HİZMET İÇİNDE RESMİ SIFATININ GEREKTİRDİĞİ SAYGINLIĞI VE GÜVEN DUYGUSUNU SARSACAK EYLEM VE DAVRANIŞLARDA BULUNMAK DİSİPLİNSİZLİĞİ VE EMSAL KARARLAR

 

1. Hizmet İçinde Resmi Sıfatının Gerektirdiği Saygınlığı ve Güven Duygusunu Sarsacak Eylem ve Davranışlarda Bulunmak Disiplinsizliği,

      “Hizmet İçinde Resmi Sıfatının Gerektirdiği Saygınlığı ve Güven Duygusunu Sarsacak Eylem ve Davranışlarda Bulunmak” disiplin suçu 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunda yer alan bir disiplin suçudur. İlgili Kanunun 8/5/b/2 maddesinde düzenlenmiş olup cezası ise 16 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezasıdır. Tecziyesine karar verilen uzun süreli durdurma cezası, brüt aylıklarının 1/3’ü ila 1/2’sinin kesilmesi suretiyle uygulanır.

     Torba Hüküm Niteliğinde olan “Hizmet İçinde Resmi Sıfatının Gerektirdiği Saygınlığı ve Güven Duygusunu Sarsacak Eylem ve Davranışlarda Bulunmak” disiplin suçu, genellikle disiplin soruşturması sırasında eylem, başkaca disiplinsizliklere uymuyorsa bu disiplinsizliğe uyduğu kanaatiyle soruşturma sonuçlandırılır. Lakin bu şekilde sonuçlandırılan disiplin cezası genellikle maddi olayla tipiklik açısından örtüşmemektedir. Bu disiplin cezasının haksız yere tarafınıza tecziye edildiğini düşünüyorsanız, disiplin cezasının size tebliğinden itibaren 60 gün içinde idari yargıda dava açmanız gerekmektedir. Ayrıca disiplin cezasını tecziyesinin sonucu olarak gelen ceza puanları sebebiyle kolluk memurunun sicil notu olumsuz yönde etkilenirken aynı zamanda belirli bir vadede ceza puanının yüksekliğine bağlı olarak memurluktan çıkarılma sonucunu doğurabildiği için idari yargıda dava yoluna sıkça bu disiplin cezasının iptali için başvurulmaktadır. Bu başvuruların sonucunda birçok emsal karar alınmaktadır.

2. Emsal Kararlar

a. Emsal kararların bir kısmı disiplinsizliğin tipiklik unsurunun oluşmaması nedeniyle verilmiş kararlardır .

 (1) Karar Özeti (D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1987 Karar No : 2023/5641)

“Kamu görevlilerinin disipline aykırı fiillerine verilecek cezanın tayininde yetkili olan, ilgili disiplin otoritesidir. İlgili disiplin otoritesince verilen disiplin cezasının uyuşmazlık konusu yapıldığı durumlarda yargı yerlerince, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ilgilinin fiilinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı tespit edilerek hukuki denetim yapılmaktadır. İlgilinin eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılmadığının tespiti halinde; diğer bir anlatımla olayda tipiklik şartının yerine getirilmediği durumlarda yargı yerince disiplin cezasının iptaline karar verilebilecek olmakla birlikte, ayrıca ilgilinin eylemine uyan disiplin cezasının tespitinin de yapılması, disiplin otoritesinin yetki alanına girildiği anlamına gelmekte ve hukukilik denetiminin sınırlarının aşılması sonucunu doğurmaktadır. Bu itibarla; dava dosyası, disiplin soruşturma raporundaki ifadeler ve yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; davacı fiilinin sabit olduğu anlaşılmakla birlikte, davacıya isnat edilen fiilin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, diğer bir ifadeyle anılan madde ile örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği göz önüne alındığında, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.”(DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1987 Karar No : 2023/5641)

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/1987

Karar No : 2023/5641

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Dava; davacının Antalya İli … İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis olarak görev yapmakta iken Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7-B/1. maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı Antalya Valiliği İl Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava ve soruşturma dosyasının birlikte incelenmesinden, … İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapan davacının, daha önce hakkında açılan soruşturma nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu’nda sözlü savunmasını yaparken, ceketini iliklemediği, dosyasında bulunan bir resimde ceketinin armasını göstererek tanıttığı, agresif bir tutumla konuşmasını sürdürdüğü, kurul başkanının kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili konuşması, tutum ve davranışlarını düzeltmesine yönelik uyarıda bulunduğu sırada, “sen” hitap tarzı ile “parmak gösteremezsin” şeklinde konuştuğu iddiasıyla Yüksek Disiplin Kurulunda bulunan raportörlerce tanzim edilen 18/04/2013 tarihli tutanak üzerine başlatılan disiplin soruşturması neticesinde dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakta ise de; davacının anılan olaydaki söz ve davranışlarının karşılığı Tüzüğün 5/A-10. maddesi uyarınca aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılması gerektiği sonucuna varıldığından, Tüzüğün 7-B/1 maddesine göre 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, bu durumda, davacının sabit olduğu anlaşılan disipline aykırı davranışının aylıktan kesim cezasını gerektiren davranış olduğu, bu haliyle idarece verilen cezayla disipline aykırı fiil arasında konu unsuru yönünden mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; disiplin soruşturma dosyası içeriğinde yer alan bilgi, belge ve alınan ifadaler kapsamında, davacı hakkında isnat olunan “hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” suçlamasının sübuta erdiği, eylemleri bir bütün olarak düşünüldüğünde Tüzüğün 7/B-1 maddesine istinaden cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Davacının, Antalya ili …ilçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma neticesinde “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesi uyarınca “16 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Antalya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesinde yer alan “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/5-b-2 maddesinde de, “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilinin, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

“Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve yasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur.

Söz konusu eylem, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.

Dava dosyanın incelenmesinden; davacının daha önce hakkında açılan bir soruşturma nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu’nda sözlü savunmasını yaparken, ceketini iliklemediği, dosyasında bulunan bir resimde ceketinin armasını göstererek tanıttığı, agresif bir tutumla konuşmasını sürdürdüğü, kurul başkanının kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili konuşması, tutum ve davranışlarını düzeltmesine yönelik uyarıda bulunduğu sırada, “sen” hitap tarzı ile “parmak gösteremezsin” şeklinde konuştuğu, bu davranışıyla “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesi gereğince “16 ay uzun süreli durdurma” cezasıyla tecziyesine karar verildiği görülmüştür.

Kamu görevlilerinin disipline aykırı fiillerine verilecek cezanın tayininde yetkili olan, ilgili disiplin otoritesidir. İlgili disiplin otoritesince verilen disiplin cezasının uyuşmazlık konusu yapıldığı durumlarda yargı yerlerince, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ilgilinin fiilinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı tespit edilerek hukuki denetim yapılmaktadır. İlgilinin eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılmadığının tespiti halinde; diğer bir anlatımla olayda tipiklik şartının yerine getirilmediği durumlarda yargı yerince disiplin cezasının iptaline karar verilebilecek olmakla birlikte, ayrıca ilgilinin eylemine uyan disiplin cezasının tespitinin de yapılması, disiplin otoritesinin yetki alanına girildiği anlamına gelmekte ve hukukilik denetiminin sınırlarının aşılması sonucunu doğurmaktadır.

Bu itibarla; dava dosyası, disiplin soruşturma raporundaki ifadeler ve yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; davacı fiilinin sabit olduğu anlaşılmakla birlikte, davacıya isnat edilen fiilin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, diğer bir ifadeyle anılan madde ile örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği göz önüne alındığında, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Öte yandan; davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.

(2)Karar Özeti (DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9082 Karar No : 2024/795)

“”Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının disiplin cezasına konu fiillerinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesinde yer alan, ”Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” şeklindeki suç tanımına uymadığı ve bu fiil yönünden disiplin hukukunda yer alan “tipiklik” şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, anılan madde kapsamına girmeyen fiillerinden dolayı dava konusu işlemin tesis edilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.” (DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9082 Karar No : 2024/795)

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/9082

Karar No : 2024/795

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Dava; Giresun İl Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesi uyarınca ”Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediğinden bahisle “16 ay uzun süreli durdurma cezası” ile cezalandırılmasına ilişkin Giresun Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlığa konu olayda, tarafların iddia ve savunmaları ile davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen rapor ve eki olay tutanağı, tanık ifadeleri ve davacı ifadesinin birlikte değerlendirilmesinden; komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı ile polis memuru … arasında, servis aracının polis lojmanlarına geç gelmesinden dolayı, araçta bulunan diğer görevlilerin yanında ast-üst ilişkisi, meslek etiği ve memur vakarıyla bağdaşmayacak şekilde karşılıklı atışma ve gerginlik yaşandığı, tartışmanın davacı tarafından başlatılmadığı, ancak davacının, yaşanan olayı yatıştırmak yerine olayı büyütecek ve gerginliği artıracak tavır ve davranışlar içerisine girdiğinin sabit olduğu, hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte eylem ve davranış olarak değerlendirilen fiili nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, dosyada bulunan ceza bilgilerinden, davacının daha önce disiplin cezalarının bulunduğunun anlaşılması ve ayrıca idarenin; fiilin niteliğini, işleniş biçimini ve polislik mesleğinin özelliklerini dikkate alarak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 15. maddesini uygulama konusunda takdir yetkisine sahip bulunması nedeniyle bir alt ceza uygulanmamasında da hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı olan kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Dava dosyasının incelenmesinden; 31/12/2014 tarihinde, Giresun İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne ait servis aracının polis lojmanlarına geç gelmesinden dolayı, araca binen polis memuru … ile araçta bulunan komiser yardımcısı davacı arasında yaşanan tartışma nedeniyle açılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen soruşturma raporu ve ekinde yer alan olay ve ifade tutanaklarından; servis aracının polis lojmanlarına geç gelmesi (saat 13.00 civarında) üzerine polis memuru …’nin araç şoförü …’ye hitaben “nerede kaldınız yarım saattir dışarıda servis bekliyorum, üşüdüm” şeklinde sert ifadede bulunduğu, davacının “ben buradayım bağırma” dediği, …’nin “bağırmıyorum, üşüdüm” dedikten sonra iki sıra arka koltuğa oturduğu, davacının oturduğu koltuktan kalkıp arkaya doğru dönerek “senin servisin geç geleceğinden haberin yok mu sana haber vermediler mi” dediği ve polis memuru …’ye dönerek “neden haber vermediniz kardeşim her şeyi ben mi yapacağım ben mi düşüneceğim” diye bağırdığı, …’nin oturduğu koltuktan kalkarak aracın en arka tarafındaki koltuğa oturduğu, davacının “hakkını yediysem burada iner şubeye kadar yürürüm, senin ve arkadaşlarının ayakkabılarını boyarım, rütbemi çıkarıp nöbetinizi tutarım, helalleşiriz” diyerek konuşmasına devam ettiği, …’nin “bağırma senin keyfini mi bekleyeceğim, bugün erken çıksaydınız, zaten kaç kişi yemek yediniz, benim hakkıma girdin, lafa geldimi haktan hukuktan bahsediyorsun, şubede 30 kişi senden memnun değil, arkadan konuşulanları yüzüne söyleseler o zaman anlardın, otur yerine kafamı şişirme, gece görev yapacağız, seni dinleyemem otur yerine sen benim komiserim değilsin Fetönün komiserisin, aidatı fazla ödemiş komiser olmuşsun” dediği, davacının da “Murat müdür de mi Fetöcü, o da çevik kuvvete sürgün olarak geldi, o da mı Fetöcü, o da mı Fetöcü” ve “Senin kim olduğunu ben biliyorum. Benim bildiğimi sen de biliyorsun, senin kime hizmet ettiğini biliyorum ve sen de biliyorsun, beni burada konuşturma” dediğinin anlaşıldığı, muhakkik tarafından davacının, “…müdür de mi Fetöcü?” demek suretiyle orada bulunmayan adı geçen şahıs hakkında o an araçta bulunan personelin önünde farklı bir algı oluşmasına neden olması, olayı yatıştırmak yerine olayı büyütecek ifadeler kullanması, ast-üst ilişkisi ve meslek etiğiyle bağdaşmayacak tavır ve davranışlar içerisine girmesi nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesi uyarınca “16 ay uzun süreli durdurma” cezası ile tecziyesinin teklif edildiği, Giresun Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu tarafından muhakkik teklifi doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiği ve anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle davacı tarafından temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesinde yer alan, “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa’nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuştur.

“Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.

Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının disiplin cezasına konu fiillerinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesinde yer alan, ”Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” şeklindeki suç tanımına uymadığı ve bu fiil yönünden disiplin hukukunda yer alan “tipiklik” şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, anılan madde kapsamına girmeyen fiillerinden dolayı dava konusu işlemin tesis edilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

Diğer yandan, davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.

Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

(3) Karar Özeti (DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9165 Karar No : 2024/1302)

“Kamu görevlilerinin disipline aykırı fiillerine verilecek cezanın tayininde yetkili olan, ilgili disiplin otoritesidir. İlgili disiplin otoritesince verilen disiplin cezasının uyuşmazlık konusu yapıldığı durumlarda yargı yerlerince, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ilgilinin fiilinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı tespit edilerek hukuki denetim yapılmaktadır. İlgilinin eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılmadığının tespiti halinde; diğer bir anlatımla olayda tipiklik şartının yerine getirilmediği durumlarda yargı yerince disiplin cezasının iptaline karar verilebilecek olmakla birlikte, ayrıca ilgilinin eylemine uyan disiplin cezasının tespitinin de yapılması, disiplin otoritesinin yetki alanına girildiği anlamına gelmekte ve hukukilik denetiminin sınırlarının aşılması sonucunu doğurmaktadır. Bu itibarla, Mahkemece, idarenin yerine geçerek davacının eylemine uyan disiplin cezasının tespitinin yapılmaması gerekmektedir. Temyize konu İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, polis memuru olan ve 155 operatörü olarak görev yapan davacının, ihbar için arayan bir vatandaşla arasında geçen telefon görüşmesinde yüksek sesle konuşma eyleminin gerçekleştiği sabit olmakla beraber, niteliği ve oluş şekli dikkate alındığında Tüzükte tanımı yapılan “hizmet içinde resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, diğer bir ifadeyle anılan madde ile örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği göz önüne alındığında dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” (DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9165 Karar No : 2024/1302)

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/9165

Karar No : 2024/1302

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Dava; Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapan davacının; “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1. ve 15. maddeleri uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Diyarbakır Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; polis memuru olarak görev yapan davacının, haber merkezini arayan vatandaşla arasında geçen telefon görüşmesinde, vatandaşa karşı yüksek sesle “Bak senin kafan basmıyorsa beni iyi dinle, hırsız nerde lan hırsız nerde” şeklinde konuştuğu, eylemin davacı tarafça da ikrar edildiği, bu eylemin niteliği ve oluş şekli dikkate alındığında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünde tanımı yapılan “hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, verilen cezada mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı, ancak, aynı Tüzüğün 5/A-7. maddesinde ”iş sahiplerine veya halka karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak” fiilinin üç günlüğe kadar aylık kesimi cezasını, 6/A-2. maddesinde ise ”iş sahiplerine ya da herhangi bir nedenle Emniyet binalarına gelen ya da getirilenlere hakaret etmek” fiilinin 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayıldığı, davacının eyleminin yeniden değerlendirilerek anılan Tüzüğün belirtilen maddelerinden birini ihlal ettiğinin idarece ortaya konulması halinde yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; polis memuru olan ve 155 operatörü olarak görev yapan davacının, ihbar yapmak üzere arayan vatandaşa karşı kullandığı ifadelerin polis-halk ilişkisini zedeleyebileceği, polislik mesleğinin güvenirliği ve saygınlığıyla bağdaşmayacağı, söz konusu ifadelerin, ses kaydı ve davacının kendi samimi beyanıyla sabit olduğu, eylemine uyan disiplin cezasının verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesi tarafından, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine, anılan Daire tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Davacının, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma neticesinde “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesi uyarınca “16 ay uzun süreli durdurma” cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, geçmiş hizmetlerinin olumlu olması ve tecziyesinin bulunmaması nedeniyle aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Diyarbakır Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesinde yer alan “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış olup, aynı Tüzüğün 15. maddesinde, “Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir.” kuralına yer verilmiştir.

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Disiplin cezaları” başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, “Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” hükmü yer almış, 8/5-b-2. maddesinde de, “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilinin, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

“Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve yasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur.

Söz konusu eylem, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.

Kamu görevlilerinin disipline aykırı fiillerine verilecek cezanın tayininde yetkili olan, ilgili disiplin otoritesidir. İlgili disiplin otoritesince verilen disiplin cezasının uyuşmazlık konusu yapıldığı durumlarda yargı yerlerince, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ilgilinin fiilinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı tespit edilerek hukuki denetim yapılmaktadır. İlgilinin eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılmadığının tespiti halinde; diğer bir anlatımla olayda tipiklik şartının yerine getirilmediği durumlarda yargı yerince disiplin cezasının iptaline karar verilebilecek olmakla birlikte, ayrıca ilgilinin eylemine uyan disiplin cezasının tespitinin de yapılması, disiplin otoritesinin yetki alanına girildiği anlamına gelmekte ve hukukilik denetiminin sınırlarının aşılması sonucunu doğurmaktadır.

Bu itibarla, Mahkemece, idarenin yerine geçerek davacının eylemine uyan disiplin cezasının tespitinin yapılmaması gerekmektedir.

Temyize konu İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, polis memuru olan ve 155 operatörü olarak görev yapan davacının, ihbar için arayan bir vatandaşla arasında geçen telefon görüşmesinde yüksek sesle konuşma eyleminin gerçekleştiği sabit olmakla beraber, niteliği ve oluş şekli dikkate alındığında Tüzükte tanımı yapılan “hizmet içinde resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, diğer bir ifadeyle anılan madde ile örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği göz önüne alındığında dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

b. Emsal kararların bir kısmı disiplinsizliğin somut olarak tespit edilememesi nedeniyle verilmiş kararlardır.

(1) Karar Özeti (DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6223 Karar No : 2024/2042)

“Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.(…) kamu görevlisi olan trafik polis memurlarının, görev gereklerine uygun veya aykırı olarak yapmış oldukları iş ve işlemleri ile ilgisi olmaksızın, kooperatifler ve şoförler odası tarafından yemek ücretlerinin karşılanması şeklinde ortaya çıkan eylemlerinde müsnet rüşvet suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, kamu görevlisi polis memurlarının yemek ücretlerinin ödenmesi hususunda yapmış oldukları kamusal görevi araç kılarak kooperatifler ve şoförler odası üzerinde baskı kurduklarına dair herhangi bir delile ulaşılamadığından şüpheliler hakkında müsnet suçlardan CMK’nın 172 ve 173. maddeleri uyarınca kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildiği, … Sulh Ceza Mahkemesinin … günlü … D.İş sayılı kararı gereği yapılan fiziki takip sonucunda 5422 kod sayılı ekipte olan davacı hakkında ücret ödemeksizin yemek yediği hususlarının fiziki takip sonucunda tespit edilemediği hususu dikkate alındığında davacının görevi esnasında söz konusu restoranlardan öğle yemeklerini yediği, ancak yemek ücretlerini ödemediğine ilişkin somut tespit yapılamadığı görülmektedir. Bu durumda; davacının, üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut bir tespit olmaksızın tesis edilen disiplin cezasına konu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.” (DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6223 Karar No : 2024/2042)

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/6223

Karar No : 2024/2042

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem Dava; polis memuru olan davacı tarafından, Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesi uyarınca “16 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali ile özlük haklarının iadesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Tekirdağ Valiliğine, farklı tarihlerde gönderilen üç farklı şikayet dilekçesinde yer alan; 1-Tekirdağ Trafik Denetleme Şubesinde çalışan bazı polislerin, bazı et lokantalarında yemek ücretini ödemediği, ücretleri bazı minibüs kooperatifleri tarafından ödendiği, 2-Kamyon tonaj sınırlamasına rağmen, bazı kamyonlara göz yumulduğu 3-Minibüs kooperatiflerinin Trafik Müdürlüğüne her ay 50,00 TL ücret vermekte iken, ücretin 100,00 TL’ye çıkarıldığı, 4-Alkol kontrollerinde rüşvet alındığı iddiaları üzerine adli ve idari yönden soruşturma başlatıldığı, Cumhuriyet Savcılığınca bazı polis memurlarının teknik takibe alındığı, yürütülen adli soruşturma sonucunda, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının … günlü, E:…, K:… sayılı kararında; “…Her ne kadar şüpheli kooperatif yöneticileri ve şoförler odası yöneticisinin alınan ifadelerinde polis memurlarının yemek ücretlerinin kooperatifler ve şoförler odası tarafından ödenmediğini; polislerin ifadelerinde, yemek ücretlerini kendilerinin ödediğini ileri sürdükleri görülmüş ise de, yapılan fiziki takipler, restoran sahiplerinin ve çalışanlarının beyanları, aramada ele geçirilen 5422 kod sayılı trafik ekibine dair liste birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli polis memurlarının söz konusu restoranlardan öğlen yemeklerini yedikleri, yemek ücretlerini ödemedikleri ve yemek ücretlerinin adı geçen kooperatifler ve şoförler odası tarafından ödendiği, bu şekilde polis memurlarının haksız menfaat temin ettikleri değerlendirilmiş, kamu görevlisi olan trafik polis memurlarının, görev gereklerine uygun veya aykırı olarak yapmış oldukları iş ve işlemleri ile ilgisi olmaksızın, kooperatifler ve şoförler odası tarafından yemek ücretlerinin karşılanması şeklinde ortaya çıkan eylemlerinde müsnet rüşvet suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, kamu görevlisi polis memurlarının yemek ücretlerinin ödenmesi hususunda, yapmış oldukları kamusal görevi araç kılarak kooperatifler ve şoförler odası üzerinde baskı kurduklarına dair herhangi bir delile ulaşılamadığından şüpheliler hakkında müsnet suçlardan CMK’nın 172 ve 173. maddeleri uyarınca kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildiği, Tekirdağ Sulh Ceza Mahkemesinin … günlü … D.İş sayılı kararı gereği yapılan fiziki takip sonucunda 5422 kod sayılı ekip amir vekili olan davacının da içinde bulunduğu bir grup polis memurunun, görevleri esnasında söz konusu restoranlarda öğle yemeklerini yedikleri ve ücretlerini ödemedikleri hususunun tespit edilmesi nedeniyle, davacının hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunma fiilinin sabit olduğu görüldüğünden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; kişisel menfaat temini amacıyla adı geçen lokantalarda yemek yemediği, yediği yemeğin ücretini ödediği gibi yemek yenilen yerde başkasının yemek ısmarlamasının olağan olduğu, adli yargıda da haklarında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, fiilin sübuta erdiği kabul edilse dahi idarece verilen disiplin cezasının nitelendirilmesinde hata olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY: Polis memuru olan davacı tarafından, Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesi uyarınca “16 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali ile özlük haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesinde, ”Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiili 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Emniyet Teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/5-b-2. maddesinde ”Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilinin, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği kurala bağlanmıştır.

Anılan Kanun’un Geçici 1/1. maddesinde, ”Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” düzenlemesi yapılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.

Dosyanın incelenmesinden;Tekirdağ Valiliğine, farklı tarihlerde gönderilen üç farklı şikayet dilekçesinde yer alan iddialar üzerine adli ve idari yönden soruşturma başlatıldığı, Cumhuriyet Savcılığınca bazı polis memurlarının teknik takibe alındığı, yürütülen adli soruşturma sonucunda, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının … günlü, E:…, K:… sayılı kararında; “Tekirdağ Kom Şube Müdürlüğü görevlilerince … Et Lokantaları nezdinde 14-20/03/2013 tarihleri aralığında yapılan fiziki takiplerde, bazı trafik polis memurlarının adı geçen restoranlardan öğlen yemeği yediklerinin tespit edildiği, 24/05/2013 tarihinde bir kısım kooperatiflerde ve adı geçen restoranlarda aramalar yapıldığı, Burcu Lokantasında, 5422 kod numaralı trafik görevlileri tarafından 01-24/05/2013 tarihleri aralığında yenilen öğlen yemeğine ilişkin bir not kağıdının mevcut olduğu, belirtilen tarihler aralığında 5422 kod numaralı trafik ekibinde yer alan polis memurlarının alınan listesinin incelenmesinde, fiziki takiplerde tespit edilen ve ücret ödemeksizin yemek yiyen polis memurlarının dışında davacı …, H.D., A.D. ve M.A’nın da 5422 kod numaralı trafik ekibinde 01-24/05/2013 tarihleri aralığında görev yaptıkları” tespitine yer verildiği, kararın devamında “… yapılan fiziki takipler, restoran sahiplerinin ve çalışanlarının beyanları, aramada ele geçirilen 5422 kod sayılı trafik ekibine dair liste birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli polis memurlarının söz konusu restoranlardan öğlen yemeklerini yedikleri, yemek ücretlerini ödemedikleri ve yemek ücretlerinin adı geçen kooperatifler ve şoförler odası tarafından ödendiği, bu şekilde polis memurlarının haksız menfaat temin ettikleri değerlendirilmiş, kamu görevlisi olan trafik polis memurlarının, görev gereklerine uygun veya aykırı olarak yapmış oldukları iş ve işlemleri ile ilgisi olmaksızın, kooperatifler ve şoförler odası tarafından yemek ücretlerinin karşılanması şeklinde ortaya çıkan eylemlerinde müsnet rüşvet suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, kamu görevlisi polis memurlarının yemek ücretlerinin ödenmesi hususunda yapmış oldukları kamusal görevi araç kılarak kooperatifler ve şoförler odası üzerinde baskı kurduklarına dair herhangi bir delile ulaşılamadığından şüpheliler hakkında müsnet suçlardan CMK’nın 172 ve 173. maddeleri uyarınca kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildiği, … Sulh Ceza Mahkemesinin … günlü … D.İş sayılı kararı gereği yapılan fiziki takip sonucunda 5422 kod sayılı ekipte olan davacı hakkında ücret ödemeksizin yemek yediği hususlarının fiziki takip sonucunda tespit edilemediği hususu dikkate alındığında davacının görevi esnasında söz konusu restoranlardan öğle yemeklerini yediği, ancak yemek ücretlerini ödemediğine ilişkin somut tespit yapılamadığı görülmektedir.

Bu durumda; davacının, üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut bir tespit olmaksızın tesis edilen disiplin cezasına konu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

c. Emsal kararların bir kısmı disiplinsizliğe sebep eyleme ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması ve ayrıca isnat edilen disiplinsizliğin sebep bakımından eksik kalması nedeniyle edilememesi nedeniyle verilmiş kararlardır.

(1) Karar Özeti (DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6569 Karar No : 2024/2057)

“Davacıya isnat edilen ve karar başlangıç tarihi 03/01/2012, karar bitiş tarihi 04/02/2012 olan adli dinlemeye ilişkin özel notların davacı tarafından en geç 04/02/2012 tarihinde Tib-Net sistemine girildiği kabul edilse bile bu adli soruşturma bakımından 657 sayılı Kanun’un 127/son maddesi uyarınca disipilin cezasının, 04/02/2012 tarihinden itibaren iki yıl içinde, yani en geç 04/02/2014 tarihinde verilmesi gerekirken, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra 21/08/2014 tarihinde verildiği görülmüştür. Bu nedenle, isnat olunan anılan dinlemeye ilişkin olarak ceza zamanaşımı söz konusu olduğundan, bu eylem bakımından ceza verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Davacıya isnat edilen ve karar başlangıç tarihi 28/09/2012, karar bitiş tarihi 28/12/2012 olan adli dinlemeye ilişkin notların, haklarında tedbir kararı uygulanan hedef şahısların suç unsuru oluşturacak eylemlerinin tespitine ve kimler ile irtibatlı olduklarına yönelik bilgiler içerdiği, anılan notların içeriği bakımından özel hayatın gizliliğini ihlal nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmış olup, bu eylem bakımından da disiplin cezası verilmesine olanak bulunmamaktadır.” (DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6569 Karar No : 2024/2057) 

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/6569

Karar No : 2024/2057

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı

VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Dava; Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü, Özel Harekat Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; öncelikle davacı hakkında isnat olunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesinde yer alan hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiilinin ne zaman gerçekleştiğinin incelenmesinin gerektiği, davacının çözdüğü ileri sürülen notlardan 30/04/2012 – 30/07/2012 tarihleri arasındaki dinelemeye ilişkin kararın bitiş tarihinin 30/07/2012 olduğu, bu durumda söz konusu kaydın en geç 30/07/2012 tarihinde gerçekleştirildiğinin kabulü ile bu tarihten itibaren iki yıl içinde en son 30/07/2014 tarihinde bu eyleme ilişkin olarak ceza verilebileceği, söz konusu kayıtların karar bitiş tarihlerinden sonra girildiğine ilişkin olarak da bir veriye yer verilmediğinin görüldüğü, davalı idare işleminin ise 21/08/2014 tarihinde gerçekleştirildiğinden davacı hakkında isnat olunan anılan dinlemeye ilişkin olarak ceza zamanaşımının söz konusu olduğunun görüldüğü ve bu eylem hakkında ceza verilmesine hukuken olanak bulunmadığı;

Diğer iki dinlemeye ilişkin olarak ise, mahkeme kararları doğrultusunda yapılan dinlemelerde davacı tarafından yazıldığı iddia olunan notların, dinlenen hedef şahıslar ile üçüncü kişilerin görüşmelerinin içeriğine ilişkin olmadığı, hedef şahısların adli yönden dinlenmesini gerektiren hususlar kapsamında suç unsuru oluşturacak eylemlerinin olup olmadığının tespiti amacıyla hedef şahısların kimler ile irtibatlı oldukları ve kimlerle ilişki içerisinde bulunduğunun tespitinin önem arz ettiği, bu nedenle dinlenen hedef şahısların kimlerle ilişki içerisinde bulunduğunu belirtir bu tür notların özel hayatın gizliliğini ihlal eder nitelikte olmadığı, kaldı ki söz konusu bilgilerin kişisel saikle kullanıldığı yönünde bir bilgi ve belgeye soruşturma dosyasında yer verilmediği, davacı hakkında isnat olunan fiile ilişkin olarak iki dinleme kaydında yer alan birtakım ifadelerin delil olarak sunulduğu, “Hedef O.K. ile gönül ilişkisi olduğu değerlendirilmektedir”, “… marka sigara kullanır” şeklindeki ifadelerin not edilmesinin hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte ve yoğunlukta bir eylem olmadığı sonucuna ulaşıldığı; öte yandan, davacının yaptığı işin niteliği dikkate alındığında kaydettiği bilgilerin hangilerinin özel hayata ilişkin, hangilerinin özel hayata ilişkin olmayıp görevinin gereği kaydedilmesi gereken bilgiler olduğunun ayrımının çok güç olduğunun görüldüğü, davacıyı bu iş için görevlendiren davalı idarenin davacıya bu konuda özel bir eğitim verdiğine ya da dikkat etmesi gereken hususları gösteren bir evrak tebliğ ettiğine ilişkin dava dosyasına herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığının açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının, hakkında tedbir kararı uygulanan şahısların adli dinlemesi sırasında elde ettiği, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün görev alanına giren suç ve suçluların soruşturulmasına ilişkin olmayan, özel hayatın gizliliğini ihlal eder nitelikteki üç adet kişisel veriyi Tib-Net’e kaydedip depolayarak arşiv oluşturduğunun sabit olduğu, eyleminin karşılığı olan dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ : Davacıya, yapılan adli dinlemelerin not çözümlemelerinden üçünde hedef şahsın özel hayatının gizliliğini ihlal eder ifadelere yer verdiğinden bahisle dava konusu edilen disiplin cezası verilmiştir. Davacıya isnat edilen ve karar başlangıç tarihi 03/01/2012, bitiş tarihi ise 04/02/2012 olan adli soruşturma bakımından 657 sayılı Kanun’un 127/son maddesi uyarınca disipilin cezasının, 04/02/2012 tarihinden itibaren iki yıl içinde, yani en geç 04/02/2014 tarihinde verilmesi gerekirken, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra 21/08/2014 tarihinde verildiği; davacıya isnat edilen 24/08/2012-27/09/2012 dönemine ait adli dinlemeye ilişkin özel hayatın gizliliğini ihlal eder nitelikteki notların ise davacıyla birlikte başka personele de isnat edildiği, bu notların davacı tarafından girildiğinin her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya konulamadığı; davacıya isnat edilen 28/0/2012-28/12/2012 dönemine ait adli dinlemeye ilişkin notların ise hedef şahısların kimlerle irtibatlı olduklarını belirtmeye yönelik, özel hayatın gizliliğini ihlal niteliğinde bilgiler içermeyen notlar olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY:

Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesinde yer alan, “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/5-B-2 maddesinde de “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiili, Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin 135. maddesine göre yapılan üç adli dinlemeden edinilen ve hedef şahısların özel hayatlarının gizliliğini ihlal eder nitelikteki özel notları hukuka aykırı bir şekilde kişisel veri olarak TİB-Net’e kaydettiğinden bahisle dava konusu disiplin cezası ile tecziye edildiği anlaşılmaktadır. Davacıya isnat edilen ve karar başlangıç tarihi 03/01/2012, karar bitiş tarihi 04/02/2012 olan adli dinlemeye ilişkin özel notların davacı tarafından en geç 04/02/2012 tarihinde Tib-Net sistemine girildiği kabul edilse bile bu adli soruşturma bakımından 657 sayılı Kanun’un 127/son maddesi uyarınca disipilin cezasının, 04/02/2012 tarihinden itibaren iki yıl içinde, yani en geç 04/02/2014 tarihinde verilmesi gerekirken, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra 21/08/2014 tarihinde verildiği görülmüştür. Bu nedenle, isnat olunan anılan dinlemeye ilişkin olarak ceza zamanaşımı söz konusu olduğundan, bu eylem bakımından ceza verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Davacıya isnat edilen ve karar başlangıç tarihi 28/09/2012, karar bitiş tarihi 28/12/2012 olan adli dinlemeye ilişkin notların, haklarında tedbir kararı uygulanan hedef şahısların suç unsuru oluşturacak eylemlerinin tespitine ve kimler ile irtibatlı olduklarına yönelik bilgiler içerdiği, anılan notların içeriği bakımından özel hayatın gizliliğini ihlal nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmış olup, bu eylem bakımından da disiplin cezası verilmesine olanak bulunmamaktadır.

Öte yandan, davacıya isnat olunan ve karar başlangıç tarihi 24/08/2012, karar bitiş tarihi 27/09/2012 olan diğer dinlemeye ilişkin olarak kayda alınan hedef şahısların kişisel verilerine ilişkin notların, terör suçlarının önlenmesi, terör örgütleri ile bağlantılı eylem ve faaliyetlerin ortaya çıkarılması amacının dışında, özel hayatın gizliliğini ihlal eder nitelikte olduğu sonucuna varılmış olup, anılan notların TibNet programına kaydedilmesi nedeniyle davacının “hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediği sübuta erdiğinden, “16 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

d. Emsal kararların bir kısmı disiplin cezasının tecziyesi bakımından lehe olan hükmün uygulanması hükmü nedeniyle verilmiş kararlardır.

(1) Karar Özeti (DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2405 Karar No : 2024/1094)

“İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 14. maddesinde yer alan ve madde metninde belirtilen şartların oluşması halinde bir derece ağır ceza verilmesini gerektirir nitelikteki düzenlemeye, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’da yer verilmemesinin davacının lehine olduğu görüldüğünden, artık uygulama alanı bulunmayan tekerrür hükmü uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki bölge idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.” (DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2405 Karar No : 2024/1094)

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/2405

Karar No : 2024/1094

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Dava; Adana İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken davacının, “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” disiplin suçunu işledinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disipilin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesi uyarınca “16 ay uzun süreli durdurma” cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, daha öncede aynı ceza ile tecziye edildiği anlaşıldığından Tüzüğün 14. maddesi uygulanarak bir derece ağır ceza olan “meslekten çıkarma” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, ülke genelinde faaliyet gösteren organize hırsızlık örgütü lideriyle yakın ilişkileri ve telefon görüşmelerinin olduğunun, yapılan teknik takip sonucu ortaya konulduğu, yine ifadelerine başvurulan söz konusu hırsızlık örgütünün bazı üyelerinin de verdikleri ifadelerde; “davacının örgüt lideriyle irtibatlı olduğu, olaylar hakkında konuştukları ve bilgi alış verişinde bulundukları, polis memuru davacı ile örgüt liderleri ve üyelerinin Adnan Mendereste içki içtikleri, kişinin polis olduğunun örgütçe bilindiği” şeklinde bilgiler verdikleri, örgüt liderlerinin telefonunda kişinin “posti” olarak kayıtlı olduğunun belirtildiği, yapılan teknik takipte; örgüt lideri Coşkun Ö. ile davacı arasında yapılan telefon görüşmesinde, örgüt tarafından banka ATM’si olarak şifrelendirildiği belirlenen “kamyon” kelimesi kastedilerek “kamyon falan varsa çağır gelelim” dediği, davacının Ceyhan ilçesindeki hırsızlık olayını kastederek; “Ceyhandaki inşaat işi ne oldu” diye sorduğu, bu hırsızlık olayındaki payını kastederek “bana bir kulübe düşer” dediği, yine Yumurtalık ilçesindeki hırsızlık olaylarını kast ederek “inşaat işi” olduğunu söylediği şeklinde telefon görüşmeleri gerçekleştirildiği, davacı ile organize hırsızlık suç örgütü arasındaki bağlantının, yapılan teknik takip ve tanık ifadeleriyle görüldüğü, davacının söz konusu fiilleri nedeniyle, organize hırsızlık suç örgütü lider ve üyeleriyle yakın ilişkiler içerisinde bulunduğunun sabit olduğu, bir emniyet mensubu olarak davacının bu davranışıyla, Devletin iç güvenliğini sağlamakla görevli emniyet teşkilatınca kendisinden beklenilen güven ve saygınlığını zedelediği, aynı zamanda mensubu olduğu emniyet teşkilatının, toplum nazarındaki itibarına zarar verdiği, davacıya ait dosyada mevcut personel bilgi formu incelendiğinde, davacının önceki tarihlerde başkaca disiplin cezalarıyla da tezciye edildiği, 18/06/2012 tarihinde (uzun süreli durdurma cezası için aynı tüzüğün EK 1. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre olan cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içerisinde) davaya konu disiplin cezasıyla aynı olarak “16 ay uzun süreli durdurma” cezasıyla tecziyesinin bulunduğu, bu haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 14. maddesi gereğince bir derece ağır ceza olan “meslekten çıkarma” cezasıyla cezalandırılmasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu, bu durumda, disiplin soruşturma raporu içerisindeki tanık ifadeleri, tespit ve deliller ile davacının iddiaları birlikte değerlendirildiğinde, isnat edilen fiilleri işlediği sabit görülen davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi 2.. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararlıya; İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusu reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; disiplin kurulunca soyut iddialar üzerine ikinci kez süresi geçtikten sonra meslekten çıkarma cezası verildiği, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, … Asliye Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılanmadığı, tekerrür hükmünün şartları oluşmadığı için uygulanamayacağı, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Adana İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken davacının, organize hırsızlık suç örgütü elemanlarıyla yakın ilişkiler içerisinde olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma neticesinde, “Hizmet İçinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” disiplin suçunu işledinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disipilin Tüzüğü’nün 7/B-1. maddesi uyarınca “16 ay uzun süreli durduma” cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, daha öncede aynı ceza ile tecziye edildiği anlaşıldığından Tüzüğün 14. maddesi uygulanarak bir derece ağır ceza olan “meslekten çıkarma” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesinde yer alan “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiili 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

Mülga Tüzük’ün, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle “Yinelenme” başlığını taşıyan 14. maddesinde ise; “Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde yinelenmesine bir derece ağır ceza uygulanır.

Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü ve dana sonraki her uygulanmasında da bir derece ağır ceza verilir.” kuralı yer almıştır.

08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’da, mülga Tüzük’ün 14. maddesindeki düzenlemeye yer verilmemiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, Tüzüğün 7/B-1 maddesinde yer alan hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiilini işlediği sabit olmakla birlikte, dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.

Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak, zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen “lehe olan hükmün uygulanması ilkesi”; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.

İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.

Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.

Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 14. maddesinde yer alan ve madde metninde belirtilen şartların oluşması halinde bir derece ağır ceza verilmesini gerektirir nitelikteki düzenlemeye, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’da yer verilmemesinin davacının lehine olduğu görüldüğünden, artık uygulama alanı bulunmayan tekerrür hükmü uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki bölge idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Stj. Av. Ecren Zeynep SAZLI

Av.Yalçın TORUN

UYARI

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Stj. Av. Ecren Zeynep SAZLI ve Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top