Astsubay Adaylığı 675 sayılı KHK ile Sonlandırılan Kursiyerin Adaylığının, 7075 S. Kanun Gereği Bakanlıkça Yeniden Değerlendirilmesi Gerektiğine İdare Mahkemesince Karar Verilmiştir.
İlgili Kavramlar
ASTTASAK (Astsubay Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma )
675 S. K.H.K (OHAL Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında KHK)
7075 S.K.H.K. (OHAL Komisyonu Kurulması Hakkında KHK)
Özet
Dış kaynaktan muvazzaf astsubay temini kapsamında Astsubay Temel Askerlik Anlayışı Kazandırma (ASTASAK) kursunu tamamlayan davacının, 675 sayılı KHK’nın 6/1-(a) maddesi uyarınca ön sözleşmesinin feshedilerek adaylık işlemlerinin sonlandırılması ve 30.08.2016 tarihi itibariyle sözleşmeli astsubaylığa naspedilmemesi işleminin iptaline yönelik davada İzmir İdare Mahkemesinin davanın incelenmeksizin reddine dair verdiği karar kesinleşmiş; ancak bu karara karşı yapılan bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi, davacının mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vererek dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine göndermiştir.
Yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacının durumunun Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun görev süresinin sona ermesi nedeniyle, 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi uyarınca Milli Savunma Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Ancak davacının bu karar doğrultusunda yaptığı başvuruya karşı idare herhangi bir işlem tesis etmemiştir.
Ankara İdare Mahkemesi, idarenin yargı kararlarını uygulama konusunda takdir yetkisi bulunmadığını, kararların gecikmeksizin ve olduğu gibi uygulanması gerektiğini vurgulayarak; 7075 sayılı Kanun’un açık hükmü uyarınca davacının durumunun değerlendirilmesi gerekirken bu yönde işlem tesis edilmemesini hukuka aykırı bulmuş ve dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir.
T.C.
ANKARA
….. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/……
KARAR NO : 2025/……
DAVACI :
VEKİLİ : AV. YALÇIN TORUN
DAVALI : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
VEKİLİ : AV…..
DAVANIN ÖZETİ : Dış kaynaktan muvazzaf astsubay temini kapsamında katıldığı Astsubay Temel Askerlik Anlayışı kazandırma (ASTTASAK) kursunu tamamlayan davacı tarafından, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 6/1-(a) kapsamında ön sözleşmesinin feshedilerek adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemi ile 30 Ağustos 2016 tarihi itibariyle sözleşmeli astsubaylığa naspedilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada İzmir … İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:2024/….., K:2024/….. sayılı kararın uygulanması talebiyle yapılan 09/01/2025 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin; haksız ve hukuka aykırı olduğu, durumunun değerlendirilerek nasıp işleminin yapılması gerektiği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu” kurulması ile çalışma usul ve esaslarına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmaması nedeniyle davacı hakkında tesis edilecek bir işlem bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara ….. İdare Mahkemesi’nce gereği görüşüldü:
DAVA :
Davacı tarafından, İzmir …. İdare Mahkemesince verilen ……tarihli ve E:2024/…., K:2024/….. sayılı kararın uygulanması talebiyle yapılan 09/01/2025 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının dış kaynaktan muvazzaf astsubay temini kapsamında katıldığı Astsubay Temel Askerlik Anlayışı kazandırma (ASTTASAK) kursunu tamamlaması sonrası 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 6/1-(a) kapsamında ön sözleşmesinin feshedilerek adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemi ile 30 Ağustos 2016 tarihi itibariyle sözleşmeli astsubaylığa nasbedilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen İzmir …. İdare Mahkemesinin …..tarih ve E:2020/….., K:2020/…… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İzmir Bölge İdare Mahkemesi ….. İdare Dava Dairesinin ……..tarih ve E:2021/…., K:2021/….. sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun Danıştay ……. Dairesinin …..tarih ve E:2021/….. K:2021/…. sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleşmesi üzerine davacı tarafından yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi’nin …..tarihli ve 2019/….. başvuru numaralı kararıyla, davacının Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılamada İzmir …. İdare Mahkemesince verilen …… tarihli ve E:2024/……, K:2024/….. sayılı kararın uygulanması talebiyle yapılan 09/01/2025 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
T.C. Anayasasının 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olduğu” belirtilmiş, 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 153’üncü maddesinin son fıkrasında ise; “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 1. fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez…” hükmü yer almıştır.
1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılı Kanun’a 22/12/2022 tarihli ve 7429 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle eklenen “Komisyonun görev süresi sonrasına dair işlemler” kenar başlıklı geçici 5. maddesinde, “(1) Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile belirlenen Komisyonun görev süresinin sona ermesinden sonra Komisyon kararlarına ilişkin iş ve işlemler, bilgi ve belge talepleri ile sair yazışmalar; a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi işlemleri için ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluş, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi işlemi için Millî Eğitim Bakanlığı, c) Emekli personelin rütbelerinin alınması işlemi için ilgisine göre İçişleri Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı, ç) Kapatılan dernekler için İçişleri Bakanlığı, d) Kapatılan vakıflar için Vakıflar Genel Müdürlüğü, e) Kapatılan sendika, federasyon ve konfederasyonlar için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, f) Kapatılan özel sağlık kuruluşları için Sağlık Bakanlığı, g) Kapatılan özel öğretim kurumları, özel öğrenci yurtları, vakıf yükseköğretim kurumları için Millî Eğitim Bakanlığı, ğ) Kapatılan özel radyo ve televizyon kuruluşları için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, h) Kapatılan gazete, dergi, yayınevi, dağıtım kanalı ve haber ajansları için İletişim Başkanlığı, ı) Diğer işlemler için ilgili kurum veya kuruluş, tarafından yürütülür.” (2) Görev süresinin sona ermesinden sonra Komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılması gerekli iş ve işlemler birinci fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından bu Kanun ve ilgili mevzuatta belirtilen hükümler uyarınca yürütülür. (3) Komisyonun görev süresinin sona ermesine dair iş ve işlemler Cumhurbaşkanlığı tarafından yerine getirilir.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda aktarılan mevzuat kuralları bir bütün olarak değerlendirildiğinde :
Yukarıda aktarımı yapılan Anayasa ve Kanun hükmü ile, yargı kararlarının uygulanması konusunda idarelere herhangi bir takdir yetkisi tanınmadığı açıktır. Bir başka anlatımla idarelerin yargı kararlarının doğruluğunu tartışma ve buna göre uygulama yapma yetkisi bulunmadığı gibi aksine gecikmeksizin Kanunda öngörülen süre içerisinde işlem tesis etme zorunluluğu getirilmiştir.
Yargı kararı üzerine tesis edilen bir işlemin yargısal denetiminde yargı organlarının hareket noktasını da, kararların tam ve gereğince uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi oluşturur. Buradaki denetimin amacı yine hukukun üstünlüğünün sağlanmasıdır. Kararın uygulanması konusunda farklı seçeneklerin varlığı hâlinde idarenin kullanacağı takdir hakkı ile tercih edilen bu seçeneğin de yargı kararının gereğinden hareketle hukuksal denetimi yapılacaktır.
Uyuşmazlıkta; davacının dış kaynaktan muvazzaf astsubay temini kapsamında katıldığı Astsubay Temel Askerlik Anlayışı kazandırma (ASTTASAK) kursunu tamamlaması sonrası 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 6/1-(a) kapsamında ön sözleşmesinin feshedilerek adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemi ile 30 Ağustos 2016 tarihi itibariyle sözleşmeli astsubaylığa naspedilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen İzmir …. İdare Mahkemesinin …..tarih ve E:2020/……, K:2020/….. sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İzmir Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin …. tarih ve E:2021/…., K:2021/…… sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun Danıştay …….Dairesinin ……tarih ve E:2021/…… K:2021/…… sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleşmesi üzerine davacı tarafından yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi’nin ……..tarihli ve 2019/…… başvuru numaralı kararıyla, davacının Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılamada İzmir …… İdare Mahkemesince verilen ….. tarihli ve E:2024/….., K:2024/….. sayılı kararda; “KHK ile başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin olarak ilk önce 685 sayılı KHK’nın 1. maddesi uyarınca kurulan komisyona başvurulması, komisyona başvurmadan önce açılan davalar hakkında KHK’nın geçici 1. maddesinin 3. fıkrası uyarınca karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın yeni bir başvuru şartı aranmadan incelenmek üzere komisyona gönderilmesi şeklinde hüküm kurulması gerektiği, ancak Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 22/01/2023 tarihinde görev süresinin sona erdiği dikkate alındığında, işbu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın incelenmek üzere 7075 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca Milli Savunma Bakanlığı’na gönderilmesine” karar verildiği görülmektedir.
Olayda; gerek İzmir ….. İdare Mahkemesinin …… tarih ve E:2020/….., K:2020/…. sayılı davanın incelenmeksizin reddine ilişkin karara karşı yapılan bireysel başvuru sonucunda verilen Anayasa Mahkemesi’nin …… tarihli ve 2019/…. başvuru numaralı kararı gerek ise Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine verilen İzmir …. İdare Mahkemesinin …… tarihli ve E:2024/…., K:2024/…… sayılı kararı uyarınca davacının durumunun 7075 sayılı Kanunun 5. Maddesi kapsamında davalı idarece incelenmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda; davalı idarece her ne kadar mahkeme kararının, idareleri bünyesinde “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu” kurulması ile çalışma usul ve esaslarına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından bahisle uygulanamadığı iddiasında bulunulmuş ise de 7075 sayılı Kanunun Geçici 5. maddesinde Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun kapatılmasından sonra yapılacak iş ve işlemlerin ilgili kurum tarafından yürütüleceğinin açık olduğu, anılan madde uyarınca ve mahkeme kararı gereği davacının durumunun değerlendirilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) Dava konusu işlemin iptaline,
2) Aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan 2.458,20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3) …………..
4) …………
5) Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 28.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Av. Yalçın TORUN
Uyarı; Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.
