Davacı, … İl Jandarma Komutanlığı … Cezaevi Tabur Komutanlığı’nda sözleşmeli jandarma uzman erbaş olarak görev yapmaktayken, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğu gerekçesiyle 17.05.2024 tarihli işlemle sözleşmesi feshedilmiştir. Davacı, bu işlemin iptali talebiyle Konya 3. İdare Mahkemesi’ne başvurmuş, ancak mahkeme davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili, kararın hukuka aykırı olduğunu öne sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar … Valiliği ve Jandarma Genel Komutanlığı, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiğini ve hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, davacının istinaf talebini haklı bularak Konya 3. İdare Mahkemesi’nin 28.11.2024 tarih ve E:2024/852, K:2024/1630 sayılı kararının KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE karar vermiştir.
Bu karar, güvenlik soruşturması nedeniyle sözleşmesi feshedilen kamu personelleri için emsal teşkil edebilecek bir karar niteliğindedir. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, tek başına bir kamu personelinin görevden uzaklaştırılması için yeterli olmadığını, düşme kararı sonrası karar ortadan kalktığı için tespit ederek hukukun üstünlüğünü bir kez daha vurgulamıştır. Ayrıca, karar, masumiyet karinesinin korunmasına yönelik önemli bir yargısal içtihat olarak değerlendirilmektedir.
3. İDARİ DAVA DAİRESİ
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN (DAVACI) :
VEKİLİ : AV. YALÇIN TORUN
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI
2- …VALİLİĞİ
İSTEMİN ÖZETİ : … İl Jandarma Komutanlığı bünyesindeki … Cezaevi Tabur Komutanlığı emrinde sözleşmeli Jandarma uzman erbaş olarak görev yapan davacının sözleşmesinin, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle feshine ilişkin… tarihli… Valiliği İl Jandarma Komutanlığı olur işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; mevzuat hükümleri ile davacının güvenik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğu kanaatine sebep eyleminin birlikte değerlendirilmesinden, davacının … doğumlu olduğu, anılan eylemi … yılında işlediği, eylem tarihi itibariyle 18 yaşından büyük olduğu, eylemin anlam ve bilincinin farkında olduğu, eylemin Yönetmeliğin ilgili maddesinde sayılan katalog suç tanımlamalarında sayılan suçlarla benzer nitelikte olduğu, davalı idare tarafından sunulan kamu hizmetinin silahlı güvenlik kolluk hizmeti olduğu, bu hizmetin toplumun genel güvenliği bakımında ciddi önem arz ettiği, hizmetin niteliği de dikkate alındığından davacı eyleminin güvenilik soruşturması ve arşiv araştırması bakımında olumsuz değerlendirilmesi bakımından idarenin takdir yetkisinin hukuka uygun kullanıldığı görüldüğünden, davacının güvenik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Konya 3. İdare Mahkemesi’nce verilen davanın reddine ilişkin 28/11/2024 tarih ve E:2024/852, K:2024/1630 sayılı kararın; davacı vekili tarafından, cinsel taciz suçunun sözleşmenin feshini gerektirecek katalog suçlardan olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının teknik anlamda mahkumiyet hükmü olmadığı, bu sebeple davacı hakkında tesis edilen işlemlere esas alınamayacağı ve olayda masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi’nce; dosya incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava, … İl Jandarma Komutanlığı bünyesindeki… Cezaevi Tabur Komutanlığı emrinde sözleşmeli Jandarma uzman erbaş olarak görev yapan davacının sözleşmesinin, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle feshine ilişkin … tarihli işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun “Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar” başlıklı 3. maddesinde; “(1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır.
(2) Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır.” hükmüne; “Arşiv araştırması” başlıklı 4. maddesinde; “(1) Arşiv araştırması;
a) Kişinin adli sicil kaydının,
b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının,
c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının,
ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların,
d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının,
mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.” hükmüne; “Güvenlik soruşturması” başlıklı 5. maddesinde “(1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin;
a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin,
b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin,
c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının,
mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir.” hükmüne; “Değerlendirme Komisyonu” başlıklı 7. maddesinde; “(1) Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur. Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır.
(2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir.
(3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur.” hükmüne yer verilmiştir.
6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun “Kaynak” başlıklı 3. Maddesinde; “Sözleşmeli er kaynaklarını; a) En az ilköğretim veya yurt dışındaki dengi okul mezunu olup, askerlik hizmetini erbaş ve er olarak tamamlamış ve düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmi beş yaşını bitirmemiş olanlar, b) En az ortaöğretim veya yurt dışındaki dengi okul mezunu olup, askerlik hizmetine başlamamış veya askerlik hizmetini tamamlamamış olanlardan, düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmi yaşından gün almış ve yirmi beş yaşını bitirmemiş olanlar, teşkil eder. Ayrıca, (a) bendinde sayılanlardan askerlik hizmetine başlamamış veya askerlik hizmetini tamamlamamış olanların, (b) bendi kapsamında sözleşmeli erliğe alınıp alınmayacakları kaynak ihtiyacı dikkate alınarak Millî Savunma Bakanlığı tarafından belirlenir.(2) Askerî okullardan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden her ne sebeple olursa olsun ilişikleri kesilen personel sözleşmeli er olarak alınmaz. (3) Sözleşmeli erlik için aşağıdaki nitelikler aranır: a) Türk vatandaşı olmak., b) Bu Kanunda belirtilen öğrenim ile ilgili şartları taşımak., c) Sağlık ile ilgili Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde belirtilen şartları taşımak., ç) Kamusal hakları kullanmaktan yoksun bırakılmamış olmak., d) Cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi; 1) Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, halkı askerlikten soğutmak, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama ile zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, yalan tanıklık, yalan yere yemin, suç uydurma, cinsel saldırı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, fuhuş, gayri tabii mukarenet, hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından, 2) Firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat ve isyan suçlarından, 3) 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde belirtilen suçlardan, birisinden mahkûm olmamak. e) Taksirli suçlar hariç olmak üzere bir suçtan bir ay veya daha fazla hapis cezası ile mahkûm olmamak. f) (Değişik: 15/8/2017-KHK-694/164 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/159 md.) Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak; güvenlik soruşturmasının sonucunun henüz gelmediği hallerde arşiv araştırması olumlu sonuçlanmış olmak., g) Yapılacak fiziki kabiliyet testi ve mülakatlarda başarılı olmak. (4) Asgari tugay veya eşidi birlik komutanı veya kurum amiri tarafından haklarında “sözleşmeli erbaş ve er olur” belgesi düzenlenen personelin müracaatları öncelikle kabul edilir.” hükmü; “Sözleşmenin idarece feshi” başlıklı 6. maddesinde, (1) Sözleşmeli er adaylarının ön sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle süresinin bitiminden önce feshedilir:a) Yönetmelikte belirtilen yetkili kurullarca, askerî eğitim esnasında başarısız veya disiplinsiz olduğuna karar verilmek.,b) Yetkili sağlık kurullarınca askerî eğitime ve/veya göreve devam edemez kararı verilmiş olmak., c) Sözleşmeli er adayı olma şartlarından herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılmak veya sözleşme süresi içinde bu şartlardan herhangi birini kaybetmek. ç) Askerî eğitimin üçte birine katılmamak. d) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/165 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/160 md.) Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanmak. (2) Ön sözleşme döneminde görevlerini icra ederken veya görevleri dolayısıyla bir saldırıya veya kazaya uğrayan ya da bir meslek hastalığına yakalanma neticesinde askerî eğitimin üçte birine devam etmeyerek başarısız kabul edilenler, bir kez olmak üzere sonraki dönemde açılacak askerî eğitime planlanırlar. İstekli olmaları, aranan sağlık ve diğer niteliklerini korumaları hâlinde yeniden ön sözleşme yapılarak eğitime alınırlar.(3) Ön sözleşme döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilen personelden, peşin olarak ödenen ücret ve ücretle birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının, çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır. (…)” hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, uzman erbaş olarak görev yapan davacının sözleşmesinin, hakkında ilk olarak yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle feshedildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 18.11.2021 tarih ve E:2021/3585 K:2021/2499 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmesi üzerine … tarihinde yeniden göreve başlatılan davacı hakkında, anılan iptal kararının gerekçesi doğrultusunda yeniden yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının da olumsuz sonuçlanması nedeniyle davacının sözleşmesinin yeniden feshedildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesinin sebebinin, kendisi hakkında elde edilen, “Adı geçen şahsın; 01/06/2015 tarihinde ‘Cinsel Taciz’ suçundan … Asliye Ceza Mahkemesince … tarih ve… esas, … karar sayı ile yargılandığı ‘1 yıl 3 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına, 5 Yıl Süreyle Denetime Tabi Tutulmasına’ karar verildiği, dosyanın … tarihinde kesinleştiği kayıtlarımızın tetkikinden anlaşılmıştır.” şeklindeki bilgi notu olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden ise, … Asliye Ceza mahkemesince davacı hakkında cinsel taciz suçundan yapılan yargılama sonucunda, anılan Mahkemenin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile neticeten verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı mahkemece aynı esas ve karar sayılı dosya üzerinden verilen … tarihli ek karar ile, davacının beş yıllık denetim süresi içerisinde herhangi bir suç işlememiş olması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verildiği, dosya içerisinde bu bilgi dışında davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesini haklı kılacak başkaca bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda, gelinen aşamada, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesine sebep olan yargılama süreci sonucunda verilen düşme kararı ile, davacı hakkında daha önce açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırıldığı, bu yargılamaya konu olan ve güvelik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan bu bilgi haricinde davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek başka bir bilgi ve belgenin de davalı idarece somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle feshine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi kabulden hareketle davanın reddine yönelik olarak verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun KABULÜNE, başvuruya konu Konya 3. İdare Mahkemesi’nin 28/11/2024 tarih ve E:2024/852, K:2024/1630 sayılı kararının KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, karar verildi.