KOLLUK/ASKERİ PERSONEL OLMAYI ENGELLEYEN PSİKİYATRİDEN ALINAN HATALI TANININ SİLİNMESİNE İLİŞKİN EMSAL KARAR

Tarafımızca yürütülen davada hekim tarafından konulan psikiyatri/ruh sağlığı bozukluğuna ilişkin hatalı tanının silinmesine dair açılan davada, tanının değerlendirilmesini yapan kurulda daha önce tanıyı koyan hekimin yer alması mahkemece mahkemece hukuka aykırı bulunarak tanının silinmemesi işlemi iptal edilmiştir. Söz konusu karar aşağıda mevcuttur;

T C.

….. İDARE MAHKEMESİ

DAVACI : …………..
VEKİLİ : AV. YALÇIN TORUN

DAVALILAR : 1- ANTALYA VALİLİĞİ
2- SAĞLIK BAKANLIĞI

DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, sağlık durumuna ilişkin olarak 2017 yılında e-devlet sistemine sehven kaydedildiği ileri sürülen “anksiyete bozukluğu” tanısının silinmesi istemiyle yapılan …… tarihli başvurunun reddine yönelik tesis edilen Antalya İl Sağlık Müdürlüğünün ….. tarih ve …. sayılı işleminin; cinsel isteksizlik şikayeti ile üroloji polikliniğe başvurduğu, buradan psikiyatri polikliniğine sevk edildiği, burada sisteme anksiyete bozukluğu teşhisi girildiği, kendisinin bu şekilde bir hastalığının olmadığı, uzman asker olmak için yapılan sağlık muayenesinde “geçirilmiş anksiyete bozukluğu nedeniyle ” sağlık raporunun olumsuz olduğu, bu rapor ile durumu öğrendiği, geçirmediği hastalık tanısı nedeniyle mağdur olduğu, …….. Hastanersine başvuru yaptığı, kendisine geçmişte bu hasatlığın bulunmadığına yönelik rapor düzenleyemeceklerinin sözlü olarak ifade edildiği, ancak mevcut hale ilişkin rapor düzenleneceğinin belirtiliği, mevcut duruma ilişkin sağlık raporunu İl Sağlık Müdürlüğünün kabul etmediği, …… Hastanesi tarafından düzenlenen rapordan da anlaşılacağı üzere halihazırda anksiyete bozukluğu tanısının mevcut olmadığı, hakkında 2017 yılında konulan tanının hatalı olduğu, bu tanı nedeniyle sınavı kazanmış olmasına rağmen uzman erbaş olamayacağına karar verildiği, hatalı sağık kayıtlarına uygulanacak iş ve işlemlere ilişkin metodolojide bu kayıtların düzeltilmesi için iki usulün (yolun) öngörüldüğü, idarenin ikinci yolu kullanmak konusunda kendisini zorladığı, ancak hastanelerin geçmişe yönelik rapor düzenlemediği ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAĞLIK BAKANLIĞI
SAVUNMASININ ÖZETİ : Usul açısından dava konusu işlemin bildirim niteliğinde olduğu, kesin ve yürütülebilir icrai nitelikte olmadığı, esas açısından ise hatalı kayıtlar ile ilgili işlemlerin nasıl yapılacağının Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan Hatalı Sağlık Kayıtlarında Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji) de belirtildiği, hatalı kayıtlara ilişkin iki işlem basamağının bulunduğu, bunlardan birincisinin tanıyı koyan hekimin hatalı kayıt yaptığını İl Müdürlüğüne bildirmesi olduğu, ikinci basamak ise hatalı olduğu iddia edilen kaydın kendisinde bulunmadığının Eğitim araştırma Hastanesinden alınacak raporla belgelenmesi ve bu raporla İl Sağlık Müdürlüğüne başvurulması gerektiği, ancak sağlık raporunda mevcut duruma yönelik değerlendirmelerin dikkate alınmayacağı, davacının tanısının hatalı kaydedildiğine ilişkin ilgili hekim tarafından bildirim yapılmadığı, işlemin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

ANTALYA VALİLİĞİ
SAVUNMASININ ÖZETİ : Hatalı kayıtlar ile ilgili işlemlerin nasıl yapılacağının Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan Hatalı Sağlık Kayıtlarında Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji) de belirtildiği, hatalı kayıtlara ilişkin iki işlem basamağının bulunduğu, bunlardan birincisinin tanıyı koyan hekimin hatalı kayıt yaptığını İl Müdürlüğüne bildirmesi olduğu, ikinci basamak ise hatalı olduğu iddia edilen kaydın kendisinde bulunmadığının Eğitim Araştırma Hastanesinden alınacak raporla belgelenmesi ve bu raporla İl Sağlık Müdürlüğüne başvurulması gerektiği, ancak sağlık raporunda mevcut duruma yönelik değerlendirmelerin dikkate alınmayacağı, davacının tanısının hatalı kaydedildiğine ilişkin ilgili hekim tarafından bildirim yapılmadığı, davacının muayenesini yapan Dr. …….’dan konuya ilişkin açıklayıcı beyanda bulunmasının istenildiği, ……… tarihli beyan dilekçesinde davacının ……. tarihinde bir kez psikiyatri polikliniğine başvuru yaptığı, doktor notu, düzenlenen tedavi, hastanın öyküsü, birlikte değerlendirildiğinden tanı ve tedavide uyumsuzluk olmadığının belirtildiği, işlemin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren …. İdare Mahkemesi’nce davalı idarenin usule yönelik itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi ve gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık, davacının sağlık durumuna ilişkin olarak ……. yılında e-devlet sistemine sehven kaydedildiği ileri sürülen “anksiyete bozukluğu” tanısının silinmesi istemiyle yapılan …… tarihli başvurusunun reddinden kaynaklanmaktadır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3 üncü maddesinin (f) bendinde; “Herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur. Bu sistem, e-devlet uygulamalarına uygun olarak elektronik ortamda da oluşturulabilir. Bu amaçla, Sağlık Bakanlığınca, bağlı kuruluşları da kapsayacak şekilde ülke çapında bilişim sistemi kurulabilir.” hükmü bulunmaktadır.
Kişisel Verileri Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla, Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur. Bu sistem, e-devlet uygulamalarına uygun olarak elektronik ortamda da oluşturulabilir. Bu amaçla Bakanlık tarafından, bağlı ve ilgili kuruluşları da kapsayacak şekilde ülke çapında bilişim sistemleri kurulabilir.” hükmü yer almaktadır.
6698 sayılı Kanun’un Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 7 nci maddesinde;
“(1) Bu Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir. (2) Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesine ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır. (3) Kişisel verilerin silinmesine, yok edilmesine veya anonim hâle getirilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Kişisel Verilen Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik’in “Kişisel verileri ilgili kişinin talep etmesi durumunda silme ve yok etme süreleri” başlıklı 12 nci maddesinde;

” (1) İlgili kişi, Kanunun (Değişik ibare:RG-28/4/2019-30758) 11 inci ve 13 üncü maddelerine istinaden veri sorumlusuna başvurarak kendisine ait kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini talep ettiğinde; a) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmışsa; veri sorumlusu talebe konu kişisel verileri siler, yok eder veya anonim hale getirir. Veri sorumlusu, ilgili kişinin talebini en geç otuz gün içinde sonuçlandırır ve ilgili kişiye bilgi verir. b) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmış ve talebe konu olan kişisel veriler üçüncü kişilere aktarılmışsa veri sorumlusu bu durumu üçüncü kişiye bildirir; üçüncü kişi nezdinde bu Yönetmelik kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasını temin eder. c) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmamışsa, bu talep veri sorumlusunca Kanunun 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekçesi açıklanarak reddedilebilir ve ret cevabı ilgili kişiye en geç otuz gün içinde yazılı olarak ya da elektronik ortamda bildirilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Sağlık Bakanlığı 04/09/2023 tarihli ve E-9541342-020 sayılı Makam Oluru ile “Hatalı Sağlık Kayıtlarında Uygulanacak İş ve İşlemler (Metedoloji)” ;
“Silinmesi/düzeltilmesi talep edilen metodolojiye uygun sağlık kayıtları 01/01/2023 tarihinden sonraki bir tarihe ait ise gerekli işlemin sağlık kuruluşunda yer alan Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (AHBS/HBYS) üzerinde ilgili sağlık kuruluşu tarafından yapılması gerekmektedir. Sağlık kuruluşundaki kayıtlarda yapılan düzeltmelerin sistemsel olarak e-Nabız Sistemine gönderilebilme imkanı bulunmaktadır. Bu nedenle bu tür başvuruların Genel Müdürlüğümüze gönderilmesi halinde işlem tesis edilmeyecektir.
1. Mevcut durumda “sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmış” sağlık kayıtları için:
Sehven hatalı kaydedildiği bildirilen tam ve/veya işlem, ilaç, tetkik, reçete gibi sağlık kayıtları ile ilgili işlemler için öncelikle 1.1. maddesinin gerçekleşmesi, bu sağlanamıyorsa diğer maddelerin (1.2. ve/veya 1.3. maddeleri) Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi zorunludur. 1.1. maddesinde hekim sağlık kaydının hatalı olmadığını beyan ettiyse diğer maddeler uygulanamaz. Ayrıca farklı tarihlerde farklı hekimler tarafından girilen aynı üst tanı kodu (teşhisin ana kategorisi) alan tanıların silme /düzeltme işleminin yapılmaması gerekmektedir. Bu işlem sadece sehven hatalı kaydetme durumunda tüm hekimler tarafından sadece kendileri tarafından konulan sağlık kaydı bazında verilecek uygunluk yazısı ile mümkün olup 1.2. ve 1.3. maddeleri uygulanmamalıdır.
Tanı, işlem, ilaç, tetkik/tahlil veya reçete gibi muayeneye ilişkin oluşturulan sağlık kayıtları, hekimin eğitimi ve yetkinliği doğrultusunda belirlenmiş işlemler olduğu için bu kayıtların silinmesi/düzeltilmesi yönünde farklı bir hekim tarafından değerlendirme yapılmaması gerekir. Eğer 1.1. maddesindeki ilgili hekime ulaşılamıyorsa silinecek/değiştirilecek sağlık kaydına ilişkin değerlendirmenin sağlık verisinin girişinin yapıldığı sağlık kuruluşu veya İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde oluşturulacak bir komisyon tarafından yapılması gerekmektedir.
Eğer tanıya ilişkin düzenlenmiş bir rapor varsa tanı silinmesi/düzeltilmesi işlemi sadece 1.1. maddesinde belirtilen şekilde (1.2. ve 1.3. maddelerindeki işleyiş uygulanmaz) yani hekim tarafından konulan sağlık kaydının hatalı kaydedildiğini bildiren yazı doğrultusunda yapılabilir. Aynı üst tanı kodu ile farklı hekimlerden alınmış birden fazla tanı bilgisine yönelik silme/düzeltme işleminde de rapor olup olmadığına ilişkin kontrol sağlanacak olup hekimin sağlık kaydının hatalı kaydedildiğini bildiren yazısı doğrultusunda sadece ilgili sağlık kaydı üzerindeki işlem gerçekleştirilmelidir. Raporlar, mevzuatsal itirazlar hariç olmak üzere hiçbir durumda silinemez. Raporlar üzerinde yapılabilecek değişikliklere ilişkin açıklamalar ise 3. madde de detaylandırılan e-Rapor Sistemi itiraz/silme/düzeltme işlemlerinde belirtilmiştir.
1.1. Tanı girişini yapan hekimin tanının ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kaydının hatalı kaydedildiğini bildiren yazısı.
1.2. Ve/veya sağlık verisinin girişinin yapıldığı sağlık kuruluşunun başhekim/başhekim yardımcısı/mesul müdür onaylı resmi yazısı.
1.3. Ve/veya hatalı kaydedildiği belirtilen sağlık kaydının silinmesine/düzeltilmesine ilişkin İl Sağlık Müdürlüğü’nün uygunluk yazısı.

2. Mevcut durumda “sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış” sağlık kayıtları için:
Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kayıtları ile ilgili değerlendirmelerde ilk olarak farklı tarihlerde farklı hekimler tarafından girilen aynı üst tanı kodu (teşhisin ana kategorisi) alan tanıların olup olmadığı ve/veya tanıya ilişkin düzenlenmiş bir rapor olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bu durumlardan en az birinin bulunması durumunda silme /düzeltme işleminin değerlendirilmesi gerekmektedir. Hatalı tanı silinmesi/düzeltilmesi işlemi sadece sehven hatalı kaydetme durumunda hekim tarafından sağlık kaydı bazında verilecek uygunluk yazısı ile mümkündür. Raporlar ise mevzuatsal itirazlar hariç olmak üzere hiçbir durumda silinemez. Raporlar üzerinde yapılabilecek değişikliklere ilişkin açıklamalar ise 3. madde de detaylandırılan e-Rapor Sistemi itiraz/silme/düzeltme işlemlerinde belirtilmiştir.
Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kayıtları ile ilgili işlemlerin Genel Müdürlüğümüzce tesis edilebilmesi için aşağıda yer alan işlem basamaklarının uygulanması gerekmektedir.
2.1. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kayıtlarında ilk olarak, vatandaşın en yakın İl Sağlık Müdürlüğü’ne müracaat etmesi gerekmektedir. Sehven olduğu kanıtlanmamış sağlık kayıtlarında yukarıda belirtilen durumlara yönelik inceleme yapıldıktan sonra ancak hekime ulaşılamıyorsa (vefat, emeklilik gibi durumlar) veya hekim konuyla ilgili bir değerlendirme yapamıyorsa veya sağlık kuruluşu tarafından bir değerlendirme yapılamıyorsa belirtilen işlemler uygulanmalıdır. İl Sağlık Müdürlüğü’nün bünyesinde kuracağı bir komisyon veya görevlendireceği hekimler vasıtası ile hatalı kaydedildiği iddia edilen tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kaydı girişi ile ilgili araştırma yapılmalıdır.
Araştırma neticesinde; hastanın muayenesini gerçekleştirecek olan hekimler bir rapor düzenlemek suretiyle, ilgili tanının ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kaydının ilgili kişide ve ilgili tarihte bulunup bulunmadığına/kişiye ait olup olmadığına dair nihai kararını verecektir. Raporda “Muayenesi normaldir” şeklinde genel ifadeler kullanmak yerine, silinmesi/düzeltilmesi talep edilen tarih de dikkate alınarak hatalı olduğu iddia edilen sağlık kaydının kişide ilgili tarihte bulunup bulunmadığı/kişiye ait olup olmadığı net bir şekilde ifade edilecektir. İlgili tarihte kişide yer alan sağlık kaydının silme/düzeltme değerlendirmesine göre işlem yapılabilecek olup aksi durumda herhangi bir işlem tesis edilmeyecektir.
2.2. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kayıtları girişlerinde uygulanacak diğer yöntem aşağıda özetlenmiştir:
Vatandaş, hatalı kaydedildiğini iddia ettiği sağlık kaydının kendisinde bulunmadığına/kendisine ait olmadığına dair Eğitim ve Araştırma Hastanesinden heyet raporu alınmasını takiben, en yakın İl Sağlık Müdürlüğü’ne başvurusunu yapacaktır. İl Sağlık Müdürlüğü değerlendirirken öncelikle ilgili hekimden bilgi alınması esastır. Sehven olduğu kanıtlanmamış sağlık kayıtlarında ancak hekime ulaşılamıyorsa (vefat, emeklilik gibi durumlar) veya hekim konuyla ilgili bir değerlendirme yapamıyorsa veya sağlık kuruluşu tarafından bir değerlendirme yapılamıyorsa belirtilen işlemler uygulanmalıdır. Heyet raporunda mevcut durum ile ilgili bir değerlendirme dikkate alınmamalı, kişinin silinmesini/düzeltilmesini talep ettiği sağlık kaydına ilişkin ilgili tarih dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre işlem yapılmalıdır. Yani “Kişinin mevcut durumunda belirtilen rahatsızlık bulunmamaktadır” veya “Muayenesi normaldir” şeklinde verilen kararlar kişinin bugünkü sağlık durumuna ilişkin verilmiş bir karar olması nedeniyle bu bilgiye göre geçmişte yer alan sağlık kaydına yönelik silme/düzeltme işleminin yapılmaması gerekir.
Açıklama: “Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmış” veya “Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış sağlık kayıtları ile ilgili 2.1. maddesi ya da 2.2. maddesinde belirtilen yöntemler çerçevesinde başvuru yapıldıktan sonra, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık kaydının silinmesi/düzeltilmesine uygunluk verilmesi durumunda, İl Sağlık Müdürü ya da İl Sağlık Müdürü’nün görevlendirdiği bir kişi tarafından onaylanmış resmi yazının Genel Müdürlüğümüze iletilmesi ile birlikte işlem tesis edilebilecektir. Ancak vatandaşın farklı tarihlerde ve farklı illerde yer alan sağlık kuruluşunda aynı üst tanı kodunda (teşhisin ana kategorisi) almış olduğu sağlık kayıtlarına ilişkin tespit yapılması durumunda, sağlık kaydının silinmesi/düzeltilmesine ilişkin talep Genel Müdürlüğümüz tarafından reddedilecektir.
Ayrıca, e-Nabız Sisteminde gerçekleştirilmesi talep edilen değişikliğin, sağlık hizmeti sunucusunun kendi sistemlerindeki kayıtlar üzerinde herhangi bir etkisi bulunmaması nedeniyle değişikliğin sağlık hizmeti sunucusunun kendi kayıt sistemlerinde de gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
İl Sağlık Müdürlüğü, talep edilen değişikliğin sağlık hizmeti sunucusunun kayıt sistemlerinde de gerçekleştirildiğini kayıt altına almalı ve Genel Müdürlüğümüze göndereceği uygunluk yazısında bu durumu da bildirmelidir.
Yukarıda yer alan bilgilere ilave olarak;
• Sağlık kaydına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmış bir kayıt varsa (ilaç, hizmet, malzeme) bu kayıtların Genel Müdürlüğümüz tarafından sistemlerimizde silinme/düzeltme işlemi yapılamaz. İlgili düzeltme işlemi, SGK tarafında gerçekleştikten sonra yapılabilecektir.
• Muayenenin bütünlüğü açısından silinmesine karar verilen tanı kodunun yerine doğru tanı kodunun girilmesi gerekmektedir…düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının sağlık durumuna ilişkin olarak …. yılında e-devlet sistemine sehven kaydedildiği ileri sürülen “anksiyete bozukluğu” tanısının silinmesi istemiyle yapılan …… tarihli başvurusunun “……-……. yıllarında …… ilinde olan tanılar için, Bakanlığımızca belirlenmiş Hatalı Tanı Girişlerinde Uygulanacak İş ve İşlemlerde bahsedilen sehven giriş kapsamında değerlendirilememektedir. Fakat …… İlinde konulan tanının o tarihte sizde olmadığına ilişkin bir durum söz konusu ise gerekli değişikliklerin yapılabilmesi için ……. Hastanesinden alacağınız sağlık kurulu raporu ile müdürlüğümüze başvurmanız halinde işlem tesis edilebileceği” gerekçesi ile reddine yönelik tesis edilen Antalya İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve ……. sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının muayenesini yapan Dr. ……..’dan konuya ilişkin açıklayıcı beyanda bulunmasının istenildiği, ……. tarihli beyan dilekçesinde davacının …… tarihinde bir kez psikiyatri polikliniğine başvuru yaptığı, doktor notu, düzenlenen tedavi, hastanın öyküsü, birlikte değerlendirildiğinden tanı ve tedavide uyumsuzluk olmadığının belirtildiği, bu halde ilgili doktorun halen görevde olduğu, doktora ulaşıldığı, bu duruma göre metodoljinin 2.1. maddesinde belirtilen durumun oluşmadığı, ayrıca doktor tarafından hatalı kayıt yapıldığı bildirilmediğinden yine metodoljinin 1. maddesinde belirtilen durumun uygulanamayacağı, davacının durumuna ilişkin olarak geriye sadece metodolojinin 2.2 maddesinde belirtilen durumun uygulanabileceği, buna göre de İl Sağlık Müdürlüğü tarafından davacının tanının konulduğu tarihte (….. yılında) anksiyete bozukluğu olmadığa ilişkin rapor getirmesinin talep edildiği, Hastanece bu talebin kabul edilmediği (eskiye yönelik rapor düzenlenmediği) görülmektedir.
Bu durumda, davacının talebinin karşılanabilmesi için ancak hatalı kayıt bildirimi yapılmadığı ve doktorun halen görevde olduğu hususları da dikkate alınarak Metodolojinin 2.2 maddesinin uygulanabileği, bunun içinde davacının …… yılında anksiye bozukluğu olmadığa ilişkin rapor getirmesi gerektiği, anılan rapor talebinin ……. Hastanesi tarafından sözlü olarak reddedildiği, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından talep edilen raporun Hastane tarafından herhangi bir inceleme/tetkik yapılmadan reddedilmesinin sonucunun davacıya yüklenemeyeceği, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından davacının …… hastanesine sevk edilerek hatalı tanının konulduğu tarihte (olayımızda ….. ) yılında davacının bu hastalığı taşıyıp taşımadığı konusunda gerekli inceleme/tetkikleri yapılarak rapor düzenlenmesinin istenilmesi, düzenlenecek rapoara göre metodolojinin 2.2 maddesine göre işlem tesis edilmesi gerekir iken, talebin doğrudan reddine yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan. Mahkememiz kararının hatalı olduğu iddia edilen tanının doğrudan silinmesi sonucunu doğurmayacağı, kararda belirtilen usul izlendikten sonra idarece yeniden işlem tesis edileceği de açıktır.
Açıklanan nedenlerle;
1-Dava konusu işlemin iptaline,
2-Aşağıda dökümü yapılan …….. TL yargılama giderinin davalı idareler tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine,
3-Artan posta ücretinin daha önce talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
4-Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ……… TL avukatlık ücretinin davalı idareler tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine,
5-Kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde ……… Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, …… tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  Başkan                                                     Üye                                                 Üye
…..                                                            ….                                                   ….

Av. Yalçın TORUN

UYARI

Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top