Avukat Vekalet Ücreti ve Avukatlık Sözleşmelerine  İlişkin Bilinmesi Gereken Hususlar

Avukatlık sözleşmeleri yazılı olmak zorunda değildir.

Avukatlık Kanunu 163/1. fıkrasında “Avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir. Avukatlık sözleşmesinin belli bir hukuki yardımı ve meblağı yahut değeri kapsaması gerekir. Yazılı olmayan anlaşmalar, genel hükümlere göre ispatlanır.” düzenlemesi mevcuttur.

Avukatlık sözleşmesi, sözleşme ile üstlenilen edimin yerine getirilmesi veya sürenin dolması ile sona erebileceği gibi avukatın istifası ya da müvekkilin azli ile de sona erebilir.

Avukatlık sözleşmesi vekil ile müvekkil arasında güven unsuruna dayanan bir sözleşme olması nedeniyle yanlar dilediği zaman sözleşme ilişkisine son vermek hakkına sahiptir. Bu durumda sözleşme ilişkisi devam ederken vekil her zaman istifa edebileceği gibi müvekkil de onu her zaman azletme hakkına sahiptir. İstifa ve azil hakkı tek taraflı ve karşı yana varması gereken irade beyanı ile kullanılır ve sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirdiği gibi azil ve istifa beyanı herhangi bir şekle bağlı değildir.

Azlin  haklı veya haksız olduğu hususu  her türlü delil ile ispat edilebilir. Azlin haklı olduğunu ispat külfeti azleden taraftadır.

Hukukumuzda haklı azil sebepleri kanunda tanımlanmamıştır. Azlin haklı olup olmadığı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 4. maddesi çerçevesinde hâkim tarafından belirlenir. Söz konusu belirlemede hâkim, somut olayın özellikleri ve dürüstlük kuralına göre (TMK m.2) sözleşme ile bağlı kalmanın taraflar için çekilmez hâle gelip gelmediğini göz önünde bulundurur.

Avukatlık Kanununun 34. maddesine göre  “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” Avukatın Avukatlık Kanunu 36. madde kapsamında “sır saklama yükümlülüğü”, 38/a  madde kapsamında   “kendisine yapılan teklifi yolsuz veya haksız görür yahut sonradan yolsuz veya haksız olduğu kanısına varırsa, işi ret yükümlülüğü”, 38/b kapsamında “zıt çıkar nedeniyle vekalet almama” yükümlülüğü,  52. madde kapsamında “dosya tutma ve saklama yükümlülüğü”, 43. madde kapsamında “büro edinme yükümlülüğü”, 48. madde kapsamında “aracı kullanmama yükümlülüğü (Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir ücret yahut da herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukatlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.)”,  55. madde kapsamında “reklam yasağına uyma yükümlülüğü” 171. madde kapsamında “İşi sonuna kadar takip etme yükümlülüğü”  vardır.

Haksız azil halinde avukat  hem akdi ve hem de kanuni  avukatlık ücretine hak kazanır.

Avukatlık sözleşmesinin azil ile sona ermesi hâlinde avukatlık ücretinin,  yapılan azil işleminin  haklı olup olmadığına göre belirlenmesi gerekmektedir. Avukatlık Kanunu’nun 174/2. maddesinde “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez” hükmü mevcuttur. Buna göre avukatın kusur ve ihmaline dayalı olmaksızın yapılan haksız azil sonucunda, avukatın vekâlet ücretinin tamamı, dava lehe sonuçlanıp kesinleşmiş gibi, muaccel hâle gelir. Bu vekâlet ücreti “akdi” ve “yasal (karşı taraf)” vekâlet ücretinin toplamından oluşmaktadır. Avukat haklı bir nedenle azledildiği takdirde ücrete hak kazanamaz.

Avukat, takip edip sonuçlandırmış olduğu işler yönünden, azlihaklı olup olmadığına bakılmaksızın ücrete hak kazanır. Azil, ancak azil tarihi itibariyle henüz sonuçlanmamış olan işler bakımından hukuki sonuç doğurur.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altında vekalet ücreti içeren  anlaşmalar geçersizdir.

Av. K.  164/4 “Avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekalet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.” düzenlemesi gereği   ücretsiz dava alınması durumunda  baroya bildirilmesi  gerekmektedir.  TBK 27. Maddesi gereği asgari ücret tarifesi altında  avukatlık ücreti içeren anlaşmalarda kanuna aykırı olduğundan geçersiz olacaktır.

Avukatın haklı istifasında da  avukatlık ücretine yönelik avukatın haksız azli düzenleyen  hükümler uygulanır. 

 

 Akdi  vekalet ücreti yargılama giderleri içerisindedir.

HMK 323/1-ğ ye göre kanuni vekalet ücreti yargılama giderleri arasındadır, haklı çıkan taraf vekille/ avukatla temsil edilmişse  hükmolunur.

Mahkeme kararlarında karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir.

HMK’nın 330. maddesinde; vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği düzenlemesi bulunmakta ise de Avukatlık Kanunu’nun 164/son fıkrasına göre, dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.

Biden fazla avukatla temsilde akdi vekalet ücreti aksine bir anlaşma yoksa,  avukatlar arasında eşit şekilde paylaştırılır.

Taraflar arasında aksine anlaşma olmadığı takdirde birlikte vekil sıfatı ile müvekkil ile sözleşme akdedilmesi durumunda her bir vekilin eşit oranda  akdi avukatlık ücretine hak kazanacağı, alacaklılar arasında teselsül teşkil edebilecek bir anlaşma bulunmadığında vekillerden birine ödeme yapmakla diğerine olan borçtan kurtulunmayacağı kabul görmektedir.

Birden fazla avukatla temsilde kanuni vekalet ücreti bir avukat için ödenecek şekilde belirlenir.

Kişiler davalarını yürütürken  birden çok avukat ile  kendilerini temsil ettirebilirler,  fakat  sonunda haklı çıkıldığında karşı taraftan/kanuni vekalet ücreti  yalnızca bir avukatlık ücreti olarak belirlenir.

Kanuni vekalet ücreti işin bitirildiği zamandaki mevcut tarifeye göre belirlenir.

Av. K. 168/3 maddesinde  “Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” düzenlemesi mevcuttur.  Avukat ile iş sahibi arasındaki akdi vekalet sözleşmesinde ücrete ilişkin açık bir hüküm yok ise  sözleşmenin yapıldığı tarihte  ücret sözleşmesine taban olan asgari ücretin  dikkate alınması gerekmektedir.

Avukatlık ücret alacağı aksi sözleşme yoksa iş bitince muaccel hale gelir.

Av. K. 171/1 maddesinde “ Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.” Şeklinde düzenleme dikkate alınarak  Yargıtayca avukatlık ücretinin  avukat ile iş sahibi arasında aksine sözleşme yok ise , üstlenilen işin bitmesi ile  muaccel olduğu kabul  edilmektedir. ( Y.13.HD. 2012/26676- 2013/21352)   Ayrıca bu maddeye göre Avukat haklı istifa halleri hariç  işi kural olarak sonuna kadar götürmekle yükümlüdür.

Dava sulh ile sonuçlandığında avukat kanuni avukatlık ücretine de hak kazanır.

Dava sulh ile sonuçlandığında, avukat müvekkilinden aralarındaki ücret sözleşmesinde kararlaştırılan miktarı isteyebileceği gibi davada sulh olunan miktara göre karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini de isteyebilir.

Avukatlık ücret uyuşmazlıklarında mahkemece ücret takdirinden önce avukat hakkında başlatılmış bir soruşturma veya kovuşturma varsa sonucu beklenir.

 

6098 sayılı B. K’nın 74. Maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin berat kararı ile bağlı değilse de ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesinde kabul edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesini bağlar . Bu nedenle Açılmış bir soruşturma ya da ceza davası var ise sonucun beklenmesi gerekir.

Akdi vekalet ücreti dava veya hükmolunacak şeyin değerinin  % 25’ini geçmeyecek şekilde taraflarca belirlenebilir.

 Avukatlık sözleşmesinde Avukatlık Kanunu   164/2. gereği   “Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.”  Kanunun 164/4. fıkrasında ise “Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.” hükümleri mevcuttur.

İş sahibinin birden çok olması halinde bunlardan her biri, sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar.

Buradaki ücret kanuni vekalet ücretidir.  Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 2017/6 E ve 201879 K sayılı kararı ile her iki tarafında müteselsil olarak ödemekle yükümlü olduğu avukatlık ücretinin akdi vekalet ücreti dışındaki karşı yan vekalet ücreti olduğuna karar vermiştir. Yargıtay 13. HD “Dava sulh ile sonuçlandığında, avukat müvekkilinden aralarındaki ücret sözleşmesinde kararlaştırılan miktarı isteyebileceği gibi davada sulh olunan miktara göre karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini de isteyebilir. Müteselsil sorumluluk gereğince aynı sorumluluk, müvekkille  sulh olan karşı taraf için de geçerlidir. Avukatla müvekkili arasında ücret sözleşmesi bulunmaması (veya sözleşmenin geçersiz olması) halinde, müvekkilin ve müvekkille sulh anlaşması yapan hasmın, sulh olunan miktar üzerinden, sulh olunan miktarın ve sulh sonucunda müvekkile kazandırılan menfaatin ne olduğunun anlaşılamaması durumunda ise; ispat yükümlülüğünün müvekkil ve müvekkille sulh anlaşması yapan hasma ait olacağı, davacı avukat tarafından takip edilen davaların müddeabihlerine göre müvekkile sağlanan menfaatin, daha az bir miktar olduğunu ispat etmeleri durumunda bu miktar üzerinden aksi haldeyse söz konusu davaların müddeabihlerinin değerleri üzerinden Avukatlık Kanununun 164/son maddesinde düzenlenen (hasma tahmili gereken) vekalet ücretinden ve Avukatlık Kanununun 164/4. maddesinde düzenlenen (müvekkilin avukata ödemesi gereken) vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olacakları gözetilmelidir.” şeklinde karar vermiştir.

Davanın konusuz kalması, sulh ve kabulde  şartlara göre kanuni vekalet ücretinin tamamına veya yarısına hükmolunur.

 

Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret

MADDE 6- (1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.

 

Av. Yalçın TORUN

 

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları  Av.Yalçın TORUN a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top