HATALI TANININ SİLİNMESİ TALEBİ HAKKINDA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ KOMİSYON KURMALI YA DA BAĞIMSIZ VE OBJEKTİF BİR HEKİM GÖREVLENDİRMELİDİR

Özet; Davacı tarafından kendisine en yakın İl Sağlık Müdürlüğüne başvuru yaparak hakkında geçmişte konulan hatalı tanının silinmesi talep edilmiştir. Hatalı olduğu iddia edilen tanı için il sağlık müdürlüğünün komisyon kurarak başvurucu hakkında inceleme, araştırma ve tetkikleri yerine getirmesi gerekirken, hiçbir işlem yapmaksızın talebin zımnen reddedilmesi açıkça hukuka aykırıdır.

 

T.C.
ANKARA
19. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1340

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI
İSTEYEN (DAVACI) :
VEKİLİ : AV. YALÇIN TORUN

KARŞI TARAF (DAVALI) : … VALİLİĞİ
VEKİLİ :

İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından, … tarihindeki müracaatı üzerine … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince kendisine konulan “anksiyete bozukluğu” tanısının hatalı olduğundan bahisle, tanının silinmesi talebiyle yapılan … tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin davalı idare işleminin; hukuka aykırı olduğu, söz konusu tanının konulabilmesi için daha ileri tetkik gerekirken doktor tarafından kısa bir muayene yapılarak bu tanının konulduğu, mevzuata göre il sağlık müdürlüğü tarafından komisyon kurulup işlem tesis edilmesi gerekmekte iken başvuru hakkında hiç bir işlem tesis edilmediği, davacının tam teşekküllü bir hastaneye sevkinin sağlanarak konulan tanının doğru olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği iddialarıyla iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.

SAVUNMA ÖZETİ : Davanın süresi içerisinde açılmadığı, doktorlar tarafından konulan tanı ve teşhislerin tek başlarına yeni bir hukuki durum yaratmadığından tek başlarına idari davaya konu edilemeyeceği, icrai nitelik taşımadığı, davacının psikolojik durumunun bir bütün olarak değerlendirilerek geçmişte ilaç tedavisi önerildiği, tıbbi deontoloji nizamnamesi uyarınca tabiplerin tatbik edecekleri tedaviyi tayinde serbest oldukları işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Ankara 19. İdare Mahkemesi’nce, dava dosyası incelenerek yürütmenin durdurulması talebi hakkında işin gereği görüşüldü;
Dava, davacıya … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince … tarihinde konulan “anksiyete bozukluğu” tanısının hatalı olduğundan bahisle, tanının silinmesi talebiyle yaptığı … tarihli başvurusuna cevap verilmeyerek zımnen reddine dair işlemin yürütmesinin durdurularak iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 2. fıkrasında; Danıştay veya idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telâfisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecekleri; yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telâfisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesinin zorunlu olduğu hükmüne yer verilmiştir.
21/09/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmeliğin 13.maddesinde “(1) İlgili kişi, kendisi hakkında sehven oluşturulan sağlık verilerinin düzeltilmesi hususunda sağlık verisinin oluşturulduğu sağlık hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu il sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğü, ilgili sağlık hizmeti sunucusunda yapacağı araştırma neticesinde sağlık verisinin sehven oluşturulduğu bilgisine ulaşırsa resmi yazı ile Genel Müdürlüğe başvurur ve sehven oluşturulan sağlık verisinin düzeltilmesini ister.(2) Genel Müdürlük tarafından tesis edilecek işlem, sağlık hizmeti sunucusunun kendi veri tabanında da gerçekleştirilir.(3) Genel Müdürlük, sağlık hizmeti sunucuları tarafından oluşturulan sağlık verilerinin kendileri tarafından düzeltilebileceği tarihi belirler ve bu tarihi ihtiyaca göre günceller. Genel Müdürlükçe belirlenen bu tarihten sonra oluşturulan sağlık verileri ilgili sağlık hizmeti sunucusu tarafından; bu tarihten önce oluşturulan sağlık verileri ise ilgili il sağlık müdürlüğünün talebi üzerine Genel Müdürlükçe düzeltilir.” hükmü yer verilmiştir.
Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmeliğin 13.maddesinde kişisel sağlık verilerinin ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü’ nün 04.09.2023 tarih ve E-95741342-020-223804278 sayılı Makam Olur” una dayalı yayınlanan “Hatalı Sağlık Kayıtlarında Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji)” başlıklı ikincil düzenleyici işlemi kapsamında “hatalı girilen tanıların” nasıl silineceği /değiştirileceğinin düzenlendiği söz konusu ikincil düzenlemede ise “……2- Mevcut durumda “sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış” sağlık kayıtları için: Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik /tahlil, reçete gibi sağlık kayıtları ile ilgili işlemlerin Genel Müdürlüğümüzce tesis edilebilmesi için aşağıda yer alan işlem basamakları uygulanacaktır. 2.1. — Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kayıtlarında ilk olarak, vatandaşın en yakın İl Sağlık Müdürlüğüne müracaat etmesi gerekmektedir. Sehven olduğu kanıtlanmamış sağlık kayıtlarında ancak hekime ulaşılamıyorsa (vefat, emeklilik gibi durumlar) veya hekim konuyla ilgili bir değerlendirme yapamıyorsa belirtilen işlemler uygulanmalıdır. Başvuruyu kabul eden İl Sağlık Müdürlüğünün bünyesinde kuracağı bir komisyon veya görevlendireceği hekimler vasıtası ile hatalı kaydedildiği iddia edilen tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kaydı girişi ile ilgili araştırma yapacaktır. Araştırma neticesinde; hastanın muayenesini gerçekleştirecek olan hekimler bir rapor düzenlemek suretiyle, ilgili tanının ve/veya işlem, ilaç, tetkik /tahlil, reçete gibi sağlık kaydının ilgili kişide ve ilgili tarihte bulunup bulunmadığına/kişiye ait olup olmadığı dair nihai kararını verecektir. Raporda “Muayenesi normaldir” şeklinde genel ifadeler kullanmak yerine, silinmesi/düzeltilmesi talep edilen tarih de dikkate alınarak hatalı olduğu iddia edilen sağlık kaydının kişide ilgili tarihte bulunup bulunmadığı /kişiye ait olup olmadığı net bir şekilde ifade edilecektir. İlgili tarihte kişide yer alan sağlık kaydının silme/düzeltme değerlendirmesine göre işlem yapılabilecek olup aksi durumda herhangi bir işlem tesis edilmeyecektir. 2.2. — Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kayıtları girişlerinde uygulanacak diğer yöntem aşağıda özetlenmiştir: Vatandaş, hatalı kaydedildiğini iddia ettiği sağlık kaydının kendisinde bulunmadığına/kendisine ait olmadığına dair Eğitim ve Araştırma Hastanesinden heyet raporu alınmasını takiben, en yakın İl Sağlık Müdürlüğüne başvurusunu yapacaktır. İl Sağlık Müdürlüğü değerlendirirken öncelikle ilgili hekimden bilgi alınması esastır. Sehven olduğu kanıtlanmamış sağlık kayıtlarında ancak hekime ulaşılamıyorsa (vefat, emeklilik gibi durumlar) veya hekim konuyla ilgili bir değerlendirme yapamıyorsa belirtilen işlemler uygulanmalıdır. Heyet raporunda mevcut dürüm ile ilgili bir değerlendirme dikkate alınmamalı, kişinin silinmesini/düzeltilmesini talep ettiği sağlık kaydına ilişkin ilgili tarih dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre işlem yapılmalıdır. Yani “Kişinin mevcut durumunda belirtilen rahatsızlık bulunmamaktadır” veya “Muayenesi normaldir” şeklinde verilen kararlar kişinin bugünkü sağlık durumuna ilişkin verilmiş bir karar olması nedeniyle bu bilgiye göre geçmişte yer alan sağlık kaydına yönelik silme/düzeltme işleminin yapılmaması gerekir. Açıklama: “Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmış” veya “Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış sağlık kayıtları ile ilgili 2.1) bendi ya da 2.2) bendinde belirtilen yöntemler çerçevesinde başvuru yapıldıktan sonra, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık kaydının silinmesi/düzeltilmesine uygunluk verilmesi durumunda, İl Sağlık Müdürü ya da İl Sağlık Müdürünün görevlendirdiği bir kişi tarafından onaylanmış resmi yazının Genel Müdürlüğümüze iletilmesi ile birlikte işlem tesis edilebilecektir. Ayrıca, e-Nabız. Sisteminde gerçekleştirilmesi talep edilen değişikliğin sağlık hizmeti sunucusunun kendi sistemlerindeki kayıtlar üzerinde herhangi bir etkisi bulunmaması nedeniyle, değişikliğin sağlık hizmeti sunucusunun kendi kayıt sistemlerinde de gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İl Sağlık Müdürlüğü talep edilen değişikliğin sağlık hizmeti sunucusunun kayıt sistemlerinde de gerçekleştirildiğini kayıt altına almalı ve Genel Müdürlüğümüze göndereceği uygunluk yazısında bu durumu da bildirmelidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince … tarihinde konulan “anksiyete bozukluğu” tanısının hatalı olduğundan bahisle, tanının silinmesi talebiyle yaptığı … tarihli başvurusuna cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından kendisine hatalı olarak Anksiyete bozukluğu tanısı konulduğundan bahisle … İl Sağlık Müdürlüğüne yapmış olduğu başvuru kapsamında idare tarafından Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü’ nün 04.09.2023 tarih ve E-95741342-020-223804278 sayılı Makam Olur” una dayalı yayınlanan “Hatalı Sağlık Kayıtlarında Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji)” başlıklı ikincil düzenleyici işlemi kapsamında gerekli araştırma ve tetkikleri yaptıktan sonra işlem tesis etmesi gerekirken davacının başvurusuna cevap verilmeyerek zımnen reddi yönündeki işlemde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır.
Öte yandan dava konusu işlemin iptali ve/veya yürütmesinin durdurulması hakkındaki Mahkememiz kararının davacının sağlık sisteminde yer alan tanıların kendiliğinden silinmesine yol açmayacağı davalı idare tarafından “Hatalı Sağlık Kayıtlarında Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji)” kapsamında gerekli inceleme araştırma ve tetkikleri yerine getirdikten sonra yeniden işlem tesis etmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan; dava konusu işlemin davacının sağlık kayıtlarına ilişkin olması ve hukuka aykırı olduğunun saptanmasına rağmen uygulamanın sürdürülmesi halinde, telafisi güç veya imkansız zararlar ortaya çıkabileceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, 2577 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren (7) gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere,20/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Av.Yalçın TORUN

UYARI

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları  Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top