Türk Hukukunda Gazilik Unvanı ve Gazilerin Faydalanabileceği Haklar

Türk Hukukunda Gazilik Unvanı ve Gazilerin Faydalanabileceği Haklar

 

1.Genel Olarak

 

Gazilik vatana kendi canını tehlikeye atma pahasına hizmet edenlere verilen saygıdeğer bir unvandır. Gazilik unvanı pek çoğumuz tarafından gıpta ile bakılan ve toplum içerisinde statüsü olan bir unvandır. Genellikle vatana hizmet esnasında bedenen kayıp veren insanlara “gazi” unvanı verilse de harpten geri dönebilme başarısını gösteren askerlere de “gazi” unvanı verilebilmektedir. Bu nedenle vatanına fedakarca hizmet edenlerin gazilik unvanını elde etmeleri ve bir gazi olarak bazı hak ve yardımlardan faydalanmaları mümkündür. Ancak hukuki olarak gazilik unvanının nasıl elde edileceği, gazi olabilmenin şartları, gazilerin hangi haklardan faydalanabileceği gibi hususlar iyi değerlendirilmeli ve hak edenlerin gazilik unvanına, bu unvan ile birlikte gelen hak ve yardımlara nasıl başvurabileceği de açıklanmalıdır.

 

2.Türk Hukukunda Gazilik

           

a.2847 Sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Emekli Uzman Erbaşlar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul Ve Yetimleri İle Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanuna Göre

 

Belirtilmelidir ki hukukumuzda “gazi” tanımı mevzuatta birden fazla düzenlemede yer bulmuştur. Bunlardan ilki ve en kapsamlısı 2847 sayılı “Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Emekli Uzman Erbaşlar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul Ve Yetimleri İle Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanun” mükerrer madde 1’de şu şekilde düzenlenmiştir:

“Bu Kanunda geçen;

Muharip Gazi: Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarından harbe fiilen katılanları,

Malul Gazi: Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarından; Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını korumak ve güvenliğini sağlamak görevi ile harpte veya Devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışı mücadelede her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiriyle veya harp bölgesindeki harekat ve hizmetler sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve tesiriyle yaralanarak tedavileri sonucunda engelliliği rapor ile kesinleşenleri ifade eder.”

b.7082 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanuna Göre

 

Bir diğer net tanım ise 15 Temmuz hain darbe girişimi neticesinde yaşanan vahim olaylar sonucunda malul olanlara gazilik unvanı verilmesi 7082 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” da düzenlenmiştir. Bu durum açıkça göstermektedir ki olağanüstü şartlarda kişilerin kanunla gazi unvanını kazanması da mümkündür. 7082 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca:

“Gazilik unvanı verilenler

15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle malul olan kamu görevlileri ve siviller ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralanan kamu görevlileri ve sivillere, yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik unvanı verilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenir.”

bu hüküm kapsamındaki kişilere gazilik unvanı verileceği düzenlenmiştir.

c.Millî Savunma Bakanlığı Gazi Uyum Evleri Yönetmeliğine Göre

 

Öte yandan “Millî Savunma Bakanlığı Gazi Uyum Evleri Yönetmeliği” madde 10/A’da gazi uyum evlerinden hak sahibi olarak faydalanacak kişiler sayılmış olup bu kişilerin gazi ve gazi yakınları sıfatıyla nitelendirilebilmeleri mümkündür. İlgili hükme göre:

“Bakanlık ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı kadro kuruluşunda görev yapmış veya halen görevli olanlardan aşağıda sayılanlar gazi uyum evlerinden hak sahibi olarak faydalanırlar:

a) Sosyal Güvenlik Kurumunca harp malulü sayılanlar.

b) Sosyal Güvenlik Kurumunca; 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren Kanunlarda belirtilen haller kapsamındaki maluliyeti nedeniyle aylık bağlananlar.

c) Teröristle mücadele görevinin sebep ve tesiriyle yaralanan veya hastalanan, halen tedavisi devam eden ancak maluliyet işlemleri henüz sonuçlanmamış olanlar.

(2) Hak sahiplerinin anne, baba, kardeş, eş ve çocukları, bunların bulunmaması durumunda iki kişiyi aşmamak kaydıyla diğer refakatçileri, ancak hak sahipleriyle birlikte olmaları durumunda gazi uyum evlerinden yararlanabilir.

(3) Gazi uyum evi bünyesinde bulunan birim ve tesislerin, imkânı ve kapasitesi doğrultusunda;

a) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında aylık alanların kendisi, annesi, babası, eşi ve çocukları ile kardeşleri, şehit annesi, babası, eşi, çocukları ve kardeşlerinin ve diğer hastaların,

b) Birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan, Sosyal Güvenlik Kurumunca 3713 sayılı Kanun ile 2330 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren Kanunlarda belirtilen haller kapsamındaki maluliyeti nedeniyle aylık bağlananların,

c) 6/2/2018 tarihli ve 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 14 üncü maddesi kapsamında gazilik unvanı verilenler…” bu hizmetten faydalanabilecektir.

İlgili mevzuat hükümleri incelendiğinde kimlerin gazi olarak tanımlanabileceğine 2847 sayılı Kanunda ve 7082 sayılı Kanunda yer verildiği görülmektedir. Nitekim İdare mahkemeleri de gazi sayılma davalarında, gazilik unvanı verilmemesinin iptali talebiyle yapılan başvurularda bu kanun hükümlerini esas alarak karar vermektedir.

3.Vazife Malullüğü ve Gazilik Kurumları Arasındaki İlişki

a.Genel Olarak

 

Her ne kadar mevzuatımızda yukarıda yer verilen ilgili hükümler hariç “gazilik” e ilişkin kapsamlı ve net düzenlemeler yapılmamış olsa da gazilik unvanı verilmesini gerektiren niteliklere haiz olan kişilerin mevzuatımızda vazife malulü olarak adlandırıldığı görülmektedir. Vazife malullüğü mevzuatta detaylıca düzenlenmiş olup bu kapsamdaki kişilerin faydalanabileceği haklar da tek tek düzenlenmiştir.

Unvan olarak bu iki kavram birbirinden farklı görünse de gazilik ve vazife malullüğü kurumları ortak bir paydayı temsil etmekte; devletin sınırlarını korumak ve güvenliğini sağlamak ile harpte veya terör örgütlerine karşı yapılan mücadele veya her çeşit düşman silahlarının tesiri ile veya harp bölgesindeki harekatlar esnasında yaralananları kapsamaktadır. Bu durumda her gazinin aslında bir vazife malulü olduğu ancak her vazife malulünün gazi olmadığı aşikardır. Vazife malullüğü çok daha geniş bir kapsamdayken kişinin gazi olabilmesi için nispeten daha özel şartları taşıması gerekmektedir. 5510 sayılı Kanunda malullük “vazife malullüğü” ve “harp malullüğü” olmak üzere iki şekilde yer almaktadır.

b.Vazife Malullüğü

 

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların yani kamu görevlilerinin vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan dolayı malul hale gelmelerine vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da “vazife malulü” denir.

c.Harp Malullüğü

 

Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile Türk Silahlı Kuvvetlerince görevlendirilen 5510 sayılı Kanunun 4‘üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan;

Harpte fiilen ateş altında,

Harpte, harp bölgelerindeki harp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle,

Harpte veya harbe hazırlık devresinde her çeşit düşman silahlarının etkisiyle,

Askeri harekâtı gerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında, bu hareketlerin sebep ve etkisiyle,

Barışta veya olağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki ve yerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapan dalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak denizaltı gemisinde veya dalgıç kıtasında bulunanlardan denizaltıcılığın veya dalgıçlığın çeşitli sebep ve etkileriyle,

Anayasanın 92’nci maddesi veya Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesini gerektiren durumlarda, birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden itibaren yurt içinde, yurt dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş sırasında, vazife malulü olanlara, “harp malulü” denir.

d.Malul Gazi

 

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarından; Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını korumak ve güvenliğini sağlamak görevi ile harpte veya Devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışı mücadelede her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiriyle veya harp bölgesindeki harekat ve hizmetler sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve tesiriyle yaralanarak tedavileri sonucunda engelliliği rapor ile kesinleşenler.

e.Muharip Gazi

 

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarından harbe fiilen katılanlar.

Bu tanımlar doğrultusunda gazilerin  “vazife malulü” veya “harp malulü” sıfatına haiz olabileceği anlaşılmaktadır. Ancak uygulamada vazife malullüğü ve gazi sayılma davaları birbirine etki edebilecek nitelikte olsalar da iki ayrı dava şeklinde görülmektedir. Nitekim İdare Mahkemesi kişiye gazi unvanı verilebilmesi adına 2847 sayılı Kanun mükerrer madde 1 ve 7082 sayılı Kanun madde 14’te yer alan şartlara dikkat ediyorken vazife malullüğü davasında mahkeme 5510 sayılı Kanunun 47.maddesini dikkate alarak karar vermektedir.

4.Malul Gazilere ve Muharip Gazilere Sağlanan Haklar

 

a.Malul Gazilere Sağlanan Haklar

 

Nakdi tazminat, Özel Harekat ve Operasyon Tazminatı, SGK Tarafından Sağlanan Haklar(sağlık hizmetleri, aylık bağlanması, emekli ikramiyesi, ek ödeme, ulaşım hizmetlerinden ücretsiz yararlanma, evlenme yardımı, aylıkların kesilmemesi, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olma, yaşlılık aylığı, genel sağlık sigortası primi alınmaması), TSK Mehmetçik Vakfı Yardımları, OYAK Üye Yardımları, Devlet Övünç Madalyası Verilmesi, Göreve Devam Etme, Kamu Konutlarından Yararlanma ve Kira Bedelinin Devlet Tarafından Ödenmesi, Askerlik Hizmetinden Muafiyet, Faizsiz Konut Kredisi, Parasız Yatılı/Burslu Okuma, Özel Öğretim Kurumlarından Ücretsiz Yararlanma, Gazi Çocuklarının Askeri Okullara Öncelikli Alınması, İstihdam Hakkı, Yüksek Öğretimde Katkı Payı Alınmaması, Gelir Vergisi İndirimi, Gümrük Vergisi Muafiyeti, Elektrik ve Su İndirimi, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Sosyal Tesislerden Yararlanma ve Müsabaka Yerlerine Girme.

b.Muharip Gazilere Sağlanan Haklar

 

Sağlık Hizmetleri, Şeref Aylığı Bağlanması, Ek Ödeme, Ulaşım Hizmetlerinden Ücretsiz Yararlanma, Evlenme Ödeneği, İstedikleri İlköğretim Ve Ortaöğretim Okullarına Kayıt, Elektrik ve Su Ücret İndirimi ve Müsabaka Yerlerine Girme.

5.Gazilik Unvanı İçin Nereye Başvurulur ve Hak Sahipliği Belgesi Nasıl Alınır?

 

Gazilerin faydalanabileceği yardımlar ve sahip oldukları haklar yukarıda yer aldığı üzere bu haklara nasıl erişileceği ve başvuru usulünün nasıl olduğu hususları da önem teşkil etmektedir. Bu noktada belirtilmelidir ki gazilerin sahip olduğu hakların ve sunulan yardımların birçoğu Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde sağlanan hak ve yardımlardır. Nitekim bu hak ve yardımlara hak kazandığını belirterek talepte bulunacak kişilerin başvuruları vazife malullüğü başvuruları kapsamında değerlendirilmektedir. SGK tarafından vazife malulü olarak kabul edilen kişiler ve yakınları daha sonrasında personelin mensup olduğu Kuv.K.lığı, Emniyet Gen. Müd., J.Gn.K.lığı veya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına  kurumların internet sitesinden ya da fiziki başvuru yaparak  kişinin gazi olduğunu gösterir belgeyi talep edebileceklerdir. Bu belge özellikle gazi yakınları açısından önem teşkil etmekte ve öğrenim görmekte olan gazi yakınlarının çeşitli haklardan faydalanabilmesi için ilgili kurumlara sunulması gerekmektedir.

Yine hak sahipliği belgesi de SGK tarafından gazi ve gazi yakınlarına verilmektedir. Ücretsiz seyahat hakkından faydalanmak ve ulaşımda kullanılacak gazi ve gazi yakını kartı almak için ise; hak sahipleri TC kimlik numaraları ve bir adet biyometrik fotoğrafla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine başvuru yapmalıdırlar.

6.Gazi Sayılma Davası – Gazilik Unvanı Verilmemesi İşleminin İptali Davası

 

Gazi sayılma davasında yetkili mahkeme İdare Mahkemeleridir. Ancak belirtilmelidir ki vazife malullüğü veya gazilik unvanı almak için ilk başvuru mercii yargı organları değil ilgili personelin mensup olduğu Kuv.K.lığı, Emniyet Gen. Müd., J.Gn.K.lığı ve Sosyal Güvenlik Kurumudur. Gazi sayılma davası özetle SGK ve diğer ilgili kurumlar tarafından gazilik unvanı verilmeyen kişilerin tesis edilen bu idari işlemin iptali için açtıkları bir davadır. Yargı organlarınca bu dava neticesinde idari işlemin iptaline karar verilmesi halinde diğer haklarla birlikte kişi gazilik unvanını da elde etmiş olacaktır.

7.Sonuç

 

Sonuç olarak, kahramanca hislerle ve vatana hizmet uğruna canını ortaya koymuş olan kişilere toplumumuz tarafından gazilik unvanı atfedilmektedir. Hukuken gazilik unvanının verilmesi ise önemli bir husus olup gazilerimizin hem resmi olarak hak ettikleri unvana kavuşmalarını hem de çeşitli haklardan yararlanmaları sonucunu doğuracaktır. Ancak uygulamada gazi olma niteliğine haiz kişilerin 5510 sayılı Kanunun 47.maddesinde düzenlendiği üzere “vazife malullüğü” kapsamına girdiği, bu kanun hükmü uyarınca “vazife malulü” veya “harp malulü” olarak gazilere ve gazi yakınlarına tanınan pek çok sosyal yardımdan ve haktan faydalanabilmesi mevcuttur. “Vazife malulü” veya “harp malulü” olup bu kişilere tanınan haklardan faydalanıyorken aynı zamanda kişinin resmi anlamda “gazi” olarak anılması adına gazilik unvanı verilmesi davası da açılabilmektedir. Yargı organları ise bir kişiye “gazi” unvanı verebilmek adına 2847 sayılı Kanun mükerrer madde 1 ve 7082 sayılı Kanun madde 14 hükümleri kapsamındaki kişilerin “gazi” unvanı alabileceği yönünde hüküm kurmaktadır.

 

Av. Yalçın TORUN

 

UYARI

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Yukarı Çık
Danışma ve Randevu
İçin Tıklayınız
');w.document.close();w.print();});$(document).ready(function(){init();});})(jQuery);