HAKKINDA HATALI(SEHVEN) TANI KONULAN VATANDAŞLAR KENDİLERİNE EN YAKIN İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE BAŞVURMALI VE İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN GEREKLİ İŞ VE İŞLEMLERE BAŞLANMALIDIR
Özet; Hatalı tanının silinmesi talebi ile İl Sağlık Müdürlüğü’ne başvuru yapılmasının ardından İl Sağlık Müdürlüğünü’nün komisyon kurabilmek için bünyesinde uzman hekim bulunmadığını belirterek talebi reddedip, davacıyı sağlık kurulluşuna yönlendirmesi hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
DAVACI :
VEKİLİ : AV. YALÇIN TORUN
DAVALI : …… VALİLİĞİ
VEKİLİ :
DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, hakkında konulan “anksiyete bozukluğu” tanısının sehven konulduğundan bahisle silinmesi talebi ile …….. İl Sağlık Müdürlüğüne yapmış olduğu ….. tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin; henüz on yaşında iken kıskançlık nedeniyle kardeşiyle arasında çıkan anlaşmazlıklardan kaynaklı olarak hastaneye başvurduğu ve herhangi bir ruhsal hastalık tespit edilemediğinden dolayı sisteme “psikiyatrik muayene” tanısı şeklinde giriş yapıldığı, Milli Savunma Üniversitesi’nde askeri öğrenci olabilmek için başvuru yaptığı ancak hakkında düzenlenen sağlık raporunda geçmişte anksiyete tanısı konulduğu belirtilerek askeri öğrenci olamaz kararı verildiği, üzerinden yedi yıl geçmesi ve aktif bir psikopatolojisi olmamasına rağmen geçmişte işlenen kişisel veriler sebebiyle hayali olan mesleğini yapmasının engellendiği, Hatalı Sağlık Kayıtlarında Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji) adlı tebliğde yer alan usulün işletilerek İl Sağlık Müdürlüğünce bir değerlendirme yapılması gerekmekte iken anılan usulün işletilmediği, haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma dilekçesi sunulmamış, ara kararına cevaben gönderilen ve ……..tarihinde Mahkememiz kaydına giren yazıda: davacı vekiline …….. tarihinde ………. sayılı yazıyla cevap verildiği, davacının tanıyı 3.basamak sağlık kuruluşunda, çocuk ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğinden aldığı, ………. ili sınırları içerisinde hakem heyet kurulu kurulabilmesi için gereken çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunmadığı, Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünün 04.09.2023 tarihli E-95741342-020-223804278 sayılı Makam Olurunda yer alan Hatalı Sağlık Kayıtlarında Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji) 2.2.maddesi gereğince tanının silinmesini talep eden davacının, bünyesinde çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olan 3.basamak eğitim ve araştırma hastanesine yönlendirilmesi ve alacağı hakem heyet raporuyla en yakın il sağlık müdürlüğüne başvurmasının uygun olacağının belirtildiği ifade edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Van 5. İdare Mahkemesi’nce dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, hakkında konulan “anksiyete bozukluğu” tanısının sehven konulduğundan bahisle silinmesi talebi ile ……….. İl Sağlık Müdürlüğüne yapmış olduğu ………… tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un “Gönderilen makamda hata” başlıklı 5. maddesinde, “Dilekçe, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmesi durumunda, bu makam tarafından yetkili idari makama gönderilir ve ayrıca dilekçe sahibine de bilgi verilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
01.08.1998 tarih ve 23420 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliğinin “Kayıtların Düzeltilmesini İsteme” başlıklı 17. maddesinde, “Hasta; sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve şahsi durumuna uygun hale getirilmesini isteyebilir.
Bu hak, hastanın sağlık durumu ile ilgili raporlara itiraz ve aynı veya başka kurum ve kuruluşlarda sağlık durumu hakkında yeni rapor düzenlenmesini isteme haklarını da kapsar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
21.06.2019 tarih ve 30808 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri kapsamında, Sağlık Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatı birimleri ile bunlara bağlı olarak faaliyet göstermekte olan sağlık hizmeti sunucuları ile bağlı ve ilgili kuruluşları tarafından yürütülen süreç ve uygulamalarda uyulacak usul ve esasları düzenlemektir.” hükmüne, 2. maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik, kişisel sağlık verisi işleyen özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri ile kamu hukuku tüzel kişilerinin, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan süreç ve uygulamalara ilişkin faaliyetlerini kapsar.” hükmüne, “Kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesi” başlıklı 13. maddesinde; “(1) İlgili kişi, kendisi hakkında sehven oluşturulan sağlık verilerinin düzeltilmesi hususunda sağlık verisinin oluşturulduğu sağlık hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu il sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğü, ilgili sağlık hizmeti sunucusunda yapacağı araştırma neticesinde sağlık verisinin sehven oluşturulduğu bilgisine ulaşırsa resmi yazı ile Genel Müdürlüğe başvurur ve sehven oluşturulan sağlık verisinin düzeltilmesini ister. (2) Genel Müdürlük tarafından tesis edilecek işlem, sağlık hizmeti sunucusunun kendi veri tabanında da gerçekleştirilir. (3) Genel Müdürlük, sağlık hizmeti sunucuları tarafından oluşturulan sağlık verilerinin kendileri tarafından düzeltilebileceği tarihi belirler ve bu tarihi ihtiyaca göre günceller. Genel Müdürlükçe belirlenen bu tarihten sonra oluşturulan sağlık verileri ilgili sağlık hizmeti sunucusu tarafından; bu tarihten önce oluşturulan sağlık verileri ise ilgili il sağlık müdürlüğünün talebi üzerine Genel Müdürlükçe düzeltilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü Tarafından yayımlanan, Hatalı Sağlık Kayıtlarında Uygulanacak İş ve İşlemler Metodoloji’nin “2. Mevcut durumda ‘sehven hatalı kaydediliği kanıtlanmamış” sağlık kayıtları” başlıklı maddesinde, “Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kayıtları ile ilgili işlemlerin Genel Müdürlüğümüzce tesis edilebilmesi için aşağıda yer alan işlem basamaklarının uygulanması gerekmektedir.
2.1. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kayıtlarında ilk olarak, vatandaşın en yakın İl Sağlık Müdürlüğü’ne müracaat etmesi gerekmektedir. Sehven olduğu kanıtlanmamış sağlık kayıtlarında yukarıda belirtilen durumlara yönelik inceleme yapıldıktan sonra ancak hekime ulaşılamıyorsa (vefat, emeklilik gibi durumlar) veya hekim konuyla ilgili bir değerlendirme yapamıyorsa veya sağlık kuruluşu tarafından bir değerlendirme yapılamıyorsa belirtilen işlemler uygulanmalıdır. İl Sağlık Müdürlüğü’nün bünyesinde kuracağı bir komisyon veya görevlendireceği hekimler vasıtası ile hatalı kaydedildiği iddia edilen tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kaydı girişi ile ilgili araştırma yapılmalıdır.
Araştırma neticesinde; hastanın muayenesini gerçekleştirecek olan hekimler bir rapor düzenlemek suretiyle, ilgili tanının ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kaydının ilgili kişide ve ilgili tarihte bulunup bulunmadığına/kişiye ait olup olmadığına dair nihai kararını verecektir. Raporda “Muayenesi normaldir” şeklinde genel ifadeler kullanmak yerine, silinmesi/düzeltilmesi talep edilen tarih de dikkate alınarak hatalı olduğu iddia edilen sağlık kaydının kişide ilgili tarihte bulunup bulunmadığı/kişiye ait olup olmadığı net bir şekilde ifade edilecektir. İlgili tarihte kişide yer alan sağlık kaydının silme/düzeltme değerlendirmesine göre işlem yapılabilecek olup aksi durumda herhangi bir işlem tesis edilmeyecektir.
2.2. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kayıtları girişlerinde uygulanacak diğer yöntem aşağıda özetlenmiştir: Vatandaş, hatalı kaydedildiğini iddia ettiği sağlık kaydının kendisinde bulunmadığına/kendisine ait olmadığına dair Eğitim ve Araştırma Hastanesinden heyet raporu alınmasını takiben, en yakın İl Sağlık Müdürlüğü’ne başvurusunu yapacaktır. İl Sağlık Müdürlüğü değerlendirirken öncelikle ilgili kekimden bilgi alınması esastır. Sehven olduğu kanıtlanmamış sağlık kayıtlarında ancak hekime ulaşılamıyorsa (vefat, emeklilik gibi durumlar) veya hekim konuyla ilgili bir değerlendirme yapamıyorsa veya sağlık kuruluşu tarafından bir değerlendirme yapılamıyorsa belirtilen işlemler uygulanmalıdır. Heyet raporunda mevcut durum ile ilgili bir değerlendirme dikkate alınmamalı, kişinin silinmesini/düzeltilmesini talep ettiği sağlık kaydına ilişkin ilgili tarih dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre işlem yapılmalıdır. Yani “Kişinin mevcut durumunda belirtilen rahatsızlık bulunmamaktadır” veya “Muayenesi normaldir” şeklinde verilen kararlar kişinin bugünkü sağlık durumuna ilişkin verilmiş bir karar olması nedeniyle bu bilgiye göre geçmişte yer alan sağlık kaydına yönelik silme/düzeltme işleminin yapılmaması gerekir.
Açıklama: “Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmış” veya “Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış sağlık kayıtları ile ilgili 2.1. maddesi ya da 2.2. maddesinde belirtilen yöntemler çerçevesinde başvuru yapıldıktan sonra, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık kaydının silinmesi/düzeltilmesine uygunluk verilmesi durumunda, İl Sağlık Müdürü ya da İl Sağlık Müdürü’nün görevlendirdiği bir kişi tarafından onaylanmış resmi yazının Genel Müdürlüğümüze iletilmesi ile birlikte işlem tesis edilebilecektir. Ancak vatandaşın farklı tarihlerde ve farklı illerde yer alan sağlık kuruluşunda aynı üst tanı kodunda (teşhisin ana kategorisi) almış olduğu sağlık kayıtlarına ilişkin tespit yapılması durumunda, sağlık kaydının silinmesi/düzeltilmesine ilişkin talep Genel Müdürlüğümüz tarafından reddedilecektir. Ayrıca, e-Nabız Sisteminde gerçekleştirilmesi talep edilen değişikliğin, sağlık hizmeti sunucusunun kendi sistemlerindeki kayıtlar üzerinde herhangi bir etkisi bulunmaması nedeniyle değişikliğin sağlık hizmeti sunucusunun kendi kayıt sistemlerinde de gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
(…)
Vatandaş en yakın İl Sağlık Müdürlüğü’ne müracaat ettikten sonra;
Farklı bir ildeki sağlık kuruluşundan alınan tanı ve/veya işlem, ilaç, tetkik/tahlil, reçete gibi sağlık kayıtlarının silme/düzeltme işlemlerine yönelik değerlendirme, sağlık kuruluşunun bulunduğu İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılmalıdır.
Sağlık kuruluşunun bulunduğu İl Sağlık Müdürlüğü son durumu resmi yazı ile vatandaşın talebini ilettiği İl Sağlık Müdürlüğü’ne yapmalıdır.
Vatandaşın talebini ilettiği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından vatandaşa dönüş yapılmalıdır.” hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, ……….. tarihinde davalı idareye başvuruda bulunularak geçmişte konulan “anksiyete bozukluğu” tanısının silinmesinin talep edildiği, anılan başvuru dilekçesinde; davacının on yaşında iken kardeşi ile yaşadığı anlaşmazlıklar sebebiyle ……….. tarihinde …………. Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh sağlığı Hastalıkları Polikliniğine götürülmesi neticesinde ICD kod listesinde R45.0 kodu ile yer alan “sinirlilik” tanısının konulduğu, anılan tanının konulmasından sonra …….. ile …………tarihleri arasında muhtelif zamanlarda “…………. Psikiyatri Merkezinde” psikiyatrik muayenesinin yapıldığı ve son olarak herhangi bir hastalık tespit edilemediğinden dolayı en yakın Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurmaları gerektiğinin bildirildiği, ………. tarihinde yeniden ………. Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurmaları neticesinde ise davacıda herhangi bir ruhsal hastalık tespit edilemediğinden sisteme “psikiyatrik muayene” olarak giriş yapıldığı, ………….yılında Milli Savunma Üniversitesi’ne askeri öğrenci olarak alınmak amacıyla başvuru yaptığında sevk edildiği …………. Devlet Hastanesinde düzenlenen raporda, geçmişte “anksiyete bozukluğu” tanısı konulduğu belirtilerek askeri öğrenci olamaz kararı verildiği belirtilmiş olup, anılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmemesi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanının silinmesi/düzeltilmesi için iki farklı yöntem öngörülmüş olup ilk yönteme göre en yakın il sağlık müdürlüğüne başvurulması neticesinde kurulacak komisyon nezdinde bir takım incelemelerin yapılması öngörülmüşken, diğer yöntemde ise hatalı kaydedildiği iddia edilen sağlık kaydının kendisinde bulunmadığına/kendisine ait olmadığına dair Eğitim ve Araştırma Hastanesinden heyet raporu alınmasını takiben, en yakın İl Sağlık Müdürlüğü’ne başvurulması öngörülmüştür.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından yukarıda yer verilen metodolojide öngörülen ilk yöntem işletilerek en yakın il sağlık müdürlüğüne başvurulmuştur. Anılan başvuruya otuz günlük süre içinde herhangi bir cevap verilmemekle birlikte ………. İl Sağlık Müdürlüğü İdari Hizmetler Biriminin………. tarih ve ………. sayılı yazısıyla (davacı tarafından savunmaya cevap dilekçesinde anılan yazının ……….. tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiştir.), “Sağlık Bakanlığı nın 3.Basamak Sağlık Kuruluşlarında bırakılan tanı bilgilerinin Sağlık Bakanlığı’na bağlı 2.Basamak Sağlık Kuruluşları tarafından silme/düzeltme/değiştirme işlemlerinde değerlendirilemeyeceği, ilimizde 3.Basamak Sağlık Kuruluşu olmadığından dolayı müvekkilinizin kendisine en yakın 3.Basamak Sağlık Kuruluşuna başvurması gerekmektedir.” şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
Davacıya …………Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh sağlığı Hastalıkları Polikliniğinde, silinmesi talep edilen tanının konulması sebebiyle ………. İl Sağlık Müdürlüğünün, bu tanının silinmesine ilişkin değerlendirme yapma yetkisinin bulunmadığı söylenebilecek ise de davacının başvuru dilekçesinin, dilekçede belirtilen tanının silinmesi hususunda inceleme yapmaya yetkili birime iletilmeyip yalnızca davacıdan, kendisine en yakın 3.basamak sağlık kuruluşuna başvuru yapması gerektiğinin bildirilmesi, 3071 sayılı Kanun’un 5.maddesinde idareler için öngörülen, yetkili olmayan idari makama yapılan başvuruların, yetkili idari makama gönderilmesi ve ayrıca başvuru sahibine de bu hususta bilgi verilmesi yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır.
Bu durumda, davacının başvuru dilekçesinin, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un 5.maddesi uyarınca, hatalı konulduğu iddia edilen tanının silinmesi hususunda yetkili olan idareye gönderilip davacıya da bu hususta ayrıca bilgi verilmesi gerekirken, otuz gün içerisinde herhangi bir cevap verilmemesi ve dava açma tarihinden sonra tebliğ edilen yazıda da yalnızca …….. ilinde 3.basamak sağlık kuruluşu bulunmadığından davacının kendisine en yakın 3.basamak sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğinin bildirilmesine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline,………… tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Av.Meryem KILIÇ
Av. Yalçın TORUN
UYARI
Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın TORUN ve Av. Meryem KILIÇ’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde yayınlanmasına iznimiz yoktur.
