Vazife Malullüğü Talebine İlişkin Yargılamada Bilirkişi İncelemesi Yaptırılmaması Silahların Eşitliği İlkesine Aykırıdır

 

  Anayasa Mahkemesinin 2022/518  Başvuru Numaralı  Yusuf Ergen Kararı 

1.Giriş

Bu karar özeti, Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü tarafından verilen 2022/518 başvuru numaralı kararın anayasal incelemesini konu almaktadır. Başvuru, vazife malulü sayılmama işlemine karşı açılan davada bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm kurulması nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2.Olayın Arka Planı

Başvurucu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 2017 yılında Afganistan Türk Görev Kuvveti Komutanlığına geçici olarak görevlendirilmiştir. Görev sırasında iki kez bayılma ve kasılma şikâyeti yaşamış; yapılan tetkikler sonucunda epilepsi tanısı konulmuş ve “TSK’da görev yapamaz” kararı verilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından adi malul sayılarak emekli edilen başvurucu, hastalığının görevin sebep ve tesiriyle meydana geldiğini ileri sürerek vazife malullüğü statüsünün tanınmasını talep etmiştir. Bu talep Vazife Malullüğü Tespit Kurulu tarafından reddedilmiştir.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; ancak Ankara Bölge İdare Mahkemesi, hastalığın bünyesel olduğu ve görevle illiyet bağının kurulamadığı gerekçesiyle kararı kaldırarak davayı reddetmiştir.

Başvurucu, özellikle bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek bireysel başvuruda bulunmuştur.

3.Hukuki Sorun

Vazife malullüğü talebinin reddine ilişkin davada, başvurucunun hastalığı ile görevi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesi, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesini ihlal eder mi?

4.Hukuki Değerlendirme

a.Silahların Eşitliği İlkesi

Mahkeme, silahların eşitliği ilkesinin tarafların usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulmasını ve taraflardan birinin diğerine göre dezavantajlı konuma düşürülmemesini gerektirdiğini vurgulamıştır.

Somut olayda:

  • Başvurucunun göreve başlarken ve görev süresince sağlıklı olduğuna dair raporlar bulunmaktadır.
  • Epilepsi teşhisi Afganistan’da görev yaptığı sırada konulmuştur.
  • Rahatsızlığın görevin etkisiyle ortaya çıkıp çıkmadığı teknik ve tıbbi değerlendirme gerektirmektedir.

Buna rağmen Bölge İdare Mahkemesi, herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan ve uzman raporu almadan hastalığın “bünyesel” olduğu kanaatine varmıştır.

b.İspat Külfeti ve Usuli Denge

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddiasını ispat edebilmesinin ancak uzman incelemesiyle mümkün olduğunu belirtmiştir. Tıbbi değerlendirme yapılmadan davanın reddedilmesi, başvurucunun idare karşısında zayıf bir konuma düşürülmesine yol açmıştır.

Bu nedenle Mahkeme, yargılamada usuli denge sağlanmadığı ve başvurucunun iddialarının işin mahiyetine uygun şekilde incelenmediği sonucuna ulaşmıştır.

5.Mahkemenin Kararı

Anayasa Mahkemesi;

  • Silahların eşitliği ilkesine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna,
  • Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine,
  • İhlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına,
  • Tazminat taleplerinin reddine,
  • Yargılama giderlerinin başvurucuya ödenmesine

oybirliğiyle karar vermiştir.

6.Kararın Hukuki Önemi 

Bu kararın hukuk düzeni bakımından önemi şu noktalarda toplanmaktadır:

Vazife malullüğü uyuşmazlıklarında illiyet bağının teknik niteliği: Görev ile hastalık arasındaki bağın uzman incelemesi olmaksızın değerlendirilemeyeceği vurgulanmıştır.

Bilirkişi incelemesinin önemi: Teknik ve bilimsel değerlendirme gerektiren konularda mahkemelerin re’sen araştırma yükümlülüğü hatırlatılmıştır.

Usuli denge ve ispat külfeti: İspat imkânı fiilen ortadan kaldırılacak şekilde yargılama yürütülmesinin silahların eşitliği ilkesini ihlal edeceği açıkça ortaya konmuştur.

7.Sonuç

İncelenen kararda Anayasa Mahkemesi, vazife malullüğü talebinin reddine ilişkin yargılamada bilirkişi incelemesi yaptırılmamasının başvurucuyu idare karşısında dezavantajlı konuma düşürdüğünü ve bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesini ihlal ettiğini tespit etmiştir.

Karar, özellikle teknik uzmanlık gerektiren uyuşmazlıklarda mahkemelerin delil toplama ve araştırma yükümlülüğünün anayasal bir boyutu bulunduğunu ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır. (Kararın tamamına ulaşmak için; https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2022/518 )

Av. Yalçın TORUN

Uyarı; Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları  Av.Yalçın TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.

Scroll to Top