Düşme Kararı Sonrası Asker ve Kolluk Personeline Rütbe Terfi ve Diğer Özlük Hakları İade Edilmelidir
Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi Kararının Özeti
Esas No: 2025/1275 | Karar No: 2026/289 | Karar Tarihi: 05.02.2026
Taraflar ve Dava Konusu
Davacı İli…İlçe Jandarma Komutanlığı bünyesinde uzman jandarma olarak görev yapmaktadır. Davacı, 2012 yılında başlayan ceza soruşturması ve kovuşturmasının 2023 yılında zamanaşımı nedeniyle düşmesi üzerine, 2012’den bu yana yapılmayan rütbe terfi ve derece/kademe ilerlemesinin yapılması için idareye başvurmuştur. İdarenin bu başvuruyu reddetmesi üzerine dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararı
Balıkesir 2. İdare Mahkemesi, 07.03.2025 tarih ve E:2023/1481, K:2025/285 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Gerekçe olarak; Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliği’nin 56. maddesi uyarınca davacının rütbeye mahsus bekleme süresi içinde 2/3 oranında sicil şartını sağlamamasını ve rütbe terfilerinin zamanında yapılmamasında idareye atfedilebilecek bir kusurun bulunmamasını göstermiştir.
İstinaf Aşaması ve Bölge İdare Mahkemesi’nin Değerlendirmesi
Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, aşağıdaki tespitleri yaparak ilk derece mahkemesi kararını hukuka aykırı bulmuştur.
Hukuki Dayanak Tespiti: Mahkeme, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu’nun 17. maddesi yoluyla atıf yapılan 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 65. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca, hakkında kovuşturma devam eden uzman jandarmaların terfi ve kademe ilerlemelerinin yapılmayacağını tespit etmiştir. Bu kuralın davacı açısından uygulanması hukuken doğrudur.
Düşme Kararının Hukuki Sonuçları: Mahkeme, aynı Kanun’un 33. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, haklarında düşme kararı verilenlerin rütbe terfi ve rütbe kıdemliliğinin kararın kesinleşme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere emsalleri tarihine götürülmesi gerektiğini açıkça vurgulamıştır.
Fiili Durum Tespiti: Davacının hizmet cetveli incelendiğinde; belirli bir kısa dönem dışında aralıksız görev yaptığı, düşme kararının 01.11.2023’te kesinleştiği, akabinde bir üst rütbeye terfi ettirildiği, ancak emsallerinin 1. derece 4. kademede iken davacının yalnızca 4. derecenin 9. kademesine ilerletildiği ve emsalleriyle eşitlenmediği saptanmıştır.
Sicil Notu Sorunu: Mahkeme, ceza yargılaması devam etse dahi davacının fiilen görevde bulunduğu dönemler için sicil notu ve kanaat değerlendirmesinin düzenlenmesinde hukuki bir engel olmadığını, bu işlemlerin yapılmamış olmasından davacının sorumlu tutulamayacağını belirlemiştir.
Hakkaniyet Değerlendirmesi: Yargılama boyunca aynı rütbede kalan ve düşme kararı kesinleşmesine rağmen yalnızca bir üst rütbeye terfi ettirilerek emekli olan davacının, emsallerinin çok gerisinde emeklilik haklarına sahip olması hakkaniyete de aykırı bulunmuştur.
Sonuç ve Hüküm
Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi oybirliğiyle şu kararları vermiştir:
- Davacının istinaf başvurusunun kabulüne,
- Balıkesir 2. İdare Mahkemesi’nin 07.03.2025 tarihli kararının kaldırılmasına,
- Dava konusu Jandarma Genel Komutanlığı işleminin iptaline,
Karar verilmiştir.
Karar detayı aşağıdadır
T.C.
[BÖLGE ADI]
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
DÖRDÜNCÜ İDARİ DAVA DAİRESİ
ESAS NO : 2025/XXXX
KARAR NO : 2026/XXX
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN (DAVACI) : [DAVACI ADI SOYADI – KİŞİSEL VERİ GİZLENMİŞTİR]
VEKİLİ : Av. Yalçın TORUN
KARŞI TARAF (DAVALI) : JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI
VEKİLİ : Av. [VEKİL ADI SOYADI]
[İlçe] Jandarma Komutanlığı, [İL/İLÇE KAYDEDILMEDI]
İSTEMİN ÖZETİ :
…. İl, …. İlçe Jandarma Komutanlığı bünyesinde uzman jandarma olarak görev yapan davacı tarafından, 2012 yılında meydana gelen olay sebebiyle hakkında yürütülen ceza soruşturması ve kovuşturmanın zaman aşımı sebebiyle düşürülmesine karar verildiğinden bahisle 2012 yılından bu yana yapılmayan rütbe terfi ve derece/kademe ilerlemesinin yapılması istemiyle 01.11.2023 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin 29.11.2023 tarihli Kaymakamlık işlemiyle bildirilen 17.11.2023 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada;
Dava dosyasının incelenmesinde; davacının, davalı idare bünyesinde jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 12 Kasım 2012 – 26 Aralık 2012 tarihleri arasında görevden uzaklaştırıldığı, [Bir Ağır Ceza Mahkemesi]nin 26 Eylül 2023 tarihli kararı ile kamu davasının düşürülmesi kararı verildiği ve anılan kararın 01 Kasım 2023 tarihinde kesinleşmesi üzerine Uzm.J.V.Kad.Çvş. rütbesine terfi ettirildiği ve Uzm.J.V.Kad.Çvş’luk rütbesindeki nasıp tarihi 30 Ağustos 2013 tarihine götürüldüğü, derece/kademesi 926 sayılı TSK Personel Kanunun EK-IX sayılı cetvelindeki gösterge tablosuna göre yapılarak 4’üncü derecenin 9’uncu kademesine ilerletildiği; davacının ise açıkta ve tutuklu geçen süreler ile kesinleşmesi beklenen düşme kararına istinaden rütbe kademesine ilişkin nasbının emsallerinin seviyesine getirilmesi, 2012 yılından bu yana yapılmayan rütbe terfi ve derece/kademe ilerlemesinin yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının ‘verilen emri yerine getirmeyeceğine ilişkin söylemlerde bulunup olay yerini terk ettiği’ iddiası üzerine yapılan yargılama sonucunda [Bir Asliye Ceza Mahkemesi]nin 18.05.2023 tarih ve E:2023/XXX, K:2023/XXX sayılı kararıyla ‘Emre İtaatsizlikte Israr’ suçunu işlediği sabit görüldüğünden 2 ay 15 gün hapis cezası ile 1.500,00-TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, [Bir Bölge Adliye Mahkemesi] 3. Ceza Dairesinin 26.09.2023 tarih ve E:2023/XXXX, K:2023/XXX sayılı kararıyla ‘zaman aşımı nedeniyle düşme’ kararı verildiği görülmektedir.
Bu durumda, uzman jandarma olan davacının açıkta kaldığı sürede Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliği’nin 56. maddesinde aranan rütbeye mahsus bekleme süresi içinde açılan dava sonunda verilen mahkumiyet kararının düşme ile ortadan kaldırıldığı, rütbe terfilerinin zamanında yapılmamasında davalı idareye de atfı kabil bir husus bulunmadığı, mevzuatın öngördüğü 2/3 oranında sicili bulunmak şartını sağlamaması nedeniyle üst rütbelere terfi ettirilmemesi buna bağlı olarak da derece ve kademelerinin yükseltilmemesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu gerekçeyle davanın reddine karar veren [Bir İl] 2. İdare Mahkemesi‘nin 07/03/2025 gün ve E:2023/XXXX, K:2025/XXX sayılı kararının; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, kararın adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin de ihlalini doğurduğu, kanunda açık hüküm mevcut olmasına rağmen kanun yerine Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliği’nin 56. maddesi dayanak gösterilerek davanın reddine karar verildiği, davacı hakkında verilen düşme kararının kesinleşmesinin ardından rütbe kademeliliği ve derece kademesinin emsalleri düzeyine götürülmesi için geçerli sicil şartı değil emsallerinin rütbe terfisinin yapılmış veya rütbe kıdemliliğinin onanmış olmasının gerekmesi, emsallerin 1. derece 4. kademede yer almasına rağmen davacının 4. derecede yer aldığı, emsalleriyle eşitlenmediği ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ :
Davacının 12 Kasım 2012 – 26 Aralık 2012 tarihleri arasında görevden uzaklaştırıldığı, soruşturma sonucunda [Bir Ağır Ceza Mahkemesi]nin 26 Eylül 2023 tarihli kararı ile kamu davasının düşürülmesi kararı verildiği ve anılan kararın 01 Kasım 2023 tarihinde kesinleşmesi üzerine, davacı tarafından işbu davaya konu talepte bulunulduğu; söz konusu mevzuatta özlük hakları durdurulmuş ve mahkemesi lehine (beraat, davanın düşmesi, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması, para cezasına çevrilmesi vb.) sonuçlanmış olanların terfileri için ayrıcalık tanınmış ise de, bu durumdaki personelin de bulunduğu rütbede asgari iki yıllık sicil alma şartını sağlamak zorunda olduğu savunulmaktadır.
Yargılama sonucunda davacı hakkında verilen karara istinaden Jandarma Genel Komutanlığı’nın 09 Kasım 2023 tarihli Olur’u ile 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu’nun 10, 11, 12, 13 ve 17’nci maddeleri ile Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliği’nin 58 ve 66’ncı maddeleri gereğince, anılan kararın kesinleşme tarihi olan 01 Kasım 2023 tarihinden geçerli olarak davacının Uzm.J.V.Kad.Çvş. rütbesine terfi ettirildiği ve nasıp tarihinin 30 Ağustos 2013 tarihine götürüldüğü; 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun EK-IX sayılı cetvelindeki gösterge tablosuna göre 4’üncü derecenin 9’uncu kademesine ilerletildiği, bu durumda anılan personelin mahkeme kararının kesinleşme tarihinden sonra olumlu iki yıllık sicil alma şartını sağladığı rütbelerde emsallerinin bulunduğu rütbeye ulaşıncaya kadar terfi ettirilecek olup maaş derece/kademesinin de bu kapsamda ilerletileceği ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren [Bir Bölge İdare Mahkemesi] 4. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, [bir il], [bir ilçe] İlçe Jandarma Komutanlığı bünyesinde uzman jandarma olarak görev yapan davacı tarafından, 2012 yılında meydana gelen olay sebebiyle hakkında yürütülen ceza soruşturması ve kovuşturmanın zaman aşımı sebebiyle düşürülmesine karar verildiğinden bahisle 2012 yılından bu yana yapılmayan rütbe terfi ve derece/kademe ilerlemesinin yapılması istemiyle 01.11.2023 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Uygulanabilir Mevzuat
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu’nun ‘Bekleme Süreleri’ başlıklı 11. maddesinde, ‘Her rütbede normal bekleme süresi 3, en fazla bekleme süresi ise sıhhi izin süreleri hariç 4 yıl olup, terfiler her yıl 30 Ağustos tarihinde yapılır’; ‘Nasıp, Terfi’ başlıklı 12. maddesinde, ‘Uzman jandarma çavuşluğa nasıp Jandarma Genel Komutanının, terfiler ise Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanının onayı ile yapılır’; ‘Sicil İşlemleri’ başlıklı 13. maddesinde, uzman jandarmalar hakkında her yıl iki çeşit sicil belgesi düzenleneceği, askeri ve mülki sicil belgelerinin yıllık sicil notu ortalaması sicil tam notunun %60 ve yukarısı olan uzman jandarmalar ile rütbe bekleme süresi içinde asgari iki yıllık sicili bulunanların bir üst rütbeye terfi ettirileceği düzenlenmiştir.
3466 sayılı Kanun’un ‘Açığa Çıkarılan, Tutuklanan veya Firar ve İzin Tecavüzünde Bulunan Uzman Jandarmalar Hakkında Yapılacak İşlem’ başlıklı 17. maddesinde, bu kişiler hakkında 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 65. maddesi hükümlerine göre işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun ‘Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem’ başlıklı 65. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinde, tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle beraber kovuşturma veya duruşması devam eden veya hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların terfileri ve kademe ilerlemelerinin yapılmayacağı kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un ‘Terfi zamanı’ başlıklı 33. maddesinin 2. fıkrasında; haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, kamu davasının açılmasının ertelenmesine veya düşmesine yahut ortadan kaldırılmasına, beraatine, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya cezanın ertelenmesine karar verilenler hakkında, emsalleri terfi etmiş veya rütbe kıdemliliği onanmış olmak şartıyla, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz; ancak bu durumda olanların rütbe terfi ve rütbe kıdemliliklerinin hükmün veya kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarak yapılıp emsalleri tarihine götürüleceği açıkça düzenlenmiştir. Bu şekilde yapılan terfi ve rütbe kıdemliliklerinde maaş farkı ödenmeyeceği de aynı fıkrada hüküm altına alınmıştır.
Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliği’nin 56. maddesinde; uzman jandarmaların (a) rütbeye mahsus bekleme süresini tamamlamaları, (b) rütbeye mahsus bekleme süresi içinde 2/3 oranında sicili bulunması, (c) mülki ve askeri sicil notları ortalamasının sicil tam notunun %60’ı ve daha yukarısı olması halinde bir üst rütbeye yükseltileceği belirtilmiştir.
Olayın Değerlendirilmesi
Davacının hizmet cetvelinin incelenmesinden; davacının 31.07.1998 tarihinde Uzman Jandarma Çavuş rütbesiyle göreve başladığı, 12.11.2012 tarihinde açığa alındığı, 26.12.2012 tarihinde 657 sayılı Kanun’un 145. maddesi gereğince yeniden göreve iade edildiği, 12.11.2012-26.12.2012 tarihleri haricinde kalan sürelerde fiilen görevine devam ettiği; 09.01.2014 tarihi ile 16.08.2023 tarihi arasında fiilen görevde olmasına rağmen, ’emre itaatsizlikte ısrar’ suçu nedeniyle yargılamasının devam etmesi nedeniyle rütbe terfilerinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
En son yapılan rütbe terfisinin, hakkındaki yargılama sonucunda verilen ‘kamu davasının düşmesi’ kararının kesinleşme tarihi olan 01.11.2023 tarihinden sonraki 09.11.2023 tarihi olduğu; davacının bu tarihten sonra kendi isteğiyle emekliye ayrılıp davalı Kurumla olan ilişiğini kestiği görülmektedir. Düşme kararının kesinleştiği tarihten geçerli olarak Uzman Jandarma V. Kademeli Çavuşluğa yükseltildiği ve yükselmeye esas nasıp tarihinin 30/08/2010 olarak belirlendiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuata göre; 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 65. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca, davacı hakkında verilen düşme kararının kesinleştiği tarihe kadar davacı fiilen görevine devam etmiş olsa dahi rütbe terfisinin yapılmaması hukuka uygundur. Bununla birlikte davacı hakkında verilen düşme kararının kesinleştiği tarihten itibaren geçerli olarak rütbe terfisinin ve rütbe kıdemliliğinin yapılması ve emsalleri tarihine götürülmesi de aynı Kanun’un 33. maddesinin 2. fıkrasında açıkça düzenlenmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta davacı hakkında verilen düşme kararının kesinleştiği 01/11/2023 tarihinden geçerli olarak Uzman Jandarma Çavuş rütbesinden Uzman Jandarma V. Kademeli Çavuşluğa yükseltildiği, fakat davacının rütbe, derece ve kademesi itibarıyla emsallerinin gerisinde kaldığı görülmektedir. Davacının emsallerine göre rütbe terfisinin yapılarak derece ve kademesinin buna göre düzeltilmemesine ilişkin işlemin aktarılan Kanun hükümlerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Ayrıca bu durum davacı hakkında verilen ve kesinleşen düşme kararının anlam ve sonuçlarının ortadan kalkmasına yol açacak nitelikte olup, davacının hakkında yürütülen yargılama boyunca aynı rütbede görev yapması ve düşme kararı kesinleştiği halde sadece bir üst rütbeye terfisinin yapılarak derece ve kademesinin buna göre düzenlenmesi hakkaniyete de aykırılık teşkil edecektir.
Nitekim bu şekilde yapılan güncelleme sonucunda davacının emsallerinin çok gerisindeki haklarla emekli olduğu, yapılan yanlış ve eksik terfilerin davacının emeklilik haklarını da doğrudan etkilediği görülmektedir. Kaldı ki, davacı hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiği dönemde ceza yargılaması nedeniyle rütbe terfisi yapılmamasının hukuka uygun olmasıyla birlikte, bu dönemde fiilen görevi başında olan davacıya rütbe terfisine esas olan sicil notu ve diğer tüm işlemlerin yapılmasında hukuki hiçbir engel bulunmamaktadır. Bu işlemlerin yapılmamasından davacının sorumlu tutulması hukuken mümkün değildir.
Davacının düşme kararından sonra olumlu sicil almamış olmasının geçmişe yönelik intibakların yapılmasına engel teşkil etmediği, kaldı ki düşme kararının kesinleşmesinden kısa süre sonra emekli olan davacının olumlu iki yıl üst üste olumlu sicil alma durumu fiilen ortadan kalktığı da dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu itibarla davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Karar
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, [Bir İl] 2. İdare Mahkemesi’nin 07/03/2025 gün ve E:2023/XXXX, K:2025/XXX sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline; mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine;
