20. maddesi askerî öğrencilerin ilişiğinin kesilmesini kanun düzeyinde düzenlemektedir ve Anayasa Mahkemesi bu Kanun’u E.2013/46, K.2013/140 (28.11.2013) sayılı kararında incelemiştir. Bu nedenle askerî öğrenci dosyalarında Emre Köse kararı doğrudan uygulanamaz; ancak ilişik kesmeye esas alınan fiilin kanunda mı yoksa yalnızca yönetmelikte mi (ör. MSÜ yönetmelikleri, İç Hizmet Yönetmeliği atıfları) tanımlandığı ayrıca denetlenmelidir. Yaptırımın unsuru yalnızca yönetmelikte yer alıyorsa, Rzayev ve Dilmen kararındaki kanunilik gerekçesi güçlü bir argüman sunar.

3. Danıştay Kararları

↑ İçindekiler

Son dönemde yayımlanan kararlardan seçtiklerimiz aşağıdadır. Kararların ağırlığı kolluk personeline ilişkindir; bir karar uzman çavuşun sözleşme feshine, bir karar güvenlik korucusuna ilişkindir.

3.1. Belirli Bir Kişiyi Hedef Almayan Genel Mesleki Eleştiri “Amire Hakaret” Sayılamaz

Danıştay 2. Daire, E.2025/1206, K.2025/2348, T. 8.5.2025 — onama, oybirliği (karar düzeltme yolu açık) | İstanbul İl Polis Disiplin Kurulu kararı; ETDT m.7/D-6

Hukuki Dayanak: AİHS m.10 | Anayasa m.26, m.129/2 | 7068 sayılı Kanun m.6 | Fiil tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü m.7/D-6 ve m.15 | Danıştay 2. D. E.2021/6450, K.2023/5181, 2.11.2023 (bozma)

Danıştay, polis memurunun sosyal medyada paylaştığı ve belirli bir kişiyi hedef almayan genel mesleki eleştiriyi “amir veya üstlerine hakaret” fiili saymayan ilk derece kararını onamıştır. Davacı, Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevliyken Facebook’ta kopyala-yapıştır yoluyla bir yorum paylaşmış; İl Polis Disiplin Kurulu, Tüzük m.7/D-6 uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma gerekirken m.15 ile bir alt ceza olan 10 ay kısa süreli durdurma cezası vermiştir.

Anayasa’nın 26. maddesinin birinci fıkrası, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.” şeklinde düzenlemektedir. İdare Mahkemesi, Danıştay’ın 2.11.2023 tarihli bozma kararına uyarak yorumun isim, unvan, yer, tarih, işlem veya eylem gibi somut ve belirli bir kişiyi hedef alan bilgi içermediğini tespit etmiştir. Mahkemeye göre yorum genel mesleki sorunlara yönelik duygu ve düşünce açıklamasıdır ve ifade özgürlüğü kapsamındadır; bu nedenle fiil sübuta ermemiştir. Danıştay bu kararı bozma kararına uygun bularak onamıştır.

Karar, sosyal medya kaynaklı disiplin dosyalarında savunmanın ilk sorusunu belirlemektedir: paylaşım somut bir amiri veya belirli bir işlemi hedef alıyor mu? Hedef belirli değilse ve içerik genel bir mesleki eleştiriden ibaretse, “amire hakaret” fiili oluşmaz.

3.2. “Fiil İşlenmemiştir” Gerekçeli Beraat, Aynı Fiile Dayalı Meslekten Çıkarma Cezasını Hukuka Aykırı Kılar

Danıştay 2. Daire, E.2025/1425, K.2025/2227, T. 6.5.2025 — onama, oybirliği | Hatay İl Emniyet Müdürlüğü, komiser yardımcısı; ETDT m.8/12 meslekten çıkarma

Hukuki Dayanak: Anayasa m.38/4, m.129/2 | 7068 sayılı Kanun m.5 | Fiil tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü m.8/12 | Danıştay 2. D. E.2022/1086, K.2024/688, 7.2.2024 (bozma) | Karşılaştırma: Danıştay 8. D. E.2024/2692, K.2026/373, 28.1.2026

Danıştay, disiplin cezasına konu fiilin işlenmediğinin ceza yargılamasında sabit görüldüğü durumda meslekten çıkarma cezasının iptal edilmesini hukuka uygun bulmuştur. Davacı, bir kişinin iletişiminin dinlenmesi olayıyla bağlantılı olarak “kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek” fiilinden İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca meslekten çıkarılmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun davacı tarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle beraat kararı vermiş, istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir.

7068 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası, “Herhangi bir fiilden dolayı ilgili hakkında yapılan adli soruşturma veya kovuşturma, aynı fiilden dolayı ayrıca disiplin soruşturması ve tahkikat yapılmasını, disiplin cezası verilmesini ve bu cezanın yerine getirilmesini engellemez.” şeklinde düzenlemektedir. İdare, bu bağımsızlık ilkesine dayanarak temyiz yoluna başvurmuştur. Ancak bağımsızlık ilkesi, ceza mahkemesinin fiilin hiç işlenmediğine ilişkin tespitini ortadan kaldırmaz. Danıştay 8. Dairesinin 28.1.2026 tarihli kararında aktarılan ilk derece gerekçesi de aynı ayrımı yapmaktadır: ceza mahkemesi hükmü, “kişinin isnat edilen eylemi işlemediğine dair hükümler dışında” disiplin makamlarını doğrudan bağlamaz.

Uygulayıcı için kritik ayrım, beraat gerekçesinin niteliğidir. “Fiil işlenmemiştir” veya “fiili sanığın işlediği sabit değildir” gerekçeli beraat disiplin cezasını hukuka aykırı kılar; “fiil suç olarak tanımlanmamıştır” gerekçeli beraat ise disiplin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

3.3. Başkasının Şifresiyle Yapılan Sistem İşlemi, Teknik İnceleme Yapılmadan Personele Yüklenemez

Danıştay 2. Daire, E.2025/1537, K.2025/2281, T. 7.5.2025 — onama, oybirliği, kesin | Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğü; POLNET-4 üzerinden usulsüz trafikten men kaldırma; 7068 s.K. m.8/6-ç

Hukuki Dayanak: Anayasa m.38/4, m.129/2 | 7068 sayılı Kanun m.8/6-ç (“Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak.”)

Danıştay, başka bir polis memurunun şifresiyle POLNET-4 sisteminde yapılan usulsüz işlemin davacıya teknik inceleme yapılmadan yüklenmesini hukuka aykırı bulan kararı onamıştır. Davacı, toplu bir soruşturma raporunun 434 numaralı olayı nedeniyle 7068 sayılı Kanun’un 8/6-ç bendi uyarınca meslekten çıkarılmıştır. İşlem, sistemde O.S. isimli polis memurunun şifresiyle gerçekleştirilmiştir.

İdare Mahkemesi, disiplin cezasına konu fiilin nerede, ne zaman, nasıl ve ne şekilde işlendiğinin somut ve hukuken kabul edilebilir delillerle şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. İşlemin kim tarafından ve hangi bilgisayardan yapıldığı araştırılmamış, davacının hangi menfaati sağladığı da gösterilmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay bu gerekçeyi yerinde bulmuştur. Aynı toplu soruşturmadan doğan çok sayıda dosya (ör. Danıştay 2. D. E.2025/1333, K.2025/2276; E.2025/1538, K.2025/2282; E.2025/1330, K.2025/2273; E.2025/1135, K.2025/2347) da bu dönemde Lexpera’ya yüklenmiştir; her dosyanın sonucu kendi delil durumuna göre ayrıca incelenmelidir.

Karar, dijital kayıtlara dayanan disiplin soruşturmalarında ispat standardını belirlemektedir. Kullanıcı şifresi tek başına fiilin faili olduğunu kanıtlamaz; idare, işlemi yapan kişiyi ve kullanılan cihazı teknik olarak tespit etmek zorundadır.

3.4. Kumar Oynanan Yerde Bulunma ve Bağlantıyı Gösteren Deliller Meslekten Çıkarmaya Yeterli Görüldü (Aleyhe Emsal)

Danıştay 2. Daire, E.2023/254, K.2025/2241, T. 6.5.2025 — onama, oybirliği, kesin | Denizli; emekli polis memuru; 7068 s.K. m.8/6-n

Hukuki Dayanak: Anayasa m.10, m.129/2 | 7068 sayılı Kanun m.6 (takdir hakkının ölçülü ve gerekçeli kullanımı), m.8/6-n (“Kumar oynamak veya oynatmak, kumar oynatanlarla ilişki kurmak.”)

Danıştay, kumar oynanan apartta bulunan ve apart sahibiyle uzun süreli tanışıklığı bulunan polis memurunun meslekten çıkarılmasına ilişkin davanın reddini onamıştır. İdare Mahkemesi; davacının beyanlarını, kumar oynayan kişilerin ifadelerini, yer hakkındaki çok sayıda ihbarı, davacının 4 yıl asayiş şubesinde görev yapmış olmasını ve olay yerinde ele geçen ajandada davacıya ait olduğu değerlendirilen sayfayı birlikte değerlendirmiştir.

Davacı, ölçülülük ilkesini, başarılı sicilini ve benzer fiil nedeniyle başka bir personele alt ceza uygulanarak 24 ay uzun süreli durdurma verildiğini ileri sürmüştür. 7068 sayılı Kanun’un 6. maddesi takdir hakkının “ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde” ve “mutlaka gerekçeli olarak” kullanılmasını emretmektedir. Buna rağmen Danıştay, temyiz sebeplerini bozmayı gerektirecek nitelikte görmemiştir.

Bu karar savunma açısından bir uyarıdır. Eşitlik ve alt ceza argümanı, delillerin bir bütün olarak sübutu gösterdiği dosyalarda tek başına sonuç doğurmamaktadır. Savunmanın ağırlık merkezi, delillerin tek tek çürütülmesi ve fiil ile personel arasındaki bağın kopartılması olmalıdır.

3.5. Kastı Bulunmayan Tek Bir Trafik Kazası, Uzman Çavuşun “Kendisinden İstifade Edilemeyeceği” Gerekçesiyle Sözleşmesinin Feshine Yetmez

Danıştay 12. Daire, E.2022/605, K.2025/2242, T. 5.5.2025 — onama, oybirliği, kesin | İzmir Menemen 57. Topçu Tugay Komutanlığı; uzman çavuş; sözleşme feshi iptal edildi

Hukuki Dayanak: Anayasa m.2, m.125, m.129/3 | 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu m.12 | Uzman Erbaş Yönetmeliği (7517 s.K. ile değişik m.12/3 uyarınca çıkarılan düzenleme)

Danıştay, kastı bulunmayan tek bir trafik kazası nedeniyle uzman çavuşun “disiplinsizlik nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği” gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesini hukuka aykırı bulan kararı onamıştır. 3269 sayılı Kanun’un 12. maddesinin ikinci fıkrası, “Görevde başarısız (…) olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir.” şeklinde düzenlemektedir. Aynı maddenin 7517 sayılı Kanun ile değişik üçüncü fıkrası, bu hâllerde yapılacak işlemlerin yönetmelikte düzenleneceğini öngörmektedir.

İdare Mahkemesi şu olguları birlikte değerlendirmiştir: kaza raporu hız kusurunu belirtse de araçtaki personel aşırı hız olmadığını beyan etmiştir; vaka kanaat raporu olayın kaza olduğunu ve kastın bulunmadığını tespit etmiştir; davacının daha önce disiplin cezası yoktur; birinci ve ikinci amirleri davacının başarılı olduğunu bildirmiştir; araç tamir edilebilir durumdadır ve yaralanan personel ayakta tedavi edilmiştir. Tekrarlanan hata veya başka kaza bulunmadığından, davacının kendisinden istifade edilemeyeceği sonucuna ulaşılamamıştır.

Karar, uzman erbaş sözleşme feshi dosyalarında idarenin takdir yetkisinin sınırını göstermektedir. “Kendisinden istifade edilemeyeceği” kavramı tek bir olaya değil, süreklilik gösteren ve somut belgelerle desteklenen bir duruma dayanmalıdır; olumlu sicil ve amir kanaatleri bu değerlendirmenin zorunlu unsurlarıdır.

3.6. “Göreve Alınma Şartını Kaybetme” Gerekçesiyle Görevine Son Verilen Korucunun Savunma İddiaları Araştırılmadan Karar Verilemez

Danıştay 8. Daire, E.2024/2692, K.2026/373, T. 28.1.2026 — idarenin temyizi kabul, BİM kararı BOZULDU, oybirliği, kesin | Mardin Kızıltepe; güvenlik korucusu; 2013-2014 yıllarındaki sosyal medya beğenileri

Hukuki Dayanak: Anayasa m.38/1, m.129/2, m.153 | 442 sayılı Köy Kanunu Ek m.18 (“uygulanacak disiplin cezaları” ibaresi AYM E.2021/2, K.2022/20, 24.2.2022 kararıyla iptal; RG 24.3.2022/31788) ve 7422 sayılı Kanun ile eklenen m.74/A, 74/B, 74/C | Güvenlik Korucuları Yönetmeliği m.6/1-k, m.17/1-ç-16, m.20/A

Danıştay, göreve alınma şartlarını kaybettiği gerekçesiyle görevine son verilen güvenlik korucusu hakkında, savunma iddiaları araştırılmadan yalnızca kanunilik gerekçesiyle verilen iptal kararını bozmuştur. Davacı hakkında, akrabasının terör örgütüne ilişkin üç paylaşımını 2013 ve 2014 yıllarında beğendiği gerekçesiyle Yönetmelik m.17/1-ç-16 uyarınca “göreve alınmada aranan şartları kaybetmek” sebebiyle görevine son verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı aynı olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. İdare Mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge İdare Mahkemesi ise kanuni dayanak yokluğu gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir.

Kararın kanunilik boyutu dikkat çekicidir. Anayasa Mahkemesi, Köy Kanunu Ek 18. maddesindeki “uygulanacak disiplin cezaları” ibaresini iptal etmiş ve iptali dokuz ay ertelemiştir. Bu süre dolmadan 7422 sayılı Kanun ile disiplin cezaları kanun düzeyinde (m.74/A-74/C) düzenlenmiştir. Danıştay, 74/A maddesinde göreve alınma şartlarını kaybetme hâlinin görevden çıkarma sebepleri arasında sayılmadığını tespit etmiş; buna karşılık disiplin hükümleri dışında kalan Yönetmelik düzenlemelerinin, özellikle göreve alınma şartlarının, “halen ayakta ve uygulanmaya devam” ettiğini vurgulamıştır. Bu nedenle uyuşmazlık yalnızca kanunilik gerekçesiyle çözülememiş, işin esasına girilmesi gerekmiştir.

Danıştay, esasa ilişkin incelemede davacının iki savunma iddiasını belirleyici bulmuştur: davacı şehit ailesindendir (ninesi ve amcası terör örgütünce şehit edilmiştir) ve paylaşımların yapıldığı tarihte askerdedir. Bu iddialar araştırılmadan verilen karar hukuka aykırıdır; dosya, iddiaların araştırılarak esas hakkında karar verilmesi için Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir. Karar, statüye son veren işlemlerde “disiplin cezası” ile “göreve alınma şartının kaybı” ayrımının önemini ve savunmada ileri sürülen somut olguların re’sen araştırılması yükümlülüğünü birlikte göstermektedir.

3.7. Usul Uyarısı: Posta Ücreti Eksikliği, Esası Güçlü Bir Disiplin Davasını Düşürebilir

Danıştay 2. Daire, E.2025/2047, K.2025/2186, T. 5.5.2025 — onama, oybirliği | Şanlıurfa Suruç; polis memuru; ETDT m.7/D-3 “amirlerini eleştirme”; İYUK m.6/5

Hukuki Dayanak: Anayasa m.36, m.125 | 2577 sayılı İYUK m.6/5 (işlemden kaldırma ve davanın açılmamış sayılması) | Danıştay 5. D. E.2016/46598, K.2019/3931, 22.5.2019 ve Danıştay 2. D. E.2021/9729, K.2024/148, 9.1.2024

Danıştay, posta ücreti eksikliği tamamlanmadığı için davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı onamıştır. Davacıya “amirlerin eylem ve işlemlerini eleştirme” fiilinden 10 ay kısa süreli durdurma cezası verilmiş, ceza kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle brüt aylığın 1/4 oranında kesilmesi şeklinde uygulanmıştır. Dosya yıllarca Danıştay ile ilk derece mahkemesi arasında gidip gelmiştir. Bozma sonrası aşamada mahkeme posta ücretinin tamamlanması için iki kez yazı göndermiş, eksiklik tamamlanmayınca dosya işlemden kaldırılmış ve üç ay içinde yenilenmediği için dava açılmamış sayılmıştır.

Davacı, Anayasa’nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkına ve ölçülülüğe dayanmıştır; ancak Danıştay bu itirazları bozma sebebi saymamıştır. Uzun süren disiplin davalarında, özellikle bozma kararından sonra dosyanın yeniden ele alındığı aşamada, posta ücreti ve gider avansı yazıları sıkı biçimde takip edilmelidir. Esasa ilişkin güçlü bir dava, tamamen usule ilişkin bir eksiklik nedeniyle kaybedilebilir.

3.8. Danıştay Kararları Özet Tablosu

Daire / Esas-Karar / TarihPersonelKonuSonuç
2. D. 2025/1206-2348
8.5.2025
PolisBelirli kişiyi hedeflemeyen Facebook eleştirisi; amire hakaretİptal ONANDI (lehe)
2. D. 2025/1425-2227
6.5.2025
Komiser yrd.Fiilin işlenmediğine dair beraat; meslekten çıkarmaİptal ONANDI (lehe)
2. D. 2025/1537-2281
7.5.2025
PolisBaşkasının POLNET şifresi; teknik inceleme yok; 7068 m.8/6-çİptal ONANDI (lehe)
2. D. 2023/254-2241
6.5.2025
Polis (emekli)Kumar; 7068 m.8/6-n; eşitlik ve alt ceza iddiasıRED ONANDI (aleyhe)
12. D. 2022/605-2242
5.5.2025
Uzman çavuşTek trafik kazası; 3269 m.12 sözleşme feshiİptal ONANDI (lehe)
8. D. 2024/2692-373
28.1.2026
Güvenlik korucusuSosyal medya beğenisi; şartları kaybetme; savunma iddialarıBOZMA (BİM iptali bozuldu; savunma iddiaları araştırılacak)
2. D. 2025/2047-2186
5.5.2025
PolisPosta ücreti eksikliği; İYUK m.6/5Açılmamış sayılma ONANDI (aleyhe)

4. Mevzuat İzleme (19 Ekim – 1 Kasım 2026)

↑ İçindekiler

19 Ekim – 1 Kasım 2026 döneminde yayımlanan Resmî Gazete nüshalarında (Sayı 33405–33417) 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun disiplin hükümleri ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nda değişiklik yapan bir düzenleme tespit edilmemiştir. Dönemin disiplin hukukuna yansıyan gelişmeleri, yukarıda incelenen Anayasa Mahkemesi kararlarıdır.

4.1. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Lisansüstü Eğitim Yönetmeliği Değişti (RG 27.10.2026/33413)

İçişleri Bakanlığı — Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları ile Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

Değişiklik Yönetmeliği’nin 1. maddesi, Yönetmeliğin adını “Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Lisansüstü Enstitüleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları ile Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği” şeklinde değiştirmektedir. Yönetmeliğin 1. maddesi de amacı “Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi enstitüleri tarafından yürütülen lisansüstü eğitim ve öğretim faaliyetlerini düzenlemek” şeklinde yeniden tanımlamaktadır. Değişiklik metninde disiplin hükmü bulunmamaktadır; düzenleme jandarma ve sahil güvenlik personelinin lisansüstü eğitim statüsünü ilgilendirmektedir.

4.2. Görevde Yükselme Genel Yönetmeliğine Ek Madde 5 Eklendi (RG 31.10.2026/33416)

Cumhurbaşkanı Kararı, Karar Sayısı: 11947 — Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik, Ek Madde 5

Ek Madde 5, görevde yükselme sınavına tabi olmayan müdür ve müdür yardımcısı unvanlı kadro ve pozisyonlarda veya daha üst yönetici kadrolarında bulunmuş olanların, Yönetmelik kapsamındaki müdür ve müdür yardımcısı kadrolarına sınavsız atanabilmeleri için alt görevlerdeki çalışma süreleri hariç ilgili şartları taşımalarını ve söz konusu görevlerde kesintisiz en az üç yıl asaleten ve fiilen görev yapmış olmalarını aramaktadır. Değişiklik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Düzenleme disiplin hükmü içermemektedir; ancak 657 sayılı Kanun’a tabi kolluk ve sivil memur personelinin kariyer planlamasında dikkate alınmalıdır.

5. Uygulayıcı İçin Kontrol Listesi

↑ İçindekiler

Birinci adım: dayanak normu kontrol edin. Disiplin cezasının veya ilişik kesme işleminin unsuru kanunda mı, yalnızca yönetmelikte mi tanımlanmıştır? Yalnızca yönetmelikteyse Rzayev ve Dilmen ile Emre Köse kararları doğrudan ileri sürülmelidir.

İkinci adım: kanun dayanağının belirliliğini sorgulayın. Kanun yalnızca “yönetmelikle düzenlenir” diyorsa ve temel ilkeleri ve sınırları göstermiyorsa, Emre Köse kararındaki belirlilik ve öngörülebilirlik gerekçesi uygulanabilir.

Üçüncü adım: ceza dosyasının gerekçesini okuyun. Beraat “fiil işlenmemiştir” gerekçesine dayanıyorsa disiplin cezası hukuka aykırı hâle gelir (Danıştay 2. D. E.2025/1425, K.2025/2227). Kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya “suç unsurları oluşmamıştır” gerekçesi ise bu sonucu kendiliğinden doğurmaz; bu durumda savunmanın ağırlığı fiilin sübutuna ilişkin somut olgulara verilmelidir (bkz. Danıştay 8. D. E.2024/2692, K.2026/373).

Dördüncü adım: dijital delilde faili sorun. Sistem kaydı, kullanıcı şifresi veya sosyal medya hesabı tek başına yeterli değildir; işlemi yapan kişinin ve cihazın teknik tespiti istenmelidir (Danıştay 2. D. E.2025/1537, K.2025/2281).

Beşinci adım: sözleşme feshinde süreklilik arayın. Uzman erbaş dosyalarında tek olay, kast yokluğu, temiz sicil ve olumlu amir kanaati birlikte ileri sürülmelidir (Danıştay 12. D. E.2022/605, K.2025/2242).

Altıncı adım: usul takvimini sıkı izleyin. Bozma sonrası posta ücreti ve gider avansı yazıları kaçırılmamalıdır (Danıştay 2. D. E.2025/2047, K.2025/2186). İptal kararından sonra da cezanın doğurduğu zararlar için ayrıca tazmin yolu planlanmalıdır (AYM, Metin Yamalak (5) [GK], B. No: 2021/40650).

6. Kaynaklar

↑ İçindekiler

1. T.C. Resmî Gazete, 22.10.2026/33408 — Yargı Bölümü (Emre Köse ve Metin Yamalak (5) kararları)

2. T.C. Resmî Gazete, 30.10.2026/33415 — Mahammad Rzayev ve Roberto Nejat Dilmen Başvurusu, B. No: 2024/68293

3. T.C. Resmî Gazete, 27.10.2026/33413 — JSGA Lisansüstü Eğitim Yönetmeliği değişikliği

4. T.C. Resmî Gazete, 31.10.2026/33416 — Görevde Yükselme Genel Yönetmeliği Ek Madde 5 (Karar Sayısı: 11947)

5. Lexpera — AYM GK, B. 2023/59815, 5.3.2026 (Emre Köse)

6. Lexpera — AYM GK, B. 2021/40650, 2.4.2026 (Metin Yamalak (5))

7. Lexpera — Danıştay 2. D., E. 2025/1206, K. 2025/2348, 8.5.2025

8. Lexpera — Danıştay 2. D., E. 2025/1425, K. 2025/2227, 6.5.2025

9. Lexpera — Danıştay 2. D., E. 2025/1537, K. 2025/2281, 7.5.2025

10. Lexpera — Danıştay 2. D., E. 2023/254, K. 2025/2241, 6.5.2025

11. Lexpera — Danıştay 12. D., E. 2022/605, K. 2025/2242, 5.5.2025

12. Lexpera — Danıştay 8. D., E. 2024/2692, K. 2026/373, 28.1.2026

13. Lexpera — Danıştay 2. D., E. 2025/2047, K. 2025/2186, 5.5.2025

14. Mevzuat Bilgi Sistemi — 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun

15. Mevzuat Bilgi Sistemi — 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu

16. Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası

Not: Bu bültendeki tüm esas, karar ve başvuru numaraları Resmî Gazete, Lexpera ve Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden karar metinleriyle teyit edilmiştir. Danıştay kararlarının karar tarihleri daha eski olsa da kararlar Lexpera’ya 19 Ekim 2026 ve sonrasında yüklenmiştir. Bülten genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta dosyaya özgü değerlendirme yapılmalıdır.

Torun Hukuk Bürosu
Avukat Yalçın TORUN
Kızılırmak Mah. 1443. Cadde 1071 Usta Plaza | Çankaya / ANKARA
Yukarı Çık
Danışma ve Randevu
İçin Tıklayınız