Özel Hayatın Gizliliği Yönüyle Unutulma Hakkı

 

İnsan haklarının temelinde  insan onurunun (insanın olanaklarından/etkinliklerinden oluşan değerinin) korunması anlayışının olduğunu kabul ettiğimizde, “özel hayatın korunması hakkının koruduğu değerin ne olduğu?” (insanın hangi olanak ve etkinliklerinin korunduğu?) sorusunun cevaplandırılması gerekmektedir. Farklı bir ifadeyle, özel hayatın  insanın hangi olanaklarını kullanmasına/etkinliklerinin gerçekleştirmesine  ilişkin koşulları oluşturduğunun ortaya konulması gerekecektir.  Böylelikle    özel hayatın  sınırları belirlenebilecek ve unutulma hakkı ile ilgisi ortaya konulabilecektir.  Özel hayatın korunması talebi,  ilgili kişinin kendini  geliştirme ve gerçekleştirmesine, manevi varlığı, şöhreti, itibarı ve   özerkliğinin korumasına  yönelik  etkinliklerini gerçekleştirmesine olanak sağlayan koşulun, diğer bir ifadeyle etkimliklerini gerçekleştireceği mahremiyet alanının oluşturulması talebini içerecektir.  Bahse konu koşulun (mahremiyet alanının)  unutulma hakkıyla ilgisi  ise kişinin özellikle  kendini geliştirme ve gerçekleştirmesine öncülük eden şöhret ve itibarının korunmasına olanak sağlayan  mahremiyet alanının  oluşturulması noktasında ortaya çıkmaktadır.  Unutulma hakkı,  başlangıçta hukuka uygun olarak ifşa edilen gerçek ve doğru  kişisel verilerin,  belirli bir süre geçtikten sonra,  ilgili kişinin   şöhretinin ve itibarının zarar göremesi nedeniyle  kaldırılmasına yönelik talepleri içermektedir.    Unutulma hakkına konu olan kişisel verilerin  başlangıçta     hukuka uygun bir şekilde  ifşa edilmiş olduğu ve  ilk anda meşru olduğu dikkate alındığında,  kişi dokunulmazlığının, kişi mahremiyeti ve özerkliğinin  ihlal edilmemiş olduğu anlaşılacaktır. Oysa belirli bir süre geçtikten sonra ileri sürülebilen   unutulma hakkı,  mahremiyet alanı içerisinde kalması gereken kişisel verilerin paylaşılmasında artık bir yarar kalmaması ve paylaşımın kişinin itibarına, şöhretine ve manevi varlığına  zarar  vermesi sebebiyle kaldırılması  talebini içermektedir.   Kişi, itibarının ve şöhretinin korunmasını talep ederken, diğer kişilerden, itibarına ve şöhretine yönelik bir saldırıda bulunmamalarını da dile getirmektedir.  Kişinin şöhreti ve itibarını korunmasına yönelik bu talep,  diğer kişilere  itibarına zarar verecek kişisel verilerin  artık paylaşılmaması şeklinde negatif bir yükümlülük yükler,  kişi diğer taraftan, unutulma hakkını ileri sürerek kendi kişiliğini geliştirirken kendisiyle ilgili  kişisel veriler üzerindeki hakimiyetini de dile getirerek, kişiliğini geliştirmeyi ve   unutulma hakkı kapsamında paylaşılan kişisel verilerinin kaldırılmasını talep eder. Kişisel verilerini paylaşan kişilerden,   kişisel verilerin  kaldırılmasına yönelik talepte bulunarak,   diğer kişilerden kişisel verilerin içerisinde barındıran mahremiyet alanının korunmasına yönelik pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesini  talep eder. Kişi bu talepleriyle bir yandan  şöhretinin korunmasını, bir yandan kişisel verileri üzerindeki hakimiyetini ileri sürerek mahremiyetinin korunmasını,  kendi kişiliğini geliştirmesine ve kimliğinin belirlemesine  saygı gösterilmesini ister.

Dijital çağda kişisel verilerin ciddi boyutlarda işlenmesi, kişinin mahremiyetini ve özerkliğini tehdit altına sokmuştur.  Bu kapsamda yükselen talepler, kişisel verilerin korunması hakkını  gündem getirmiş ve pozitif hukukta bahse konu hakkın  korunması için ulusal ve uluslararası düzenlemeler yapılmıştır.  Kişisel verilerinin korunmasını talep eden birey aslında  özel yaşamının korunmasını talep etmektedir. Talebin konusu kişisel veriler değil özel yaşamın kendisidir.  Kişisel verilerin korunması kapsamında uyulması gereken temel ilkelere uyulmadığı takdirde özel yaşamın  korunması hakkı ihlal edilebilmektedir.  Bahse konu ilkelerden  verilerin  amacın gerektirdiğinden daha uzun süre tutulmaması,  verilerin doğru  ve güncel olması,  verilerin işlenme amacı bakımından  yeterli olması,  gibi ilkeler doğrudan unutulma hakkı ile ilintili ilkelerdir.  Diğer taraftan kişisel verileri işleme tabi tutulan kişilerin   verilerle ilgili bilgi alma, verilerin düzeltilmesini, silinmesini  ve işlenmesinin engellenmesini isteme haklarını kullanarak işleme sürecine katılabilmesi hakkı  kişisel verilerin korunması hukukunun temel prensiplerindendir.   Unutulma hakkı kapsamında yukarıda belirtilen  ilkeler dikkate alınarak  ilgilinin katılımı ile kişisel verilerin  silinmesini sağlama, sildirme  hakkı ön plana çıkmaktadır.

 

Av.Yalçın TORUN

UYARI

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top