İçindekiler
- Giriş
- Anayasal Dayanak
- Kanuni Dayanak
- Yargı İçtihatları ve İdari Denetim Kararları
- Yönetmelik Hükmü: Mazeret Atamalarının İncelenmesi
- Değerlendirme ve Sonuç
- Yararlanılan Mevzuat ve Kaynaklar
Giriş
Jandarma Genel Komutanlığı kadrolarında görev yapan personel; kendisinin, eşinin, çocuklarının ya da vasi tayin edilmek kaydıyla aynı çatı altında yaşayan anne, baba veya kardeşlerinin sağlık ve ağır engellilik durumu nedeniyle özel bir atama korumasından yararlanmaktadır. Jandarma Genel Komutanlığı Subay, Astsubay ve Uzman Jandarma Atama Yönetmeliği’nin mazeret atamalarını düzenleyen hükümleri, sağlık raporuna ya da ağır engellilik raporuna dayalı olarak personelin uygun bir hizmet bölgesine ya da memleketine atanmasına olanak tanımaktadır. Bu bilgi notu, söz konusu düzenlemeyi anayasal temelinden başlayarak kanun, yargı içtihadı ve ikincil mevzuat sırasıyla ele almakta ve uygulamadaki yerini değerlendirmektedir.
Anayasal Dayanak
Sağlık ve ağır engellilik durumuna dayalı atama koruması, eşitlik ilkesi ile pozitif ayrımcılık güvencesinin doğrudan bir yansımasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesi, kanun önünde eşitliği düzenlemekte; maddenin son fıkrasında çocuklar, yaşlılar, özürlüler ile harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ve malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı hükme bağlanmaktadır (AY m. 10). Bu hüküm, engelli yakını bulunan personelin korunmasını anayasal bir zemine oturtmaktadır.
Düzenlemenin ikinci anayasal temeli sağlık hakkıdır. Anayasa’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu ve Devletin herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla görevli olduğunu öngörmektedir (AY m. 56). Sağlık sebebiyle ya da engelli yakının tedavisi gerekçesiyle personelin uygun bir hizmet bölgesine atanması, bu hakkın somutlaşmış bir uygulamasıdır.
Üçüncü anayasal temel ise ailenin korunmasıdır. Anayasa’nın 41. maddesi, ailenin Türk toplumunun temeli olduğunu belirtmekte ve Devlete ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alma ödevini yüklemektedir (AY m. 41). Ağır engelli bir çocuğun ya da eşin bakımının sürdürülebilmesi için personelin memleketine veya ailesinin ikametgâhına atanması, bu ödevin bir gereğidir. Sonuç olarak mazeret atamasına ilişkin düzenleme; eşitlik ve pozitif ayrımcılık, sağlık hakkı ve ailenin korunması şeklindeki üç anayasal sütun üzerinde yükselmektedir.
Kanuni Dayanak
Mazeret atamasına ilişkin yönetmelik düzenlemesi, doğrudan kanuni bir yetki ve çerçeveye dayanmaktadır. Atama ve yer değiştirme işlemlerinin temel kanuni dayanağı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesidir. Bu madde, memurların atanmasında ailevi ve sağlık durumlarının göz önünde bulundurulacağını, aile birliğini muhafaza için gerekli tedbirlerin alınacağını ve engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenleme yapılacağını öngörmektedir (657 s. K. m. 72).
Jandarma personeli yönünden özel kanun niteliğindeki düzenlemeler de bu çerçeveyi tamamlar. 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu jandarma personelinin statüsünü belirlemekte; subay ve astsubayların atama, sicil ve özlük işlemleri bakımından 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na atıf yapılmaktadır. 926 sayılı Kanun’un atamaya ilişkin hükümleri, atamalarda hizmet ihtiyacı yanında personelin sağlık ve ailevi durumunun da dikkate alınmasını öngörmekte ve atama esaslarının yönetmelikle düzenlenmesine cevaz vermektedir. Mazeret atamalarını düzenleyen Atama Yönetmeliği hükümleri, bu kanuni yetkiye dayanılarak çıkarılmıştır.
657 sayılı Kanun’un 72. maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in Ek 3. maddesi de genel çerçeveyi tamamlar. Anılan madde, en az yüzde kırk oranında engelli memurlar ile ağır engelli eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceğini; bu taleplerin kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın karşılanacağını ve engellilik durumu devam ettiği sürece memurun isteği dışında yerinin değiştirilemeyeceğini hükme bağlamaktadır. Bu kanuni çerçeve, idarenin sağlık ve engellilik mazeretine dayalı atama korumasını keyfi bir lütuf değil, kanundan kaynaklanan bir yükümlülük hâline getirmektedir.
Yargı İçtihatları ve İdari Denetim Kararları
Sağlık ve ağır engellilik durumuna dayalı yer değiştirme taleplerinde Danıştay’ın yerleşik içtihadı, kişinin ve yakınının korunmasını esas alan istikrarlı bir çizgi ortaya koymaktadır. Aşağıda esas ve karar numarası doğrulanabilir gerçek kararlara yer verilmiştir.
Engellilik Durumu Devam Ettiği Sürece İstek Dışı Atama Yapılamayacağına İlişkin Karar
Danıştay İkinci Dairesi, yüzde elli altı oranında engelli sağlık kurulu raporu bulunan bir memurun engellilik durumuna dayalı yerinde kalma talebinin reddine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Daire, Anayasa’nın 10. maddesindeki pozitif ayrımcılık ilkesine atıfla, engellilik durumu devam ettiği sürece memurun isteği dışında yerinin değiştirilemeyeceğine ilişkin hükme göre işlem tesis edilmesi gerektiğini; idarece engellilik durumuna ilişkin özel bir gerekçe aranarak talebin reddedilmesinin hukuka uygun olmadığını vurgulamıştır (Danıştay 2. D., E. 2016/7752, K. 2020/629).
Atamanın Engellilik Durumuna Uygun Yere Yapılması Gerektiğine İlişkin Karar
Danıştay İkinci Dairesi, memurun kendisinin, eşinin veya bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliği talebinde bulunması hâlinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin memurun ve yakınlarının engellilik durumuna uygun olmasının esas olduğunu kabul etmiştir. Daire, bu kapsamdaki taleplerin yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere takılmaksızın değerlendirilmesi gerektiğini benimsemiştir (Danıştay 2. D., E. 2016/7805, K. 2020/637).
Çocuğun Engelliliği Nedeniyle Atamanın İptali Talebine İlişkin Karar
Danıştay İkinci Dairesi, memurun çocuğunun engellilik durumu nedeniyle atamasının iptal edilerek yerinde bırakılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemi incelemiş; engellilik durumu devam ettiği sürece memurun isteği dışında yerinin değiştirilemeyeceği kuralını esas alarak idarenin işleminin bu kurala aykırılığını ortaya koymuştur (Danıştay 2. D., E. 2016/12301, K. 2019/7269).
Genel Yönetmeliğin Kurumsal Yönetmelik Karşısındaki Üstünlüğüne İlişkin Karar
Danıştay İkinci Dairesi, kurumun özel atama yönetmeliğinde engellilik durumuna bağlı yer değişikliğine ilişkin bir düzenleme bulunmamasının talebin reddi için gerekçe oluşturmayacağını kabul etmiştir. Daire, 657 sayılı Kanun’un 72. maddesi uyarınca hazırlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in Ek 3. maddesinin doğrudan uygulanması gerektiğini; engellilik durumuna bağlı yer değişikliği hakkının kurumsal yönetmeliklerle bertaraf edilemeyeceğini benimsemiştir (Danıştay 2. D., E. 2018/702, K. 2020/410).
Sağlık Mazeretinin Doğru Hukuki Nitelendirmesine İlişkin Karar
Danıştay İkinci Dairesi, idarenin personelin sağlık ve engellilik durumuna dayalı yer değiştirme talebini rotasyon hükümleri ve genel sağlık mazereti kapsamında değil, engellilik durumuna ilişkin özel düzenleme kapsamında değerlendirmesi gerektiğini; aksi yöndeki nitelendirmeyle tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu kabul etmiştir (Danıştay 2. D., E. 2016/12941, K. 2019/7352).
Yönetmelik Hükmü: Mazeret Atamalarının İncelenmesi
Tüm bu anayasal, kanuni ve içtihadi çerçeve, Jandarma Genel Komutanlığı Subay, Astsubay ve Uzman Jandarma Atama Yönetmeliği’nin mazeret atamalarını düzenleyen hükümlerinde somut kurallara dönüşmektedir. İlgili düzenlemeye göre korumadan yararlanmanın koşulları ve atamanın yapılış biçimi durumun niteliğine göre farklılaşmaktadır.
Sağlık sebebine dayalı atamanın yapılabilmesi için üç temel şart birlikte aranır. Birincisi, personelin kendisi, eşi veya bakmakla yükümlü olduğu çocukları ile vasi tayin edilmek kaydıyla aynı çatı altında yaşayan anne, baba veya kardeşlerinden herhangi birinin hastalığı söz konusu olmalıdır. İkincisi, Sağlık Bakanlığınca belirlenen ve Jandarma Genel Komutanlığına sağlık raporu vermeye yetkili hastanelerden atamaya esas rapor alınmalıdır. Üçüncüsü, alınan rapor bir dilekçeyle birlikte bağlı bulunulan komutanlık kanalıyla Jandarma Genel Komutanlığına gönderilmelidir.
Raporda ilgili uzmanın, sağlık kuruluşunun ya da özel eğitim merkezinin bulunduğu yerde ikametin uygun olduğu belirtilmişse, personelin ataması raporun geçerlilik süresi dikkate alınarak uygun bir hizmet bölgesine yapılır. Eş ve çocukların ağır engelli olması hâlinde, ağır engellilik durumunu ifade eden rapor alınması kaydıyla personelin ataması, talebi doğrultusunda kendisinin ya da eşinin evlenmeden önce nüfusa kayıtlı olduğu iller ile ailelerinin daimi ikametgâhlarının bulunduğu illere yapılır; böyle bir talep yoksa tedavi imkânı da değerlendirilerek personel uygun bir hizmet bölgesine atanır. Anne, baba veya kardeşlerin ağır engelli olması hâlinde ise atama tedavi imkânları değerlendirilerek yapılır; ancak personelin ailesindeki tek çocuk veya tek kardeş konumunda olması ve talebi hâlinde memleketine ya da ailesinin daimi ikametgâhının bulunduğu illere ataması yapılabilir. Her iki hâlde de mazereti sona eren personel, asgari iki yıllık çalışma süresini doldurması hâlinde atamaya tabi tutulur.
Tüberküloz, kanser, kronik böbrek yetmezliği ile akıl ve ruh sağlığı gibi uzun süreli tedavi ve yaşamın sürdürülebilmesi için başkalarının gözetim ya da desteğini gerektiren hastalıklar nedeniyle rapor alınması kaydıyla, personelin ataması tedavi imkânları da değerlendirilerek uygun bir hizmet bölgesine yapılır. Burada ağır engelli tanımı bakımından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınır; bu Yönetmeliğe göre engel oranı yüzde elli ve üzeri olduğu tespit edilenlerden, günlük yaşam aktivitelerini başkasının yardımına rağmen kendi başına gerçekleştiremediğine karar verilen bireyler ağır engelli kabul edilir.
Değerlendirme ve Sonuç
Jandarma Genel Komutanlığı Atama Yönetmeliği’nin mazeret atamalarına ilişkin hükümleri, sağlık ve ağır engellilik durumu bulunan personeli koruyan, anayasal ve kanuni temelleri güçlü düzenlemelerdir. Bu hükümler; Anayasa’nın eşitlik ve pozitif ayrımcılık (m. 10), sağlık hakkı (m. 56) ve ailenin korunması (m. 41) güvencelerini, 657 sayılı Kanun’un 72. maddesindeki sağlık ve aile birliği ölçütleri ile 926 ve 2803 sayılı Kanunlardan doğan yetki çerçevesinde somutlaştırmaktadır. Engellilik durumu devam ettiği sürece memurun isteği dışında atanamayacağını ve atamanın engelli bireyin yaşam ve tedavi şartlarına uygun yere yapılması gerektiğini kabul eden Danıştay içtihadı, bu hükümlerin uygulanmasını destekleyen yargısal zemini oluşturmaktadır.
Uygulamada belirleyici olan, idarenin atanılan yerde de tedavi imkânı bulunduğu yönündeki gerekçesinin tek başına yeterli olmaması; asıl ölçütün engellilik durumunun devam edip etmediği ve atanılacak yerin engelli bireyin yaşam ve tedavi şartlarına uygunluğu olmasıdır. Personelin çocuğunun, eşinin ya da yakınının engellilik durumu belgelenmeli; talep, atama takvimine uygun biçimde yetkili hastanelerden alınan raporla desteklenmelidir. İdarenin bu konudaki takdir yetkisi mutlak olmayıp sağlık ve aile birliğini koruyan kanuni amaçla sınırlıdır; bu sınırın aşılması hâlinde işlem yargı denetimine tabidir. Atama talebinin bu hususlar dikkate alınmaksızın reddi hâlinde, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde idari yargıda açılacak iptal davasıyla işlemin iptali mümkündür.
Yararlanılan Mevzuat ve Kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 10, 41, 56.
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 72.
- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu (atama esasları).
- 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu.
- Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik, Ek m. 3.
- Jandarma Genel Komutanlığı Subay, Astsubay ve Uzman Jandarma Atama Yönetmeliği (mazeret atamaları).
- Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ağır engelli tanımı).
- Danıştay 2. Daire, E. 2016/7752, K. 2020/629 (engellilik durumunda istek dışı atama yasağı).
- Danıştay 2. Daire, E. 2016/7805, K. 2020/637 (atamanın engellilik durumuna uygun yere yapılması).
- Danıştay 2. Daire, E. 2016/12301, K. 2019/7269 (çocuğun engelliliği nedeniyle atamanın iptali).
- Danıştay 2. Daire, E. 2018/702, K. 2020/410 (genel yönetmeliğin üstünlüğü).
- Danıştay 2. Daire, E. 2016/12941, K. 2019/7352 (sağlık mazeretinin doğru nitelendirilmesi).
Hukuki Uyarı: Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir hukuki değerlendirmedir ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Madde metninin ve
