İdari Yargıda Jandarma ve TSK Personellerinin Sicil İptal Davaları

1.Giriş

 

Sicil iptal davası, genel olarak Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma personelleri tarafından sıkça başvurulan bir dava türüdür. Açıklanacak olursa iptal işlemine tabi tutulması istenilen “sicil”, sicil notlarından oluşan; askeri kurumlarda muvazzaflığa geçiş, yurtiçi ve yurtdışı görevlendirme, taltif, kurs, yükselme gibi durumlarda dikkate alınan temel değerlendirme esaslarından biridir. Bu noktada sicil notlarının askeri personellerin mesleki durumları açısından büyük önem teşkil ettiği ortadadır.  Sicil notunun objektiflik içermediği, sicil notunun ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığı, olumsuz değerlendirmelerin gerekçeli bir şekilde açıklanmadığı kanaatinde olan Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma personellerinin sicil iptal davası açmak suretiyle bu sicillerini yargı yoluyla iptal ettirme hakkı mevcuttur.

2.Mevzuatımızda Sicil

 

Sicile ilişkin hükümler her birim için o birimle ilgili olan yönetmelikte düzenlenmiştir. Sicil, sicil notu, sicil notunu kimlerin vereceği, sicil notunun hangi esaslara göre verileceği gibi hususlar tanımlanmış olup sicil notunun bu hükümler ışığında objektif olarak verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu hükümler her ne kadar benzer olsalar da sicil iptal davasında davanın tarafı olan askeri personel hangi birime mensupsa o birime ilişkin mevzuat hükümleri öncelikli olarak uygulanmaktadır.

Bu hükümler;

Uzman Jandarmalar için 21.12.2001 tarihli ve PER.:4122-109-01/Per.D.Kd.Sci.Ş.Uz.J.Değ. (445292) sayılı Başemri ile yayınlan Uzman Jandarma Atama Ve Sicil Yönetmeliği,

Uzman Erbaşlar için 20.09.2005 tarihli ve 25942 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği,

Subaylar için 27.12.1998 tarihli ve 23566 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Subay Sicil Yönetmeliği,

Astsubaylar için 28.12.1998 tarihli ve 23567 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Astsubay Sicil Yönetmeliği,

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu,

MKL 52-1 TSK Sicil Belgesi Düzenleme Kılavuzu ve diğer ilgili emirlerdir.

 

3.Sicil İptal Davalarının Özellikleri

 

a.Sicil İptal Davası Açılabilecek Durumlar

 

Siciller arasında normali aşan bir düzeyde fark varsa (Örneğin; sicil notu 100 den 40 a bariz bir neden olmadan düşürülmüşse.), düşük sicillere ilişkin belge bulunmuyorsa, sicil objektif kriterlere ve mevzuata aykırı olarak verilmişse, sicil yetkisiz üst tarafından verilmişse ve sicil amiriyle en az üç ay çalışılmadan sicil verilmesi söz konusu olmuşsa sicil iptal davası yoluna başvurulması mümkündür.

b.Sicil İptal Davasının Tarafları

 

 Sicil iptal davası idarenin sicil düzenleme işlemine ilişkin bir dava olduğu için sicil düzenleme işlemini gerçekleştiren idare kurumuna karşı açılmalıdır. Bu bağlamda Jandarma personelleri Jandarma Genel Komutanlığı’na, TSK personelleri ise Milli Savunma Bakanlığı’na karşı sicil iptal davası açabilmektedir.

c.Sicil İptal Davalarında Önem Teşkil Eden Belgeler

 

      Sicil iptal davası açarken mahkemeye sunulması elzem olan ve dava sürecini etkileyebilecek belgeler aşağıdaki yer almaktadır;

-Disiplin cezaları ve adli cezalar,

-Denetleme bilgileri,

-FYDT sonuçları,

-Kişisel bilgi formu,

-Ödüller ve Takdirler,

-Rozetler,

-Her türlü diploma, sertifika ve başarı belgesi,

-Varsa yurt dışı görevlerine ilişkin belgeler,

-Varsa Asli Görev Uhdesine ilişkin belgeler,

-İlgili personelin beyanı ve konu ile ilgili delil teşkil edebilecek tüm hususlar.

d.Sicil İptal Davalarında Yetkili Mahkeme

 Sicil iptal davası konusu itibarıyla idarenin sicil düzenleme işlemine ilişkin bir dava olduğundan İdare Mahkemelerinde açılması gereken bir davadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu(İYUK) madde 33/3 uyarınca yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. Ancak İYUK’ un 20/C maddesinin birinci fıkrasına 30.6.2022 tarih ve 7415 sayılı Kanunla özel bir yetki kuralı eklenmiştir. Bu kurala göre, anılan maddede öngörülen “uyuşmazlıkların çözümünde ilgilinin görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir.” Bu kural, Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile yükümlü askerleri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanacaktır. Bu yeni ve istisnai kural, İYUK’da mevcut genel ve özel yetki kurallarına (m.32-37) göre önceliklidir.

Yâni eğer maddede belirtilen hâl ve şartlar varsa yetkili mahkeme ilgilinin “görev yaptığı yer” esasına göre belirlenecektir. Buna göre, ilgili kişinin görev yaptığı yer, atandığı yeni idari birimde göreve başlamışsa bu sonraki görev yeridir. Kişi çıkarma, emeklilik ve benzeri sebeplerle kurumdan temelli ayrılmışsa son çalıştığı yerdir. Bundan başka geçici görevlendirmelerde geçici olarak bulunulan birimdir. Kural hem iptal davaları ve tam yargı davaları için geçerlidir. Ancak yargı kararlarının uygulanmaması hâlinde İYUK m.28 hükmü uygulanmaya devam edilecektir. Bazı durumlarda iptal davası ile tam yargı davasında farklı mahkemeler yetkili olabilecektir.[1]

e.Sicil İptal Davalarında Zamanaşımı

 

Genel kural olarak, İYUK madde 7 uyarınca idari davalarda dava açma süresi söz konusu işlemin tebliğ tarihinden itibaren 60 gündür. Lakin sicil iptal davalarında zamanaşımı hususu istisnai bir niteliktedir. Bunun nedeni sicilleri gizli tutulduğu için personellerin sicilini öğrenmesinin mümkün olmamasıdır. Subay Sicil Yönetmeliği madde 28 uyarınca, “Sicil belgeleri “ÖZEL” gizlilik dereceli olup, yetkili olmayanlara verilmez.”. Bir tebliği söz konusu olmadığı üzere zamanaşımının da varlığı söz konusu değildir. Yani sicil sıralamalarının öğrenildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde sicil iptal davası açılması daha uygun olsa da sicil iptal davası açabilmek için bağlayıcı bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. İdare Mahkemesi kararları da bu yöndedir.

 

4.TSK ve Jandarma Personelleri Açısından Sicilin Önemi

 

Sicilin sübjektif değerlendirmeler yapılmak suretiyle ve mevzuata uygun olmadan verilmesi sonucunda gerek TSK personelleri gerekse jandarma personellerinin pek çok açıdan zarara uğratılması söz konusudur. Askeri personellerin meslek hayatlarını büyük ölçüde etkileyen sicil notlarının usulsüz verilmesi sonucunda; ilgili personelin terfisinin engellenmesi, katılmaya hak kazanabileceği kurs, eğitim ve görevlere katılımının engellenmesi ve hatta sicil notunun düzenli şekilde düşük olması nedeniyle meslekten ilişiğinin kesilmesi gibi durumlar ortaya çıkmaktadır. Bu denli önem teşkil eden “sicil” ile ilgili olarak, idarenin yapmış olduğu objektif olmayan sicil düzenleme işlemine karşın işlemin iptali istemiyle sicil iptal davası yolu askeri personellerin haklarının korunması adına var olması geren bir yoldur.

5.Emsal Teşkil Eden Sicil İptal Davası Kararları

 

a.AYİM Kararları

 

AYİM 2.D. E. 2006/480 , K. 2006/882  , T. 27.09.2006

Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 14’üncü maddesinde öngörülen 3 ay birlikte çalışma koşulu gerçekleşmediği halde, davacı hakkında sicil üstlerince düzenlenen sicil yetki yönünden hukuka aykırıdır.

AYİM 1.D. E. 2001/1220 , K. 2001/1148 , T. 06.11.2001

Davacı Astsubaya 1’inci sicil üstü olarak Tugay Kurmay Başkanınca sicil düzenlenmesi gerekirken Batarya Komutanınca düzenlenen sicil yetki yönünden hukuka aykırılıkla sakatlanmıştır.

AYİM 1.D. E 2007/279 , K. 2007/1228 , T. 25.12.2007

Uzman Erbaş Yönetmeliğinde olumsuz Sicil düzenlenmesi halinde belge eklenmesi gerektiğine ilişkin açık bir hüküm yoksa da, belge eklenmemesi iskanın hukuki denetim dışı kalması sonucunu doğuracağından, buna riayet edilmeden düzenlenen olumsuz sicile dayanılarak davacı uzman çavuşun sözleşmesinin feshedilmesi işlemi hukuka aykırılıkla sakatlanmıştır.

AYİM 1.D. E. 2008/256 , K. 2008/799 , T. 07.10.2008

Sicil işlemlerinde ilgililere yazılı bildirim yapılmadığından dava açma süresi de ilgilinin iptalini istediği sicile muttali olduğu tarihten itibaren başlamakta olup, kıdem sırasındaki yerinin değiştiğini gören personelin sadece bu durum nedeniyle dava konusu sicil işleminin tamamına muttali olduğu söylenemeyeceğinden dava açma süresi başlamayacaktır.

AYİM D.K. E. 2006/94 , K. 2006/171 , T. 22.12.2006

Tabur Komutanlığı Değerlendirme Formundaki kanaatlerin, davacının meşru, güncel ve kişisel menfaatini etkileyen kesin ve icrai nitelikte idari işlem olduğunun kabulü nedeniyle hukuki değerlendirilmesine geçilmiş olup, Tugay Komutanı tarafından tanzim edilen Tabur Komutanlığı Değerlendirme formunda yer verilen tespit ve değerlendirmeler bakımından da benzer yargıya varılmasının mümkün olduğu, davacının meslek yaşamı boyunca hakkında düzenlenen muhtelif nitelik belgesindeki kanaatlerinde bu sonucu teyit eder nitelikte olduğu, bu suretle Tabur Komutanlığı Değerlendirme formunun davacının tabur komutanlığı görevindeki başarısını belirleyen objektif bir belge olmaktan uzak olduğu, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olması nedeniyle iptal edilmesi gerektiği kabul ve sonucuna varılmıştır.

AYİM 1.D. E. 2005/1203 , K. 2006/466 , T. 16.05.2006

“Özel ve Ayırt Edici Nitelikler” bölümünden 43 üncü maddenin (B) olarak işaretlendiği, bu işaretlemenin Dairemizin gelişen ve istikrar bulan içtihadı ile menfi kanaat olarak kabul edildiği ve bu dönem aldığı takdir belgeleri içeriklerinden bu kanaatin hukuka aykırı olduğu kararına varılmıştır.

b.Güncel Kararlar

 

Ankara BİM, 1. İDD, E. 2019/559 K. 2019/1541 T. 10.7.2019

Davacı hakkındaki istihbari bilginin olumsuz olarak değerlendirilmesini kaçınılmaz kılan sebeplerin idarece açıklığa kavuşturulması zorunlu olup, somut bir takım verilerle desteklenmediği sürece tek başına bu bilgiye dayanılarak davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesinde ve bu nedenle de atamasının yapılmamasında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Samsun BİM, 4. İDD, E. 2020/637 K. 2020/908 T. 23.10.2020

Astsubaylığa geçiş sınavına yapılan başvurunun kabul edilmemesi üzerine olumsuz olduğu öğrenilen dava konusu 2019 yılı sicil notunun iptali istemiyle süresi içerisinde açılan iş bu davanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı sebebiyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

İzmir BİM, 2. İDD, E. 2017/8644 K. 2018/158 T. 1.2.2018

Davalı idarece davacının 2015 yılı sicil ve başarı değerlendirme raporunun (B) düzeyinde belirlenmesine dayanak alınan olayda asıl mağdurun davacı olduğu, raporda belirtilen ” arkadaşları ile iyi geçinmeyen bir personel olduğu” yolundaki değerlendirmenin sicil raporunun düzenlenmesine dayanak alınamayacağı, öte yandan davacının görevinde başarısız olduğu veya göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışları bulunduğu yolunda başkaca bir iddiada bulunulmadığı, nitekim bu konuya ilişkin başarı değerlendirilmesinin sicil amirlerince (90) puan ile değerlendirildiği göz önüne alındığında, objektif olarak düzenlenmediği sonuç ve kanaatine ulaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine yönelik İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

İstanbul BİM, 2. İDD, E. 2020/277 K. 2020/854 T. 9.9.2020

Davacı hakkında takdir olunan 2017 yılı sicil notunun (60,00), “üstün başarılı” kategorisindeki sicil safahatı ile uyumlu olmadığı, idarece davacının yüksek seviyede istikrar kazanmış sicil alma eğiliminden bu denli ani ve açık bir düşüş meydana gelmesini izah eden makul ve kabul edilebilir nedenler öne sürülemediği, davacının sağlık sorunları nedeniyle uzun süreli sağlık raporları kullanmış olmasının tek başına düşük sicil notu verilmesini haklı kılacak bir sebep olarak kabul edilemeyeceği, disiplin yönünden ya da mesleki başarı ve görev performansında düşüş olduğunu gösterir mahiyette somut herhangi bir delilin de mevcut olmadığı dikkate alındığında, sübjektif değerlendirmeye dayalı olarak düzenlendiği anlaşılan dava konusu 2017 yılı astsubay sicil belgesinde hukuka uyarlık, davanın reddi yönünde verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

 

Stj. Av. Nurullah ÖZÜN & Av. Yalçın TORUN

 

[1] Işıklar, Celal. “İdari Yargılama Usulünde Yeni Ve Özel Bir Yetki Kuralı: Askeri Hizmete İlişkin Uyuşmazlıkların Bölge İdare Mahkemesinin Bulunduğu Yerdeki İdare Mahkemesinde Görülmesi”. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 72 (2023 ): 447-501

UYARI

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Stj. Av. Nurullah ÖZÜN’e ve Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top