Güvenlik Soruşturmaları Kapsamında Açılan Davalarda Güvenlik Soruşturması Nedeniyle Sözleşmenin Feshedilmesinin Hukuka Uygun Olmadığına Yönelik Karar Örnekleri

 

1.Haklarında  devam eden  bir soruşturma ve kovuşturma  bulunan  şahıslar hakkında tesis edilen menfi güvenlik soruşturmalarının hukuka aykırı olduğuna ilişkin kararlar

 

a. “Uyuşmazlıkta, uzman onbaşı kursiyeri olarak görev yapan davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemi tesis eden komisyonun, davacı ile birlikte çalışan sicil amirlerinden oluştuğu ve sicil amirlerinin takdir hakkını eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun kullanarak “olumsuz” görüş bildirdiği gerekçe olarak gösterilmekte ise de davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı, 15/03/2014 tarihinde işlediği iddia edilen bir fiilden dolayı “yaralama” suçundan yargılamasının devam ettiği, “yaralama” suçunun Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 6. maddesinin (i) bendinde yer alan katalog suçlar arasında sayılmadığı gibi maddede aranan “mahkumiyet” koşulunun da gerçekleşmediği, öte yandan kursiyerlik görevine alınma sürecinde hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmayan ve eğitimini başarıyla tamamlayan davacının göreve devam edeceği hususunda haklı beklentiye gireceği, aksine bir düşüncenin ise kişinin kamu hizmetini yürütümüne engel olacağı ve Anayasa ile güvence altına alınan  kanunilik ve eşitlik ilkelerine de aykırılık teşkil edeceği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.” (……… İDARE MAHKEMESİ E: 2017/1365 K: 2018/362 sayılı Kararı)

b. “Uyuşmazlıkta, sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemi tesis eden komisyonun, davacı ile birlikte çalışan sicil amirlerinden oluştuğu ve sicil amirlerinin takdir hakkını eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun kullanarak “olumsuz” görüş bildirdiği gerekçe olarak gösterilmekte ise de; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı, 18/09/2007 tarihinde (13 yaşındayken) işlediği eylemden (okulun camlarını kırma eyleminden) ötürü kamu malına zarar verme suçundan yargılandığı ve yargılama sonucunda davacının  1.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırıldığının mahkeme kararıyla sabit olduğu gibi isnat edilen suçun Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 6. maddesinin (ı) bendinde yer alan katalog suçlar arasında sayılmadığı, öte yandan kursiyerlik görevine alınma sürecinde hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmayan ve eğitimini başarıyla tamamlayan davacının göreve devam edeceği hususunda haklı beklentiye gireceği, aksine bir düşüncenin ise kişinin kamu hizmetini yürütümüne engel olacağı ve Anayasa ile güvence altına alınan  kanunilik ve eşitlik ilkelerine de aykırılık teşkil edeceği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…”   (…….. İDARE MAHKEMESİ E 2017/1409,  K.: 2018/325 sayılı kararı)

c. “Olayda, Mahkememizin 13.09.2017 ve 13.10.2017 tarihli YD ara kararları üzerine dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden; Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ve Mahalli Mülki İdare Amirlikleri tarafından yaptırılan güvenlik soruşturmaları kapsamında; davacı hakkında ” 15.11.2015 tarihinde “mala zarar verme” suçundan Gönen (Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesinin  2016/439 Esas no ile dava açıldığı, duruşmasının 28.09.2017 tarihine bırakıldığı ” şeklindeki olumsuz not nedeniyle davacının güvenlik soruşturması olumsuz olarak değerlendirilerek uzman erbaş sözleşmesinin feshedildiği; Mahkememizin ara kararı üzerine  UYAP sistemi üzerinden gönderilen  Gönen (Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.10.2017 tarih, E:2016/439 ve K:2017/440 sayılı kararının incelenmesinden; davacının olay tarihinde arkadaşlarıyla birlikte alkol aldığı  ve gece 03:00 ile 05:00 aralığında evlerine giderken yol üzerinde  park halinde bulunan müştekilere ait araçların yan aynalarını vurarak kırdıkları ayrıca araçlara çizik attıkları iddiasıyla  kamu davası açıldığı; yapılan yargılama sonucunda Mahkeme tarafından; sanıkların üzerlerine atılı suçların sabit görüldüğü ancak  sanıkların üzerlerine atılı  basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi olduğu; celse arasında bir takım müştekilerin uzlaşması birtakım müştekilerin  de sanık İsmail Alperen Dal hakkındaki şikayetten vazgeçtikleri dikkate alınarak tüm sanıklar hakkında açılan kamu davasının “uzlaşma, şikayet yokluğunun sirayeti nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine” karar verildiği  görülmektedir. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereğince, uzman erbaşın sözleşmesi feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilebilmesi için, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesinde belirtildiği şekilde  hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkumiyet şartının gerçekleşmesi  gerekmekte olup, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen bilgilerden; davalı idare tarafından dava konusu işleme dayanak alınan Gönen (Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesi’nin  E:2016/439 sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında açılan kamu davasının düştüğü, dolayısıyla davacının uzman erbaşlık göreviyle bağdaşmayacak nitelikte hürriyeti bağlayıcı  herhangi bir mahkumiyetinin  bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesi  kapsamında uzman erbaşlık göreviyle bağdaşmayacak nitelikte hürriyeti bağlayıcı herhangi bir ceza mahkumiyeti  bulunmayan davacının, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilerek terhis edilmesine ilişkin 12.08.2017 tarihli dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline..” (…… 2. İDARE MAHKEMESİ E: 2017/931 K.2018/148 sayılı Kararı)

d. “Davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına dayanak teşkil eden, “kasten yaralama” suçundan Karasu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2017/763 soruşturma numarası ile yürütülen soruşturmada, Karasu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14/07/2017 tarih ve  K:2017/1022 sayılı kararı ile “Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına” karar verildiği görülmüştür. Olayda, anılan Yönetmeliğin 4. maddesinde tanımlanan “Güvenlik soruşturması” ve “Arşiv araştırması”nın yapılarak, aynı Yönetmeliğin 11. maddesi kapsamında araştırılacak hususların tespiti amacıyla yapılan tahkikat sonucunda davacı hakkında, “kasten yaralama” suçundan Karasu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2017/763 soruşturma numarası ile soruşturmanın halen devam ettiği” şeklinde olumsuz not bildirilmesi üzerine güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilerek sözleşmesinin feshedildiği görülmektedir. Bu durumda, Karasu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14/07/2017 tarih ve  K:2017/1022 sayılı kararı ile “Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına” karar verildiği, bu kararın davacının bir suçtan mahkûm edilmesi sonucunu doğurmadığı gözetildiğinde, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle sözleşmesinin feshedilerek terhis edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…”  (……. 1. İDARE MAHKEMESİ E: 2017/930, K:2018/282 sayılı Kararı)

2.Cezaların Şahsiliği İlkesi Dikkate alınmaksızın  tesis edilen  menfi güvenlik soruşturmalarının  hukuka aykırı olduğuna ilişkin örnek kararlar 

 

a. “Uyuşmazlıkta, davacının, kardeşinin ve babasının işlediği suçların sonuçlarının cezaların şahsiliği ilkesi gereği ilgilileri bağlayacağı, Danıştay’ın yerleşmiş içtihatlarıyla da ortaya konulduğu üzere, güvenlik soruşturması sırasında düzenlenen raporlar istihbari nitelikte bilgiler içermekte olduklarından, hukuken geçerli başka bilgi ve belgelerle doğrulanmadıkça bu raporlara dayanılarak ilgililer aleyhine sonuç doğuracak nitelikte işlem yapılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamakta olduğu, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte dosya içerisinde başkaca somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı, kursiyerlik görevine alınma sürecinde hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmayan ve eğitimini başarıyla tamamlayan davacının göreve devam edeceği hususunda haklı beklentiye gireceği, aksine bir düşüncenin ise kişinin kamu hizmetini yürütümüne engel olacağı ve Anayasa ile güvence altına alınan  kanunilik ve eşitlik ilkelerine de aykırılık teşkil edeceği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…”  (……….. İDARE MAHKEMESİ E.2017/1362,K: 2018/137 sayılı Kararı

b. “Uyuşmazlıkta, uzman erbaş olarak görev yapan davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemi tesis eden komisyonun, davacı ile birlikte çalışan sicil amirlerinden oluştuğu ve sicil amirlerinin takdir hakkını eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun kullanarak “olumsuz” görüş bildirdiği gerekçe olarak gösterilmekte ise de davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı,  babası ile ilgili bir fiilden dolayı davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasının masumiyet karinesiyle bağdaşmadığı, davacının herhangi bir adli sicil veya sabıka kaydının bulunmadığı gibi yakın aile bireyleri hakkında da herhangi bir terör örgütü ile irtibatlı olmaları gerekçesiyle yürütülen adli bir sürecin bulunmadığı, öte yandan kursiyerlik görevine alınma sürecinde hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmayan ve eğitimini başarıyla tamamlayan davacının göreve devam edeceği hususunda haklı beklentiye gireceği, aksine bir düşüncenin ise kişinin kamu hizmetini yürütümüne engel olacağı ve Anayasa ile güvence altına alınan  kanunilik, eşitlik ve masumiyet karinesi ilkelerine de aykırılık teşkil edeceği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.” (……….. İDARE MAHKEMESİ E: 2017/1890 K: 2018/668 sayılı Kararı)

3.Haklarında Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması Kararı verilen şahıslarla ilgili tesis edilen menfi güvenlik soruşturmalarının  hukuka aykırı olduğuna dair kararlar

 

a. “Olayda, davacı hakkında, “Tehdit suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetimli serbestlik kararı verildiği ve kasten yaralama suçundan 2240 TL adli para cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve  5 yıl denetimli serbestlik kararı verildiği ” şeklinde olumsuz not bildirilmesi üzerine güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilerek sözleşmesinin feshedildiği, görülmektedir………….bu kararın davacının bir suçtan mahkûm edilmesi sonucunu doğurmadığı, davacının işlediği fiilin niteliği, işleniş biçimi, öte yandan söz konusu suçun 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesi kapsamında bir suç da olmadığı …………………. gözetildiğinde, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle sözleşmesinin feshedilerek terhis edilmesine ilişkin 12/08/2017 tarihli dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”  

 

b. “Uyuşmazlıkta, uzman erbaş olarak görev yapan davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı ………………. gösterilmekte ise de davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı,  ………………… trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği iddia edilen fiil nedeniyle 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabii tutulmasına karar verildiği, “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçunun Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 6. maddesinin (i) bendinde yer alan katalog suçlar arasında sayılmadığı, ayrıca Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 11. maddesinde kişinin içkiye düşkün olup olmadığının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar arasında yer aldığı fakat davacının alkole düşkün olduğuna dair idarece başka bir tespit yapılmadığı, …………… tarihinde alkolün etkisi altında araç kullanmasının alkole düşkün olduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği, açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…” 

c. “Jandarma Genel Komutanlığı Personel Temin Komutanlığı’nın “güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonuçları ile değerlendirme kurul kararlarının gönderildiği” konulu emri üzerine sicil amirlerinden oluşan üç kişilik komisyon tarafından “olumsuz” görüş bildirilmesi ve davacı hakkında “…….. Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:2017/21  K:2017/72 sayılı dosyasında  tehdit suçundan ve E:2013/26 sayılı dosyasında basit yaralama, mala zarar verme suçundan  yargılandığı ve fiillerin sübuta ermesi neticesinde ceza aldığı, HAGB kararı verildiği” şeklinde olumsuz not bulunması nedeniyle sözleşme feshinin gerçekleştirildiği ve fesih işleminin  Jandarma Tugay Komutanı tarafından onaylandığı  görülmektedir. Uyuşmazlıkta, uzman erbaş sıfatıyla kursiyer olarak görev yapan davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlem de; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı, davacının 2012 yılında işlediği iddia  edilen “tehdit” suçuna ilişkin ………..Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:2017/21  K:2017/72 sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının 5 yıl süre ile geri bırakılmasına karar verildiği, olayın alkollü araç kullandığı tespit edilen davacının ihbar edildiğini düşünmesi üzerine ihbar ettiğinden şüphelendiği H.M.E isimli şahsa yönelik ” sizin soyunuzu kurutacağım, ben yakalandım, hesabını size soracağım, meydanda bekliyorum” şeklinde cümleler sarfetmesi üzerine gerçekleştiği, ……. Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:2013/26 sayılı dosyasında basit yaralama ile mala zarar verme suçundan görülen davanın içeriğine bakıldığında ise birden fazla kişinin karıştığı bir kavga neticesinde davacı ile diğer katılan sanıkların yaralandığı ve araçlarında maddi hasarın meydana geldiği, davacı hakkında isnat edilen fiillerin sübuta erdiği ve 2 kişiye yönelik gerçekleştirilen kasten yaralama suçundan 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mala zarar verme suçundan ise 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, davacıya isnat edilen ve sübuta eren  “tehdit, kasten yaralama ve mala zarar verme” suçlarının Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 6. maddesinin (ı) bendinde yer alan katalog suçlar arasında sayılmadığı, olayların oluş şekli ve niteliği göz önünde bulundurulduğunda ise de davacının kriminal bir kişiliğe sahip olduğu veyahut suç işleme hususunda ısrarcı olduğunu gösterir herhangi bir ibarenin olmadığı, öte yandan kursiyerlik görevine alınma sürecinde hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmayan ve eğitimini başarıyla tamamlayan davacının göreve devam edeceği hususunda haklı beklentiye gireceği, aksine bir düşüncenin ise kişinin kamu hizmetini yürütümüne engel olacağı ve Anayasa ile güvence altına alınan  kanunilik ve eşitlik ilkelerine de aykırılık teşkil edeceği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…”  (…….. İDARE MAHKEMESİ E: 2017/1912, K: 2018/704 sayılı kararı

4.Daha Önce uzman Erbaşlıktan kendi isteği ile ayrılan personel hakkında Güvenlik soruşturmasının olumsuz çıkması nedeniyle sözleşmenin feshinin hukuka aykırı olduğu yönünde verilen karar örnekleri

a. “Uyuşmazlıkta dava dosyasına ekli bilgi belgelerin incelenmesinden; davacının 24.03.2017 tarihinde sözleşmeli er statüsünde Hakkari İli Şemdinli İlçesi 34’üncü Hd. Tug …….. Hd.Bölük Komutanlığı emrinde 01.06.2016 tarihinde imzalanan sözleşme ile  göreve başladığı, sözleşmenin geçerlilik süresinin bir yıl olduğu ancak davacı tarafından 03.05.2017 tarihinde davalı idareye sunulan dilekçe ile 01.06.2017 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmesini istemediğini ve fesih işlemlerinin başlatılmasını istediğini bildirdiği ve bu sebeple 01.06.2017 tarihinde sözleşmesinin fesih işleminin gerçekleştirildiği, dolayısıyla davacının kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılışının yapıldığı, davalı idare tarafından savunma dilekçesinde belirtildiği şekilde 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası sözleşmesi feshedilen TSK personelinden olmadığı, ayrıca davacı hakkında yürütülen güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına sebep olabilecek başkaca somut gerekçelerin ortaya konulamaması yanında eski TSK personeli olmasının ve kendi isteğiyle sözleşmesinin feshedilmesinin de yukarıda mevzuatına açıkça yer verildiği şekilde uzman erbaş olunmasına engel teşkil etmediği anlaşıldığından, dava konusu sözleşme fesih işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…” (……… İDARE MAHKEMESİ, E : 2017/1891, K: 2018/1057 sayılı kararı) 

b. “Uyuşmazlıkta, dava dosyasına ekli bilgi belgelerin incelenmesinden; davacının 06.11.2013 tarihinde Hakkari Şemdinli 34. Hd. Tug. K. Yrd. …… Tb. K.lığında piyade sözleşmeli er statüsünde göreve başladığı, 13.10.2016 tarihli Komutanlığa sunduğu ” 01.11.2016 tarihinde bitecek olan sözleşmemi kendi isteğimle yenilemek istemiyorum. Fesih işlemlerimin başlatılmasını arz ederim.” şeklindeki dilekçesi üzerine fesih işlemlerinin başlatılarak 01.11.2016 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği ve TSK’dan ayrılış yaptığı, dava konusu uzman erbaşlığa başvuru sürecinde bu durumu başvurusunda belirtmediği, sivil olarak başvuru yaptığı, uzman erbaş olarak görev yapan davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemi tesis eden komisyonun, davacı ile birlikte çalışan sicil amirlerinden oluştuğu ve sicil amirlerinin takdir hakkını eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun kullanarak “olumsuz” görüş bildirdiği gerekçe olarak gösterilmekte ise de; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı, “Şahsın olağanüstü hal kapsamında kamu personellerine ilişkin alınan tedbirler gereğince çıkarılan KHK ile mesleğinden ihraç edildiği” şeklinde olumsuz not sebebiyle; Mahkememizin 13/02/2018 tarihli ara kararıyla Devlet Personel Başkanlığı’ndan davacının Olağanüstü Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevine son verilip verilmediğinin sorulduğu, ara karar cevabından kamu görevine son verilmediğinin anlaşıldığı, idarece yapılan yanlış değerlendirme ile fesih gerekçesi yapıldığının tespit edildiği, kursiyerlik görevine alınma sürecinde hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmayan ve eğitimini başarıyla tamamlayan davacının göreve devam edeceği hususunda haklı beklentiye gireceği, aksine bir düşüncenin ise kişinin kamu hizmetini yürütümüne engel olacağı ve Anayasa ile güvence altına alınan  kanunilik, eşitlik ve masumiyet karinesi ilkelerine de aykırılık teşkil edeceği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…” (………. İDARE MAHKEMESİ E: 2017/2067 K: 2018/1189 sayılı Kararı)

Av. Yalçın TORUN

 

Uyarı

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top
'); w.document.close(); w.print(); });$(document).ready(function() { init(); });})(jQuery);