Yüz Kızartıcı Suçlardan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı(HAGB) Memur Olmaya Engel midir? Kamu Kurumları Güvenlik Soruşturmaları ve Arşiv Araştırmalarında HAGB Kararlarına Ulaşabilirler mi? HAGB Kayıtları Ne Zamana Kadar Saklanır?

 

1.Giriş

 

Bir kamu görevlisi yüz kızartıcı suç kavramına dahil olabilecek suçlardan biri nedeniyle yargılandığında ve hakkında mahkumiyet kararı verildiğinde bu ceza meslek hayatında da sonuç doğurmakta ve kimi zaman mesleğine de son verilmektedir. Aynı zamanda bu suçlardan dolayı haklarında “mahkumiyet” kararı verilmiş olanların ileride memur olabilme ve kamu görevi yapabilme imkanları da bazı durumlarda ortadan kalkmaktadır. Yüz kızartıcı suç(Hırsızlık, rüşvet vb.) işlemekten yargılanmış ve hakkında “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması”(HAGB) kararı verilmiş olan bir kişinin memur olma şartlarına sahip olup olmadığı hususu HAGB kurumunun özellikleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir.

2.Kavramlar

a.Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

 

Ceza Muhakemeleri Kanununun 231/5. maddesi Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.hükmü haizdir.

Yine HAGB kararı verilebilmesi için gereken şartlar da CMK madde 231/6 da “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” şeklinde sayılmıştır. HAGB kararına ilişkin diğer hükümlerde bu maddenin devamında düzenlenmektedir.

CMK madde 231 hükümleri incelendiğinde; hakkında HAGB hükmü verilmiş olan sanığın, HAGB kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresi içerisinde bir suç işlememesi ve denetimli serbestlik şartlarına uyması durumunda HAGB kararının hiçbir hüküm doğurmayacağı düzenleme altına alınmıştır. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilecektir.

HAGB kurumu yapısı itibarıyla sanığı toplumdan ve ait olduğu çevreden alıkoymadan “maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı” kapsamında topluma kazandırılmasını ve bu süreç sonucunda hakkında hiç hüküm kurulmamış gibi kişinin temiz bir sicille hayatına devam etmesini amaçlamaktadır.

HAGB kararı, Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) kayıtlarında görünmez. . Bu nedenle e-devlet üzerinden alınan sabıka kaydında veya adliyeden alınan adli sicil kaydında HAGB kararı gözükmez. HAGB kararları, kendine özgü bir sisteme kaydedilmekte ve bu kayıtlara hakim veya savcı tarafından bir soruşturma veya kovuşturma ile bağlantılı olarak ulaşılabilmektedir.

b.Yüz Kızartıcı Suçlar

 

Yüz kızartıcı suçlar Anayasa’nın 76. maddesinde ve diğer pek çok kanun hükmünde “Rüşvet alma, hırsızlık, ihtilas, zimmete para ya da mal geçirme, sahtecilik yapma, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi suçlar” olarak sayılmıştır. Yüz kızartıcı suçlar yasal düzenlemelerde yer verilenlerle sınırlı olup, idarenin takdir yetkisi ile bunları genişletmek kanunilik ilkesine aykırı olacaktır.

Kişilerin devlet memuru olabilmeleri açısından da yüz kızartıcı suç kavramı önem taşımakta olup, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 48/5’te sayılan suçlardan mahkum olanların devlet memurluğuna alınmayacakları düzenleme altına alınmıştır. Bu nedenle devlet memurluğuna ve diğer kamu görevlerine alınacakların bu suçlardan mahkum olup-olmadıkları güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmalarında özellikle incelemektedir.

c.Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması 

 

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu madde 3 hükmüne göre ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacak herkes hakkında arşiv araştırması yapılır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise kimler hakkında hem arşiv araştırması hem de güvenlik soruşturması yapılacağı düzenlenmiştir. Bu noktada her devlet memuru olmak isteyen herkes hakkında arşiv araştırması yapılacağını söylemek mümkündür. Yine güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında yer alan bilgiler de bu kanun kapsamında düzenlenmiştir.

Bu bağlamda arşiv araştırmasında yer alacak bilgiler arasında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu madde 4(ç) uyarınca:

Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların…,” HAGB kararları da bulunmaktadır.

d.Unutulma Hakkı

 

Unutulma hakkı geçmişinden kurtulmak isteyen bireylerin geçmişine yönelik kişisel verilerinin sildirilmesini ve böylelikle kişinin maddi ve manevi varlığını koruyarak, kişinin gelecekte kendisini yeniden tasarlamasına olanak tanıyan bir haktır.

Hakkında HAGB kararı verilen kişinin bu karara ilişkin tutulan kayıtların 5 yıllık denetim süresi dolduktan sonra silinmesini istemesi unutulma hakkı ile yakından ilgilidir. .

3.İlgili Mevzuat ve İçtihatlar

 

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 48:

Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.

  1. A) Genel şartlar:
  2. Türk Vatandaşı olmak,
  3. Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak,
  4. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,
  5. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
  6. (Değişik: 23/1/2008 – 5728/317 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)(1)zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak,…. “

926 Sayılı TSK Personel Kanunu Madde 50/d:

“Ertelenmiş, seçenek yaptırımlara çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, affa uğramış olsalar bile, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 131 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hali hariç basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, iftira gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı nitelikteki suçlardan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma suçlarından hükümlü olan subaylar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. Mahkeme, bu bentte yazılı suçlardan mahkûmiyet veya kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet hâllerinde, mahkûmiyet kararıyla birlikte subayların Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verir. Bu hususlar mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa da mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarmayı gerektirir. Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma, askerî rütbe ve memuriyetlerin kaybedilmesi ile subay, astsubay ve Devlet memuru olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine kabul edilmeme sonuçlarını doğurur.”

926 Sayılı TSK Personel Kanunu Madde 94/c:

“Hükümlü olma nedeniyle ayırma: Ertelenmiş, seçenek yaptırımlara çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 131 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hâli hariç, basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, iftira gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı nitelikteki suçlardan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma suçlarından hükümlü olan astsubaylar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. Mahkeme, bu bentte yazılı suçlardan mahkûmiyet veya kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet hâllerinde, mahkûmiyet kararıyla birlikte astsubayların Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verir. Bu hususlar mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa da mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarmayı gerektirir. Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma, askerî rütbe ve memuriyetlerin kaybedilmesi ile subay, astsubay ve Devlet memuru olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine kabul edilmeme sonuçlarını doğurur.”

3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanunu Madde 12:

“Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların, Sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir.”

4678 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Subay Astsubay Kanunu Madde 13:

“Sözleşmeli subay veya sözleşmeli astsubayların sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle sözleşme süresinin bitiminden önce feshedilebilir: Cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi; Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, halkı askerlikten soğutmak, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama ile zimmet, irtikap, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, yalan tanıklık, yalan yere yemin, suç uydurma, cinsel saldırı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, fuhuş, gayri tabii mukarenet, hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçlarından birisinden, mahkum olmak.”

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu madde 231:

Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması

 Madde 231 – .

(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur………

(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.

(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.”

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Madde 4:

(1) Arşiv araştırması;

a) Kişinin adli sicil kaydının,

b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının,

c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının,

ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların,

d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının,

mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.”

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Madde 5:

“(1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin;

a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin,

b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin,

c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının,

mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir.”  

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu madde 10:

Kişisel verilerin silinmesi ve yok edilmesi

MADDE 10 – (1) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında elde edilen kişisel veriler, işlenme amacının ortadan kalkması hâlinde veya her durumda iki yılın sonunda değerlendirme komisyonlarınca silinir ve yok edilir.

(2) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapan birimlerdeki istihbari faaliyete konu olmayan ilgilisine ait güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ait veriler iki yılın sonunda silinir ve yok edilir.

(3) Bu veriler, işleme karşı dava açılması hâlinde karar kesinleşmeden silinemez ve yok edilemez. Mahkemelerin bu konudaki talepleri, Değerlendirme Komisyonunun bünyesinde bulunduğu ilgili kurum ve kuruluş tarafından karşılanır.”

Güvenlik Soruşturması Ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelik madde 9:

Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar

MADDE 9– (1) Statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında arşiv araştırması yapılır.

(2) Aşağıda belirtilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır:

a) Kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarında çalıştırılacak kamu personeli.

b) Milli Savunma Bakanlığı teşkilatında çalıştırılacak kamu personeli.

c) Genelkurmay Başkanlığında çalıştırılacak kamu personeli.

ç) Emniyet Genel Müdürlüğünde çalıştırılacak kamu personeli.

d) Jandarma Genel Komutanlığında çalıştırılacak kamu personeli.

e) Sahil Güvenlik Komutanlığında çalıştırılacak kamu personeli.

f) Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığında çalıştırılacak kamu personeli.

g) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel.

ğ) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler.

h) Üst kademe kamu yöneticileri.

ı) Özel kanunları gereğince güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler.

i) Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler.”

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu madde 12:

Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi

Madde 12- (1) (Değişik: 5/4/2012-6290/2 md.) Arşiv bilgileri;

a) İlgilinin ölümü üzerine,

b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;

Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle,

Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle,

c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir.

(2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.

(3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.

(4) (Ek: 24/11/2016-6763/40 md.) Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar, infazının tamamlanmasıyla tamamen silinir.”

Anayasa madde 17:

“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

Anayasa madde 20/3:

Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/6/2015 tarihli ve E.2014/4-56, K.2015/1679 sayılı kararının ilgili kısmında tanımlanmış olan “Unutulma hakkı”:

“…Unutulma hakkına gelince; unutulma hakkı ve bununla ilişkili olan gerektiği ölçüde ve en kısa süreliğine kişisel verilerin depolanması veya tutulması konuları, aslında kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturmaktadır. Her iki hakkın temelinde bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesini, kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesini sağlamak yatmaktadır. Unutulma hakkı ile geçmişinde kendi iradesi ile veya üçüncü kişinin neden olduğu bir olay nedeni ile kişinin geleceğinin olumsuz bir şekilde etkilenmesinin engellenmesi sağlanmaktadır. Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır.

Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir.”

4.Hukuki Değerlendirmemiz

 

Somut olay incelendiğinde ve olaya ilişkin esaslar ilgili kanun hükümleri ve içtihatlar ışığında değerlendirildiğinde anlaşılmaktadır ki;

a.Devlet Memurları Kanunu 48’inci maddede sayılan suçlar hariç olmak üzere “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları” 5 yıllık denetim süresi içerisinde memuriyete engel değildir.

 

Haklarında HAGB kararı verilen ve 5 yıllık denetim süresi içerisinde bulunan devlet memuru veya kamu görevlisi adaylarının kendi özel kanunlarında başvuru yaptıkları kadroya yerleştirilmeleriyle ilgili hüküm mevcut değilse Güvenlik soruşturmaları ve Arşiv araştırmaları olumsuz sonuçlanmayacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev alacak; subay, astsubay, sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli er adaylarının kendilerine özel kanunlarda belirlenen ve yukarıda açıkladığımız suçlarla ilgili olarak haklarında HAGB kararı verilmesi durumunda yasa gereği bu kişilerin güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmaları olumsuz çıkacaktır.

Devlet Memurları Kanunu 48.Maddesinde Sayılan suçlarla ilgili olarak haklarında HAGB kararı verilen memur adaylarının arşiv araştırmalarının olumsuz çıkacağına dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu konuda diğer kamu görevlileri olarak belirlenen hakim, savcı ve avukat adaylarının özel kanunlarına bakmak gerekecektir.

b. Denetim süresi olan 5 yılın  sonunda mahkeme düşme kararı vereceğinden, denetim süresi sona erdikten sonra HAGB kayıtları silinmiş olacak, böylelikle  memuriyete ve diğer kamu göreliliğine engel bir durum söz konusu olmayacaktır.

 

CMK Madde 231 “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.” şeklindedir. Kararın kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi boyunca suç işlenmediği ve denetim hükümlerine uyulduğu takdirde HAGB kararına ilişkin kayıt sicilin ilgili bölümünden tamamen silinir ve kişi hakkında hiç hüküm kurulmamış sayılır. HAGB hükmünün düşmesinin ardından arşivden silinmemesi durumunda kişi düşmüş HAGB hükmünün arşivden silinmesi yönünde mahkemeye talepte bulunabilecektir. Bu nedenle düşmüş HAGB kararının arşiv araştırmasında veya güvenlik soruşturmasında görünmesi ve memuriyete engel teşkil etmesi söz konusu değildir. Aksi takdirde masumiyet karinesinin ve unutulma hakkının ihlali söz konusu olacaktır.

Keza düşmüş HAGB hükmü kişinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 48/5 hükmünde düzenlenmiş olan devlet memuru olma şartlarını taşıyor olması noktasında da bir engel teşkil etmeyecektir. Çünkü bu kanun hükmünde “kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)(1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak…” şeklinde yer alan düzenleme de belirtilen suçlar nedeniyle affa uğramış veya hakkında mahkumiyet kurulmuş olan kişilerin devlet memuru olamayacağı düzenlenmiştir. Lakin HAGB kararı düştükten sonra hiçbir hüküm ifade etmeyeceği için hakkında mahkumiyet kararı bulunmayan ve aynı zamanda affa uğramamış birinin hırsızlık suçunu işlemiş olsa da bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.

Ancak belirttiğimiz gibi hem güvenlik soruşturmasında hem de arşiv araştırmasında ilgili kurum tarafından oluşturulan değerlendirme komisyonunun farklı şartlara bağlı olarak olumsuz bir değerlendirme yapabilmesi mümkündür. Bu durumda kişinin idarenin bu işlemine karşı tesis edilen idari işlemin iptali istemiyle 60 gün içerisinde dava açma hakkı bulunmaktadır. Yani güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması olumsuz sonuçlanan kişilerin, mağduriyet yaşamamak adına 60 günlük hak düşürücü süreyi geçirmeden idare hukuku alanında yetkin bir avukat yardımıyla hak arayışını sürdürmesinde fayda vardır.

5.Sonuç

 

HAGB hükümlerine ilişkin kayıtlar CMK’nın 231. maddesinin 8.,10. ve 13. fıkraları uyarınca adli sicilin içerisinde diğer kayıtlardan farklı kendine mahsus bir yerde tutulur ve 5 yılın sonunda buradaki kayıtlardan da silinir. Yani düşmüş HAGB hükümlerinin arşive aktarılması mümkün değildir. Dolayısıyla kişi hakkında hırsızlık suçu da dahil olmak üzere herhangi bir suçtan verilmiş ve düşmüş bir HAGB hükmü varsa arşiv araştırmasında görünmeyecek ve memuriyete engel teşkil eden bir sonuç doğurmayacaktır.

 

 

Stj. Av. Nurullah ÖZÜN & Av. Yalçın TORUN

 

Uyarı

 

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a  aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top