TSK DİSİPLİN KANUNU (6413 s. K) MADDE 20/I-C ÖZELİNDE HİZMETE ENGEL DAVRANIŞLARDA BULUNMAK DİSİPLİNSİZLİĞİ NEDENİYLE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDEN (TSK) AYIRMA DİSİPLİN CEZASI

 

1.GENEL

Madde hükmü, TSK Disiplin Kanunu’nda “…c) Hizmete engel davranışlarda bulunmak: Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunmaktır…” şekilde düzenlenmiştir. Kanun hükmü gereği, işbu fıkra kapsamında; Silahlı Kuvvetler mensubu bir kişiye ayırma cezası verilebilmesi için kişinin ancak belirli eylemler içinde olması gerekmektedir ki, bunlar; devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda bulunma, ağır suç işleme ya da disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunmadır.

2.HİZMETE ENGEL DAVRANIŞLARDA BULUNMAK DİSİPLİNSİZLİĞİNİN UNSURLARI

A) Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin İtibarına Zarar Verecek Nitelikte Tutum ve Davranışlarda Bulunma

“Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranış”ın tam olarak hangi eylemlere vücut verdiği mevzuatta açık olarak belirtilmemiştir. Keza kavramın anlamı, kanunun lafzı ve içeriğinden de anlaşılamamaktadır. İdare hukuku özelinde; kamu yararı, genel güvenlik vb. kavramlarda olduğu gibi bu kavram açısından da, kavramı anlamlandırma somut olayın şartları göz önüne alınarak değerlendirilmek üzere, ilgili idarenin takdir yetkisine bırakılmıştır.

B) Ağır Suç veya Disiplinsizlik Teşlik Eden Fiillerde Bulunma

İlgili madde hükmünün içerdiği bir diğer husus olan “ağır suç” kavramı da, aynı şekilde, ilgili kanun olan Ceza Kanunlarında tanımına yer verilmiş bir terim değildir. Bu kavramı açıklamak adına; ağır suç terimine atfedilen anlamı, ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlar olarak kabul eden bir bakış açısı geliştirilmiştir. Bu kapsamda ağır ceza mahkemesinin inceleme alanına giren suçlar için ağır suç denilebilmektedir. Ağır ceza mahkemelerinin görev alanını, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12.maddesinde düzenlenmiştir. Kanun hükmü mahkemenin görev alanına giren suçları sayma yoluyla belirtmiş olup bunlar; yağma, irtikap, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, hileli iflastır.

Diğer bir bakış açısına göre ise, ağır suç kavramı 1155 sayılı AsCK md.30’daki suçlarla ilişkilendirilebilir. İşbu Kanun’da belirtilen suçlar ise devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçları olarak düzenlenmiştir.

Konuya ilişkin yargı kararları incelendiğinde; belirtilen iki bakış açısının da içerdiği suçlar, yargı organlarınca ayırma cezası verilmesi yönünden göz önüne alınmaktadır.(1)

Anayasa Mahkemesi’nden iptali istenmiş olan “disiplinsizlik teşkil eden fiiller ibaresi” de, anlamının açıkça gösterilmesi yönünden, idareye takdir yetkisi tanınan kavramlardan biridir. Anayasa Mahkemesi 28/11/2013 tarihli 46/140 sayılı kararında, “hizmete engel davranışlardan olan fiillerin, Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek tutum ve davranışlardan kaynaklı olması gerektiği açıktır” şeklinde açıklayarak, bu ibarenin anlamlandırılmasında idareye verilen takdir yetkisinin sınırlarını belirtmiştir.

3.AYIRMA CEZASININ İLGİLİ ASKERİ PERSONEL ÜZERİNDE DOĞURDUĞU ETKİ

TSK’dan çıkarılan personel, bu statünün kendisine sağladığı sosyal ve ekonomik olanaklardan mahrum kalmaktadır. Mesleki yaşamının tamamını askerlik hizmeti görevini görmeye adamış ve bu mesleğin kendisine sağladığı düzenli gelir dışında başka bir geliri olmayan, istisnalar dışında meslekten ayrıldığında yapabilecek profesyonel bir mesleği de bulunmayan personelin kendisi ve ailesi için silahlı kuvvetlerden ayırma disiplin cezasının sonuçları çok ağır olabilecektir. Netice olarak ayırma disiplin cezası sonucunda personelin ve ailesinin temel hak ve özgürlükleri dolaylı da olsa etkilenebilecektir. İşsizlik sorunu bulunan ve asgari yaşam standartları düşük olan ülkemizde bu tür disiplin cezasının sonuçlarının ciddi boyutta olacağı muhakkaktır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası açıklanan neticeleri itibariyle; askeri rütbe ve memuriyetlerin kaybedilmesi ve subay, astsubay, uzman jandarma ve Devlet memuru olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine kabul edilmemesi kısacası Silahlı Kuvvetler ile ilişiğin kesilmesi sonuçlarını doğurur. Tecelli edecek olan sonuçlar incelendiğinde, yapılan disiplinsizlikler neticesinde verilen cezalar arasında, en ağır ceza olduğu ve başvurulacak son çare olması, istisnai olarak kabul edilmesi gerektiği ortadadır ki aksi bir durumda ciddi hak kayıplarına yol açabilecektir.

İçtihat kararları incelendiğinde; ilgili kanun maddesinin uygulanması esnasında dikkat edilmesi gereken hususlara dikkat çekildiği görülmektedir.(2) Disiplin cezasının uygulanması durumunda tecelli edecek sonuçlar açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilecek durumları önlemek adına, eylemin ağırlığı, eylem ve verilecek ceza arasındaki orantılılık açısından değerlendirilme yapılması yerinde olmaktadır.

4.SONUÇ

TSK Disiplin Kanunu madde 20/1-c bağlamında, askeri personele ayırma cezası verilebilmesi için madde hükmünde sayılı unsurlardan en az birinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Aksi halde, sayılı üç unsurdan herhangi birine girmeyen fakat disiplinsizliğe vücut veren eylemler için bu fıkra kapsamında ceza verilmesi; ilgili kişi için ciddi hak kayıplarına yol açabilecek neticeler doğurabilmektedir.

5. EMSAL KARAR ÖZETLERİ

(1) …”resmi evrakta sahtecilik” suçlamasıyla ilişiğinin kesildiği,..İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizce de uygun bulunan Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi’nin 20/06/2019 tarih ve E:2018/338, K:2019/719 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istinaf talebinin reddine,… oybirliğiyle karar verildi.

İstanbul BİM, 2. İDD, E. 2019/2309 K. 2020/698 T. 24.6.2020

memuriyet nüfuzunu kişisel çıkar sağlamak maksadıyla kötüye kullanmak fiilinin sübuta erdiği, bu fiilin 7068 sayılı Yasa hükümleri kapsamında da meslekten çıkarma cezasını gerektiren hallerden olduğu,… davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.

Gaziantep BİM, 5. İDD, E. 2019/2759 K. 2019/1925 T. 10.12.2019

(2) Bu durumda, kamu görevlisinin işlediği disiplin suçunun niteliği göz önünde bulundurulduğunda, o fiil için öngörülen cezadan daha ağır bir disiplin cezası ile cezalandırılması durumunda, “eylemin ağırlığına göre cezalandırma” diğer bir deyişle “orantılılık”ilkesinin ihlal edilmiş olacağı açık olup, bakılan davada Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrinde albay olarak görev yapan davacı hakkında gerek idari gerekse adli yönden yürütülen soruşturmalar kapsamında elde edilen mağdur/tanık ifadeleri, tape kayıtları ve iletişim tespit tutanakları ile dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgelerden; davacının sübut bulan ve yukarıda aktarımı yapılan eylemleri, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 15. ve devamı maddelerinde sayılı diğer cezalar ile örtüşebilecekse de, sözü edilen eylemlerinin verilen “silahlı kuvvetlerden ayırma” cezası ile örtüşmediği, ayrıca davacının sübut bulan eylemlerinin “Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlar ya da ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiiller” olarak değerlendirilerek “silahlı kuvvetlerden ayırma” cezası ile tecziyesini gerektirecek ölçü ve ağırlıkta olmadığı, bir diğer ifadeyle davacı tarafından ihlal edilen fiil ile bunun karşılığı olarak uygulanan disiplin cezası arasında adil bir dengenin kurulmadığı, netice olarak davacının kusurlu eyleminin karşılığı olan cezadan daha ağır bir ceza ile cezalandırılmış olduğu anlaşıldığından, hizmete engel davranışlarda bulunduğundan bahisle davacının Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

İstanbul BİM, 2. İDD, E. 2020/1493 K. 2020/1178 T. 6.10.2020

 

Stj.Av. Nazlı Yaren KAZANCIOĞLU – Av. Yalçın TORUN

UYARI

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top
'); w.document.close(); w.print(); });$(document).ready(function() { init(); });})(jQuery);