Uzman Erbaşların “Kendisinden İstifade Edilememe” Nedeniyle Sözleşmelerinin Feshedilmesi Hukuka Aykırıdır
Özet
Manisa İl Jandarma … Komutanlığı emrinde jandarma uzman çavuş rütbesiyle görev yapan müvekkilin, 3269sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesi, Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesi ve Jandarma Genel KomutanlığıUzman Erbaş Yönergesi’nin [JGY:51-3 (Ç)]39. ve 55.maddeleri gereğince, taahhüt ettiği sözleşme süresinin bitimi olan … tarihinden itibaren müteakip sözleşmesinin yenilenmemek suretiyle sözleşmesinin feshedilmesine dair … tarihli işlemin; uzman erbaşların ifa ettiği görev devletin asli ve sürekli görevleri arasında yer aldığından görevine son verme/sözleşme feshi hâlleri dâhil olmak üzere diğer tüm özlük işlerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği, ancak 3269 sayılı kanun madde 12 ile personellerden istifade edilememe hallerinin neler olduğu sayılmaksızın veya tanımlanmaksızın doğrudan yönetmelik ile sınırlarının belirleneceği düzenleme altına alındığı, dolayısıyla söz konusu madde; kamu hizmetlerinde kalma hakkına ilişkin bir konuda herhangi bir yasal çerçeve çizmeden ve temel ilkeleri belirlemeden düzenlemenin yönetmeliğe bırakılmasını öngörmesi nedeniyle temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması kuralına aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, sözleşmesinin uzatılması için gerekli tüm şartları sağladığı, sözleşmesinin feshedilmesini gerektirecek herhangi bir hukuki sebep bulunmadan davalı idarece keyfi olarak işlem tesis ettiği, almış bulunduğu disiplin cezaları sözleşmenin feshi sonucunu doğuracak boyutta olmadığı ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
T.C.
İZMİR
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ…
ESAS :2023/…
KARAR :2024/…
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN
DAVALI : Jandarma Genel Komutanlığı
VEKİLİ : …
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. Yalçın TORUN
TÜRK MİLLETİ ADINA
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 5085 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile değişik 12. maddesinin üçüncü fıkrasının “…kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.” bölümünün ve 19. maddesinde yer alan “…kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli,…” ve “…yönetmelikte gösterilir.” ibarelerinin, Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemiyle itirazen yapılan başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesi’nin 01/06/2022 tarih ve E:2022/4, K:2022/64 sayılı kararı ile; “…Anayasa’nın 13. maddesinde ‘Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.
Bu sınırlamalar, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.’ denildiği, buna göre kamu hizmetlerinde kalma hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, anılan hakka sınırlama getirilebilmesinin ilk şartını oluşturduğu,Anayasa’nın 13. ve 70. maddeleri uyarınca kamu hizmetlerinde kalma hakkını sınırlamaya yönelik kanuni bir düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerektiği, esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olmasının, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu,hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerektiği, kanunda bulunması gereken bu niteliklerin hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunlu olduğu, zira bu ilkenin hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154), dolayısıyla Anayasa’nın 13. ve 70. maddelerinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanuniliğin, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanması gerektiği, itiraz konusu kurallarla ise uzman erbaşların kendilerinden istifade edilememe hâllerinin ve yapılacak işlemlerin çıkarılacak yönetmelikte düzenleneceğinin hükme bağlandığı, bu itibarla kuralların, kamu hizmetlerinde kalma hakkına ilişkin bir konuda herhangi bir yasal çerçeve çizmeden ve temel ilkeleri belirlemeden düzenlemenin yönetmeliğe bırakılmalarını öngörmeleri nedeniyle temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması gerekliliğiyle bağdaşmadığından, kuralların Anayasa’nın 13. ve 70. maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…kendilerinden istifade edilememe…” ibaresinin, ve 19. maddesinde yer alan “…kendilerinden istifade edilememe…” ibaresinin iptaline karar verildiği, anılan iptal nedeniyle doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince anılan kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, söz konusu kararın, 10/06/2022 tarihli ve 31862 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı, Anayasa’da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği, bu duruma göre, Anayasa Mahkemesinin yukarıda sözü edilen iptal kararı; gerekçesi dikkate alındığında, uzman erbaş olarak hizmet sözleşmesi ile görev yapan personelin kamu hizmetlerinde kalma hakkına ilişkin bir konuda herhangi bir yasal çerçeve çizmeden ve temel ilkeleri belirlemeden düzenlemenin yönetmeliğe bırakılmasını öngören kanun hükmünün, temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması gerekliliğiyle bağdaşmadığını ortaya koyduğu, Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmü dayanak alınarak hazırlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesi hükümlerine göre davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Manisa … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:2023/… , K:2023/… sayılı kararın dayandığı gerekçe usul ve hukuka uygun olup, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, … tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
