Gayrımenkul Birim Fiyatlarını Belirleyen Takdir Komisyonu Kararlarının İptaline Yönelik Davalarda Karar Çıktı                                                        

Taşınmazların metrekare değerleri  2025  Takdir Komisyonları tarafından belirlenmiş ve değerleme ve belirlemeler  aşırı yüksek olmuş , bu durum emlak vergi değerlerinin de ciddi şekilde artmasına neden olmuştu. Bu gelişme üzerine çok sayıda dava açılmıştı.

Aralık 2025’te yapılan yasal düzenleme ile birlikte, emlak vergi değerinin, bir önceki yılın iki katını geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu düzenlemeyle birlikte, vergi mahkemeleri, daha önce açılmış davalarda * davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına* karar vermeye başlamıştır.

Bu kapsamda büromuzca açılan davalardan birine ilişkin *anonimleştirilmiş mahkeme kararı* ekte yer almaktadır. Söz konusu kararda, mahkeme takdir komisyonu kararının doğrudan yasadan kaynaklandığını, bu nedenle yargısal denetimin bu aşamada mümkün olmadığını ifade etmiştir.

 

T.C. ANKARA 2. VERGİ MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/1107
KARAR NO: 2025/1537

DAVACI: [Anonimleştirilmiştir]
VEKİLİ: Av.Yalçın TORUN
DAVALI: Çankaya Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: [Anonimleştirilmiştir]

DAVANINÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkiline ait Ankara İli, Çankaya İlçesi’ndeki taşınmaza ilişkin 2026 yılı için belirlenen arsa metrekare birim değerinin (60.000 TL) hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın özelliklerinin dikkate alınmadan belirlendiğini, bu artışın mali yükü artırdığını ileri sürerek takdir komisyonu kararının iptalini talep etmiştir.

SAVUNMANINÖZETİ:
Davalı idare; davanın süresinde açılmadığını, idari başvuru yollarının tüketilmediğini, belirlemenin yasal esaslara uygun yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

GEREKÇELİKARAR:
Mahkeme, emlak vergi değerlerinin 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun geçici 23. maddesi uyarınca sınırlandırıldığını, 2026 yılı için belirlenen değerlerin 2025 yılı değerinin iki katını geçemeyeceğini, bu düzenlemenin doğrudan yasa hükmü niteliğinde olduğunu, bu nedenle takdir komisyonu kararına karşı bu aşamada yargısal denetim yapılamayacağını ifade etmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararına da atıf yaparak, bu tür durumlarda ancak anayasal denetim yapılabileceğini, idareye takdir yetkisi tanınmadığını belirtmiştir. Bu nedenle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

SONUÇ:

  • Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
  • Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine,
  • Harçların davalı idareden tahsiline,
  • Kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde istinaf yolu açık olmak üzere,
    30/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Scroll to Top